HÜCREDEN VİLLAYA-SAHTE BARIŞTAN BÖLÜNMEYE

HÜCREDEN VİLLAYA-SAHTE BARIŞTAN BÖLÜNMEYE
9 Kasım 2026 00:02
47
A+
A-

Suay Karaman

Sürekli değişen gündemimizde şimdi yaklaşık elli bin kişinin ölümünden sorumlu, bebek katili, PKK terör örgütünün başı Abdullah Öcalan’ın İmralı’daki yeni mekânı ve çalışma koşulları konuşulmaya başlandı. Terörist başının yeni mekânının cezaevi sınırları içinde olduğu ve çalışma koşullarının düzenlenmesi amacı taşıdığı bildirildi.

PKK terör örgütünün eli kanlı başı için İmralı’da villa hazırlandığına ilişkin haberler çok önceden gündeme gelmişti. 17 Aralık 2025 tarihinde Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, yaptığı açıklamada villa veya özel konut inşası ya da tahsisi bulunmadığını bildirmişti.

AKP kaynakları terör örgütü başının önümüzdeki günlerde akademisyenler, gazeteciler ve sürece katkı sağlayabilecek kuruluşlarının temsilcileriyle görüşmeler yapacağı için uygun koşulların sağlanması gerektiğini bildirdi. Katilden barış elçisi yaratanları, Türk Milleti unutmayacaktır ve zamanı gelince gereğini yapacaktır.

Aslında üç metrelik hücrede çürümesi gereken terörist başına villa yapılarak, açıkça tahliye edilmesi sağlanmış oldu. Böylece sahte barıştan, bölünmeye doğru yol alınmaktadır. İşte bu olay 10 Ağustos 2026 tarihinde kabul edilen Çerçeve Yasanın sonucudur. Çerçeve Yasaya evet oyu verenler ve destekleyenler, bu sorumluluktan kaçamayacaklardır. Bu yasayı Anayasa Mahkemesi’ne götürmeyenlerin de sorumlulukları büyüktür. Ancak hayır oyu verenlerin ve karşı çıkanların da sesleri çıkmamaktadır.

PKK terör örgütünün çocuk katili başının fiziki özgürlüğü, siyasi tutukluların durumu, barış ve demokratik toplum süreci kapsamında somut adımlar atılması talebiyle 24 kentten yaklaşık 300 kişilik Barış Anneleri adı verilen bir grup 2 ve 3 Kasım tarihlerinde Ankara’ya geldi.

Eylemin ilk günü önce DEM Parti Genel Merkezi’ne gidildi ve burada sözde barış annesi Meryem Korkmaz’ın yaptığı açıklama şöyleydi: “barışın mimarı hala İmralı’dadır. Verilen sözlerin yerine getirilmesini, barış için adım atılmasını istiyoruz. Her zaman barıştan yanayız. Bu sürecin durdurulmasını kabul etmiyoruz. Hızlıca adımların atılması lazım. Önderliğimizin statüsü sağlansın, zindandaki tutsaklar serbest bırakılsın. Barış ancak o zaman sağlanır.”

Ardından TBMM Parkı’nda açıklama yapıldı ve sonra Kurtuluş Parkı’nda çadır nöbeti başlatıldı. Ankara Kurtuluş Parkı’nda nöbet tutan barış annelerini ziyaret eden DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, annelerin yaşadığı acılara karşın kin biriktirmeden barış çağrısı yaptığını ifade ederek, ülkeye barışı mutlaka ve mutlaka getireceklerini söyledi. Diğer eş genel başkan Tuncer Bakırhan ise “bu barış sadece Kürtler için değil, Türkiye’de yaşayan 86 milyon için gereklidir” dedi.

Eylemin ikinci gününde anneler, TBMM’de siyasi partilerin grup toplantılarına katıldılar, sonra TBMM’deki AKP, MHP, YENİYOL, CHP ve YENİ Partiyi ziyaret ederek taleplerini içeren dosyaları sundular.

Çerçeve Yasayı, Anayasa Mahkemesi’ne götürmeyen Yeni Parti’nin yöneticileri barış anneleriyle samimi bir görüşme yaptı. Özgür Özel, Ali Mahir Başarır, Murat Emir, Gökçe Gökçen, PKK terör örgütünün katil elebaşına özgürlük isteyen şehitlerimizin katillerinin yani teröristlerin anneleri ve DEM Parti Şırnak Milletvekili Ayşegül Doğan ile birlikte kucaklaştılar. Adından başka hiçbir şeyi yeni olmayan Yeni Parti’nin gerçek yüzü yavaş yavaş ortaya çıkmaktadır; toplumu Atatürk ile aldattıkları belli olmaktadır.

Bu arada Şehit Anaları Derneği Başkanı Pakize Alp Akbaba da TBMM’de siyasi partileri ziyaret edip şehit aileleri adına konuşma yapmak istiyor ama Pakize Alp Akbaba’nın TBMM’ye girmesi yasaklandı. 13 Kasım 2025 tarihinde Azerbaycan’da düşen askeri kargo uçağında şehit olan 20 askerimiz için ertesi gün Ankara’da düzenlenen cenaze töreninde Pakize Alp Akbaba, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’e seslenerek, evladının kanını döken terör örgütü üyelerinin affedilmesine olanak veren siyasi sürece tepki göstermiş ve “biz TBMM’de terör istemiyoruz” diyerek itiraz etmişti. Yaşar Güler, acılı anneye parmağını sallayarak “haddini bil, sen sadece şehit annesisin o kadar” diyerek çıkışmıştı. Ardından Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in şikâyeti üzerine, Pakize Alp Akbaba’nın 12 Ocak 2027 tarihinde İstanbul Anadolu 80. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına karar verildi.

Anlaşılan ülkemizdeki bazı siyasi partilerin teröre, terör örgütlerine, teröristlere karşı aşırı düşkünlükleri var. Dün Fethullah Gülen’e, Fetöcülere ne istedilerse vermişlerdi, yapılanları görmezden gelmişlerdi. Bugün de sahte barış adına PKK terör örgütü ile TBMM’deki uzantısı  DEM ne istiyorlarsa alıyorlar. Üstelik neler almış olduklarını ve neler istemekte olduklarını da kendileri anlatıyorlar. Açık olarak ortaya çıkan gerçek şudur; toplum sahte bir barış havasıyla uyutulurken, ülkemiz hızla bölünmeye doğru götürülmektedir.

Bunu önlemenin yolu, laik ve demokratik cumhuriyete bağlı tüm güçlerin, ülkemizin üniter yapısını savunan tüm güçlerin, Kemalist ilke ve devrimlerini özümseyen tüm güçlerin bir araya gelerek örgütlü mücadele yapmasından geçmektedir. Yani kısaca vatanseverlerin örgütlenerek, vatan hainlerine karşı direnmeleri gerekmektedir. Kurtuluş budur, reçetesi bellidir ve gereği yapılmalıdır.

Azim ve Karar, 9 Kasım 2026