YETER ARTIK, HADDİNİZİ BİLİN
Türk Milleti her gün defalarca kurşunlanıyor. Ekmeğimize, aşımıza el koydunuz. Fabrikalarımızı yok
edip insanları işsizliğe mahkum ettiniz. “Ev genci” diye bir gerçek yaratarak çocuklarımızın psikolojisini
bozdunuz. Emeklileri gıdasızlıktan hastalığa ve ölüme terk ettiniz. Cahil, sünepe, yaşadığı ülkeye
düşman görgüsüzlere hırsızlık için yol verdiniz. Ülkeme düşman, Türk’e düşman kim varsa baş tacı
ettiniz. Bu ülkeye bağlı, vatanını-bayrağını-ülkemizin özgürlüğünü canından çok seven kim varsa
iftiralarla, düşmanları şahit tutularak cezalandırdınız. PKK’nın alamadığı canları sizin esir evleriniz aldı.
Şimdi 50 binden daha fazla kişinin katili, tecavüzcü, uyuşturucu baronu Artin Agopyan’ı villaya
çıkardılar. Demek ki Türk Milletini bile isteye, bir proje gereği soyup soğana çevirdiniz. Çaresiz
bırakmak için. Korkutup sindirmek için. Bu günler geldiğinde karşı koyamayacak hale getirmek için…
Ekonomik soykırım suçu işlediniz. İşlemeye devam ediyorsunuz… Yetmedi, televizyon dediğiniz
yandaş, çirkef, ahlaksız kanallarınız en alt kültürü Türk kadınına rol model olarak sundu. Sunmaya
devam ediyor. Kültürel soykırım projesinin ahlaksız aparatları, Türk Milletin soylu gelenekleriyle
savaşıyor..
Türk Milletini birbirine düşürdünüz. Kendi diniyle vurdunuz. Tıpkı Lawrance gibi… Kurtuluş
Savaşında yakalanan sünnetsiz hocalar gibi… Gerçek gazeteci olan insanları esir aldınız. Tıpkı işgal
günlerinde İngiliz, Fransız, Yunan işgal güçlerinin yaptığı gibi…
Çürütmediğiniz kurum kalmadı. Çocuklarımıza yurtlarda, tarikatlerde, camilerde tecavüz edildi. Ülkeyi
Antik Roma’da taş kesilen Pompei’nin ahlaksızlığına sürüklediniz. 20 yılda ahlaki değerleri, vicdanı,
insanlığı bitirdiniz. İnsan kalmak için direnen, kötülüğe teslim olmayan insanlar nefes alamaz oldu.
Ülkeyi Türkler için cehenneme çevirdiniz.
Türk Ordusunu parçalara böldünüz. Psikolojik operasyon birimini kapatıp PKK’ya psikolojik operasyon
üstünlüğü sağladınız. Gazilerimizin protezlerine icra giderken, PKK’lı Üzeyir Aydar’a “kazanılmış hak”
diyerek vekil maaşı ödediniz. O dönem Turhan Çömez o maaşı kestirmek için çok uğraştı. Ergenekon
kumpasıyla karşılaştı. Kumpas davaların önünü açtığı Genel Kurmay Başkanı olmuş şahıs, şehit
annesini dava edecek kadar zıvanadan çıktı. Bebek katilinin villaya taşınıp, şehit annesinin dava
edilmesi, Türk Halkını kışkırtmak, nefreti çoğaltmak, gerilime gerilim eklemektir.
Ege’de 20 adamızı kıta sahanlığı ile birlikte Yunan’a hediye ettiniz. Atatürk’ün sürdüğü Türk düşmanı
papazın kemiklerini bile ülkeye geri getirdiniz. Din kılıfıyla kamufle olup, misyonerliği serbest
bırakarak Türk Müslümanlığına savaş açtınız. Ülkeyi kiliselerle donattınız. Kaymakamlığa bağlı, ihanet
çalışmalarını sürdürüp, Ege ve İstanbul’un Bizans olması için çalışan Bartholemeus’a örtülü
ekümeniklik verdiniz. Verdiğiniz için ekümenik olarak bastırdığı davetiyeleri kabul ettiniz.
Siz kimsiniz? Bunu biz artık biliyoruz. Yüreğiniz yetiyorsa siz söyleyin!
Belki 300 yıldır(Atatürk dönemi hariç) boğaz aşireti dönme devşirmelerle Türkler arasında süren
kavgada, siz görgüsüzler, aç gözlüler, dönme devşirmeler de boğaz aşiretiyle, Siyonistlerle birlik oldu,
birleşti. Tepeden yapamadıklarını, tabandan gelen devşirmelerle yaptılar ki, Türkler uyanmasın.
