İZNİK VE PAPA

İZNİK VE PAPA
1 Aralık 2025 00:06
100
A+
A-

Suay Karaman

8 Mayıs 2025 tarihinde göreve başlaya ABD vatandaşı Papa 14. Leo, asıl adıyla Robert Prevost, ilk yurtdışı ziyaretini 27-30 Kasım tarihleri arasında Türkiye’ye yaptı. Dünya Katoliklerinin ruhani lideri sıfatıyla ülkemize gelen Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo, öncelikle Anıtkabir’i ziyaret etti. Resmi görüşmelerin ardından İstanbul’a giden Papa 14. Leo, 28 Kasım tarihinde  Bursa’nın İznik ilçesine geçti. İznik’te Aziz Neophytos adına inşa edildiği belirlenen batık bazilika kalıntısının bulunduğu bölgede düzenlenen ve Hristiyanlık tarihinde önemli bir değeri bulunan İ.S. 325 yılında ilk kez toplanan İznik Konsili’nin (piskoposlar kurulu) 1700. yıldönümü törenine katıldı. Papa, burada 40 kişinin katıldığı bir ayin düzenledi ve bu ayine Fener Rum Kilisesi’nin Başpapazı Bartholomeos da katıldı. Bu ayinin İznik’in düşman işgalinden kurtuluşunun 105. yılına denk getirilmesi de ilginçtir. 29 Kasım Cumartesi günü de İstanbul’da yaklaşık beş bin kişini katıldığı ilk kez kilise dışında bir ayin düzenlenmiştir.

Hristiyanlıkta dini veya idari anlaşmazlıkları çözmek amacıyla din adamlarının toplandığı ve din işlerinin konuşulduğu bir kurul olan konsil, Hristiyanlık tarihi boyunca yedi kez toplanmıştır ve İznik bunların ikisine ev sahipliği yapmıştır. Birinci İznik Konsili, Hristiyanlıkta kiliseye bağlı tüm piskoposları bir araya getiren ilk büyük toplantıdır. Bu konsilde, İsa’nın yaratılmamış olduğu, Tanrı ile aynı öze sahip olduğu fikri kabul edilmiş ve Paskalya’nın tüm kiliselerde aynı tarihte kutlanması kararı alınmıştır. İ.S. 787 yılında yapılan Yedinci İznik Konsili’nde kiliselerde dini resimlerin (ikonaların) kullanılması kararlaştırılmıştır. Bundan dolayı İznik, Hristiyanlık tarihi ve inanç esaslarının temellerinin atıldığı yer olması nedeniyle Hristiyanlar için kutsal bir öneme sahiptir; İznik, Kudüs ve Vatikan’dan sonraki 3. kutsal kent olarak kabul edilir.

Bu ziyaret ve ayinin, Fener Rum Kilisesi Başpapazı Bartholomeos’un dünya Ortodokslarının dini lideri olma iddiasını (Ekümeniklik) güçlendirmek ve Lozan Antlaşmasını delerek tartışmaya açmak amacıyla planlandığı açıktır. Çünkü 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması’yla Fener Rum Kilisesi’nin ekümenikliği ortadan kaldırılmış ve Fatih Kaymakamlığına bağlı bir kuruluş haline dönüştürülmüştü. Eşsiz liderimiz Atatürk, 1925 yılında İznik Konsili’nin 1600. yıldönümü kutlamalarına, siyasi anlam taşıdığı için izin vermemişti. Bu kutlamalara Osmanlı Devleti zamanında da izin verilmemişti. Dinler arası diyalog adı verilen olgu, Hristiyanlıktaki tarihsel düşmanlıkları olan iki mezhebin barışmasıdır. Katolikliğin temsilcisi papa ile İstanbul’daki Rum Ortodoksların temsilcisi başpapaz bu barışın aktif oyuncularıdır.

Fener Rum Kilisesi’nin Başpapazı Bartholomeos, kendisini bütün dünya Ortodokslarının mutlak lideri, ekümenik olarak ortaya koymaya çalışmaktadır. 16 Eylül 2025 tarihinde ABD başkanı ile görüşen Bartholomeos, bu görüşmede Türkiye’yi ABD başkanına şikâyet etmiş, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılmasını istemişti. Papa 14. Leo’nun İznik’te yaptığı ayin, dini değil siyasi bir girişimdir; Türkiye Cumhuriyeti’nin laiklik ilkesini açıkça zorlamaktadır, Türkiye’ye yönelik siyasi bir operasyonun parçasıdır.

Ekim 1990 tarihinde Ukrayna Ortodoks Kilisesi’nin (Kiev Patrikliği) Rus Ortodoks Kilisesi’nden (Moskova Patrikliği) kopartılmasının ardından, şimdi İstanbul merkezli yeni bir Ortodoks hiyerarşisi inşa edilmek istenmektedir. Bunun gerçekleşmesi için önemli amaç da Bartholomeos’u dünya Ortodokslarının lideri yapmak ve böylece Rus Ortodoks Kilisesi’ni ve diğerlerini ona bağlı duruma getirmektir. Böylece ekümeniklik pozisyonu sağlanmış olacaktır. Sonuçta Fener Rum Kilisesi’nin tüm Ortodoksların lideri olduğu yönündeki ABD iddiası güçlendirilecek ve ona uluslararası bir meşruiyet kazandırılmaya çalışılacaktır.

Osmanlı Devleti’nde yaşayan Hristiyanlar, İstanbul Patrikhanesi’ne bağlıydılar. Osmanlı Devleti güçlüyken İstanbul Patrikhanesi için sorun yoktu, ancak özellikle Mora isyanı ile birlikte milliyetçi akımlar hızlanınca ihanet başladı. Anadolu’nun işgaliyle birlikte emperyalizmin hizmetine girerek, tüm siyaseti Türklük aleyhine geliştirildi. Anadolu’da yaşayan Ortodokslara, Yunan propagandası yaparak onları Yunanlılaştırmaya çalıştılar, ancak aslen Türk olduklarının bilincinde olan Türk Ortodokslar ise buna tepki gösterdiler. Bundan rahatsız olan Türk Ortodoksların temsilcisi Papa Eftim (Pavlos Karahisaridis-Zeki Erenerol 1883-1968), İstanbul Patrikhanesi’nin aldığı tüm kararlara şiddetle karşı çıkarak, Milli Mücadeleye katıldı ve Ankara hükümetinin yanında yer aldı. Papa Eftim İstanbul Patrikhanesi’nden ayrılarak, 1922 yılında ilk bağımsız Türk Ortodoks Kilisesi’ni kurdu. Bugün Türk Ortodoks Kilisesi, ulusal çıkarlar için canla başla başarılı çalışmalarını sürdürmektedir.

Günümüzde hukukun yok sayıldığı ülkemizde, yöneticiler elli bin kişinin katili terörist başıyla masaya oturmakta sakınca görmemektedir, bunu barış olarak nitelemektedirler. Böyle yöneticilerden İznik Konsili konusunda da ulusal çıkarlarımızın savunulması beklenemez. Gerçek vatanseverlerin bu konuda da gerekli çalışmaları yaparak, emperyalist projeleri geri çevirmesi gerekir.

Azim ve Karar, 1 Aralık 2025