ANNECİĞİM KOMÜNİSTLER GELİYOR
Ceyhun Balcı
Türkiye’deki toz duman, siyaset kurumunun çökmüşlüğü ve Sevr’e koşar adım gidiş dünyada olanları görmeyi engellemesin.
ABD, üç çeyrek yüzyıldır batı emperyalizminin öncü ve baskın gücü. Son dönemde Avrupa’yı vasallaştırdığı anımsanırsa güç gösterisi yapmaktan geri durmadığı ortada.
İsrail soykırımcılığının vazgeçilmez bağlaşığı ABD, İran’daki bocalamasıyla (yenilgisi demek abartı olmaz) dikkatleri çekti. Bu bocalamanın yanı sıra ABD-İsrail haydutluğunun vicdanları devindirmesi kaçınılmazdı.
Buna karşılık, ABD iç siyasetinde emperyal öncülüğün sürdürülmesi ve bu bağlamda İsrail’e desteğin diri tutulması çabaları hız kesmiyor.
New York belediye başkanlığını Mamdani’nin kazanması ve verdiği sözleri yerine getirmeye başlaması emperyalizmin kalesinde birşeyler değişiyor mu sorusunu doğurdu.
Tekil bir gelişme olarak kalmasından kaygı duyulan ABD’de sosyalistlerin kendini göstermeye başlaması Trump’ın “anneciğim komünistler geliyor” tadında söylemlere başvurmasını kaçınılmaz kıldı.
Önümüzdeki kasımdaki Senato seçimleri Trump için olduğu kadar Yahudi lobisi için de şaşırtıcı sonuçlara gebe görünüyor.
Yakın zamana dek akla bile getirilemeyecek önseçim sonuçları basına yansımaya başladı.
Michigan’da Demokratların adayını belirleyen önseçimi sosyalist eğilimli doktor El Sayed kazandı. ABD seçimlerinde paranın ve lobilerin gücü anımsandığında küçümsenecek başarı değildir.
El Sayed’in yenilgiye uğrattığı kişi AIPAC (Amerikan-İsrail Halkla İlişkiler Komitesi) destekliydi. Adı yanıltıcı olmasın. AIPAC, önce İsrail diyen Yahudi milyarderlerin fonladığı bir lobi kuruluşudur.
Logosunda ABD bayrağındaki yıldızlar ve şeritler bulunsa da baskın öge Davut yıldızıdır.

El Sayed’in karşısındaki aday için kesenin ağzını açmışlar sözcüğün tam anlamıyla. El Sayed 1 harcadıysa karşı aday 60 harcamış. Buna karşın yenilginin önüne geçilememiş.
Her ne kadar, AIPAC Michigan’da Demokrat adaya destek verdiyse de önemli olan ABD Senatosuna girecek kişinin Tel Aviv’in çıkarlarıyla uyumlu olmasıdır. Bir başka seçim çevresinde desteğini Cumhuriyetçi adaya yönlendirmekte ikileme düşmez bu Siyonist kuruluş.
Bir başka iyi haber New York’tan. On üçüncü bölgede Columbia Üniversitesi’nde Gazze destekçiliğini örgütleyen Darializa Avila Chevalier, bir başka AIPAC destekli aday Adriano Espaillat’ın sırtını yere getirmiş. Gazze duyarlılığı ve antisiyonist duruşu özellikle not edilmeli.
Bill Clinton’ın ilk seçilişinden bu yana 15 dönemdir Colorado senatörü olmayı başarmış Diana de Gette’nin de yitirenler listesine eklenmiş olması bir başka önemli gelişme. Onu yenense 29 yaşındaki Demokratik sosyalist Melat Kiros.
Başka örnekler de eklenebilir.
Bu gibi gelişmelerin, kısa erimde ABD siyasetini kökten değiştirmesini beklemek gerçekçi olmaz.
Ancak, yakın zamana dek rastlanmayan bu türden gelişmelere önemsiz etiketi de konamaz.
Türkiye’de hemen her gün bir önceki günü aratan, iç karartıcı gelişmeler yaşanırken; Türk siyaseti neredeyse tüm gövdesiyle emperyalizmin kapıkulu olmaya hevesli görünürken ABD siyasetinde yaşananları olumlu gelişmeler olarak görmek gerekir.
ABD’de seçmenlerin Gazze’de yaşanan siyonist soykırıma kayıtsız kalmamış olması bile kazançtır.
Böylesi bir korku filminin gösterime girmiş olması bile başlı başına üzerinde durulasıdır.
Darısı başımıza diyelim…
Azim ve Karar, 12.08.2026