<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yeni CHP &#8211; Azim ve Karar</title>
	<atom:link href="https://www.azimvekarar.net/tag/yeni-chp/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.azimvekarar.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Mar 2023 08:29:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>BİRLİKTE DEĞİLİZ</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/birlikte-degiliz/</link>
					<comments>https://www.azimvekarar.net/birlikte-degiliz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Oct 2022 20:59:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Suay KARAMAN]]></category>
		<category><![CDATA[Birlikte Değiliz]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni CHP]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=4476</guid>

					<description><![CDATA[Suay Karaman 10 Kasım 2009 tarihinde TBMM’de açılım görüşmelerinde zamanın CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in konuşması şöyleydi: “Maalesef bu ülkenin anaları çok ağladı. Tarihimiz boyunca çok şehit verdik. Çanakkale Savaşı&#8217;nda 200 bin şehidimiz vardı, hepsinin anası ağladı. Kimse çıkıp &#8216;bu savaşı bitirelim&#8217; demedi. Kurtuluş Savaşı&#8217;nda, Şeyh Sait isyanında, Dersim isyanında, Kıbrıs&#8217;ta analar ağlamadı mı? [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Suay Karaman</strong></p>



<p>10 Kasım 2009 tarihinde TBMM’de açılım görüşmelerinde zamanın CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in konuşması şöyleydi: “Maalesef bu ülkenin anaları çok ağladı. Tarihimiz boyunca çok şehit verdik. Çanakkale Savaşı&#8217;nda 200 bin şehidimiz vardı, hepsinin anası ağladı. Kimse çıkıp &#8216;bu savaşı bitirelim&#8217; demedi. Kurtuluş Savaşı&#8217;nda, Şeyh Sait isyanında, Dersim isyanında, Kıbrıs&#8217;ta analar ağlamadı mı? Kimse &#8216;analar ağlamasın, mücadeleyi durduralım&#8217; dedi mi? İlk siz diyorsunuz. Çünkü sizin terörle mücadele cesaretiniz yok.” Bu konuşmayı önce onaylayan zamanın CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, üç gün sonra Tunceli’de yaptığı konuşmada, genel başkan yardımcısı Onur Öymen&#8217;i bir an önce gerekeni yapmaya davet etti. Yani görevinden istifa etmesini istiyordu. CHP gibi köklü bir partide, bir grup başkanvekilinin, bir genel başkan yardımcısını istifaya davet etmesi şaşkınlık yaratmış, bununla birlikte kişiler hakkında da bilgi edinilmesine yaramıştı, tabii anlayana…</p>



<p>22-23 Mayıs 2010 tarihinde yapılan CHP’nin 33. Olağan Kurultayında Genel Başkan seçilen ve birkaç gün sonra ilk ziyaretini Zaman Gazetesi’ne yapan Kemal Kılıçdaroğlu; “bugün 27 Mayıs’ı yapanlar utanıyor” söylemiyle, kendisinin nasıl bir proje olduğunu göstermişti.</p>



<p>‘Yeni CHP’ söylemiyle ortaya çıkan Kılıçdaroğlu, 22 Ağustos 2010 tarihinde İstanbul Çağlayan mitinginde “söz veriyorum, türbanı da biz özgür kılacağız. Sözümün arkasında duracağım” demişti. Bunun üzerine türbanın, üniversitelerden anaokuluna kadar tüm kamu kuruluşlarında anayasal yasağa karşın, serbest bırakılmasına neden olmuştu. 21 Eylül 2010 tarihinde Berlin’de “laiklik tehlikededir diyemem, çünkü altını dolduramam” demişti. 25 Ocak 2012 tarihinde katıldığı bir televizyon programında “Yargıda cemaat kadrolaşması var demeyi doğru bulmuyorum” demişti. 31 Ekim 2013 tarihinde AKP’li dört milletvekili TBMM’ye türbanla girince, yeni CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bu olayı “bugün çok mutluyum” sözleriyle dile getirmişti.</p>



<p>2014 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçiminde “Ekmek için Ekmeleddin” dayatmasıyla, bir siyasal İslamcıya seçmenlerin tıpış tıpış oy vermesini istemişti. 16 Nisan 2017 tarihindeki halk oylamasında ‘hukuksuz olarak’ mühürsüz oylar geçerli sayılmış ve Cumhuriyet rejimi değiştirilmişti. Bu karar üzerine Yüksek Seçim Kurulu önüne gidemeyen, tepki veremeyen bir CHP genel başkanı, ‘yok’ hükmündedir.</p>



<p>Yeni CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 21 Mart 2018 tarihinde CNN Türk televizyonundaki bir programda; “Abdullah Bey esas olarak tarafsız cumhurbaşkanlığı yaptı. Zaman zaman eleştirdik ama olabildiğince tarafsız Cumhurbaşkanlığı yaptı. Abdullah Gül&#8217;ün Cumhurbaşkanlığı dönemine saygı duyuyorum” diye konuşmuştu. 17 Ağustos 2018 tarihinde Abdullah Gül&#8217;ün Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda sorulan soruya; “Abdullah Gül’den neden bu kadar korkuyorlar?” ifadesiyle yanıt vermişti. Abdullah Gül&#8217;ü Cumhurbaşkanı adayı yapmak için çok uğraştı ama başaramadı.</p>



<p>8 Eylül 2020 tarihinde CHP Parti Meclisi toplantısı öncesinde Kemal Kılıçdaroğlu şunları söyledi: “Haksız yere içeride tutulan Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş, içeride kaldıkları süreyi göğüslerinde hep bir şeref madalyası olarak taşıyacaklardır. Adaletsizliğe karşı en büyük mücadeleyi bedel ödeyerek biz yerine getirdik diyeceklerdir.” Ancak Ergenekon ve Balyoz davalarında sahte belgelerle haksız yere cezaevine konanlar için bırakın böyle açıklamalar yapmayı, tamamen sessiz kalmakla yetinmişti.</p>



