EMEKLİLER VE FON VURGUNU

EMEKLİLER VE FON VURGUNU
5 Ekim 2026 00:01
52
A+
A-

Suay Karaman

25 Eylül Cuma günü Ankara’da Anayasa Mahkemesi önünde sefalete mahkûm edilen emeklilerin eşit miktarda (seyyanen) zam talebiyle ilgili bir protesto gösterisi düzenlendi. Gösteri sırasında emekli polis memuru Ali Şekeroğlu “geçinemiyorum” diyerek, beylik tabancasıyla intihar etti. Ali Şekeroğlu’nun elindeki dövizde “Para için değil, onurumuz için” yazılıydı. Ertesi gün yapılan cenaze törenine İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Ankara Valiliği’nden resmi katılım olmaması düşündürücüydü. Halkın cenazeyi sahiplenmemesi ise yaratılan büyük bir korku ikliminin kanıtıydı. Bu olay basında da gerekli ilgiyi görmedi. 60 yaşında hayata veda eden emekli polisimiz huzur içinde uyusun.

ARA REKLAM ALANI

Emekli maaşı, çalışma hayatı boyunca Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen sigortalılık bilgileri ve ödenen primler esas alınarak emeklilik hakkı kazanan kişilere her ay düzenli olarak ödenen ücrettir. Ancak artan enflasyon ile özellikle emekli maaşları ile geçinmek çok zorlaşmıştır. 2026 Eylül ayından geçerli olmak üzere açlık sınırı 37.801 TL, yoksulluk sınırı ise 123.130 TL olarak belirlenmiştir. Birçok emeklinin maaşı, en az ücretliler (asgari ücret) gibi açlık sınırının altındadır. Bir devlet emeklisine, çalışanına açlık sınırının altında maaş veriyorsa, o ülkenin iyi yönetilemediği ya da yönetilmek istenmediği ortadadır.

Memur, işçi ve emekliler sürekli enflasyon altında ezilirken, zor koşullarda yaşam mücadelesi sürdürürken, Fatma Betül Sayan Kaya gibi eski milletvekili ve bakan, büyük paralar kazanmakla meşguldü. Kendisi ve eşi, fona 163 milyon 46 bin TL para yatırmış ve 5-6 ay içinde o para 2 milyar 170 milyon TL olmuş. Bu fon vurgununun ne şekilde yapıldığı tüm ayrıntılarıyla ortaya çıkartılmak zorundadır. Sermaye Piyasası Kurulu’nun açıklamasına göre tasfiye kapsamına alınan 131 adet fona 455 bin 758 kişi yatırım yapmış. Türk ekonomisinin karşılaştığı bu en büyük vurgun olayında tasfiye kapsamına alınan fonların toplam büyüklüğü, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından 18,3 milyar dolar yani 830 milyar TL olarak açıklandı.

Burada öncelikle Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinden fona yatırdıkları 163 milyon 46 bin TL’nin hesabı sorulmalıdır. Yapılması gereken; bu paranın kaynağını, işlemlerin nasıl yapıldığını ve kimlerin bilgisi dahilinde gerçekleştiğinin açıklanmasıdır. Çünkü ortada organize bir şekilde örgütlü ve bilinçli bir suç örgütünün olduğu anlaşılmaktadır.

1981 doğumlu Fatma Betül Sayan Kaya, üniversite sınavında derece yapmış, Bilkent Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü’nde burslu okuyarak mezun olmuştur. 14 Kasım 2008 tarihinde İstanbul Anakent Belediyesi’nde işe giren Sayan Kaya, 12 Ocak 2009 tarihinde belediyeden 86 bin dolar ve 20 bin TL burs alarak New York’ta yüksek lisans eğitimine gitmiştir. Daha sonra yine üniversite sınavında derece yaparak, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden de Mayıs 2015 tarihinde mezun olmuştur. Bir kişinin tıp fakültesinin yoğun öğretim sürecini aktif siyasi hayatla birlikte tamamlaması olanaksızdır. Stajlar, nöbetler ve sınavlar konusunda ayrıcalık tanınmışsa ya da diploması sahteyse bu suçtur. Ülkemizde hekimler mezuniyetlerinin ardından mecburi hizmete gider, aksi halde diploması geçerli değildir.

