YENİ İSLAM MODELİNE GEÇTİK BİLE

YENİ İSLAM MODELİNE GEÇTİK BİLE
1 Mart 2026 02:09
3
A+
A-

Mahiye Morgül

Dünyanın robotik köleci çağa nasıl hazırlandığını görüyorsunuz. Ekonomik tetikçiler akıl üstünlüğü imajıyla devrede. Devlet adamlarına robotik dans grubuyla karşılama yaptılar. Aynı günlerde Güney Kore’de Robot Ruhani Lider basına tanıtıldı.

Bu tetikçiler kitleleri adım adım biat etmeye böyle hazırlar, dinde yapacakları değişimi senin kabulenmeni hazmettire hazmettire varır hedefine. Terörist Öcalan’ı da böyle hazmettire hazmettire barış elçisi yapmadılar mı?

Eğitimde değişim de böyle, her beş yılda bir değiştirilen müfredat ile yenilenen ders kitaplarıyla, hedefteki büyük lokmayı yutturabilmek için ufak ufak önünüze atıldığını ne zaman fark ettiniz? Kendinize sorun bakalım, Din Bilgisi kitaplarında gördüğünüz ilk müstehcen resimler, ilk eğri hilaller, kolaj Kabe resimleri, insanı arkadan gösteren fotoğraflar, hatta Peygamberimize minik kız torunu Umame’yi omzuna alır öyle namaz kılardı iftirası, vb kötülüklere hiç tepki verdiniz mi? Tepkisizliğe alıştırıldınız mı yoksa?

Dikkatle bakın, afişlerde ve elle çizilen camilerde İslam Hilali yamulmaya çoktan başladı. Hilal, İngilizcesi Torc (Turk) yukarı bakar, subayımızın şapkasındadır, cenaze araçlarımızın üzerindedir, türkülerimizde “minarenin alemi”dir. Şimdilerde internette bir bombardıman başladı, diyor ki bu hilal Müslüman Hilali değildir.

Yeni İslam’ın hilali bu yamuk şey. 30 yıldan beri tadilattaki minarelerde yamulan hilallerin sebebi buymuş. Fetöyü yeşerten 80 Amerikancı darbe generalleri kağıt paramızdaki Atatürk resmini kuyruklu yıldızın kuyruğuna oturttu, kalıcı olarak orda şimdi. Hatta halkımız o eğri hilale Fetö sembolü der.

Bu sene okutulan Maarif Modeli Lise 9.Sınıf ve Ortaokul 5.Sınıf Din Kültürü kitabındaki camilerin iç mekânında imam, minber ve mihrap yok. Çocukların gözü demek şimdi buna alıştırılıyor.  

Din Dersi kitaplarındaki bu değişimin sürecini araştırmaya başladım, Yapay Zeka ile yazıştım. Şunu diyor:

 “Eskiden ilk üniteler doğrudan iman esaslarını (Allah, Melek, Kitap) anlatırdı. 2018 de hazırlanan Maarif Modeli Müfredata “Bilgi ve İnanç” ünitesi eklendi. Birinci ünite oldu.

Eski yaklaşımda, bilim ve din ilişkisine çok az değinilirdi. Yeni konulan Bilgi ve İnanç ünitesinde, vahiy, akıl ve duyuların bir bütün olduğu anlatılıyor.”

Böyle diyor Yapay Zeka.

Bir de siz bakın bakalım, ey suskun ilahiyatçılar! Ruhani Robot “Bilim ve İnanç” ünitesine girecek mi? Neyin hazırlığıdır bu yeni ünite?

Din Bilgisi kitabına Medya Okuryazarlığı ünitesi de koyan bakan Yusuf Tekin’e sorun bakalım, Yeni İslam Modelinde küresel şirketler robot imamlarla mı çalışmak istiyor? Yeni “Bilgi ve İnanç” ünitesinde bizi neye hazırlıyorlar?

Bir yandan küresel pazarda robot imamlar hazırlanırken diğer yanda yerel Roman havasıyla dilencilik yapan sokak şarkıcılarına İlahi söyletiyoruz. Ne yaman kültürel savrulmadır şu yaşadıklarımız! Okullar dilencilerin ilahisiyle çınlıyor, okul bahçesinde ilahiyle çiftetelli oynuyor çocuklar!? Ramazan şenliği adı altında sokağın dilencisini okula taşıdık, eyvah eyvah.  Aklıma Roma döneminde Çingeneleri nasıl kötü işlere alet ettikleri geldi. Epştayn tacizcileri tarih boyunca böyle çocuk kaçırma işlerinde yoksul Çingeneleri kullanmıştır. Her zaman ipler parayı verenin elindedir.

Eski köye yeni adet. Okula davulcu zurnacı çağır, çocuklar ilahi söyleyerek çiftetelli oynasın, bağış versinler davulcuya… Minicik çocuklara taciz Din Kültürü dersinde öğretiliyor, kimsenin umurunda değil. 

2018 yılı Maarif Modeline hazırlık yılıydı. O zaman basılan 5.sınıf Din Dersi kitabındaki porno resimleri hatırlayın. O sene Lise Din dersi kitaplarındaki müstehcen resimleri hatırlayın. O yıllarda 1.sınıfa başlayan çocukların apış aralarına 5.sınıf öğrencilerinin gelip elle taciz ediyordu. Mahkemelik olmuş veliler var. Bu sorun devam ediyor ve biz ilahi söyleterek şenlik yapıyoruz. Robotlarla zikir gösterisi görürsünüz seneye.