<p>1 Eylül 2021 tarihinde Uluslararası Kafkas Derneği, Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etti. Bu ziyarette Kılıçdaroğlu, Çerkez Ethem&#8217;in itibarının iade edilmesi ve mezarının Türkiye’ye getirilmesi gerektiğini söyledi. Milli mücadeleye ihanet eden birine itibar iadesinde bulunulması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, 28 Şubat kararları nedeniyle tutuklanan ileri yaştaki emekli subaylar ile tutuklanan amiraller için yine ses çıkarmamıştır.</p>



<p>Kemal Kılıçdaroğlu 13 Kasım 2021 tarihinde sosyal medya hesabından “helalleşme” paylaşımı yaptı. Bu helalleşme işi Cumhuriyet devrimlerine karşı çıkanlardan, gericilerden, bölücülerden, Atatürk düşmanlarından özür dilenmesine kadar gitmeye başladı.</p>



<p>28 Ağustos 2022 tarihinde bir televizyondaki söylemi de şaşırtıcıdır: “Ekmeleddin Bey, Türkiye&#8217;nin en saygın insanlarından birisi. Ekmeleddin Bey&#8217;i anlatamadık. Zaman zaman kendisini arar &#8216;Sayın Cumhurbaşkanım&#8217; diye hitap ederim.“ Bunun yanında Kılıçdaroğlu, AKP’nin üst düzey yöneticilerine bir hayranlık duymaktadır. Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan ve laiklik karşıtı benzerleri, hep ilgi alanına girmektedir.</p>



<p>Helalleşme çağrıları kapsamında 4 Ekim 2022 Salı günü türban için yasa önerisi TBMM’ye sunuldu. Bu girişim ile 4 Ekim 1926 tarihinde Medeni Kanun’un yürürlüğe girdiği gün Atatürk’ün laiklik ilkesi ve devrim yasaları çiğnenerek, CHP tarihinin en büyük ihanetine imza atılmış oldu. Biat kültüründeki tüm milletvekilleri de, imza vererek bu ihanete ortak oldu.</p>



<p>Kılıçdaroğlu, AKP’nin överek, sık sık andığı Adnan Menderes ve Turgut Özal’ın mezarlarını ziyaret edip, güzellemeler yapmaktadır. Yazılarında Atatürk&#8217;e ve silah arkadaşlarına “deccal süfyan, mülhid, mürted, habis, firavun, zındık, mason, münafık” diyerek saldıran ve Fethullah Gülen’in fikir babası Said Nursi’nin kitaplarının toplatılmasına karşı Anayasa Mahkemesi’ne başvuran Kılıçdaroğlu, Said Nursi&#8217;nin kitaplarının toptan bir sapıklık, delilik ve hainlik olduğunu görmemektedir. Atatürk’e deccal diyen, Alevilerin katledilmesi gerektiğini söyleyen, kendisini peygamber ilan eden ve pedofiliyi savunan Said Nursi, küçük erkek çocuklarına duyduğu iğrenç cinsel istekleri de kitaplarında açıkça dile getiren bir sapıktır.</p>



<p>Soros’un beslediği TESEV’in kurucusu olan, parti içi demokrasiyi yok sayan ve partinin yetkili organlarına danışmadan tek başına karar veren bir genel başkana güven duyulamaz. Atatürk düşmanlarını, Fetöcüleri, bölücüleri, ikinci cumhuriyetçileri, yolsuzluk yapanları, türbana sarılanları partiye dolduran bir genel başkana güven duyulamaz.&nbsp; “Atatürk’ün CHP’si değiliz”, “6 Ok’u yeniden yorumlamak gerekir”, “En hızlı dönüşen parti CHP’dir” ve “1930’ların CHP’si değiliz” sözlerinden sonra saygı duyulması bile olanaksızdır.</p>



<p>Sürekli artan Atatürk ve cumhuriyet düşmanlığına karşı hiçbir söz söylemeyen Kılıçdaroğlu, Ayasofya’nın cami yapılmasına ve Diyanet Akademisi kurulmasına ses çıkarmamış, ülkemizin bölünmesine yol açacak biçimde Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’ndaki çekincenin kaldırmasını savunmaktadır. Israrla kendisini ‘Dersimli Kemal’ olarak adlandırırken, Tunceli yerine gidip İzmir’den milletvekili olmuştur.</p>



<p>Kılıçdaroğlu’nun adı vatan şairimiz Namık Kemal, emperyalizme ilk kez ders veren büyük önderimiz Mustafa Kemal gibi değerliydi. Ancak laikliğe karşı duruşu, dincilerle, bölücülerle helalleşme çabaları, Atatürk’ün partisini yok etmeye dönük eylemleri sonucunda, adının değeri kalmamıştır. 23 Eylül 2022 tarihinde Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir’de partililerine seslenerek; “Şunu da artık bilmek zorundayım, siz gerçekten benimle birlikte misiniz?” sorusunu yöneltmişti. Yaptıkları, CHP ilkeleriyle çeliştiği için bu soruyu sormuştur. Bütün bu yazdıklarımızdan sonra Kemal Kılıçdaroğlu ile ‘Birlikte Değiliz’, birlikte olmamız asla düşünülemez. Seçim öncesi ne olduğu belli olmayan ABD gezisi de anlamsız ve gereksizdir.</p>



<p>Sayın Kılıçdaroğlu; hiç vakit geçirmeden hemen CHP Genel Başkanlığı’ndan ayrılmanız hem parti için, hem Türkiye için büyük önem taşımaktadır. Mustafa Kemal Atatürk’ten sonra o koltuğa oturmak bilgi ister, cesaret ister, yürek ister, devrimcilik ister. Bu özellikleri bulunmayan ilkesizleri, o makama taşımamak gerekir.</p>