Sayan Kaya, 2009 yılında yapılan kongre ile AKP İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi olarak seçildi. 2009-2012 yılları arasında o dönem başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan’ın danışmanlığını yaptı. 2012 yılında yapılan kongreyle tekrar İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi olarak seçildi. 1 Kasım 2015 ve 24 Haziran 2018 genel seçimlerinde AKP İstanbul milletvekili oldu. 24 Mayıs 2016 ile 10 Temmuz 2018 tarihleri arasında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olarak görev yaptı.

Fatma Betül Sayan Kaya’nın 2017 anayasa değişikliği referandumu için 11 Mart 2017 tarihinde Hollanda’da yapacağı etkinliklere Hollanda hükümeti ve yerel güvenlik güçleri izin vermedi, bunun üzerine Hollanda Başkonsolosluğu’na girişinin engellenmesi iki ülke arasında diplomatik krize yol açtı. Sayan Kaya, ‘İstenmeyen Kişi’ (persona non grata) ilan edilerek, polis eskortu eşliğinde Almanya’ya sınır dışı edildi.

Fon olayı ortaya çıkınca açıklama yapan Sayan Kaya: “Sürecin selameti ve iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla yürütmekte olduğum tüm görevlerimden affımı istedim” diyerek aslında iddiayı kabul etmiştir. Partideki görevinden istifa etmesi hiçbir şeyi çözmez, bir an önce yargılanmalı ve çaldığı paralar, fon soygunu mağdurlarına geri verilmelidir. Çünkü hiç kimse “istifa ettim, konu kapandı” diyerek topluma karşı sorumluluktan kurtulamaz.

Kariyerinde 6 farklı lisans diploması, 2 yüksek lisans ve 2 doktora diploması bulunan Fatma Betül Sayan Kaya’nın 49 yaşındaki abisi Ulaştırma ve Altyapı Bakan eski yardımcısı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu üyesi Ömer Fatih Sayan, e-imza skandalında ismi geçen önemli bürokratlar arasında yer almıştı.

Kuveyt ve Bahreyn Büyükelçiliklerinden sonra şimdi Helsinki Büyükelçisi olarak görev yapan 47 yaşındaki ablası Ayşe Hilal Sayan Koytak, İstanbul Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği ile Duisburg-Essen Üniversitesi Bilgisayar ve İletişim Mühendisliği Bölümü’nde hem lisans hem de yüksek lisans yapmıştır ve Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde doktorasını tamamlamıştır.

Fatma Betül Sayan Kaya ve kardeşlerinin yıllar içerisinde üstlendiği kamu görevleri ve büyük miktardaki gayrimenkulleri masaya yatırılmalıdır. Sayan Kaya’nın ve aile üyelerinin üniversitelere girişleri, diplomaları hatta çocuğunun 2024 yılında Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavında tüm soruları doğru yanıtlayıp 500 tam puan alması da sorgulanmalıdır.

Fatma Betül Sayan Kaya Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olarak görev yaptığı yaklaşık 770 gün içinde 60 özel kalem müdürü değiştirmiştir. Yasaya göre özel kalem müdürlüğü istisnai memuriyet sayıldığı için, KPSS sınavına girmeden birkaç ay içinde kamu personeli olunabiliyor. Bu görevlere kimlerin atandığının ve hangi kurumlara geçtiğinin de araştırılması gerekir.

Saran Kaya’nın, İstanbul Anakent Belediyesi’nden aldığı burs belgelerinin 2021 tarihinde ortaya çıkartılması üzerine resmi hesabından “Yolsuzluk ve rüşvet CHP’nin öz adıdır” diye yazması, kendi suçluluğunu örtme çabasıdır. Bu konuda İstanbul Anakent Belediyesi, 6 Aralık 2021 tarihinde savcılığa suç duyurusunda bulunmuş ve hala yargının bu işi çözmesi beklenmektedir.

Bu büyük vurgun ortaya çıkınca ana muhalefet partisi genel başkanı, soyguna adı karışan siyasi iktidara şöyle seslendi; “ya bu bataklığı kurutmak için bizimle çalışacaksın ya da o bataklıkta boğulacaksın.” Kısacası yine siyasi iktidara yardım etmeye çalışan bir muhalefet ile daha çok karanlıklarda boğulacağımız anlaşılmaktadır.

Emekliler aç yaşarken, işçi ve memurlar ayın sonunu getiremezken, ülkemizin en büyük sanayi kuruluşları fabrikalarını kapatırken, esnaf siftah yapamazken, çiftçi ürününü satamazken, fon vurgunuyla çok büyük para kazananlardan, bu hesabın ivedi olarak sorulması gerekmektedir.

Azim ve Karar, 5 Ekim 2026

ETİKETLER: ,