<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Suriye &#8211; Azim ve Karar</title>
	<atom:link href="https://www.azimvekarar.net/tag/suriye/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.azimvekarar.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Feb 2025 22:10:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>SURİYE, İRAN, TÜRKİYE</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/suriye-iran-turkiye/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Feb 2025 19:13:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zahide Engin UÇAR]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=6839</guid>

					<description><![CDATA[Zahide Uçar (11 Mart 2012 tarihli yazıyı tekrar sunuyoruz) BOP çerçevesinde ülkeler parçalanıyor. Özal’dan bu yana Türkiye Amerika’nın kuyruğunda Amerika’nın Ortadoğu’daki çıkarlarına hizmet ediyor. Özal Irak Türkmenlerini göz ardı edip Barzani ve Talabani’ye sahip çıktı. Irak bugün üçe bölündü ise, bölünmesinin temeli Baba Bush ile Özal döneminde atıldığı içindir. BOP projesine göre 22 ülke bölünecekti. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Zahide Uçar</strong></p>



<p><strong><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color">(11 Mart 2012 tarihli yazıyı tekrar sunuyoruz)</mark></strong></p>



<p>BOP çerçevesinde ülkeler parçalanıyor. Özal’dan bu yana Türkiye Amerika’nın kuyruğunda Amerika’nın Ortadoğu’daki çıkarlarına hizmet ediyor.</p>



<p>Özal Irak Türkmenlerini göz ardı edip Barzani ve Talabani’ye sahip çıktı. Irak bugün üçe bölündü ise, bölünmesinin temeli Baba Bush ile Özal döneminde atıldığı içindir.</p>



<p>BOP projesine göre 22 ülke bölünecekti. İlk demokrasi gelen, demokrasinin nimetiyle bölünen ülke Irak oldu(!).. İkinci demokrasi nimetiyle Libya bölünüyor. Kaddafi döneminin “bölücü”sü Şeyh Ahmed Zübeyir, yani Libya’nın Öcalan’ı zengin petrol yataklarının bulunduğu Doğu Libya’da özerkliğini ilan etti!..</p>



<p>Küresel elitin şehir devletçikler kurma planı yerli uşakları eli ile tıkır tıkır yürüyor.</p>



<p>Türkiye’nin başına oturtulanlar, ülkeyi bölünmeye götürecek cehennemin odunlarını kendi topluyor.</p>



<p>Musul, Kerkük ve Telafer Misak-ı Milli sınırlarımız içinde kabul edildiği için Türkiye’nin kırmızıçizgisi sayılıyordu. AKP siyaseti Türk tezinden feragat edip, Amerika’nın mevcut politikasında figüran oldu. Türkmenler kaderine terk edildi. Kurulması planlanan Yahudi Kürdistan’ı için Türkiye, Irak, İran ve Suriye’den toprak koparılacaktı. AKP siyaseti böyle bir projeye el vererek Yahudi Kürdistan’ı haritasının ilk parçasının Irak’ın kuzeyinde kurulmasını sağladı.</p>



<p>Başbakan ilk işareti “BOP kapsamında Diyarbakır bir yıldız olabilir” sözüyle vermişti.</p>



<p>Diyarbakır’da “Kürt Ulusal Dil Konferansı” yapıldı. Türk Bayrağı asılmayan salona Barzani’nin bayrağı asıldı. Toplantıda 4 parçadan oluşan (Türkiye-Irak- İran-Suriye)Kürdistan’dan söz edildi. İstiklal Marşı yerine “Ey Ragip (Rakip) Marşı” okundu. Yani Anayasanın başlangıç maddesi olan 3. ve 14. Maddeleri ihlal edildi. Diyarbakır Valisi, Cumhuriyet Savcısı ve Emniyet Müdürü TCK’nın 300. ve 302 maddelerinin çiğnenmesine seyirci kaldı.</p>



<p>AJC (ABD Yahudi Kongresi) 1906’da New York’ta İsrail devletini kurmak ve Siyonizm’i dünyaya egemen kılmak amacı ile kurulur. Dünya Musevi Örgütleri’nin çatısı olan AJC sadece siyonist önderlere layık gördüğü cesaret madalyasını kuruluşundan beri ilk kez bir Müslüman’a verdi: Recep Tayyip Erdoğan…</p>



