KİMİN SÖZCÜ’SÜ?
İran’a yönelik ABD-İsrail emperyalist saldırganlığı maskeleri düşürdü.
Hemen her fırsatı muhalefet etmek için kullanan Sözcü Tv her nedense açılıma sessiz kalarak, olsun varsın diyen bir tutum takınmıştı.
Bilgisine başvurulanlar olsun açık oturumlara çağırılanlar olsun kanalın kadroluları gibi. Neredeyse hep aynı yüzler ve elbette aynı sözler.
İran’a yönelik saldırı da benzer şekilde değerlendiriliyor Sözcü Tv’de.
Onlarca çocuğun, çocuk katiline rehin düşmüş pedofilce öldürülmesine neredeyse değinilmiyor ya da dil ucuyla geçiştiriliyor.
Bilindiği gibi Sözcü grubu Atatürkçülükle etiketler kendisini. Her yılbaşında Atatürklü takvim dağıtmayı, ulusal bayramlarda da yine Atatürklü görsel vermeyi unutmaz. Göz yaşartıcı bir video kurguyu tamamlar.
Böylelikle de Atatürkçü, Cumhuriyetçi kitleleri güdülemeyi başarır.
İran’ı rejimi üzerinden topa tutan kanalda emperyalizme tek söz işitemezsin.
“Kahrolsun emperyalizm” demek zorun da zorudur onlar için!
Oysa, Atatürkçülük ya da benim yeğlediğim nitelemeyle Kemalizm hiçbir şey değilse anti emperyalist duruştur. Her şeyden vazgeçilse bu duruştan vazgeçilmez. İşte bu kararlılığın ürünüdür şu sözler :
“Ya istiklâl, ya ölüm!”
Sözcü Tv yönetimi olsun, programlara çıkartılanlar olsun her fırsatta ABD-İsrail savaş makinesinin kudretini ve yenilmezliğinia anlatma yarışı içindeler.
İran hava sahasında neredeyse kuş uçmuyormuş bu hanımefendilere ve beyefendilere göre.
İran’ın savaş gücü ne boyutta olursa olsun uzun süre dayanamazmış.
Anlayacağınız, emperyal sevicilik tam yol ileri bu Atatürkçü kanalda.
Geçtiğimiz günlerde, grubun başındaki Yılmaz Özdil yine kitleleri mest eden bir yazı kaleme almış. Humeyni yaşam öyküsü öylesine etkileyiciymiş ki anlata anlata bitirilemedi. Çok övücü söz edildi bu yazıya ilişkin. Ama, bugünle ilintisi sorgulanmadı.
Emperyalizmi doğrudan kutsayacak kadar akılsız değiller kuşkusuz!
Buna karşılık emperyal seviciliklerini saklayamayacak denli de coşkulu oldukları da tartışmasız.
Bu sabah (04.03.2026) adının önünde Sözcü genel müdürü yazan kişi emperyal sevicilere müjde verdi.
ABD, Küba’ya uyguladığı ablukayla Küba yönetimini iyiden iyiye bunaltmış. Yakında düşecekmiş. Hem de tek kurşun atmadan!
Kim düşer, kim ayakta kalır kestirmek ayrı bir konu!
Ancak, kendisini Atatürkçü olarak etiketleyenlerde vicdan, ahlâk ve namus aramak ertelenemez bir görev!
Kimin ve kimlerin Sözcü’sü olduğunu anlatabildiğimi umarak…