<p><strong>Azim ve Karar, 17 Ekim 2022.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.azimvekarar.net/birlikte-degiliz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİR METREKARELİK BEZ PARÇASI</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/bir-metrekarelik-bez-parcasi/</link>
					<comments>https://www.azimvekarar.net/bir-metrekarelik-bez-parcasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Oct 2022 20:59:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Suay KARAMAN]]></category>
		<category><![CDATA[Başörtüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[Türban]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni CHP]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=4431</guid>

					<description><![CDATA[Suay Karaman Türban, AİHM kararına göre siyasal İslam’ın simgesi olarak kabul edilmektedir ve emperyalizm destekli siyasal ılımlı İslam kadınının üniformasıdır; şeriat için takılır. Başörtüsü ise Müslüman Anadolu kadınının tozdan, rüzgârdan korunmak amacıyla taktığı geleneksel bir örtüdür. Türbanı, başörtüsü olarak yutturmak isteyenler, sahtekârdır ve emperyalizmin maşalarıdır. Bugün Türkiye&#8217;de yasal olmamasına karşın türban sorunu yoktur. CHP grup [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Suay Karaman</strong></p>



<p>Türban, AİHM kararına göre siyasal İslam’ın simgesi olarak kabul edilmektedir ve emperyalizm destekli siyasal ılımlı İslam kadınının üniformasıdır; şeriat için takılır. Başörtüsü ise Müslüman Anadolu kadınının tozdan, rüzgârdan korunmak amacıyla taktığı geleneksel bir örtüdür. Türbanı, başörtüsü olarak yutturmak isteyenler, sahtekârdır ve emperyalizmin maşalarıdır. Bugün Türkiye&#8217;de yasal olmamasına karşın türban sorunu yoktur.</p>



<p>CHP grup başkan vekili olarak katıldığı televizyon programında türban için “bir metrekarelik bez parçası” ve “başörtüsü ile okula gitmek hukuka aykırıdır” diyen Kemal Kılıçdaroğlu, genel başkan olduktan sonra türban konusunda saçmalamaya, yalpalamaya başlamıştır.</p>



<p>Genel başkan olduktan sonra 22 Ağustos 2010 tarihinde İstanbul Çağlayan mitinginde Kemal Kılıçdaroğlu şöyle demişti; “söz veriyorum, türbanı da biz özgür kılacağız. Sözümün arkasında duracağım.” Üniversitede türban sorununu çözeceğini dile getiren Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözlerinden güç alan YÖK, üniversitelerde türbanı serbest bıraktı. Üniversitelerin ardından türban, önce lise ve ortaokullara, ardından ilkokul ve ana okullara kadar indi. Türban daha sonra meclise, yargıya, orduya, polise kısaca tüm kurumlara girdi. 31 Ekim 2013 tarihinde AKP’li dört milletvekili TBMM’ye türbanla girince, yeni CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bu olayı “bugün çok mutluyum” sözleriyle anlatıyordu.</p>



<p>Helalleşme çağrıları kapsamında türban konusunda harekete geçeceklerini bildiren Kılıçdaroğlu, “bizim de hatalarımız oldu, yarın bu yarayı sonsuza kadar kapatmak için bir kanun teklifi sunacağız” dedi. Böylece 4 Ekim 2022 Salı günü türban için hazırlanan yasa önerisi TBMM’ye sunuldu. Bu girişim ile 4 Ekim 1926 tarihinde Medeni Kanun’un yürürlüğe girdiği gün Atatürk<strong>’</strong>ün laiklikilkesi ve devrim yasaları çiğnenerek, CHP tarihinin en büyük ihanetine imza atılmış oldu. Kısaca CHP&#8217;nin yaptığı devrime, yeni CHP karşı devrim gerçekleştirmiştir. Cumhuriyeti kuran partiye, 100. yılında cumhuriyetin yıktırılması görevi verilmiştir. Bu ihanete ortak olunamaz, karşı çıkmak gerekmektedir.</p>



<p>İran’da kadınlar örtünme yasaklarına karşı ölümüne bir özgürlük mücadelesi verirken, Afganistan’da kadınlar dinci terör örgütü Taliban’a karşı kızların okuması için ayaklanmışken, yeni CHP türbanı yasal güvence altına alan yasa teklifini TBMM’ye sunmuştur. Bu teklifi Abdullah Gül, Bülent Arınç, altılı ganyanın AKP’den dönenleri ve Sivas kıyımcısı ile HDP olumlu karşılamışlardır. Bu destek bile, olayın ne olduğunu kanıtlamaktadır.</p>



<p>CHP içinde ise bu kanun teklifinin anayasaya aykırı olduğunu bile bile destek verenler vardır. Tayyip Erdoğan’ın iktidardan gitmesi için, CHP yöneticilerine yapılan haklı eleştirilere karşı “şimdi zamanı değil” diyenler, belki iyi niyetli olabilirler ama yaptıkları aymazlıktır ve ihaneti görememektedirler. Türban çıkışıyla AKP ile gericilik yarışına giren yeni CHP genel başkanıyla birlikte, bu yasa tasarısına imza atan CHP milletvekillerinden hesap sorulmalıdır.</p>



<p>AKP genel başkanı Tayyip Erdoğan partisinin 4 Ekim Salı günü yapılan grup toplantısında Kemal Kılıçdaroğlu’nun türban teklifine yanıt vererek, anayasa değişikliği önerisinde bulundu. Bu değişiklik ile anayasadaki devrim yasaları ve ilk dört maddenin de değiştirileceği gündeme gelecektir. Yani pası Kılıçdaroğlu veriyor, golü Tayyip Erdoğan atıyor.</p>



<p>Ayrıca Kılıçdaroğlu’na şunları da söyledi; “Bu ülkede başörtüsünü örten niye örtüyor? Rabb&#8217;imin emri olduğu için örtüyor bu seni neden rahatsız ediyor?” Eğer örtünme Tanrı’nın emriyse son İslam halifesi Abdülmecit Efendinin (1868-1944) kızı Dürrüşehvar Sultan’ın (1914-2006) hiç türban takmaması nasıl değerlendirilmeli? Dürrüşehvar Sultan’ın açık başıyla fotoğraflarını herkes görmüşken, Tanrı’nın emri diyerek, örtünmeyi dayatmak nedir? Bugün türban takanlar, halifenin kızından daha mı Müslümanlar? Türban ile örtülmek istenen nedir; sahtekârlıklar mı, yolsuzluklar mı?</p>