<p>Yahudilerin ABD’deki bir diğer örgütü ADL Başkanı Abraham Foxman, Recep Tayyip Erdoğan’a madalyasını takarken; “Musevilerin ebedi dostu” ilan etti(!)</p>



<p>Evet, ebedi dost 2. İsrail’in kurulması yolunda çok çaba sarf etti. Bebek katilinden yol haritası aldı. Bebek katilinin Kandil’e faks çekmesine bile göz yumuldu.</p>



<p>Türkiye Federasyon Anayasası ile Yahudi Kürdistanı’nın 2. Parçası da haritada yerini alacak.</p>



<p>Sonra Suriye ve İran operasyonları…</p>



<p>Suriye parçalanırsa 3. Parça da koparılmış olacak.</p>



<p>Rusya ve Çin BM’de Suriye’ye operasyon yapılmasına karşı oy kullanınca AKP siyaseti için sıkıntı doğdu. Erdoğan Suriye operasyonunu da Libya gibi olacak düşünmüş olmalı ki, NATO şemsiyesinde Suriyelilere de “Suriye’nin Suriyelilere ait olduğunu anlatmak için” operasyon yapılacak sandı(!).. Rusya ve Çin’in karşı oyuyla kıvranmaya başladı. Erdoğan kıvrandıkça küresel elit F tipi basın yoluyla şantaj yapmaya başladı.</p>



<p>Türkiye hala doğru bir dış politika uygulayabilir. Ülkenin yetkili kurumları harekete geçerse, halk ta destek verir. Yetkili kurumlar Suriye operasyonu karşısında tavır koyar; Suriye, İran, Rusya ile işbirliği yapılması yönünde hükümete baskı uygularsa, yeni oluşan koşullar nedeni ile Suriye’ye girmek istemeyen Erdoğan’ın eli güçlenir. Suriye’ye girmemek için bahane yaratılabilir.</p>



<p>Suriye’ye operasyon yapılırsa Suriye parçalanır. Böylece Yahudi Kürt Devleti’nin haritada ki 3. Parçası da tamamlanmış olur. İran operasyonu ile de Türkiye parçalanır. Ve Ortadoğu sadece etnik boğazlaşma değil, aynı zamanda mezhep savaşları ile kan gölüne döner.</p>



<p>Türk Halkı birlik ve beraberlik içinde Suriye ve İran operasyonlarının karşısında durarak bu kanlı oyunun önünü kesmelidir.</p>



<p>Suriye’nin direnişi Türkiye ve İran’ın da direnmesidir. İran’ın direnmesi Türkiye ve Suriye’nin direnmesidir. Suriye ve İran birlikte hareket ediyor. Bu coğrafya’da anahtar ülke Türkiye’dir. Ya İran ve Suriye operasyonlarına ortak olup kendi ipini çekecek, ya da siyasetini değiştirip emperyalist saldırıyı bir defa daha yenilgiye uğratacak.</p>



<p>Atalarımızın dediği gibi; “Şeytanla ortak buğday eken samanını alır.”</p>



<p>1 Mart tezkeresi TBMM’ne geldiğinde AKP yeni iktidara gelmişti, bocalıyordu. Hilmi Özkök Genel Kurmay Başkanıydı. AKP Irak operasyonunda Ordu ne diyecek diye baktı. Ordu geri çekilerek AKP’ye bir anlamda “kendi kararını kendin ver” dedi. Orduyu işte o geri çekiliş bu günlere getirdi. O gün geri çekilerek AKP’yi sıkıntıya sokacağını düşünenler, AKP siyasetinin dış güçlere dayanarak meşruiyet kazanmasına neden oldu. Küresel güçler bu durumu çok iyi kullandı.</p>



<p>Ordu 1 Mart tezkeresi kararı verilirken geri çekilerek ipleri de elinden kaçırdı.</p>



<p>Suriye ve İran operasyonları Ordu için bir fırsattır.</p>



<p>Ya bu milletin ordusu olarak bu ülkenin çıkarlarını koruyacak. Ya da küresel elitin lejyoner askerleri olarak kendi ülkesini parçalayacak.</p>



<p>“MESULİYETTEN korkan kumandanların hiçbir vakitte icap eden kararları veremediklerini, bunun neticesinde ise, acı felaketler husule geldiğini bizzat ben de muhtelif zamanlarda görmüşümdür.</p>



