AHLAKSIZLIK VE ÇÜRÜME

AHLAKSIZLIK VE ÇÜRÜME
16 Şubat 2026 00:04
16
A+
A-

Suay Karaman

Cumhuriyet Halk Partisi, Kuvayı Milliye’den, Müdafaa-i Hukuk’dan, Ulusal Kurtuluş Savaşımızdan, Halk Fırkası’ndan gelen, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve ilkeleri Cumhuriyetçilik, Ulusçuluk, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik, Devrimcilik olan Türkiye’nin en köklü partisidir. CHP gibi ideolojik bir parti din, ırk, mezhep, dil, cinsiyet, sınıf farklılıklarına dayanmaz. Üyeleri partiye bağlayan amaç; yukarıdaki ilkelerin gerçekleştirilmesine katkı sağlamak olmalıdır.

Günümüzde CHP’nin en büyük eksikliği, Altı Ok ilkelerine bağlı, Kemalizm’i özümsemiş, ulusalcı, gerçek yurtsever ve devrimci kadroların yönetimde olmamasıdır. CHP, partinin kuruluş ilkelerinden uzaklaşılması sonucunda, bugün sıkıntılarla boğuşmaktadır.

CHP, Atatürk düşmanları, ikinci cumhuriyetçiler, liberaller, tarikatçılar, dinciler, bölücüler, mezhepçiler, küreselciler, çıkarcı, ilkesiz ve tutarsız olanlarla iktidara yürüyemez. Yerel seçimlerdeki başarı genel seçimler için her zaman ölçü olamaz. CHP, 14 Mayıs 2023 genel seçiminde %25,4 oranında oy almıştı. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde ise Belediye Meclisinde %35,5 ve İl Genel Meclisinde ise %23,2 oranında oy almıştır.

Devşirilen, başka partilerden gelen emanet oylarla seçim kazanılabilir ancak iktidar olunamaz. CHP gibi iktidara hazırlanan bir partinin tabanı bilinçli, inançlı ve güvenilir olmalıdır. Kaygan bir tabanla iktidar olunsa bile laik, demokratik, sosyal hukuk devleti olma yönündeki politikalar gerçekleştirilemez. Çünkü inançsızlık ve tutarsızlık nedeniyle ilkelerden ödün verilebilir.

CHP geçmişte, 14 Ekim1973 genel seçiminde %33,3; 5 Haziran 1977 genel seçiminde %41,4 oranında oy almıştı. CHP yönetimi, o dönemde hiçbir sağ parti ile birlikte seçime girmedi. CHP’nin yeni programına ve seçim bildirisine güvenilerek girilen seçimlerde, toplum da CHP’ye güvendi. Böylece seçimlerden birinci parti olarak başarıyla çıkıldı.

Son yıllarda CHP yönetimi, milletvekili ve belediye başkanlarını önseçim yerine küçük bir grupla belirlemiş ve bazı adayların seçiminde büyük hatalar yapmıştır. Aydın’dan Keçiören’e kadar uzanan birçok belediye başkanı, CHP’den istifa etmiştir. Bu kişiler yolsuzluk soruşturmasından kurtulmak için CHP’den istifa etmiş olabilirler. Ancak bu kişileri iyice araştırmadan, yolsuzlukları biline biline aday yapmak da affedilmez bir parti suçu olarak görülmelidir. CHP’den ayrılanlar, CHP seçmenine ve partiye ihanet etmiştir, kabul edilemez. Sağ kökenli siyasetçilerin eninde sonunda kendi görüşlerine uyan partilere döndükleri bilinmesine karşın aday yapılmaları, ancak akıl tutulması ile açıklanabilir.

Sorun, böyle kişilerin atanmasında sorumluluğu bulunanların hesap vermesi gerekirken tüm suçu CHP’den ayrılanların üzerine yıkarak kendi sorumluluklarını perdelemeye çalışmalarıdır. Seçimlerden önce açıklanan adaylara haklı tepki gösterenlere “şimdi zamanı değil” ve “başkasına oy verirseniz, oyunuz AKP’ye yarar” diyen parti yöneticileri, yaşanan bu rezaletlerden sonra partiden ayrılanları suçlayarak bu sorumluluktan kurtulamazlar. CHP tabanı, partiye kabul edilen ilkesiz kişileri sevgi gösterileriyle karşılamıştır ama partiden ayrılınca küfürler savurarak kendi hatalarını unutturduklarını sanmaktadırlar.

İşin en kötü yanı ise CHP genel başkanının, atanmasında sorumluluğu bulunan Keçiören Belediye Başkanı için küfürlü, sokak jargonuna varan ifadeler kullanmasıdır. CHP genel başkanının kullandığı ifadeler iktidar partisinin ya da diğer partilerin ifadelerine benzememelidir. CHP genel başkanı ağır başlı ve nezaketli olmalı ve söylediği sözlerin nereye varacağını bilmelidir. Toplumun beklentisi olan nitelikli siyaset böyle yapılmalıdır. 

Bugün ülkemizin sorunlarını çözmeye en yakın parti CHP’dir. Bu yapılan eleştirilerin, CHP’nin doğru politikalar üretip, kuruluş ilkelerine sarılarak, toplumun sıkıntılarını sona erdirmek için olduğu bilinmelidir. Bu yüzden yapılan eleştirileri dikkate almak ve gereğini yapmak önemlidir. Bu eleştiriler aslında birer dilek ve öneriler bütünüdür.

CHP tarihinde hiçbir dönemde bugünkü gibi derin bir siyasal savrulma yaşanmamıştır. CHP oylarıyla seçilenler birer birer istifa ederken, ortaya çıkan tablo yapısal bir krizin göstergesidir. CHP’de sorun; parti içi demokrasinin olmamasıdır ancak bundan daha önemlisi ise parti içindeki ahlakın yeniden yaratılması gerekliliğidir. Çıkar uğruna partiden ayrılanlarda siyasi ahlak sorunu olduğu kuşkusuzdur ama böyle insanları aday yapan parti yönetimlerinin de sorumlu olduğu unutulmamalıdır. İşte bu nedenle parti yöneticileri ahlak konusunda sınıfta kalmışlardır. Ülkemizde toplumsal ve siyasi ahlaksızlık ile çürümeyi önlemeden, bu sorunlara çözüm üretemeyeceğimiz bilinmelidir.

Azim ve Karar, 16 Şubat 2026