<p>CHP genel başkanı, bu önerisiyle, hem partisinin tabanında derin bir tartışmaya yol açtı, hem de toplumun asıl sorunlarının tartışılmasını bir süre için engelledi. Ülkemizde ekonomik kriz büyük boyutlardayken açlık, yoksulluk, işsizlik, enflasyon alıp başını gitmişken, hukuksuzluk, taciz, tecavüz, cinayetler sürerken, teröre şehitler verilirken, mülteci sorunu varken, açıkça ülkemiz yangın yerine dönmüşken ve TBMM’de yeni bir sansür yasası görüşülürken, türbanı gündeme getirmek, siyasi iktidara destek anlamındadır. Bu yapılan siyasi yanlışlık olarak açıklanamaz, bilinçli bir tercihtir.</p>



<p>Kılıçdaroğlu, türban için bir metrekarelik bez parçası demişti; şimdi türban için yasa teklifi verilmesini sağlıyor. Yıllardır yaptığı eylemlerle, söylemlerle ve bu çelişkilerle Atatürk’ün partisinin başında durulamaz. Sürekli CHP işgal altında diyoruz, hatta artık ihanete ulaşıldı. Atatürk’ün kurduğu laik Türkiye Cumhuriyeti, yok edilmek isteniyor. Bu kabul edilemez. Bu yasa teklifine imza verenlerin tümü, hain olarak anılacaktır. Bunu böyle bilmek zorundayız; sessiz kalınmamalı ve gereği yapılmalıdır.</p>



<p><strong>Azim ve Karar, 10 Ekim 2022.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.azimvekarar.net/bir-metrekarelik-bez-parcasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KESE KAĞIDI</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/kese-kagidi/</link>
					<comments>https://www.azimvekarar.net/kese-kagidi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Aug 2022 21:02:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Suay KARAMAN]]></category>
		<category><![CDATA[Avukat Turan Aydoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Kağıt]]></category>
		<category><![CDATA[Kese Kağıdı]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni CHP]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=4193</guid>

					<description><![CDATA[Suay Karaman 14 Ağustos Pazar günü Halk TV’ye konuk olan CHP İstanbul Milletvekili Avukat Turan Aydoğan’ın tarikatlar konusunda söyledikleri, programa katılanlar tarafından da eleştirilmiştir. Bu konuşma yeni CHP’nin ne olduğunu özetlemektedir: “Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre yasaklanmış tekke ve zaviyelerle ilgili kapatma kanunu var. Orada hiçbir beis yok. Ama bu ülkede mesela kese kağıdından matbuat yapılmaması [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Suay Karaman</strong></p>



<p>14 Ağustos Pazar günü Halk TV’ye konuk olan CHP İstanbul Milletvekili Avukat Turan Aydoğan’ın tarikatlar konusunda söyledikleri, programa katılanlar tarafından da eleştirilmiştir. Bu konuşma yeni CHP’nin ne olduğunu özetlemektedir: “Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre yasaklanmış tekke ve zaviyelerle ilgili kapatma kanunu var. Orada hiçbir beis yok. Ama bu ülkede mesela kese kağıdından matbuat yapılmaması hakkında da 1932 tarihli bir kanun vardır. Eğer kanunlar kadükleşmişse, sosyolojik yapı başka yerlere gelmişse oraları da çok kaşımamak lazım. Yani insanlara şunu söyleyebilmek lazım. Siz inançlarınızdan kaynaklı birbirinizi motive edebilecek olduğunuz alanlarda bir araya gelebilirsiniz; inançlarınızı herhangi bir Avrupa ülkesindeki gibi özgürce yaşayabileceğiniz ve birbirinizle iletişim halinde olacağınız alanları kullanabilirsiniz ama siz rejime kastedemezsiniz.”</p>



<p>Bu sözleriyle yeni CHP’nin bu vekili, tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması yasasını geçersiz saymakta ve anayasanın 174. maddesindeki Devrim Yasalarını ihlal etmektedir. Yeni CHP milletvekili Turan Aydoğan’a göre sosyolojik yapı tekke, zaviye ve türbeleri istiyor, tarikatları, cemaatleri benimsiyor. O zaman yasaları uygulamaya gerek yok; isteyen istediğini yapsın. Yıllardır AKP iktidarının uyguladığı devrim karşıtı söylem ve eylemleri sosyolojik yapı olarak tanımlayan hukukçu bir milletvekilinden laikliği koruması beklenemez.</p>



<p>Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitiren milletvekilinin yürürlükteki bir kanun için kadük (geçerliliğini yitirmiş, düşmüş) demesi, hukuktan ve hukuk devletinden ne kadar uzak olduğunun kanıtıdır. Avukat Turan Aydoğan, aynı zamanda CHP İnsan Hakları Grubu ile Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı&#8217;nın oluşturduğu çalışma gruplarının ve TBMM Adalet Komisyonu&#8217;nun üyesidir. Hukuk devletinde, hiç kimsenin mevcut bir yasayı yok sayma hakkı da yoktur, yetkisi de yoktur. Bu densizliktir, rejim düşmanlığıdır, işbirlikçiliktir. Böyle bir hukukçudan, hukuka uygun tavır beklemek olanaksızdır.</p>



<p>30 Kasım 1925 tarihinde kabul edilen 677 sayılı yasayla tekke, zaviye ve türbeler kapatılmıştır. 28 Haziran 1938 tarihinde kabul edilen 3517 sayılı yasayla yazılı ve basılı kağıtların, kese kağıdı olarak kullanılması yasaklanmıştır. Bu iki yasayı bir tutan Yeni CHP milletvekili, büyük bir skandala imza atmıştır.</p>