Hitler Almanya’sını bir hatırlayalım. Kültürlü Alman vatandaşları nasıl böyle bir soykırıma olur verdi
diye şaşırırız değil mi? Hitler Almanya’sında Yahudiler ekonomiyi ele geçirdi. Bugün Türkiye’de
olanların bir benzeri orada yaşandı. Ahlaki çöküntü, kritik yerlerin, bankaların, üniversitelerin
Yahudilerin eline geçmesi..Halk Yahudilerden nefret etmeye başladı.
Siyonistler girdiği ülkenin önce ekonomisini ele geçirir. Sonra basın, sinema, sanat, tiyatrolarını ele
geçirir. Bu vasıta ile kültürü bozar. Ahlakı bozar. İletişim kanalları vasıtası ile öyle sinsi yaparlar ki,
kendi devletiniz yapıyor zannedersiniz. Siyonistler patron, aşağılanan, ezilen halk olunca nefret
giderek büyür. Alman halkında nefret öyle büyüdü ki, sonunda soykırım başlayınca “olması gereken
oluyor” dediler.
Ruanda soykırımı… Fransız Oteli filmini hatırlıyor musunuz? Fransa Ruanda halkını Kısa boylular, uzun
boylular diye ayrıştırarak, akla ziyan bir düşmanlık yarattı. Bir taraf devleti yönetti. Diğer taraf ezildi,
aşağılandı. Ve o nefret öylesine büyüdü ki, tam patlama noktasında Fransızlar ülkeyi terk edip,
kardeşin kardeşini boğazlamasını sağladı.
Şimdi gelelim açılıma… AKP, MHP, YENİ PARTİ, CHP, DEM ve minik particikler şimdi Almanya’da Hitleri
doğurtan Siyonistler gibi, Ruanda’da kardeşi kardeşe kırdıran Fransızlar gibi bir yol izliyor.
Güven Park’ta gazilerimizin darp edilişi… Seçmenin parti sandığı uzaktan kumandalı parti
başkanlarının gazilere sahip çıkmayışı… Şimdi görüyoruz ki, bebek katili sapığa özgürlük isteyen
PKK’lıların anasına hemen hepsi sahip çıkıyor. Hatta Çankaya Belediyesi imar ediyor. Çadır veriyor.
Yemek veriyor.Bunlar toplumsal nefreti artırıyor. Gerilim özenle patlama noktasına taşınıyor.
İngiltere, Rusya, Fransa gibi ülkeler Osmanlı’nın kaymak tabakası Ermenilere el attı. Onlar Fransız,
İngiliz, Rus askeri kıyafetlerini giyerek erkeksiz, silahsız, yoksul Türk Köylerine saldırdı. Anneannesi
Ermeni olan bir bayanla konuşmuştuk. Anneannem dedi ki; “O dönem bizimkiler de çok azmış, çok
şımarmıştı.” Ermeni tarihçi, Dabğyan’da o dönemi çok iyi anlatır.
Şimdi aynı şımarıklığı, bu sefer de ABD , İsrail ve diğerlerine güvenen PKK ve sempatizanları, ASALA
artıklarıyla birlikte aynı şımarıklık ve azgınlık içinde. Burada PKK’lı olmayan, vatanına bağlı Kürt
kökenli vatandaşlarımıza çok iş düşüyor. Bu azgınlığa karşı durun. Bakınız, Ermeni kalkışmasında
vatanına bağlı Ermeniler de bedel ödedi. Vatanından oldu.
Bu açılım Kürtlere ve Türklere kan ve göz yaşı, ilelebet kan davası bırakır. Bu açılımın adı Ruanda’dır..
Yugoslavya’dır diyeceğim ama hayır. Yugoslavya parçalandı. Türkiye’de bu olmayacak. Türkler uyandı
ama bu bölünmenin, bu kışkırtmanın sonunu kimse tahmin edemez. Evet, Kürtler silahlı. Başı çekenler
paralı. Uyuşturucu parası çok. Yani kara para… Osmanlı’da para Ermenilerde idi. Silah Ermenilerde
vardı. Türklerde para ve silah yoktu. Gene aynı. Sakın buna güvenmeyin! Türkler kurucu unsurdur. Siz
kurtuluş savaşında yoksunuz. Çünkü o günün şartlarında sizden asker alınamadı. Sizler Kafkasya ve o
coğrafyaya yakın bölgelerdeki Osmanlı savaşlarına katıldınız ama birçok Kürt isyanı var. Orada Kürt
adıyla saklanan Pakrudiniler Ermeni kalkışmasında nasıl rol oynadıysa, PKK kalkışmasında aynı rolü
oynuyor.
Kimse bu uzaktan kumandalı öpülmüş siyasetçilere güvenerek azmasın, şımarmasın? Bu açılım iç
savaş davetidir. Dönme devşirmeler, siyonistler, küresel patron Siyonistlerin kumandasında, hem
Türk’ün, hem Kürt’ün ekmeğine kan doğruyor. Herkes aklını başına alsın. Patlamaya hazır bir
bombanın üzerine oturtulduk.
Düşman içimizde!