ONUNCU YILINDA 15 TEMMUZ

ONUNCU YILINDA 15 TEMMUZ
15 Temmuz 2026 00:46
2
A+
A-

15 Temmuz darbe girişiminin 10. Yıldönümündeyiz. Emperyal proje, FETÖ güdümlü darbe girişimi ibretlik görüntülerin yanı sıra destansı olgulara sahne olmuştu.

Ordusunun topuyla, tüfeğiyle, uçağıyla, füzesiyle ateş altına alınmıştı Türk Milleti.

Güdümlü ya da denetimli darbe savları da eksik olmamıştı izleyen günlerde.

Aradan 10 yıl geçse de bu bağlamdaki gerçekleri öğrenmemiz pek olası görünmüyor. Bu başlıktaki yorumlar nesnel olmaktan çok öznel öğeler içermiştir, içerecektir.

Biz gerçeğe bakalım.

Türkiye iktidarıyla, muhalefetiyle bu girişimden ders çıkarttı mı? Başka deyişle, gereken ders çıkartıldı mı?

15 Temmuz 2016’ya gelinene dek giderek kutuplaşan, ortadan ikiye bölünen bir Türkiye görünümü belirginleşmekteydi.

Üstüne üstlük giderek sertleşen iktidar bir yandan toplumu sindirmeyi öncelerken diğer yandan Cumhuriyetle hesaplaşmayı gündeminden neredeyse hiç düşürmemekteydi.

Bu eğilimin ortaya koyduğu sonuç doğal olarak iç cephe sorunuydu.

Güncesindeki amaçlara ve hedeflere bir an önce erişme derdine düşmüş olan iktidar iç cepheyi göz ardı ederek yalnızca ülke için değil kendisi için de kırılma noktasına ilerleyen bir ortam yarattığının farkında mıydı?

Bu soruya kesin bir yanıt bulmak kolay değil.

Ama, 15 Temmuz 2016’da kendisini acı deneyimlerle duyumsatan kalkışma önemli bir de fırsat sunmaktaydı.

15 Temmuz’da yaşananlar Türkiye’deki olumsuz gidişin farkına varılmasını sağlasa da iktidarın kurucu istençle hesaplaşma kararlılığının önüne geçemedi.

Emperyal proje FETÖ’yle bir yere kadar mücadele edilse de yöntemleri iktidara miras kaldı.

Bu mirası kendince iyi değerlendiren iktidar son hedefine giden yolda hızını iyice artırdı.

Emperyal güdümlü FETÖ projesinden esinlenmeyi seçen iktidarın, iktidarını korumak için AB(D)’ye daha sıkı sarılması hangi aklın gereği olabilir?

Özetle, başta iktidar olmak üzere Türk siyaset kurumu 15 Temmuz’dan olması gereken dersi çıkartamamıştır.

Her ne kadar, iktidar olanca varlığıyla AB(D)’ye yaslanarak tarihsel yanılgıya düşmüş olsa da muhalefetin her fırsatta AB(D)’ye göz kırpma gereği duyması da bir o kadar acıklıdır.

Bugün neyin bayramını kutluyoruz?