<p>Tekke, zaviye ve türbeleri kapatan yasa, ülkemizde laikliğe dayanak oluşturan en önemli düzenlemelerdendir. Bu yasa kese kağıdı gibi buruşturulup atılamaz. Yıllardır göz yumulan tarikatların, cemaatlerin ülkemizi getirdiği durum ortadadır. Ülkemizde laiklik bitirilmiştir, siyasal İslam’a yol açılmış ve rejim değiştirilmiştir.</p>



<p>Altılı ganyan masasının tarikatları ve cemaatleri masum gösterme çabaları, laikliği yok sayma çalışmaları bilinmektedir. Laikliğin olmadığı yerde, demokrasinin de olmayacağı bilinmesine karşın, toplum AKP’den kurtulmak için umut aramaktadır. Laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmayan ama para cezası verilen AKP’ye, altılı ganyan masası da destek olmaktadır.</p>



<p>Rejime kastetmedikleri sürece tarikatları savunduklarını bildiren altılı ganyan masasından umutlu olmak, fazla iyimserliktir. Zaten altılı ganyan masasının en büyük partisinin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “laiklik tehlikededir diyemem” sözleri unutulmamıştır. Bunun yanında laikliğin altı oyulurken sessiz kalmaları ve tepki vermemeleri açıkça destektir. Kemal Kılıçdaroğlu’nun “helalleşme” turları da gündemdedir. Laik bir hukuk devletinde helalleşme olmaz. Eğer ortada bir suç varsa, yasa gereği yapılmalıdır; helalleşme ne demektir?</p>



<p>Ülkemizin ivedilikle teknik eğitime, bilime, teknolojiye gereksinimi varken, ısrarla tarikat ve cemaatleri savunmak, kuran kursu ve cami açmak ortaçağ karanlığına doğru yol almaktır. Eşsiz liderimiz Atatürk “laiklik adam olmaktır” demişti. Laikliği savunmayan ve adam olmayanların kese kağıdı gibi buruşturulup atılacağı günleri de göreceğiz.</p>



<p><strong>Azim ve Karar, 22 Ağustos 2022.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.azimvekarar.net/kese-kagidi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ESKİ CHP</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/eski-chp/</link>
					<comments>https://www.azimvekarar.net/eski-chp/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Jun 2022 21:01:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Suay KARAMAN]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Eski CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni CHP]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=3939</guid>

					<description><![CDATA[Suay Karaman 7 Haziran Salı günü yapılan CHP grup toplantısında Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu muhafazakâr genç kadın kardeşlerine seslendi ve şöyle dedi: “Şuna inanmanızı isterim: CHP eski CHP değil, siz eski siz değilsiniz. Artık beraberiz, artık birlikteyiz; aynı değerleri savunuyoruz, aynı değerleri savunmaya devam ediyoruz. Buna da inanmanızı isterim.”  Bu sözleriyle Kılıçdaroğlu, genel başkanlığını yaptığı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Suay Karaman</strong></p>



<p>7 Haziran Salı günü yapılan CHP grup toplantısında Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu muhafazakâr genç kadın kardeşlerine seslendi ve şöyle dedi: “Şuna inanmanızı isterim: CHP eski CHP değil, siz eski siz değilsiniz. Artık beraberiz, artık birlikteyiz; aynı değerleri savunuyoruz, aynı değerleri savunmaya devam ediyoruz. Buna da inanmanızı isterim.”  Bu sözleriyle Kılıçdaroğlu, genel başkanlığını yaptığı CHP&#8217;yi bir kez daha yerin dibine batırdı.</p>



<p>Eski CHP’nin ne olduğunu bilmeyen bir genel başkan, o koltuğa yakışmamaktadır; Atatürk’ün partisinde, Atatürk’ü inkâr eden bir genel başkan olmamalıdır. Kurtuluştan, kuruluşa geçen süreci bilmeyenler, değil genel başkan ve milletvekili olmak, partinin ilçe yönetimlerinde bile görev almamalıdırlar.</p>



<p>Eski CHP yaptığı devrimlerle, ülkemizin çağdaş uygarlık düzeyine ulaşması için büyük çaba harcadı. 3 Mart 1924 tarihinde Öğrenim Birliği Yasası’nı çıkardı. Eğitimde birlik sağlandı, kız ve erkekler eşit haklarla eğitim görmeye başladı. 17 Şubat 1926 tarihinde Türk Medeni Kanunu kabul edildi ve aile yapısında önemli değişiklikler meydana geldi. Mahkemelerde tanıklık yapma, miras ve boşanma konularında kadın ve erkek eşit hale getirildi, evliliklerde resmi nikâh yapma zorunluluğu getirildi, tek eşle evlilik esası benimsendi. 5 Aralık 1934 tarihinde yapılan anayasa değişikliğiyle kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi. Eski CHP, özellikle kadınları kulluktan çıkartıp birey yaparak, toplum hayatına kattı. 1923 yılında %5 olan okuma yazma oranı, 1940 yılında %25 oldu.</p>



<p>Eski CHP döneminde gerçekleştirilen somut ekonomik girişimler sonucunda, on beş yıl gibi kısa bir zamanda büyük bir kalkınma hamlesine girişildi. Bu süreç içinde yabancıların elinde bulunan şirketler millileştirildi, büyük sanayi yatırımları gerçekleşti ve fabrikalar yapıldı. 1922-1925 yılları arasında fiyatlarda artış oranı yılda %3, 1925-1927 yılları arasında ise %1 olmuştur. Bazı fiyatlarda ucuzlama görülmüştür. Türk parası, yabancı paralar karşısında değer yitirmemiş, aksine bazılarına karşı değer kazanmıştır. 1923-1938 yılları arasındaki 11 yıl, gelir ve giderin eşit olduğu denk bütçe; 3 yıl, gelirin giderden çok olduğu bütçe fazlası gerçekleştirilmiştir. Yalnızca, Cumhuriyetin ilk bütçesi olan 1924 yılı bütçesi, %8&#8217;lik bir açık vermiştir. 1924 yılı hariç, dış ticaret dengesi 1923 ile 1946 yılları arasında dış satım hep dış alımdan fazla olmuştur. 1929 &#8211; 1939 yılları arasında bütün dünyada sanayi üretimi %19 artarken, genç Türkiye Cumhuriyeti’nde %96 artmıştır. Dünyada ortalama kalkınma hızı %4-5 seviyesindeyken, Türkiye’de %10 olmuştur. Bu kalkınma hamleleri yapılırken Osmanlı Devleti’nin ağır borçlarının da ödendiği unutulmamalıdır.</p>



