ABD’YE BİR ABDÜLHAMİT GEREK

ABD’YE BİR ABDÜLHAMİT GEREK
14 Nisan 2026 23:23
3
A+
A-

Ceyhun Balcı

Kırk gün savaşına ateşkes arası. Dile getirdiği hiçbir amaca ulaşamayan ABD için can simidi oldu bu ateşkes.

Birkaç günle başlayan savaşa süre biçme haftalara uzadı. Uzadıkça da İran direnci gösterdi kendini.

Vatan savunmasının yanı sıra düşmanın gözünü kör, kulağını sağır etti üslerini, radarlarını vurarak.

Özetle, savaşın yitireni olmadı İran.

Umulmadık bu durum karşısında ABD-İsrail mola almak durumundaydı.

Bu ateşkes işte o moladır.

Savaşta kural tanımayan ABD-İsrail haydutluğu kimse kuşku duymasın ki öncelikle toparlanmayı hemen sonrasında da yeniden saldırıyı düşünecektir.

Durum böyleyken, haydut üst perdeden ses çıkartarak daha çok kendi iç kamuoyunda baskın güç olduğu izlenimi oluşturmayı göz ardı etmiyor.

ABD, İran’ın ateşkes koşullarına sessiz kalarak onay verdiyse de İslâmabad’da aslına döndü.

İran savaş alanında üstünlük kurmamış gibi teslim olmasını isteniyor.

Elbette bu istek karşılık bulmuyor.

Yazının başlığına geliyorum.

Yıl 1897.

Osmanlı-Yunan savaşı patlıyor.

Bir ay süren savaşın kazananı Osmanlı.

Osmanlı ordusunun Atina’ya yürümesinin önüne Rusların girişimiyle geçiliyor.

Savaşı kazanan Osmanlı masada Teselya’yı yitiriyor.

Bu yetmemiş gibi Girit’e Hıristiyan vali atanmasına onay veriyor kazanan Osmanlı.

Tarihte savaşta kazanıp, masada yitirmenin başka örnekleri var mı bilemiyorum.

Bilemediğim için, kendi tarihimizden örneğe başvurmak zorunda kaldım.

Bu nedenle, savaşta kazanamadığı halde masada kazanmaya çalışan ABD’ye “bir Abdülhamit gerek” demek zorunda kaldım.

Azim ve Karar, 14.04.2026