HACIBEKTAŞ KALDIRAÇ OLMASIN!

Her yıl ağustos ayında Hacıbektaş kamuoyunun ilgi odağında olur.
Bildiğim kadarı ile Alevi doğulur, Bektaşi olunur. Başka deyişle, Alevilik soybağı koşuluna bağlıdır. Bektaşilikse böyle bir koşul taşımaz. Kişi Alevi olmasa da Bektaşiliği benimseyebilir.
Bektaşilik-Alevilik ilintili ve etkileşimli ikilidir.
Bektaşiliği, Aleviliğin felsefi panceresi olarak nitelemek bilmem doğru olur mu?
Milli Mücadele’yi örgütleyen Mustafa Kemal Paşa Samsun’da yaktığı çoban ateşini Anadolu’nun çeşitli yerlerinde çoğaltmış ve Ankara’ya yönelmiştir.
22-23 Aralık 1919’da Hacıbektaş’a gelmiş ve yatılı konuk olmuştur.
Hemen her kesimin Milli Mücadele’yi desteklemesini amaçlayan bir konaklamadır. Onlar da desteklerini esirgememişlerdir.
Özetle, Hacıbektaş adı Milli Mücadele’ye destekle, Cumhuriyetin kuruluşuna katkıyla ve Devrimlere katılımla özdeşleşmiştir denebilir.
Yakın zamana kadar bu böyle olmuştur.
Son yıllarda, Hacıbektaş’ın saygınlığından yararlanma ve hatta onu kaldıraç koluna dönüştürme girişimlerine tanık olunmaktadır.
Geçtiğimiz günlerde Hacıbektaş’ta sahne alan Sabahat Akkiraz faşistlikle suçlandı.
Suçu büyüktü!
Bu dönemde Atatürk’ten, Cumhuriyetten, birlikten ve dirlikten yana tutum alan herkesin başına gelendi yaşadığı.
Suçlayan da bugünün yükselen(!) değeri DEM parti ileri geleniydi.
Başkaları da benzer uyarılarda bulundu mu? Bunu bilemiyorum.
Ama, Hacıbektaş etkinliklerini düzenleyenlere sesleniyorum.
Anıya saygıyı amaçladığınızı düşünüyorsunuzdur bu şenlikleri düzenleyerek.
Söz ile öz kimi zaman denk düşmez. Siz de bu durumu yaşıyorsunuz.
Tıpkı, 15 Ağustos’ta bölücü tayfanın sahnelediği havai fişekli şenlikler gibi Hacıbektaş da bu amaca alet edilmek isteniyor.
Hacıbektaş’ın Cumhuriyete meydan okuma yeri olmasına fırsat vermeyiniz.
Çözüm belli.
Etkinlikleri siyasi kimliklere kapatınız. Hacıbektaş’ın Cumhuriyetin temellerini sarsma amaçlı kaldıraç koluna dönüştürülebileceğini yaşayarak gördünüz. Daha fazlasını göreceğinizi öngörmek abartı olmaz.
Siyasi kimliği olanların bireysel katılımı elbette sorun olmaz. Ama, bu kişilerin protokolde yer almasına son verilmeli.
Konserler, sanatsal ve Bektaşi felesefesine ilişkin etkinlikler Hacıbektaş’ın anısına saygıyı güçlendirir.
Hemen tümü farklı telden çalan, ortak paydaları Cumhuriyete saldırı ve Cumhuriyet değerlerine duyarsızlık olan siyasi oluşumların varlığı etkinliklere değer katmayacağı gibi saygınlık yitimine yol açacaktır.
Böyle biline, gereği yapıla…