ZİLE’DE GÜNIŞIĞINA ÇIKAN SARI GELİN TRYOPH

ZİLE’DE GÜNIŞIĞINA ÇIKAN SARI GELİN TRYOPH
13 Ağustos 2026 02:22
2
A+
A-

Mahiye Morgül

Mozaikteki ablamız TRYOPH (Turk Opika) Başoğuzlu  İmparatorumuz Kholkhis kralı VI.Mitridate’nin şifacı kızı prenses Sarı Gelin’dir.

Mozaikte Prenses Sarı Gelin’e ait bulduğum ipuçlarını anlatmak istiyorum. Ana kaynağım Prof.Murat Arslan’ın doktora tezidir.

Prof.Murat Arslan kralımız Mithridate VI Eubadore’nin (MÖ.132-63) biyografisini doktora tezi yaptı ve pdf erişime koydu. Bu kitapta Sarı Gelin DRYPATİENE adıyla defalarca geçmektedir. Köy köy dolaşıp topladığı ilaçların reçetesini ve hangi bitkiden nasıl elde edildiğini “elinde divit kalemle dertlere derman yazan” o presesti. Yazdığı ilaç tariflerini Rize Kale Mahallesindeki Sinora kalesinde saklardı.

Kralımızın MÖ.64’de Amasya yenilgisinden sonra kaledeki el yazması ilaç tarifleri ve toksikoloji yazışmaları (İskenderiye Kütüphanesindeki dayıoğlu Pitolemaus/Batlamyus ile yaptığı) ve hazineleriyle, kralın sevdası ve ilk eşi Emine’ye mektupları Roma’ya götürüldü. Mozart o mektuplardan Monime’ye Mektuplar adlı operasını bestelemiştir.

Sözünü ettiğim doktora kitabında prensesin adı birkaç yerde Drypatiene (Sarı Bacıana) olarak geçiyor. Sarı Kız/ Sarı Gelin adıyla türkülere girmiştir. Bu ismi, antik dönemden beri ATROPATENE/ AZERBEYCAN ve hatta TRABİZONE adında da buluyoruz.

Biz, Karadeniz’de, Ay İnanışlı Kafkas kültürüyle örtüşen sıfatlardan Sarı (Ay sarıdır) adını ineğe de veririz. Hatta Kütahya’da, Kaz dağlarında, kaplıcalara SARI KIZ deriz.

Gelelim Turhal’daki KAZ OVA’ya. İşte, KAZ/KOS /GOD bizim Oğuz adımızdır, hatta GOD YORA Samsun ve orta Karadeniz bölgemizdir. Bir dönem başkenti Amasya idi, sonra Sinop oldu. Sinop doğumlu MİTRİDAT Hanedanı Bizinya /Bithnia (Hilal ülkesi demektir) krallarından sonuncusu VI. Mitridate Hopa’dan Samsun’a kadar 56 kale yaptırdı. Kholkhis’in en büyük hazineleri Zile sarayındaydı. 

Hani düşmanlarımız “geldi gördü yendi” de kimi yendiğini söyleyemedi ya….

Baba Sezar, kralımızın adını anmayı dahi yasaklamıştı, o yüzden oğlu July kimi yendiğini söyleyemedi. Mitridate’nin büyük kızı Kleopetra (Kafkasya Oğuz ordularının komutanı olan Dikran ile evliydi) ile oğlu Toros Roma’yla savaşa devam ediyorlardı. Bir de Kapadokya Pers kralı Karaman Dor beyi direniyorlardı. July Sezar, rüşvetle yanına aldığı Ankara Galatya kralının ordusuyla onları yendi. Mithridates adını anmak yasaktı, kimi yendiğini söyleyemedi, yazamadı.  Ama soydu götürdü, tam 2 ay sürmüş ZİLE Sarayını ve TRKALA’dan soyduklarını taşımak.

Sarı Gelin’in adı Zile Mozaiğinde TRYOPİKA’ olarak yazılmıştır. VI.Mithridates’in kızıdır. Kralımızın Karaman Dor beyine gelin olan diğer kızı Ayise’nin mozaik resmi Antep OĞUZELİ/Belkıs’ta Zeugma müzesindedir. Zeugma adı onun sıfatıdır. O müzede kralımızın tablosu da vardır. O tablodaki adında MHTI OKHUS (Mete Oğuz) adı okunabiliyor. Bu tabloda başkadın savaşçısı Fırtına Aba (Partune Opa) ile birlikte resmedilmiştir.

Kralımızın altın parası vardı, Ordu ili Altınordu tepesinde Kurul Kalesinde onluk sistem Birleşik Oğuz Orduları kurduğu için altın parası basılmıştı. Paralarında ay yıldız sembolü vardır ve döneminde Ariştarkos’un buluşları olan 11 gezegen sembolü sekizli yıldızlar parasına nakşedilmiştir. Aile ünvanları da parasına yazılmıştı; MHTIOKHUS (Mete Oğuz), EYZİ BEYİSİ (Oğuz Beyi) FİLOPATOROS (Darius Oğuz’un Soyundan), MİTHRİDATES (Mitra Atalı) gibi OĞUZ isimleri vardır.

Zile’de bağ evinde yeni ortaya çıkan mozaikte gördüğümüz, yakasında Lapis Lazuri (Türk sembolüdür) broşlu aristokrat kadın, Prof.Murat Arslan’ın belgelerle yazdığı doktora tezinde defalarca adı geçen prenses Drypatiene yani türküdeki Sarı Gelin’dir.

