İSTİKLÂL MARŞI
Suay Karaman
Milli Eğitim Bakanlığı, Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızın başlarında, ulusal bir güç yaratarak, savaşın kazanılmasına olanak sağlamak amacıyla 1921 yılında İstiklâl Marşı yazılması için bir yarışma düzenlemişti. Yarışmaya toplam 724 eser katılmış, Milli Eğitim Bakanlığı şiirleri incelemiş ancak içlerinde İstiklâl marşı olabilecek bir eser bulamamıştı. Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver’in (1885-1966) daveti ile Mehmet Akif Ersoy (1873-1936), Türk ordusuna hitap ettiği şiiri yazdı. Mehmet Akif Ersoy, şiirinde Kurtuluş Savaşı’nın kazanılacağına olan inancını, Türk askerinin yürekliliğine ve özverisine güvenini, Türk ulusunun bağımsızlığa ve yurduna bağlılığını dile getirmiştir. Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver, Mehmet Akif Ersoy’un şiirinin önce cephede asker arasında okunmasına karar verdi. Batı Cephesi Komutanlığına gönderilen şiir, askerin beğenisini kazandı. İstiklâl Marşı, 17 Şubat 1921 tarihinde Ankara’da Hâkimiyet-i Milliye ve Sebilürreşad gazetelerinde, 21 Şubat 1921 tarihinde Kastamonu’da Açıksöz gazetesinde yayımlandı.
12 Mart 1921 tarihinde Mustafa Kemal Paşa’nın başkanlığını yaptığı Büyük Millet Meclisi oturumunda Mehmet Akif’in şiiri coşkulu alkışlarla İstiklâl Marşı olarak kabul edildi. İstiklâl Marşı’nın Türk milletinin eseri olduğunu açıklayan Mehmet Akif, kazandığı beş yüz liralık ödülü yoksul kadın ve çocuklara iş öğretmesi için kurulan ‘Darülmesai’ adlı kuruluşa bağışladı.
Ülke savaş içerisinde olduğu için Mehmet Akif Ersoy’un şiirinin bestelenmesi iki yıl ertelendi. 1924 yılında Ankara’da toplanan seçici kurul, Ali Rıfat Çağatay’ın (1869-1935) bestesini kabul etti ve bu beste 1930 yılına kadar çalındı. Bu beste 1930 yılında değiştirilmiş ve dönemin Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefi Osman Zeki Üngör’ün (1880-1958) bestesi yürürlüğe konmuştur. İstiklâl Marşının orkestrasyonunu Edgar Manas (1875-1964), bando düzenlemesini ise İhsan Servet Künçer (1900-1963) yapmıştır.
İstiklâl Marşı, Türk milletinin İstiklâl mücadelesindeki azmini, inancını ve bağımsızlık ruhunu simgeleyerek, milletin birlik ve beraberlik anlayışını, fedakarlığını ve vatan sevgisini anlatan bir şiirdir. Günümüzde hala büyük bir gururla okunan bu marş, bağımsızlığın ve milli ruhun en büyük simgelerinden biri olarak varlığını sürdürmektedir.
Zaman zaman İstiklâl Marşı’nın sözleri ile müziğinin uyumlu olmadığı söylenmektedir ancak marş, hepimizi heyecanlandırmaktadır. Türk Milleti hem müziğini hem sözlerini büyük coşkuyla söylemektedir. İstiklâl Marşı ulusal heyecan taşıyan etkinliklerde söylendiğinde anlam taşımaktadır. Ancak her futbol maçından ya da her toplantıdan önce söylenmesinin bir anlamı yoktur. Bu kadar sık ve yersiz söylenmesi marşın heyecan dozunu düşürmektedir.
Türk dilinin başkenti olarak kabul edilen Karaman’da, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün Cahit Zarifoğlu İmam Hatip Ortaokulu’nda düzenlediği ‘12 Mart İstiklâl Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü’ kapsamındaki etkinlikte İstiklâl Marşı Arapça okutuldu. Etkinliğe Karaman Valisi, Belediye Başkanı, Cumhuriyet Başsavcısı, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörü, İl Jandarma Komutanı, İl Emniyet Müdürü, İl Milli Eğitim Müdürü ve diğer mülki idari amirler ile öğretmenler katılmıştı. Ancak katılanlardan hiç tepki veren olmamıştı. Medyada duyulduktan sonra Arapça olarak okutulan İstiklâl Marşı’na gelen tepkiler üzerine Karaman Valiliği, programı hazırlayan okul yöneticileri ve sorumlular hakkında soruşturma başlatıldığını duyurdu. Ama bir sonuç çıkacağını beklemek hayal olur.
Edirne’nin Lalapaşa ilçesindeki Cumhuriyet Ortaokulu’nda İstiklâl Marşı’nın kabul yıl dönümünde İstiklâl Marşını güzel okuma yarışması ve çeşitli etkinlikler düzenlendi. Yarışmada dereceye giren ortaokul öğrencilerine Lalapaşa Kaymakamı tarafından Arap harfleriyle yazılmış İstiklâl Marşı tablosu hediye edildi. Tablodaki Türk Bayrağı da ters yöndeydi.
19 Aralık 2019 tarihinde Kırıkkale Üniversite’sinde Genç Kalemler Topluluğu ile Bilim ve Sanat Topluluğu’nun, Dünya Arapça Günü ile ilgili gerçekleştirdiği etkinlikte İstiklâl Marşı, bir öğrenci tarafından Arapça şiir olarak okunmuştu. Sonrasında verilen tepkiler sonuçsuz kalmıştı.
Bu aşırı yozlaşma ve çürüme sonucunda sıra İstiklal Marşımıza da gelmiştir. İstiklâl Marşı Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal marşıdır; hiçbir ulusal marş başka dilde okunmaz. Vatanı için canını verenlerin kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin Bayrağı ve İstiklâl Marşı kutsaldır. Bu değerlere saygısızlık edenler vatan hainidir; karşılığı Anayasa ve Türk Ceza Kanunu’nda açıkça belirtilmiştir. Arapçaya ve Araplara karşı bu kadar ilgi duyan yöneticilerin yerlilikleri ve millilikleri de tartışma konusudur. Vatanından, ülkesinden, Türklüklerinden, bayrağından, Türkçeden, İstiklâl Marşı’ndan rahatsızlık duyanlara gerekli yaptırımlar zaman yitirmeden hayata geçirilmelidir.
Azim ve Karar, 23 Mart 2026