<p>M. Kemâl Atatürk”</p>



<p>Bu kritik günlerde mesuliyet yükü altında olanlar ise ülkenin bütün kurumlarıdır!..</p>



<p><strong>Azim ve Karar, 14.02.2025</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SURİYE</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/suriye-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Feb 2025 21:05:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Suay KARAMAN]]></category>
		<category><![CDATA[El Colani]]></category>
		<category><![CDATA[HTŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=6819</guid>

					<description><![CDATA[Suay Karaman 4 Şubat Salı günü Suriye yönetiminin başına getirilen Ebu Muhammed El Colani, gerçek adıyla Ahmet Hüseyin Eş Şara, Türkiye’nin gönderdiği özel uçakla resmi bir ziyaret amacıyla ülkemize geldi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından ‘terörist’ olarak tanımlanan silahlı bir grubun komutanı olan El Colani, ABD’nin başına koyduğu 10 milyon dolarlık ödülü geri çektiklerini bildirmesiyle [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Suay Karaman</strong></p>



<p>4 Şubat Salı günü Suriye yönetiminin başına getirilen Ebu Muhammed El Colani, gerçek adıyla Ahmet Hüseyin Eş Şara, Türkiye’nin gönderdiği özel uçakla resmi bir ziyaret amacıyla ülkemize geldi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından ‘terörist’ olarak tanımlanan silahlı bir grubun komutanı olan El Colani, ABD’nin başına koyduğu 10 milyon dolarlık ödülü geri çektiklerini bildirmesiyle rahatlamış, Suriye yönetiminin başına geçirilmiş ve barış elçisi olmuştur. Ebu Muhammed El Colani önce terör örgütü IŞİD’in komutanıydı, sonra terör örgütü El Nusra’nın başındaydı, ardından terör örgütü HTŞ’nin başına geçti ve son olarak kıyafetine biraz çeki düzen, koluna saat verilerek Suriye’nin başına geçirildi. Suriye’nin başına geçtikten sonra ilk ziyaretini Suudi Arabistan’a yaptı ve ardından ülkemize geldi.</p>



<p>BOP kapsamında Suriye’nin parçalanmasına karar verilince ardında ABD emperyalizminin desteklediği HTŞ adı verilen Heyet Tahrir el Şam terör örgütü, yaklaşık 10 günlük bir süre içinde Şam’a ulaşmış ve Suriye yönetimini ele geçirmişti. HTŞ adlı terör örgütü ABD, Rusya ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu birçok ülke tarafından ‘terör örgütü’ olarak tanımlanmaktadır. Geçmişte olduğu gibi bugün de Suriye&#8217;de birçok terör eyleminden sorumlu olan El Colani&#8217;nin Türkiye&#8217;de üst düzeyde kabul görmesi yanlıştır, uluslararası egemen güçlerin kullandığı bir teröristin tüm suçlarını kimse tek bir kararla temize çıkartamaz.</p>



<p>AKP genel başkanı Tayyip Erdoğan, El Colani ile ‘aziz kardeşim” diyerek görüştü ve teröre karşı ortak tavır alacak olmaları gündeme geldi. Teröristle, teröre karşı ortak tavır almak, bebek katili PKK terör örgütünün başı Öcalan’dan barış elçisi yaratmaya benzer. Yapılan basın toplantısında El Colani’nin şu sözleri şaşkınlık yaratmıştır: “<em>Kurtuluş Savaşı’nda Türk kanıyla Suriyelinin kanı birbirine girerek bu başarı geldi.</em>” Püsküllü Kadir gibilerinden tarih öğrenilince, gerçekler hep saptırılıyor. Güneydoğu cephesinde İngilizlerle işbirliği yapan Arapların, Türkleri arkadan vurması unutulmamıştır.</p>