Oğuz töresine göre, babası yenildiği zaman düşmanın eline sağ geçmemek için İkizdere Çağırankaya’da kendini kayalardan aşağı bırakarak intihar etmiştir. İspir/Erzurum Sarı Gelin türküsünde ona ağıt sözlerde ipucu bulunmaktadır; sen ölmeyeydin, “Nenen öleydi Sarı Gelin… Elinde divit kalem dertlere derman yazar…” der ağıtında.. 

TRY OPH, bugüne taşınırsa Türk Abuka olarak karşılık bulur. H eki Lazca/Sümerce ve Kafkas dillerinde KA’dır. Ka eki “sevgili olan, biricik olan” anlamında “cik” takısı verir.

Yazımı, Tokat, Turhal ve Zile belediyelerinin sevgili daire başkanlarının dikkatine sunuyorum. Zile-Turhal bağlantısına dikkatinizi çekmek isterim. Zile sarayı Başoğuzlu hanedanın (ulus/zela) merkezi konumundayken yapılmış olan Turhal Kalesi TURUKKALA bu özel adıyla bir Türk kalesidir diyor zaten. Bir İngiliz ziyaretçinin 1800 yıllarında yaptığı kale resminde bu kalenin adı bize ipucu veriyor.              

Araştırmalarımı Turhal Belediyesinin sitesindeki tarih bilgileriyle birleştirdiğimde tespitlerim daha isabetli olmaya başladı. Turhal Belediyesine teşekkür ederim.

Şimdi lütfen Mozaikteki Bacıanamıza, TRY OPA Şifacı prensesimize sahip çıkalım. Ayrıca, bağ evi bahçesinde rastladığı bu mozaiğe fotoğraf çekip bizlerle paylaştığı için bu aileye binlerce teşekkür ederim. Ona kimse kızmasın, yanlış etmedi. Kaçak kazı yapmadı, kendi bahçesinde bir çukur bile değildir kazdığı yer, çiçek dikecek kadar sığ toprak, bu bir. İkincisi gizli tutup kaçakçılara peşkeş çekmedi. İyi ki internette duyurdu da kaçakçıların eline geçmesini engelledi. Çok teşekkür edelim o aileye.

Bu tabloya kimse Çingene demesin, çok ayıp ediyorlar. İskenderiye Kütüphanesinde 3.yy.da yakılarak öldürülen bilimin ablası Tokatlı OPA CİA’yı düşünün. Hypatia Bilim kadını IŞIK Ablamızın öldürülmesinden sorumlu tutulan Kıpti Çingene kilisesini bize anımsatıyorlar. Bu eşleştirme büyük değersizleştirme silahıdır.

Bilim kadını Şifacı ablamız TRY OPA’ya ve Zeugma’daki MA’nın IŞIĞI koruyucu Umay Ablamız AYİSE’ye çamur atmaktır onlara Çingene demek. Batılı Roma krallarının bizim Oğuzlu bilim kadınlarına tarih boyunca aynı iftirayı atmış olduklarını, 1.yüzyılda ve 3.yüzyılda, büyücü cadı diyerek yakarak öldürdüklerini biliyoruz.  Şimdi bu çamurları silmek zamanıdır, gerçek ortadadır.

Üstelik Zeugma’daki mozaikte gözleri halkın üzerinde olan, halkına kol kanat geren Umay Ana Ayise tasviri, bizim mitolojik melek tasvirimizdir ve Ma’nın Esiği ZeugMA ile Tryoph bacı analarımız, Mohti Oğuz’un Amazon kızlarından ikisidir. Birazcık anlatayım.

Kapadokya-Derbe’nin Pers Oğuz kralı olan Dorbey’in eşi ZeugMA Ayise, kadın ordusuyla (Kırklar Kalesi, Zanapa, Zengibar kalelerinde yetiştirdiği) Galatya işbirlikçi Pers kralının üstüne gitmiş, onu öldürmüştür, Zile’de Roma’ya MÖ 47’de yenik düşen kocası Dorbey’in ve yeğeni Toros’un (Ermeni kral Dikran’ın Kleopetra’dan oğlu) intikamını almıştır.

 Mitridate’nin iki Amazon kızı, Birleşik ordulardaki iki komutanla evliydiler. Büyük kızı Kleopetra (Bedri’nin kızı Bedriye!) Dikran’a, ikinci kızı Ayise Dorbey’e gelin verilmişti. İkisi, topladıkları kadın ordusuyla, Zile yenilgisinin intikamını aldılar, çok büyük onur kazandılar. Bu nedenle Huma Canları (Koma-Gene) kralları OĞUZ ANALI (ANATİ KOS) Hanedanı bu Kos Oğuzlu annelerden gelenleri ifade eder. MÖ.1yy.da Roma tarafından sıfırlanan tarihin kadın kahramanlarından biridir Zileli TRYOPH prensesimiz.

Şifacı prensesimiz Rize’de intihar etti, Zile’de tarihe resmedildi!

Mozaikteki kutlu anamıza can vermek üzere bu tarih yazımı lütfen siz de dağıtınız.

Son olarak; Başoğuzlu büyük kralımız Mete Oğuz’a, kahraman kızlarına, Tokat’a ad veren Oğuzoğlu Atalarımıza ve Zile mozaiğinde resmedilen TRYOPA Bacı Anamıza rahmetle, saygıyla…

Ve bu tarih bilgilerini yaşatanlara dualarımla… 

Azim ve Karar, 08.02.2026