DERS KİTAPLARINDA TACİZ TETİKÇİLİĞİ
Mahiye Morgül
Yıllardan beri kitap inceliyorum, davalar açıyorum ve artık ders kitaplarında taciz tetikçiliği nasıl yapılıyor gayet iyi biliyorum. Gördüklerimi bu başlık altında yazmaya daha önce cesaretim yoktu. Artık yazacağım, çünkü Epstein tacizcileri her ülkeye sızdılar. Mevcut kitapların arkasında onların kolları var diye düşünüyorum. Çünkü bu kadar çocuk düşmanlığına benim Anadolu kültürüm izin vermez.
Her müfredat değişikliği ABD’de o sapık seks tacirleri eliyle üretiliyor. Onlar para kazanmayacaksa bu porno görseller dijital ortamda boşuna üretilmiyor. İngilizce, Türkçe, Din Kültürü, vb bütün kitaplara ekilmiş pornolar sayarım size. En dindar hükümetlerle oluyor bunlar hem de. Hele İmam Hatip kökenli Milli Eğitim Bakanı, bu Ramazan’da dindarlıkta yarıştı, okulları camiye çevirdi. Çatışma ekiyor. Alevi aileleri ayıklamak mı istiyor yoksa?
Bir masraf bir masraf, afişler, ödevler, Ramazan hatıra fotoğraf köşeleri… Afişlerde İslam hilali Hahamın fenerine bağlanmış, yamuk hilal varmış, Yahudi hahamın feneri varmış, umurlarında değil. Ya da amaç bu erozyon, ılımlı İslam.
Ailede Ramazan sofrasında çekilmiş fotoğraflara kadar ödev çeşitleri getirilmiş. Eyvah eyvah… Yineliyorum, aile fotoğrafınızı internete koymayın, hatta okulun resmi sitesine bile çocuğunuzun fotoğrafını koymayın, çünkü ortalık çok kötü, kız çocuğunun fotoğrafını oradan alıp montaj kolay ile kötü şeylere alet edenler çıkıyor. Uygar dünya bitti, bilin artık. Cumhuriyet o bildiğimiz halkına kol kanat geren sosyal devlet, o birilerinin kamucu komünist dediği o çoktan bitirildi.
Parçalanmış aile fotoğrafını arkadaşlarına göstermeyi çoğu çocuk istemez. Annesi veya babası ayrı yaşayan bir çocuk, ninesiyle yalnız yaşayan bir çocuk, aile sofrası fotoğrafı veremez. Sofrası yoksul olan bir çocuk, keza, öğretmenine öyle resim vermek istemez, onuru incinir. Bu bir mobbingdir, Türk aile kültürüne uymaz.
Ne yapıyor bu bakan, aile resimlerini okula taşıyor; çatışma teorilerine hizmet ettiğinin farkında değil mi? Üstelik memlekette çatışma teorileri tavan yapmışken, PKK Teali Cemiyeti şehit ailelerine savaş açmışken.
Bu bakanın müsteşarlığında başlayan ders kitaplarındaki porno tetikçiliğini dikkate alalım. Durum gerçekten çok ciddidir. Bunu araştırmaya özel komisyon kurulmalıdır. Özellikle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitaplarındaki pornolara İslama aykırı hususlara dosya açılmalıdır.
On yıl önce, 1.sınıf İlk Okuma kitabındaki porno cümleleri dava dosyasına koymuş bir eğitimci yazar olarak, utandığım için dava açamadığım Lise Din Kültürü kitapları on yıl geriye dönük lütfen araştırılsın. Gerçekten müstehcen imajlı çizimler vardı. Lise öğrencisi derste gözü bu resimlere takılırsa gündüz düşü görecek, şeytan çarpmışa dönecekti.
Bülent Arınç da soruyor, ne ettik biz bu öğrencilere, neden İslam’dan kaçıyorlar? Hadi sor bakalım SPAN Amerikan Heyeti neden ortalarda görünmüyor artık.
