DEVLETSİZ CUMHURİYET

DEVLETSİZ CUMHURİYET
1 Ocak 2026 14:27
42
A+
A-

Ceyhun Balcı

Yeni yıla geri sayarken öngörüler ve tasarımlar öne çıkar(tılır).

Unutulan özeleştiriyi öne çıkartmak isterim.

AKP iktidarının özellikle son 20 yıllık döneminde “Kemalist güç odağı oluşturma” çabası içinde oldum Kemalist olmaya çalışan biri olarak.

Her seferinde duvara çarptım desem yeridir.

Hemen eklememde yarar var!

Türkiye’yi içine düştüğü derin kuyudan ancak Kemalizm ipi çıkartabilir.

Başka yol, yöntem ve umar yoktur.

Elbette kanımca.

Birkaç örnekle sürdürelim!

Bölüşüm krizi

Türkiye’nin yakın tarihinin en derin ekonomik kriziyle boğuştuğunu öne sürenler çoğunlukta.

Ancak, adlandırmada hata olduğu da açık.

1974 yılında asgari ücretlinin cebine giren para GSYH’nin % 80’ine denk düşmekteymiş.

Günümüzde bu oran % 40’lara kadar düşmüş.

Bu istatistiğin anlaşılır dile çevirisi şudur.

Çalışanların enflasyona ezdirilmediği, ezdirilmeyeceği doğrultusundaki sözler palavradır.

Ekonomik krizden çok bölüşüm krizi olduğu tüm açıklığıyla ortadadır.

Gençlere yazık oluyor

Yıl boyunca sayısız gencimiz acımasızlıkla ve vicdansızlıkla karşılaştı.

MESEM uygulamasını kınamak için anayasayla güvence altında olduğu sanılan gösteri haklarını kullanan 16 genç tutuklandı. MESEM kapsamındaki iş cinayetlerinden ötürü tutuklu sorumlu sayısı bu kadar var mıdır?

Yine, benzer şekilde emekli aylıklarının yetersizliğini kınama amacıyla basın açıklamasına katılan CHP Kadıköy gençlik kolu başkanı 19 yaşındaki gencimiz kendisini demir parmaklıkların ardında buldu.

Güvenlik sorunu

Dün 3 polisimizi aramızdan alan dinci terör örgütü çok değil birkaç ay önce Yalova’da araç konvoyu oluşturup gövde gösterisi yaptığında oralı olmayanlar şehit cenazeleri uğurlanırken ağlak sesle konuşarak üzülmüş gibi yaptı.

Yeryüzünde sınırları Türkiye’ninki kadar geçirgen başka ülke(ler) var mıdır?

Nesin, kimsin diye sorulmadan ülke topraklarına sokulanların iç güvenlik sorunu yarattıklarını anlamak için acı deneyim gerekliydi belli ki.

İlk belirtilere bakılırsa özverili polisimiz değer yargıları bizimkilerle hiç benzeşmeyen insana değil canlıya benzerlikleri görüntüden öte olmayan vahşilerin karargâhına gel desen gelecekleri almaya gider gibi gitmişler.

Dinci teröre yönelik operasyonların hız kazandığı ve gözaltı sayısının geometrik olarak arttığı görülüyor.

Örnekler çoğaltılabilir.

Ancak, bu birkaçı bile cumhuriyetin devletsiz kaldığının kanıtıdır.

Ne yapmalı?

Her ne kadar, Türkiye’yi kurtaracak seçenek Kemalizm olsa da bu bağlamda güç odağı oluşturulamadığı ortadadır.

Armudun sapı, üzümün çöpü demeden bu durumdan rahatsız olan tüm güçlerin bir ortak paydada buluşmaları gerekli olmanın ötesinde ivedi zorunluluktur.

Cumhuriyeti devletsiz bırakan iktidar güçlü bir şekilde erken seçime zorlanmalıdır.

Böyle biline, ona göre davranıla…

2026’nın cumhuriyetin devletle buluştuğu yıl olması bu tutuma bağlıdır!

“Geçim için seçim” söylemi kulağa da hoş gelmiyor mu?

Yeni bir yol yapmak için zaman kısıtlı, bir yol bulmak içinse seçeneksiz değiliz.

Azim ve Karar, 01.01.2026