BAYRAK

BAYRAK
23 Ocak 2026 09:38
3
A+
A-

Yer : İplikçizdae Köşkü, İzmir, Karşıyaka.

Tarih : 10 Eylül 1922

Kurtuluş Savaşı utkusunun hemen ertesi.

Anadolu kan ve barut kokuyor.

Çekilen acıların gözyaşlarına kurtuluşunkilerin karıştığı günlerden biri.

İplikçizade köşkü Atatürk’ün kalması için düzenlenmiş.

Mustafa Kemal İplikçizade Köşkü’nde (10-14.09.1922)[1]

Yunan kralı işgal İzmir’ine geldiğinde köşk sahiplerinin isteksizliğine karşın burada kalmış. Yetmemiş, bir de köşke Yunanlarca el konulmuş.

Utku sarhoşluğuna kapılmış olan kral kendini alamayıp Türk bayrağını çiğneyerek girmiş köşke.

Bu iç parçalayan görüntüye tanıklık edenler Atatürk geldiğinde yere Yunan bayrağı sermişler.

Öyle ya, birkaç yıl öncenin öcü alınırken, yürekler de serinletilecek!

Bayrak yakmak ya da çiğnemek son derece kolay bir eylem. Bir o kadar da iç rahatlatıcı olduğunu düşünenler hiç az değildir.

Bayrağa yönelik kaba davranışın gerçekte zayıflık yansıması olduğunu göz ardı ederseniz sorun yok.

Utku kazanmış Mustafa Kemal Paşa ayağının altına serilen Yunan bayrağını çiğnese o günün koşullarında kim ne diyebilirdi?

Kolayın değil zorun, bugünün değil yarının adamı olan Gazi, Yunan bayrağını yerden kaldırtarak şaşırtır çoğu kimseyi.

Bir devlet ne hataya düşmüş olursa olsun, bayrak bir milletin önde gelen değeridir ona göre. Koşullar ne olursa olsun hiç kimse zayıflık göstergesi olan bu eyleme girişmemelidir.

Yunan ordusu ve devleti savaş alanında dize getirilmiştir. Amaca ulaşıldığına göre bir milletin onuruyla, gururuyla oynamanın gereği yoktur.

Küllerinden doğma yolunda olan Türk milletinin böylesi bir kabalık sergilemesi olsa olsa tarihe geçecek kara lekedir ona göre.

Bilinci köreltilmiş insan topluluklarının başvuracağı eylemlerdendir bayrağa saygısızlık.

Türk bayrağına Nusaybin’de yönelen saldırı da bu görüşü doğrular niteliktedir.

Sırtlarını büyük güçlere dayamayı hüner bilenlerin yaşadığı düş kırıklığının ürünüdür biraz da bu saldırganlık.

Özellikle, son zamanlarda bilinç körü vandal kalabalıkların bu kabalığı İsrail bayrağına yönelttiklerine sıkça tanık oluyoruz.

İsrail’le alışverişi, ticareti sonlandıramayan zayıflığın doğal sonucudur bayrağa yönelen saldırganlıklar.

Bayrak gönderden indirilerek ya da yakılarak sonuç alınamayacağı sayısız örnekle kanıtlıdır.

Kıbrıs’ta Türk bayrağını indirmeye çalışan bir kendini bilmeze hak ettiğini yaşatan Hasan Kundakçı paşayı saygıyla anarak sonlandıralım.

“Bayrağının indirilmesine izleyici kalan olmaktansa İnterpolce aranmak yeğdir sözleri Kundakçı paşanın kararlılığının ve soyluluğunun silinmez izi olarak tarihe geçmiştir!”

Nusaybin’de değil bayrağın indirilmesi o bayrağın dalgalandığı direğe yaklaşılmasına fırsat verenlerin de soruşturulmayı çoktan hak etmiş olduklarını unutmadan!


[1] https://isteataturk.com/Kronolojik/Tarih/1922/9/10/Gazi-Mustafa-Kemal-Izmir-de-Iplikcizade-Kosku-nde-10-14091922/5