<p>Eski CHP zamanında bestelenen ve zamanımızda da sık sık söylenen 10. Yıl Marşı’ndaki “Çıktık açık alınla, on yılda her savaştan” sözünün içi sosyal ve toplumsal devrimlerin yanı sıra kalkınma planlarıyla, sanayi planlarıyla, basma, kâğıt, şeker ve uçak fabrikalarıyla, demir-çelik, çimento ve cam üretimiyle, demiryollarıyla, Sümerbank’la, Etibank’la doludur.</p>



<p>Yeni CHP, “ABD bizim müttefikimiz” demektedir. Barzani’yi makamında ziyaret ederek, övgü dolu sözler söylemektedir. “Avrupa Birliği davasından vazgeçmeyelim” demektedir. NATO’ya olan bağlılığını her fırsatta dile getirmektedir.</p>



<p>AB ile yapılan Yerel Yönetim Özerklik Şartı’nın çekincelerini ortadan kaldıracağını bildiren yeni CHP, Yunanistan’ın işgal ettiği adalarımıza ses çıkarmadığı gibi sözde Ermeni soykırımına da tepki vermemektedir. FETÖ, PKK gibi terör örgütlerine sempatiyle bakan, Soros’un desteklediği kurumlarla iş birliği yapan, tarikat ve cemaatlere tek söz söylemeyen, oy uğruna onlarla işbirliği yapan yeni CHP, Dersim’e katliam diyenlere ve Atatürk’ü katliamcı ilan edenlere kucak açmaktadır. Geçmişte cumhuriyet karşıtı girişimde bulunanlarla helalleşme yemini eden yeni CHP, Kemalistlerle hesaplaşmaktadır ve 28 Şubat kumpasında hapse atılan komutanlar için tek söz söylememektedir. Ne yazık ki 2002’nin AKP’si ile bugünün yeni CHP’si birbirine benzemektedir; 2002 yılında AKP’nin ortakları, bugün yeni CHP’nin yanındadır.</p>



<p>31 Ekim 2013 tarihinde AKP’li 4 kadın milletvekilinin türbanla genel kurula girmesini “bugün çok mutluyum” diye niteleyen Kemal Kılıçdaroğlu, laikliğe karşı yapılan eylemlere sessiz kalmaktadır. Zaten “laiklik tehlikede değildir” diyen bir genel başkan, muhafazakâr kesimden oy, eski CHP’den öç almak için tepki vermemektedir.</p>



<p>Girdiği bütün seçimleri yitiren yeni CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ABD Başkanı seçilen Joe Biden’dan beklentisini şöyle dile getirmişti: “Türkiye’deki bütün demokrasi hareketlerini desteklemesini isterim. Sadece yeni seçilecek ABD başkanından değil, AB’den, AB liderlerinden de aynı talepte bulunuyoruz. Türkiye’deki demokrasi hareketlerini desteklesinler.” Eski CHP emperyalizme ilk kez yenilgiyi tattırmıştı ancak yeni CHP emperyalizmin dümen suyuna girmiştir. Eşsiz liderimiz Atatürk’ün koltuğuna yakışmayanlara gerekli dersler verilmelidir. Türk Milletinin değer vermediği ve saygı duymadığı yeni CHP kadrosu, bir an önce yönetimden gönderilmelidir. İvedilikle eski CHP’ye gereksinim vardır.</p>



<p><strong>Azim ve Karar, 13 Haziran 2022</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.azimvekarar.net/eski-chp/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ROZET TAKMAK</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/rozet-takmak/</link>
					<comments>https://www.azimvekarar.net/rozet-takmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2021 17:54:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Suay KARAMAN]]></category>
		<category><![CDATA[Cihangir İslam]]></category>
		<category><![CDATA[Rozet]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni CHP]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=2830</guid>

					<description><![CDATA[24 Haziran 2018 genel seçimlerinde CHP listesinden İstanbul Milletvekili olarak TBMM’ye giren Nazır Cihangir İslam, yemin töreninden önce 7 Temmuz 2018 tarihinde Saadet Partisi’ne geçmişti. 4 Mart 2020 tarihinde Saadet Partisi’nden istifa etmişti. 9 Mart 2021 tarihinde ise CHP grup toplantısında Kemal Kılıçdaroğlu’nun taktığı rozetle yeniden CHP’ye katıldı. ABD vatandaşı şeriatçı Merve Kavakçı&#8217;nın eski eşi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>24 Haziran 2018 genel seçimlerinde CHP listesinden İstanbul Milletvekili olarak TBMM’ye giren Nazır Cihangir İslam, yemin töreninden önce 7 Temmuz 2018 tarihinde Saadet Partisi’ne geçmişti. 4 Mart 2020 tarihinde Saadet Partisi’nden istifa etmişti. 9 Mart 2021 tarihinde ise CHP grup toplantısında Kemal Kılıçdaroğlu’nun taktığı rozetle yeniden CHP’ye katıldı.</p>



