KARANLIKLARA DOĞRU
Suay Karaman
Ülkemiz yaklaşık bir aydır CHP’nin kesin hükümsüzlük-mutlak butlan haberleriyle çalkalanmaktadır. Gelinen aşamada emperyalist güçlerin ve siyasi iktidarın isteği gerçekleşmek üzeredir: CHP’nin bölünmesi gündemdedir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin verdiği kesin hükümsüzlük-mutlak butlan kararı sonucunda genel başkan koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu ile kurultayda genel başkan seçilen Özgür Özel arasında hiçbir ideolojik fark yoktur. Çünkü yıllarca birlikte çalıştılar, aralarında hiçbir konuda fikir ayrılığı olmadı. Her ikisi de emperyalist güçlerin hoşuna gidecek söylemlerde bulunmakta ve ayrıca terörsüz Türkiye masalına destek vermektedir. Hain Şeyh Said ve hain Seyit Rıza’ya övgü düzmekte yarışmaktadırlar.
Bu durumda CHP’nin kurumsal kimliğine sahip çıkarak, ne olursa olsun parti içinde mücadele edilmelidir. Her durumda CHP’nin bütünlüğü korunmalı, ayrışmalarla iç ve dış güçlerin istediği ortam yaratılmamalıdır. Bu nedenle CHP’den ayrılıp yeni parti kurmak yerine, CHP’yi daha etkili yöntemlerle işgalden kurtarmak temel hedef olmalıdır. Sonuna kadar mücadele ederek, parti içi demokrasi yoluyla, yeni seçenek yaratılması gerekmektedir. Parti içi mücadele yürütülerek, CHP’ye sahip çıkmak, her türlü olumsuzluğu yok ederek, bütünlüğü korumak asıl amaç olmalıdır. Ülkemize sahip olabilmenin yolu, CHP’ye sahip çıkmaktan geçmektedir.
Gündem, sürekli olarak yoğun şekilde CHP haberleriyle sarmalanmışken birçok önemli olay atlanmaktadır. 10 Haziran Çarşamba günü Batman’da Alimler ve Medreseler Birliği (İttihadul Ulema) bünyesindeki medreselerde Arapça medrese eğitimi alan 62 kız çocuğu için icazet ve mezuniyet programı düzenlendi. Bu olay gerici yapıların eğitim alanında nasıl kurumsallaştığını bir kez daha gösterdi. Ancak iki başlı CHP’den bu konuda ses çıkmadı. Alimler ve Medreseler Birliği tarafından 2009 yılından bu yana dört binden fazla erkek ve kız öğrenciye icazet belgesi verildiği bilinmesine karşın, muhalefet cephesi sessizliğini korumaktadır. Bütün bu yapılanlar ‘İnkılap Kanunlarının Korunması’nı düzenleyen Anayasanın 174. Maddesine aykırıdır. Ancak ülkemizde uzun zamandan beri anayasa ve hukuk rafa kaldırıldığı için karanlık zihniyetler çağdaşlığa karşı hareket edebilmektedir.
6 yaşındaki kızını evlendirdiği ve cinsel istismara maruz bıraktığı gerekçesiyle 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan İsmailağa cemaatine bağlı Hiranur Vakfı kurucularından Yusuf Ziya Gümüşel, sağlık sorunları ileri sürülerek 17 Haziran tarihinde adli kontrol şartıyla tahliye edildi.
DEM Parti’nin düzenlediği ‘Abdullah Öcalan’a özgürlük’ talebiyle gerçekleştirilmesi planlanan geniş kapsamlı mitinglerin 27 ve 28 Haziran tarihlerinde Van, Mersin, Diyarbakır, İstanbul’da gerçekleştirileceği bilinmektedir. Dünyanın hiçbir ülkesinde elli binden fazla insanı öldüren, bebek katili bir terörist başı için özgürlük mitingi düzenlenmemiştir. İşte terörsüz Türkiye masalı ile ülkemizin getirildiği durum trajiktir. Daha önce iki kez iptal edilmesi sağlanan bu mitinglere karşı iki başlı CHP’den bir tepki yoktur. Tepki sadece İYİ Parti’den gelmiştir ancak 27 Haziran’da Ankara’da miting yapılacaktır.
7-8 Temmuz tarihlerinde Türkiye’nin ev sahipliğinde Ankara’da 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları zirvesi gerçekleşecektir. Bu zirve, transatlantik güvenliğini güçlendirmek için önemli bir toplantı olarak değerlendirilmektedir. Ancak ABD, Avrupa’nın savunmasını ikinci plana iterek NATO’nun yönünü Asya’ya döndürmek istemektedir. Böylece ülkemiz komşularıyla ve Asya ülkeleriyle karşı karşıya getirilecektir. NATO’nun kanat ülkesi konumundaki Türkiye, bu yeni dönüşüm ile merkezi bir rol alacaktır ve böylece çok daha riskli bir durumla karşı karşıya gelecektir. Kısaca güvenlik adına özgürlüklerin daraltılacağı bir dönem başlayacaktır. Bu konu hakkında da sessizlik hüküm sürmektedir. Zaten NATO’ya bağlılık bildirenlerden de her hangi bir tepki beklemek hayaldir.
Bunların yanında vatandaşı ezen ekonomik durum unutulmuştur. Memurun, işçinin, emeklinin, esnafın, çiftçinin durumu içler acısıdır. Tarımı, hayvancılığı, sanayisi bitirilen Türkiye, her konuda dışa bağımlı duruma getirilmiştir. Ülkenin gündemine oturan CHP’nin iki başlı olması ve bölünmeye doğru gidiş özellikle siyasi iktidarın işine gelmektedir. Yapılacak bir anayasa değişikliği ile ülkemiz çok daha hukuksuz, eğitimsiz duruma getirilecek ve karanlıklara doğru yol alacaktır. Bunun için laik cumhuriyetin güvencesi olan CHP bölünmemelidir. Mutlaka CHP içinde yeni ama Atatürkçü ve ulusal seçenekler yaratılarak bu iki başlılığa son vermek gerekmektedir. Bunun için Atatürk ilke ve devrimlerini özümseyen tüm CHP üyelerine büyük görev ve sorumluluk düşmektedir.
Azim ve Karar, 22 Haziran 2026.