<p>5 Şubat Çarşamba günü AKP Kadın Kollarının 7. Olağan Kongresinde konuşan Tayyip Erdoğan, El Colani&#8217;ye ilişkin görüşlerini açıkladı ve şöyle dedi: “<em>Türkiye dış politikada usta bir satranç oyuncusu gibi yaptığı hamlelerle bölgesinde oyun kurucu hale gelmeye başladı. Ülkemizi, arzu duyduğu haline getirmeye başladık. Dün, Suriye Arap Cumhuriyet Cumhurbaşkanı sayın Ahmed Şara, ülkemize çok kritik bir ziyarette bulundu. İki komşu ülke olarak geleceğimize yön verecek büyük kararlar aldık</em>.” Cihatçı bir terör örgütü başının ülkemizde resmi törenle ağırlanması bile başlı başına büyük bir skandaldır. Dünyanın terörist ilan ettiği ve bizim iki askerimizi diri diri yakan HTŞ’nin başı El Colani bir katildir. Yargılanması gerekirken böyle bir katili protokolde karşılamak, işlediği suçları aklamak anlamına gelmektedir.</p>



<p>Şimdi yakılıp, yıkılan Suriye’de emperyalist güçler El Colani ile görüşmeye çalışıyorlar. Suriye’nin yeniden inşa sürecinde büyük pay almak için ihale yarışına girecekler. İhaleden pay kapmak için bizim yandaş inşaat firmaları da kuyruğa girmişlerdir. Suriye’de kurulan yeni hükümet Türkiye’den gelen ithal ürünlere ilişkin gümrük vergisini %300 ile %500 arasında artırdı. Bu kararla ticaret durma noktasına getirilecektir. Yani Emevi camisine kırmızı halı göndermekle, Emevi camisinde namaz kılmakla, yalan, sahte ve avutucu mesajlarla uluslararası ilişkilerin düzenlenemediği öğrenilecektir.</p>



<p>9 Ocak 2025 tarihinde İtalya’nın başkenti Roma’da Suriye’nin Geleceği zirvesi yapıldı. ABD, İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya dışişleri bakanlarının katıldığı toplantıya Türkiye davet edilmedi. Suriye’ye binlerce km uzaklıkta olan dünyanın öbür ucundaki ülkeler, Suriye’nin geleceği hakkında bir araya gelip karar verirken, Suriye ile 911 km sınır komşusu olan Türkiye toplantıda yer almadı. Dışişleri eski bakanlarından İhsan Sabri Çağlayangil’in şu sözü önemlidir: “<em>Ortadoğu’da bir yemeğe davet edilmiyorsanız, muhtemelen o yemekteki menüde siz varsınız.</em>” 1991 yılındaki Körfez Savaşında Turgut Özal “<em>bir koyup, üç alacağız</em>” demişti ve Irak’ın kuzeyinde özerk bir yapı oluşturulmuştu. Şimdi benzer yapı Suriye’de oluşturulmak istenmektedir. Ve ülkemizi yönetenler, olanları seyretmektedir.</p>



<p>Bu arada İran, Suudi Arabistan yöneticileri gibi Ebu Muhammed El Colani de Anıtkabir’i ziyaret etmedi. Herhangi bir devletin yöneticisinin ülkemizin kurucusu Atatürk’ü ve yattığı Anıtkabir’i protestosu kabul edilemez. Bizim kutsalımıza saygı duymayıp kin besleyenler ülkemize gelmemelidir. İşin başka bir boyutu ise bu hainlerin Anıtkabir ziyareti yapmamaları ve aslanlı yolu kirletmemeleri de sevinilmesi gereken bir durumdur. Cihatçı ve katil bir teröristin, emperyalizme karşı savaş yaparak zafere ulaşan büyük bir komutanın, eşsiz bir liderin, Atatürk’ün yattığı Anıtkabir’de yeri yoktur, olmamalıdır da.</p>



<p><strong>Azim ve Karar, 10 Şubat 2025</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ŞAM DÜŞÜNCE</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/sam-dusunce/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Dec 2024 20:03:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Suay KARAMAN]]></category>
		<category><![CDATA[HTŞ]]></category>
		<category><![CDATA[ÖSO]]></category>
		<category><![CDATA[Şam]]></category>
		<category><![CDATA[SMO]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=6680</guid>

					<description><![CDATA[Suay Karaman ABD’nin dışişleri eski bakanlarından Condoleezza Rice, 7 Ağustos 2003 tarihinde The Washington Post gazetesinde Fas’tan Çin sınırına kadar 22 ülkenin siyasi ve ekonomik coğrafyasının değiştirilmesini amaçladıklarını söylemişti. ABD Ordusu’nun NATO Avrupa Müttefik Birlikleri Başkomutanı olarak görev yapan generali Wesley Clark, 2 Mart 2007 tarihinde bir televizyon konuşmasında şunları söylemişti; “Beş yıl içinde yedi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Suay Karaman</strong></p>