Temiz saf dindarları bile çileden çıkartacak tuzaklar bunlar. Yakında denemesini yaparlar, robot imamın arkasında namaz kıldırtırlar. Hatta robotun eline Abraham Modeli yeni Kuran bile verirler.

Bu satırları yazarken televizyonumda CNN kanalında hava durumu var, durdum, şok yaşadım. Spiker diyor ki “İstanbul’da hava kalitesi iyi. Trabzon’da hava kalitesi kötü.” Kalite sözcüğü bakın nasıl sinsice girdi hava raporuna.  

Bütün ders kitapları böyle. Bilinen kavramların yerine hiç yerine oturmayan uyduruk kavramlar ürettiler. Hepimizi şoktan şoka sokuyor bir el. Bir çılgın çıkıp sizin sesinizi ve yüzünüzü alıp yapay zekâya yüklüyor ve sizden bir sapık yaratabiliyor.

İnsanoğlu tuzaklar içinde.

Şimdi buyurun, Maarif Modeli 9.sınıf kitabında namaz kılan adamın resmini izah edin.

Kamera nereden çekmiş, bakar mısınız?

Namaz kılan kişinin önüne geçerek fotoğraf çekilmez, çekilirse namazı bozulur. Kitap bunu öğretmiyor, tersine bu fotoğrafa bakan öğrenciye namaza duran insanın önüne geçmeyi normalleştiriyor. Böyle bir resmin ne işi var Lise Din Kültürü kitabında?  

 Alt yazısına göre, Allah’a böyle kulluk etmek insanın yaratılış amacıymış: insanın yaratılış amacı diye bir ünite konusu ortada yokken. Bir de akıl karıştırıyor.

 YILLAR ÖNCE YAZMIŞTIM, TEKRAR EDİYORUM. ELİNİZDEKİ ESKİ KURAN KİTABINI İYİ MUHAFAZA EDİN. ALTIN DEĞERİNDEDİR.

YENİ İSLAM MODELİ KAPIDA. YENİ KURAN DA YAZAR BUNLAR.

Değerli okurlarım. İnternet videolarında Yusuf Tekin’le ilgili videoların altına yorum olarak Din Kültürü dersi  kitaplarına koyduğu müstehcen resimleri ve taciz tetikçiliğini soruyorum. Israrla bu yorumlarımı bir el siliyor. Bilginize.

Doç. Dr. Gülçin Bilge Turna’nın Hazin Ölümü

RTE Üniversitesi öğretim üyesi Doç.Dr.Gülçin Bilge Turna’nın 14 Şubat günü 10.kattan düşerek ölümü Rize’yi yasa boğdu. Her ne kadar savcılık raporunda düşerek öldüğü yazılmışsa da, benim kanaatim hazin intiharı şeklindedir. Tarihte yenildiğimi görmektense ölürüm diyerek intihar etmiş olan çok sayıda vaka ile karşılaşmış bir araştırmacı olarak söylüyorum.

Onun ölümü bana istifaya zorlanmış bir öğretim üyesinin onur intiharı olabileceğini düşündürüyor.  İstifa edip de kariyerini sıfırlamak, yani yenildiğini görmek yerine onurunu korumayı tercih etti,. İspatlayamam ama böyle düşünüyorum. 

Gülçin Turna, bir ay önce Çin’de bildiri sunmuştu. İnternette yayında olan gezi sonrası video açıklamasında, Çin’de gördüğü kan tahlilini sadece parmak izi ile yapan cihazın Türkiye’ye gelmesini isterim demişti. Ülkesini böyle düşünen bilim kadınıydı. Düşünün ki, bu gerçekleşirse, kan tahlili kuyrukları biterdi, kan laboratuarlarının da sonu olurdu.  

İntiharın, tez danışmanlığını yaptığı iki öğrencinin doktora sınavından üç gün sonra gerçekleştiği, bir öğrencisinin tezi sınav komisyonu tarafından red edildiği için sınav sonrası büyük moral çöküntüsü yaşadığı biliniyor. Öğrencileri buna çok üzülüyordu.

Bu intiharı herhangi bir kadın intiharı ile eş tutmalar maalesef Rize’de fısıltı haber olarak dolaşıyor. Tarihimizden örneklerle diyorum ki, gerçek bir bilim kadını gibi onur intiharı yapmıştır.

Ailesine, mesai arkadaşlarına ve öğrencilerine Allah’tan sabır diliyorum.  

Sevgili Gülçin Bilge Turna’mızın mekânı cennet olsun, ışıklar içinde uyusun.

Ve Rize’mizin başı sağ olsun.

Ek: Yazımı gözden geçirmek üzere ertesi güne bekletiyordum, gündem değişti, İran’ı yutmaya göz dikmiş emperyalist batının iki canavar ülkesi, İsrail ile ABD, ateşli oklarını havadan İran üzerine göndermeye başladılar. İran cevapsız bırakmadı. Gönlüm kurucu kraliçesi Rizeli Semiramis olan, Zülkarneyn Oğuz Seddini yapan ve tarihte ilk borçsuz ülke olan İran’dan yanadır. Dualarım kahraman İran halkı içindir.

Yıllar önce Ankara’ya DTCF de yüksek lisans için gelmiş bir Tebrizli Edebiyat öğrencisine şunu demiştim: Biz Çanakkale’de direndik kazandık ve İran’ı siz hiç savaşmadan kurtardık. Şimdi sıra sizde, siz direneceksiniz biz kurtulacağız! 

Gözlerini yere eğip hazin hazin dakikalarca öyle kalmıştı.

Allah hepimize kuvvet versin, bu uzun bir savaşa benziyor.

Azim ve Karar, 28.02.2026