<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tayyip Erdoğan &#8211; Azim ve Karar</title>
	<atom:link href="https://www.azimvekarar.net/tag/tayyip-erdogan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.azimvekarar.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 12 May 2024 11:38:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>YUMUŞAMA</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/yumusama/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 May 2024 11:38:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Suay KARAMAN]]></category>
		<category><![CDATA[AKP]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[Yumuşama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=6165</guid>

					<description><![CDATA[Suay Karaman 31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerden ikinci parti olarak çıkan AKP, taktik değiştirerek yumuşama politikası izlemeye başladı. Ancak görünen o ki bu yumuşama, AKP için sadece bir geçiş dönemi taktiğidir. 22 yıldır her türlü sertliğe, şiddete başvuran; hukuk tanımayarak demokrasiden ayrılan, hukuksuz yargılamalara onay veren, kumpaslara çanak tutan, özgürlükleri kısıtlayan, demokratik ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Suay Karaman</strong></p>



<p>31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerden ikinci parti olarak çıkan AKP, taktik değiştirerek yumuşama politikası izlemeye başladı. Ancak görünen o ki bu yumuşama, AKP için sadece bir geçiş dönemi taktiğidir. 22 yıldır her türlü sertliğe, şiddete başvuran; hukuk tanımayarak demokrasiden ayrılan, hukuksuz yargılamalara onay veren, kumpaslara çanak tutan, özgürlükleri kısıtlayan, demokratik ve laik cumhuriyetimizle sorunu olan AKP’nin birden bire yumuşamaya yönelmesi toplumu aldatmamalıdır.</p>



<p>Anayasa Mahkemesi’nin 30 Temmuz 2008 tarihinde verdiği karara göre, laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu belgelenen AKP, 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan halk oylamasında mühürsüz oylarla demokratik parlamenter sistemimizi değiştirmiştir. Sahtekârlık yaparak, “atı alan Üsküdar’ı geçti” diyerek tek adamlığa giden AKP’yi iyi tanımak gerekir.</p>



<p>AKP ve CHP genel başkanlarının 2 Mayıs günü buluşması iki genel başkan tarafından büyük memnuniyetle değerlendirilmektedir. Çeşitli medya grupları ise artık kutuplaşmanın sona ereceğinden söz etmektedir. Tayyip Erdoğan buluşmayı “siyasetin ihtiyacı olan yumuşama sürecinin başlangıcı” olarak yorumlarken, Özgür Özel de “Türkiye’de demokrasi açısından bir kilometre taşı” diye nitelendirdi.</p>



<p>Yaşanan son 22 yılı yani AKP iktidarını unutanlar ya da bilmeyenler için karşılıklı söylenen bu sözler inandırıcı olabilir. Ancak AKP iktidarının yaptıkları, ülkemize verdiği zararlar ve insanlarımıza yaptıklarını bilenler için bu sözlerin anlamı yoktur.</p>



<p>Tayyip Erdoğan; “Özgür Bey’e ilk fırsatta böyle bir ziyaretin karşılığını yapacağımı söyledim. Türkiye’nin, Türk siyasetinin buna ihtiyacı var. Ve ilk fırsatta da bu ziyareti gerçekleştirerek Türkiye’de siyasetin yumuşama sürecini başlatalım istiyorum. Bu adımı da atacağız” demiştir. Yerel seçimlerde AKP ikinci parti olunca, Türk siyasetinin yumuşamaya ihtiyacı olduğunu söylemek inandırıcı değildir.<strong> </strong>Türk siyasetini özellikle ve bilerek kutuplaştıran, toplumun yarısını terörist ilan eden Tayyip Erdoğan,<strong><em> </em></strong>siyaseti sertleştirmiştir.</p>



<p>Tayyip Erdoğan, öncelikle ekonomideki kötü gidişe karşı gündem değiştirmek istemektedir. Sonrasında ise yeni ve sivil anayasa yapımına karşı CHP’nin etkili bir cephe oluşturmasını engellemek düşüncesindedir. Böylece CHP’yi yeni ve sivil anayasa yapımı sürecinde yumuşatarak, istediğini almak için planlar yapmaktadır<strong>.</strong><strong></strong></p>