<p>ABD’nin dışişleri eski bakanlarından Condoleezza Rice, 7 Ağustos 2003 tarihinde The Washington Post gazetesinde Fas’tan Çin sınırına kadar 22 ülkenin siyasi ve ekonomik coğrafyasının değiştirilmesini amaçladıklarını söylemişti. ABD Ordusu’nun NATO Avrupa Müttefik Birlikleri Başkomutanı olarak görev yapan generali Wesley Clark, 2 Mart 2007 tarihinde bir televizyon konuşmasında şunları söylemişti; “Beş yıl içinde yedi ülkeyi ele geçireceğiz: Irak, Suriye, Lübnan, Libya, Somali, Sudan, İran.”</p>



<p>Emperyalist devletlerin kuyruğuna takılanların, sıranın bir gün kendilerine de geleceğini görmeleri gerekir. BOP’un işgal planları için taşeronluk hizmeti verenlerin, emperyalist oyunlara alet olanların, CIA eski çalışanlarından Philip Burnett Franklin Agee’nin (1935-2008) “Şirket İçinde: CIA Günlüğü” adlı eserini okumaları gerekir. Philip Agee’nin şu sözleri birçok olaya açıklık getirmektedir: “CIA için demokrasinin bir anlamı yoktur. Eğer bir ülkede seçilmiş bir hükümet varsa ve bizimle işbirliği yapıyorsa her şey normaldir. Eğer işbirliğini reddediyorsa, demokratikmiş, değilmiş umurumuzda değildir, icabına bakılır.”</p>



<p>Gazze’nin ardından Lübnan’ı da bombalayan İsrail’in yeni hedefi Suriye’dir. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 26 Kasım’da Lübnan’la ateşkesi kabul etti. İsrail-Lübnan ateşkesinin hemen ardından 27 Kasım’da Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ve Heyet Tahrir Şam (HTŞ)&nbsp; Halep’e saldırıyı başlattı. Bu grupların ele geçirmeye çalıştığı Halep-Hama hattı, İsrail’in bir süredir düzenli hava saldırısı yaptığı bölgeydi.</p>



<p>Yıllardır Ortadoğu’da yeni bir bölüşüm savaşı veriliyor ve bu sorunu emperyalizmden bağımsız olarak düşünmek olanaksızdır. Suriye&#8217;nin kuzeyindeki Halep’in batı kırsalında 27 Kasım&#8217;da Suriye Milli Ordusu güçleri ile terör örgütü Heyet Tahrir Şam ve Özgür Suriye Ordusu öncülüğündeki cihatçı gruplar arasında çatışma başladı. 30 Kasım&#8217;da Halep&#8217;i Suriye Milli Ordusu güçlerinden alan cihatçı gruplar, aynı gün İdlib’e girdi ve 5 Aralık&#8217;ta Hama kent merkezini Suriye Milli Ordusu güçlerinden aldı. Cihatçı gruplar, 7 Aralık günü başkent Şam&#8217;ı da ele geçirdiler. İsrail de 8 Aralık’ta Şam’a hava saldırısı düzenledi.</p>



<p>Suriye&#8217;de Heyet Tahrir Şam öncülüğündeki cihatçı gruplar, başkent Şam&#8217;ın artık Beşar Esad&#8217;ın kontrolünden çıktığını ilan etti. Başkent Şam&#8217;ın silahlı gruplar tarafından ele geçirilmesinin ardından Suriye Başbakanı Muhammed Gazi el Celali&#8217;nin, resmi yetkilerini terör örgütü Heyet Tahrir Şam liderliğindeki askeri operasyonlar birimine devretmek üzere evinden ayrıldığı ve geçiş hükümeti ile işbirliği yapmaya hazır olduğunu açıklandı.</p>



<p>Suriye’deki cihatçı terör grupları, İsrail İran’a füze saldırısı düzenlediğinde bunu sevinçle kutlamıştı. İsrail ile bu cihatçı terör grupları, Suriye’ye saldırıda ortaktır. İsrail, en başından beri cihatçı terör gruplarının Suriye’deki doğal ortağıdır. Bu cihatçı terör gruplarının İsrail’e karşı tek bir eylemi yoktur. Aslında İsrail ve cihatçı terör grupları ile ABD’nin himayesinde devletleşmeye çalışan Demokratik Birlik Partisi (PYD) birlikte hareket etmektedir.</p>



