TARİH ATLASI


Açılım 2.0 yeni ürünler verdi.
Eli kanlı katilin “kurucu önder” olduğu yerde bu yeni ürünler şaşırtıcı olmadı.
Dersim ve Seyit Rıza’yla başlayan hasat gelişti, serpildi.
Amed üzerinden Amedspor hamlesi sahne aldı.
Adı bile tartışmalı olan bu kulübe TFF bir üst lige çıkması için destek oldu mu bilemiyorum.
Ama, yargının bile güdülenebildiği yerde bu olduysa şaşırılmaz.
Amed neresi mi?
Bugün bizim Diyarbakır olarak bildiğimiz yerin Bizans dönemindeki adıdır.
Kimlik siyaseti davranışlarında mantık ve tutarlılık aramıyor. Kendince belirlediği hedefe giden yolda yüzyıllar öncesine uzanıp, oradan kendisine ekmek çıkartmayı deneyebiliyor.
Tarihsel yerleri göz önüne getirip, canlandırma yapmak tarihçilerin sıkça başvurduğu eylemdir. Geçmişi anlayabilmenin yollarından biridir. Tarihçi bunu yaparken o geçmişi bugüne taşımayı, adları bugünün sinsi oyunlarına aracı etmeyi aklından bile geçirmez.
Buna karşılık, kimlik siyaseti kurnazları Bizans’ın Amed’ini bugüne taşıyarak kendilerine pay çıkartma çabası içindeler.
Birkaç örnek!
Bugün Milano’ya Roma dönemindeki adı Mediolanum ya da Paris’e Lutetia demeyi aklınızdan geçirebilir misiniz?
Ya da New York’a kenti ilk kuranların koyduğu ad olan New Amsterdam demeye kalksanız başınıza neler gelir?
Özetle, bugün Türkiye’de estirilen Amed(spor) fırtınası sporun kimlik siyasetine aracı edilmesinden başka bir şey değildir.
Önünüze bir tarih atlası açıp geçmişte yolculuğa çıkmak hiç de kötü bir şey değildir.
Ama, o tarih atlasında rastladığınız yer adlarını bugüne taşımaya kalkarsanız aklınızdan zorunuz olduğu izlenimi doğar en iyi olasılıkla.
Aklınızdan zorunuz olmadan bu canlandırmada üstelerseniz bilin ki emperyalizmin koçbaşı olmayı göze almışsınızdır.
Türkiye’de Norşin diye bir yer yok!
Türkiye’de Dersim yok!
Türkiye’de Diyarbekir ve Amed de yok!
Buna karşılık, Türkiye’de giderek kabaran hain işbirlikçilik var!