<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Meksika ve Küba ziyaretleri sonrasında yurda dönerken, 11 Mayıs 2024 tarihinde uçakta gazetecilere şunları söylemiştir: “TBMM, anayasa yapma iradesine de, gücüne de, yetkisine de sahiptir. Bu süreci kimsenin zehirlemesine müsaade edilmemesi lazım. Bu süreç, ciddi bir şekilde parlamenterler arasında, siyasi iradeyle olacak bir şeydir. Siyasi iradenin temsilcileri, konularını gündeme getirirler ve tartışırlar.”</p>



<p>Seçilen bu TBMM’nin yeni bir anayasa yapmak için yetkisi yoktur ama zaten hukuku dinlemeyen AKP iktidarı için bu sorun değildir. AKP 265, MHP 50, DEM Parti 57 ve CHP’nin seçtirdiği 39 milletvekiliyle, TBMM’de 411 milletvekili yeni ve sivil anayasa için evet oyu verecektir. Üstelik diğer küçük partilerden, İYİ Parti ve CHP’den de evet oyu verenler olabilir.</p>



<p>Yapay olarak yaratılan yumuşama sürecine aldanmamak gerekir. Ana muhalefet, siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri, sendikalar güç birliği yaparak ülkemizi karanlığa ve bölünmeye götürecek yeni ve sivil anayasaya karşı örgütlenerek, bu süreci durdurmak için ellerinden gelen demokratik eylemleri yapmak zorundadır. Unutmayalım, başka Türkiye yok..</p>



<p><strong>Azim ve Karar, 13 Mayıs 2024.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİR İRADE</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/bir-irade/</link>
					<comments>https://www.azimvekarar.net/bir-irade/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 Jul 2022 21:46:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Suay KARAMAN]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Davutoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Babacan]]></category>
		<category><![CDATA[Bir İrade]]></category>
		<category><![CDATA[BOP]]></category>
		<category><![CDATA[Fullbright]]></category>
		<category><![CDATA[Rockefeller]]></category>
		<category><![CDATA[Suay Karaman]]></category>
		<category><![CDATA[Tayyip Erdoğan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=4093</guid>

					<description><![CDATA[Suay Karaman 25 Temmuz akşamı TRT ortak yayınına katılan AKP genel başkanı, gündeme ilişkin sorulara yanıt verdi. Sabah gazetesinden bir yazarın “bir dönem sizinle yol yürüyen ve önemli makamlara gelmiş isimler ayrı partiler kurdular. Geriye dönüp bakınca onlar için bir tanımınız ya da değerlendirmeniz oluyor mu zaman zaman?” sorusuna verdiği yanıt ilginçti. Tayyip Erdoğan’ın yanıtı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Suay Karaman</strong></p>



<p>25 Temmuz akşamı TRT ortak yayınına katılan AKP genel başkanı, gündeme ilişkin sorulara yanıt verdi. Sabah gazetesinden bir yazarın <strong>“</strong>bir dönem sizinle yol yürüyen ve önemli makamlara gelmiş isimler ayrı partiler kurdular. Geriye dönüp bakınca onlar için bir tanımınız ya da değerlendirmeniz oluyor mu zaman zaman?” sorusuna verdiği yanıt ilginçti.</p>



<p>Tayyip Erdoğan’ın yanıtı şöyleydi: “onu onların düşünmesi lazım. Onların nasıl ihanetin içerisinde olduklarını kendilerinin düşünmesi lazım. Onlar o makamlara kendi layık oldukları için gelmediler. O makamlara getirildiler. Eğer onlara bakanlık verildiyse, başbakanlık verildiyse, hepsi onlara bir irade o makamları verdi. Onlar bunun kıymetini bilemedi.” Yani kısaca eski başbakanı Ahmet Davutoğlu ve eski bakanı Ali Babacan&#8217;ın layık olmadıkları halde o makamlara “bir irade” tarafından getirildiğini söyledi. Bu açıkça yapılan bir itiraftır, ”bir irade”nin itirafıdır; emperyalizmin maşası olmanın sonucudur.</p>



<p>Acaba Tayyip Erdoğan da, başbakanlığa layık olduğu için mi geldi, yoksa “bir irade” mi getirdi? Sözünü ettiği o “bir irade” layık olmayanları bakan, başbakan makamlarına getirirken Tayyip Erdoğan’ın tepkisi olmuş mu? Bunları açıklaması gerekir. En önemlisi o “bir irade” nedir, kimdir, kimlerdir? Layık olmayan kişiler, belirli makamlara neden getirilmişlerdir? Türk Milleti, o “bir irade”yi bilmek istiyor, ivedilikle açıklanması gerekir.</p>