Ey veli, çocuğunuz şimdi 5. sınıftaysa, 1. sınıfa başladığı zaman 5. sınıftan gelen erkek çocuklar tarafından elle taciz edilmişti değil mi? O sene 5. sınıflara porno çocuk tacizi resimleri, 1. sınıfta senin çocuğuna ise şunlar cümle veriliyordu;
ELLE ELLE ELLE, LALE LALE ELLE ALİ YATAKTA YAT, AYTEN YATAKTA OYNAMA, METE MEME TAT, ER MEME EM, ERE NAR AT… Yeter mi?
O sene böyle okuma yazma öğreten kitabın kaldırılması için kılınız kıpırdamadı. Sustunuz. Milli Eğitim Bakanı kimdi, müsteşar kimdi sormadınız; dindardınız o da sen de.
Savcılığa giderek şikayet ettiniz mi, yoksa sadece okul müdürüne mi gittiniz? Valiliğe veya Milli Eğitim Müdürüne gidenleriniz oldu, biliyorum. Ama ben Ankara’da MEB’na, Talim Terbiye Kuruluna, Temel Eğitim Genel Müdürlüğüne ve DİB’na toplam 500 imzalı şikâyet dilekçeleri verdim. Oy verdiğiniz bütün dindar ve laik partiler sustu. Bu sakat kitapların kaldırılmaları için davalar açtım, televizyonlarda anlattım, basına verdim, kullanmayın bu kitapları red edin, diye çığlıklar attım. Duymadınız. Bir el var herkesin gözünü kapatan.
Ders kitaplarında kız ve erkek çocukları tehdit eden taciz tetikçiliği devam ediyor.
Gelişim psikolojisinde şu vardır; çocukluk çağında çocuğun beynine ekilen tohumlar ergenlik çağında yeşerir. İşte, liseye geçtiğinde oğlun saldırganlaşıyorsa, şiddete eğilim, anksiyete, panik atak, beyin sisi, hiperaktivite vb sorunlar ortaya çıkıyorsa dönüp çocuğun ilkokulda okuduğu ders kitaplarına ve tabletindeki oyunlara ve izlediği filmlere bakacaksın.
Milli Eğitim Akademisi kuruldu, neyi inceler bu akademi? Yoksa gelişim bozuğu çocukları eğitmek için özel terapist sertifikası mı dağıtacaklar. Yani, bebeleri oturt TV karşısına gelişim bozuğu yap, sonra onun da terapistine malzeme sat. Bakın, bu MEB, evde TRT Çocuk izlemeyen çocuğa derste Rafadan Tayfa sokak çetesi dizisi izletiyor. Hem de bununla “dini bayram eğitimi” veriyor. Dalga geçiyor kültürümüzle. İtiraz eden yok, veli de dindar bakan da dindar çünkü. Cumhuriyetçiyim diyen veli de uğramış erozyona, hep hazıra alışmış, kıpırdamıyor.
Sansürlemek şöyle; ülke gündemi bu konuyu gözden uzak tutmak üzere özel hazırlanıyor, 1995 yılından beri böyle.
Eğitimin küresel seks ticaretine hizmet eder hale getirilmesi sürecinde neredeyiz, bir durup düşünelim. Az daha var; liseler 2 yıla iner ve açık öğretime atılır, devlet okulları belediyelere devredilir, o zaman tamamdır.
Ders kitaplarında görüp tespit ettiğim taciz tetikçiliği için TCK’da bir hüküm yok. Bu yüzden, yaptığım suç duyurularına savcılık red kararı veriyor.
Ey değerli veliler, Tanrı’nın size emaneti yavrularınızı korumak için, şu mübarek Ramazan ayı hürmetine, Kuran’dan ilham alarak bir kere ayağa kalkın, bu kitapları red edin, atın lütfen. Ramazan ayını kutlayacak yüzünüz olsun.
Azim ve Karar, 19.2.2026