<p>ABD vatandaşı şeriatçı Merve Kavakçı&#8217;nın eski eşi olan Cihangir İslam, Fethullah Gülen’in Abant toplantılarını organize eden ve bu toplantılara katılan biridir. Geçtiğimiz dönemde gerek Balyoz davaları, gerekse laiklik ile ilgili açıklamalarıyla Türkiye’nin gündemine gelen Cihangir İslam, Halkın Sesi Partisi’nin (HAS Parti) ve Saadet Partisi’nin kurucularındandır. Halen yakın akrabalarının AKP içinde etkin görevlerde siyaset yapması, kendisinin sosyal medyada Atatürk’ü ve Anıtkabir’i hedef alan yazıları ile laiklik karşıtı görünüşü bilinen Cihangir İslam’ın, CHP’ye alınması kabul edilemez.</p>



<p>CHP Genel Başkanı tarafından Cihangir İslam&#8217;a CHP rozeti takılması, Atatürk’ün partisinin düşürüldüğü acıklı durumu gözler önüne sermektedir, bu olay açıkça Atatürk’e de, Altı Ok’a da ihanettir. Bu olay CHP’ye gönül veren, Atatürk sevdalısı ve laiklikten yana ulusalcılara “bu partiden gidin” çağrısı yapmaktır. Bu olay CHP’nin kurucu ilkelerine ve şanlı tarihine kara bir leke olarak geçecektir. Kendilerine “Yeni CHP” adını veren bugünkü yöneticilerin ideolojileri yoktur, ilkeleri yoktur, tutarlılıkları yoktur, emperyalizmin hizmetinde proje yürütmektedirler. CHP’nin programından ve tüzüğünden haberleri yoktur.</p>



<p>CHP yönetimi, partiyi kurucu ilkelerinden ve özünden saptırmaktadır, Atatürk’e karşı açılan savaşta rol kapmaktadırlar. Başta PKK terör örgütünün avukatı TR 705 kodlu Sezgin Tanrıkulu, Atatürk’e kefere diyen Mehmet Bekaroğlu ve benzerlerini milletvekili yapan Soros destekli TESEV kurucusu Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’yi bitirmekle görevlidir. PKK ve FETÖ terör örgütü yanlılarını, bölücüleri, mezhepçileri, dincileri, tarikatçıları, numaracı cumhuriyetçileri, Atatürk düşmanlarını CHP’ye dolduran bu yönetim, CHP’ye ve saygınlığına zarar vermektedir.</p>



<p>”Laiklik tehlikede diyemem, yoksa altını dolduramam” diyen bir genel başkandan ne beklenebilir? Bu açıklamayı yaklaşık 11 yıl önce, 21 Eylül 2010 tarihinde Alman Sosyal Demokrat Partisi’nin davetlisi olarak bulunduğu Berlin’de yapmıştı. Kemal Kılıçdaroğlu, yanlış söylem ve yanlış kişilerle, kendi altını doldurmaktadır, kokmaktadır ve Mustafa Kemal Atatürk’ün partisine yakışmamaktadır. Tam bağımsızlıktan ve emperyalizm karşıtlığından yana tavır koymayanlar, Kemalist Devrimleri ve altı oku benimsemeyenler, Cumhuriyet Halk Partisi gibi kökleri Ulusal Kurtuluş Savaşımızdan, Kuva-yi Milliye’den, Müdafaa-i Hukuk’dan gelen bir partide oturamazlar. Bu yanlış anlayış, CHP’nin seçmen tabanını partiden uzaklaştırarak, gelecek için umut olan CHP’yi bitirmekten başka bir işe yaramaz.<strong></strong></p>



<p>Gerçek CHP&#8217;liler, Atatürkçüler, ulusalcılar ve CHP’nin çilekeş üyeleri, partiye sahip çıkarak, bu yapılanlara tepki vermelidirler. Hep birlikte Atatürk’ün partisini, Atatürkçü parti yapma yolunda kararlı adımlar atılmalıdır. Bugünkü yönetimi partiden uzaklaştırmak için, ulusal güçlerin el ele çalışması gerekir. Türkiye’yi kurtarmak istiyorsak, önce CHP’yi bu yönetimden kurtarmak gerektiğini unutmamalıyız.</p>



<p>Azim ve Karar, 15 Mart 2021.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.azimvekarar.net/rozet-takmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KANTİN SOLCULARI</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/kantin-solculari/</link>
					<comments>https://www.azimvekarar.net/kantin-solculari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Aug 2020 17:28:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Suay KARAMAN]]></category>
		<category><![CDATA[Kantin Solcuları]]></category>
		<category><![CDATA[Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni CHP]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=1182</guid>

					<description><![CDATA[Suay Karaman&#160; 17 Ağustos tarihli Cumhuriyet Gazetesi&#8217;nde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yapılan röportaj yayınlandı. Hepimizin bildiği ve güvenmediği Kılıçdaroğlu, bu röportajda da her zamanki gibi gerçekleri bir yana bırakmış, kelimenin tam anlamıyla saçmalamıştır. Türkiye’nin yetiştirdiği ender bilim insanlarından biri olarak nitelendirdiği “Ekmek için Ekmelettin” adı verilen hilafet sevdalısı cumhurbaşkanı olsaymış, Ortadoğu&#8217;daki olaylar önlenirmiş. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://www.azimvekarar.net/wp-content/uploads/2020/08/Kantin-Solculari-3.jpg" alt="" class="wp-image-1183"/></figure>



<p><strong>Suay Karaman&nbsp;</strong></p>



<p>17 Ağustos tarihli Cumhuriyet Gazetesi&#8217;nde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yapılan röportaj yayınlandı. Hepimizin bildiği ve güvenmediği Kılıçdaroğlu, bu röportajda da her zamanki gibi gerçekleri bir yana bırakmış, kelimenin tam anlamıyla saçmalamıştır.</p>