<p>Tayyip Erdoğan’ın bu sözlerine Gelecek Partisi genel başkanı Ahmet Davutoğlu şu yanıtı verdi: “Erdoğan da hesap vermeye hazır olacak. Hukuki dava açmayı düşünüyorum. Kimse başbakanlık yapmış birini ihanetle suçlayamaz. Tayyip Erdoğan&#8217;ın zihnindeki sadakat, körü körüne kendisine, şahsına sadakattir. Asla! Hiçbir Müslüman, şahsa sadakatle yükümlü değildir. Allah&#8217;a, millete ve ilkelere sadakatle yükümlüdür. Sayın Erdoğan neden beni genel başkan ilan etti? Bu kadar layık olmayan birine ülkeyi nasıl emanet etti? Bir hiçtim de niye emanet etti?”&nbsp;</p>



<p>DEVA Partisi genel başkanı Ali Babacan ise bu konuda şunları söyledi: ”Sayın Erdoğan siz de ben de o makamlara gökten inmedik. Milletin iradesi ve partinin ortak aklı bizi göreve getirdi. 13 sene layıkıyla Dışişleri ve Ekonomi bakanlıkları yaptım. Madem keramet sizde 2018’den beri kaç bakan değişti, buldunuz mu çare? Halep oradaysa arşın burada.”</p>



<p>Bugün AKP iktidarını eleştiren Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan, ülkemizi yıkmakla görevli siyasi iktidarın önemli makamlarında bulunan, ulusal çizginin dışındaki özel yıkım ekibinin içindeydiler. Bu ikilinin ülkemizin yer altı ve yer üstü zenginliklerinin peşkeş çekilmesinde, ulusal varlıklarımızın satılmasında, yanlış dış politika uygulanmasında, demokratik ve laik cumhuriyetimizin yok edilmesine öncülük yapılmasında büyük sorumlulukları bulunmaktadır.</p>



<p>Emevi Camisinde namaz kılma sevdalısı Ahmet Davutoğlu, Suriye sorununda küresel talimat gereği stratejik rezilliğin baş uygulayıcısıdır. Ali Babacan, Kemal Derviş politikalarının sıkı takipçisi ve küresel mafyanın sözcüsü olarak ulusal ekonomimizi batıranlardandır. Ülkemizi her konuda bataklığa sürükleyenler, neden bu makamlara getirilmektedir. Şimdi akıllara, o “bir irade”nin ne olduğu, kim olduğu sorusu gelmektedir.</p>



<p>Tayyip Erdoğan, 2002 yılı ortalarında, ABD Savunma Bakanı eski yardımcısı olarak görev yapan Richard Perle ile gizli bir görüşme yapmıştı. 3 Kasım 2002 seçimlerinden hemen sonra, 10 Aralık 2002 tarihinde Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı George Walker Bush ile Beyaz Saray’da görüşmüştü. Bu görüşme sırasında Tayyip Erdoğan AKP genel başkanı değildi ve siyasi yasaklıydı. Başbakan olduktan sonra Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) eş başkanı olduğunu söylemişti. Tayyip Erdoğan’a bu makamları ve unvanları da hangi iradenin verdiği açıklanmalıdır.</p>



<p>Ülkemizi yönetenler uzun zamandan beri, belirli makamlara kendileri layık oldukları için gelmemekte, küresel bir planlama sonucunda getirilmektedir. Görevleri bitince de yeni sürümleri ortaya çıkartılmaktadır. Bugün iktidar da, muhalefet de o “bir irade” sonucunda görevlendirilmiştir. İşte o “bir irade” Rockefeller bursudur, Fullbright anlaşmasıdır, BOP eş başkanlığıdır, benzeri sömürge anlaşmalarıdır; kısaca emperyalizmdir ve ülkemizi yönetmektedir. Ne acı ki bizler izliyoruz; bu utanç hepimize yeter. Emperyalizmi dize getiren eşsiz liderimiz Atatürk’ün Türkiye’si, “bir irade” ile yönetilemez. Atatürk’ün emaneti tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti, Ankara’dan yönetilir.</p>



<p><strong>Azim ve Karar, 1 Ağustos 2022.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.azimvekarar.net/bir-irade/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