<p>MHP genel başkanı, partisinin 3 Aralık tarihindeki grup toplantısında “Halep iliklerine kadar Türk ve Müslüman’dır. Bunu Halep Kalesi’ne çekilen Türk bayrağı söylüyor” dedi. Bunun üzerine yandaş medya, Halep ile Suriye’nin diğer kentlerine plaka numarası vermeye başladı. Emperyalizmin planı ile ülkemizin sınırları önce büyütülecek, ardından Hatay başta olmak üzere bazı kentler Suriye’de yeni kurulacak devletçiklere verilecektir ve sonra İsrail buralarda egemenlik kuracaktır. BOP adı verilen Büyük İşgal Planı uygulamaya devam etmektedir.<strong> </strong>Ve bu süreçte bir ‘Öcalan açılımı’ da ülkemizin gündemine alınmıştır. Donald Trump’ın ABD askerlerini Suriye’den çekeceğini söylemesi üzerine Ankara, Suriye’de bir boşluk oluşacağını ve bu boşluğu doldurabileceğini hesaplamaktadır. Bu durumda ülkemiz için şunu demek yanlış olmaz:<strong> </strong>Dimyat’a pirince giderken, evdeki bulgurdan olmak…</p>



<p>Türkiye Beşar Esad&#8217;ın muhaliflerini Özgür Suriye Ordusu adı altında teşkilatlandırdı. İsrail ise Heyet Tahrir Şam’ı silahlandırıp destekledi ve böylece İsrail&#8217;in çıkarları doğrultusunda hareket etmesi sağlandı. Genişleme projeleri yapan İsrail’in planları içinde Türkiye topraklarının da yer aldığı bilinmektedir. İşte bu yüzden Beşar Esad’ın yıkılması İsrail’in işine gelirken, Türkiye’yi olumsuz yönde etkileyecektir. Suriye’nin bütünlüğü, Türkiye’nin bütünlüğünün teminatıdır. Ankara ile Şam’ın anlaşması, terör ve sığınmacı başta olmak üzere tüm sorunların çözümünün anahtarıydı. AKP’nin Beşar Esad karşıtı tutumu, Türkiye’yi İsrail’le aynı cepheye koymuş oldu. Suriye ile olan 911 km’lik kara sınırımızda Heyet Tahrir Şam, PYD gibi terör örgütleriyle komşu olmak gelecekte büyük sorunlara yol açacaktır.</p>



<p>Türkiye’nin yapması gereken Rusya ve İran’la Astana ortaklığını sürdürmek ve Ankara ile Şam’ın normalleşmesini sağlamak olmalıydı. Suriye&#8217;de yaşananlar, emperyalist güçlerin bölgeyi yeniden şekillendirme çabalarının bir parçasıdır. Terör örgütleri de bu oyunun piyonları olarak kullanılmaktadır. Sevr ile Anadolu’yu bölme planları yapanlar, Suriye’de de aynı işi yapmaya çalışıyorlar. Bu durumun en büyük kaybedeni, kuşkusuz ki Suriye halkı ve bölgedeki istikrar olacaktır. Şam düşüp cihatçıların eline geçince, Türkiye’de kutlama yapan işgalci sığınmacıların da ülkelerine dönmeleri sağlanmalıdır.</p>



<p>Suriye’nin, Irak’ın, İran’ın, Lübnan’ın bütünlüğü Türkiye’nin bütünlüğüdür. Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün bölge merkezli dış politikasını uygulamaktan başka yolumuz olmamalıdır. Üç yüz yıldır dünyayı sömüren emperyalizme karşı ilk kez zafer kazanan büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta Barış, Dünyada Barış” ilkesini anlayamamış beyinler, ülkemizi çok büyük sorunlarla karşı karşıya getirmiştir. Akılcı düşüncenin yanında birlik ve beraberlik ile bütün sorunların aşılacağı tam bağımsız, demokratik ve laik Türkiye Cumhuriyeti için bilinçli ve kararlı biçimde örgütlenmemiz gerektiği unutulmamalıdır.</p>



<p><strong>Azim ve Karar, 9 Aralık 2024</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