<p>Türkiye’nin yetiştirdiği ender bilim insanlarından biri olarak nitelendirdiği “Ekmek için Ekmelettin” adı verilen hilafet sevdalısı cumhurbaşkanı olsaymış, Ortadoğu&#8217;daki olaylar önlenirmiş. Ekmelettin İhsanoğlu’nu gündeme getirerek hâlâ kendisine hak vermesi ve onun değerini anlayamadığımızı savunması aymazlık değilse nedir? ABDullah Gül&#8217;den neden korkuluyormuş gibi ipe sapa gelmez sözlerle dolu röportajı okuyan partililer üzüntülerinden kahrolmuştur. &nbsp;ABDullah Gül, Tayyip Erdoğan ile birlikte, ülkemize sivil darbe yapılmasının öncülerindendir. Nitekim Gül’ün devletin başına seçilmesiyle Türk Silahlı Kuvvetleri ile ulusalcılara yapılan düzmece operasyonlar ve yargının yandaş duruma getirilmesi süreci başlamıştır. ABDullah Gül, Tayyip Erdoğan ile Fethullah Gülen demokratik ve laik sosyal hukuk devletini, TSK’yi ve cumhuriyetimizi yıkmaya yönelik operasyonların baş mimarlarıdır.</p>



<p>CHP’de Atatürk düşmanları var mı sorusuna “hayır efendim, yok, olamaz” yanıtını veren Kılıçdaroğlu, kadın kotasından yönetime sokup, milletvekili yaptığı kişinin Atatürk’e “kefere” dediğini unutmuş mu? 10 Aralık grubunun, bölücülerin, emperyalizmin maşalarının Atatürk’e kin beslediğinin farkında değil mi? Nazlı Ilıcak, Ahmet ve Mehmet Altan gibi FETÖden yargılanan, Atatürk düşmanlarına sahip çıktığını unuttu mu? Kendi danışmanlarının ve bazı belediye başkanlarının FETÖ yandaşı çıkması tuhaf değil mi? CHP’yi sağa kaydırdığını düşünenler için “hayatımda duyduğum en saçma şeylerden birisidir bu” açıklaması yapan Kılıçdaroğlu, Kemalizm’in ilkelerinden sapan bir CHP yarattığını görmek istememektedir.</p>



<p>“Rakı masalarında Cumhuriyet Halk Partisi’ni eleştirmeyi asla kabul etmem ve doğru bulmam” cümlesi, CHP üyeleri hakkında, rakı masalarından kalkmayan ve siyaseti bu masalarda yapan bir topluluk algısı yaratmaktadır. CHP’nin kurucusu ve ilk Genel Başkanı eşsiz liderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün rakı sofralarına atıf yaparcasına yapılan bu açıklama çok iticidir ve gerçek dışıdır. Bu açıklama, Atatürk ve İnönü’nün rakı sofralarını kastedenlerin haksız ve insafsızca kullandıkları “iki ayyaş” sözüne hizmet etmektir.</p>



<p>AKP genel başkanı için şunu söylemektedir: “Damadı görevden al diyorum ama bir şey daha söyleyeyim. Erdoğan ailesi memleketi seviyorsa yurtdışındaki servetini Türkiye’ye getirsin. Milyarlarca paraları var.” Yani damat görevden alınınca ülkemizin sorunları çözülecek mi? Yurtdışındaki servetini getirirse, her şey düzelecek mi? Diplomayı sorgulamadan, Salı günleri grup konuşmasıyla gündemi geçiştirerek muhalefet yaptığını sanan bir genel başkandan ne beklenebilir? Ayasofya’nın yeniden açılışı konusunda tepki vermediği için eleştirenleri “ciddiye alınamayacak kadar ülke gerçekliğinden kopmuş, küçük bir grup” olarak niteleyen bir genel başkan, ülkenin hiçbir gerçeğini bilmemektedir, anlamamaktadır. “Laiklik tehlikededir diyemem, çünkü altını dolduramam”, “yargıda cemaatçi yapılanma var diyemem” gibi gerçeklerle ilgisi olmayan sözleri söyleyen bir genel başkan yok hükmündedir.</p>



<p>Bu gerçeklerle ilgisi olmayan sözleri eleştirenlere de gardırop Atatürkçülüğü, gardırop solculuğu, kantin solculuğu adını veren Kemal Kılıçdaroğlu, hatalarından hiç pay çıkaramamıştır; seçmenleriyle ve partisiyle ters düştüğünü bile algılayamamaktadır. İnsanda biraz utanma olur, demokrasi getireceğim diyerek, CHP’deki az da olsa demokrasiyi bitiren ve girdiği tüm seçimleri yitiren Sorosçuların TESEV kurucusundan başka ne beklenebilir?&nbsp;</p>



<p>Demokrasiyi amaçlayan Atatürk ilkelerinin belki de en önde geleni laikliktir. Laiklik ilkesini ürkek, kararsız ve inançsız savunanları kutsarken, kararlı ve inançlı savunanlara, gardırop Atatürkçüsü yakıştırması yapmak aymazlıktır, sapkınlıktır. Gardırop Atatürkçüleri ve kantin solcuları o muhteşem altı oku ve özellikle laikliği savunmazlar, korumazlar. İşte Kılıçdaroğlu, bu sözlerle kendisini anlatmaktadır.</p>



<p>Bu arada Cumhuriyet Gazetesi bu röportajı yazılı gazetede &#8220;Kantin Solcuları&#8221; manşetiyle verdi. İnternette de önce &#8220;Kantin Solcuları&#8221; manşetiyle verildi bu röportaj. Ancak saat 11’den sonra manşet değiştirilerek, &#8220;Milyarlarca Paraları Var&#8221; olarak verildi. Manşet değişikliğiyle ilgili açıklama yapmayan Cumhuriyet Gazetesi&#8217;nin bu röportajla Sorosçuların Kılıçdaroğlu&#8217;sunu parlatması da ilginç değil mi? Bu Sorosun değdiği yerlerde, Sorosçuluktan geçilmiyor&#8230;</p>



<p>Azim ve Karar, 31 Ağustos 2020.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.azimvekarar.net/kantin-solculari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
