<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Resmi Dil &#8211; Azim ve Karar</title>
	<atom:link href="https://www.azimvekarar.net/tag/resmi-dil/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.azimvekarar.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 17 May 2026 21:20:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.2</generator>
	<item>
		<title>ANADİL</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/anadil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 May 2026 21:02:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Suay KARAMAN]]></category>
		<category><![CDATA[Açılım]]></category>
		<category><![CDATA[Anadil]]></category>
		<category><![CDATA[Resmi Dil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.azimvekarar.net/?p=8116</guid>

					<description><![CDATA[Suay Karaman 15 Ekim 2024 tarihinde MHP grup toplantısında konuşan Devlet Bahçeli, PKK terör örgütünün bebek katili başı için; “terörün bittiğini, örgütünün tasfiye edileceğini tek taraflı ilan etsin” demişti. 22 Ekim 2024 tarihinde MHP grup toplantısında konuşan Devlet Bahçeli’nin bu kez bebek katili için “tecridi kaldırılsın, terörist başı gelsin, DEM Parti grup toplantısında konuşsun. Terörün [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Suay Karaman</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">15 Ekim 2024 tarihinde MHP grup toplantısında konuşan Devlet Bahçeli, PKK terör örgütünün bebek katili başı için; “<em>terörün bittiğini, örgütünün tasfiye edileceğini tek taraflı ilan etsin</em>” demişti. 22 Ekim 2024 tarihinde MHP grup toplantısında konuşan Devlet Bahçeli’nin bu kez bebek katili için “<em>tecridi kaldırılsın, terörist başı gelsin, DEM Parti grup toplantısında konuşsun. Terörün bittiğini açıklasın, sonra da umut hakkının kullanılması için başvurusunu yapsın. Hodri meydan, buna varız</em>” demişti. Hatta bu söz üzerine aynı gün CHP grup toplantısında Özgür Özel; “<em>el yükseltiyorum Devlet bey. Ben de Kürtlere bir devlet teklif ediyorum. Kürtlere, tam olarak kendilerine ait hissetmeyen bütün Kürtlere Türkiye Cumhuriyeti Devleti&#8217;nin sahibi olmayı teklif ediyorum</em>” söyleminde bulunmuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ekim 2024 tarihinden Mayıs 2026 tarihine geldik, bu kepazelikler üzerine yeni olaylar yaşandı, bebek katili terörist başı için kurucu önderlikten, barış koordinatörlüğüne kadar hukuksuz teklifler önerildi. Şimdi bu açılım safsatası el birliğiyle devam ettirilmektedir. 14 Mayıs 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda, DEM Parti’nin ‘Kürtçenin kamusal alanda kullanımının önündeki engellerin araştırılması’ için verdiği önerge görüşüldü. Önergenin görüşülmesine geçilmeden önce partilerin grup önerileri görüşüldü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">DEM Parti Van Milletvekili Gülderen Varlı, Kürt sorununun çözümü yolunda atılacak adımların, onlarca yıldır Kürt halkının karşılaştığı engellerin kaldırılmasını da beraberinde getireceğini, Kürtçenin korunması ve geliştirilmesinin, demokratik toplum ilkeleri ile kültürel çeşitliliğin yaşatılması açısından en iyi yerde durduğunu ifade ederek: “<em>bu nedenle komisyonun kurulması aynı zamanda toplumsal barışın güçlenmesine de katkı sağlayacaktır</em>” diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp, CHP’nin 2025 yılında yenilenen parti programında yer alan ilkelere dikkat çekerek, toplumsal sorunların çözüm adresinin eşit yurttaşlık temelinden geçtiğini ifade ederek; “<em>dillerin kaybı aidiyet duygusunu zedeler, ortak yaşam iradesini aşındırır. Ana dil hakkının güvence altında olduğu toplumlarda ise bireyler ülkelerine daha güçlü bağlarla bağlanır, ortak geleceğe daha fazla inanır</em>” diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni Yol Grubu Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, AKP iktidarı öncesine kadar Türkiye&#8217;nin geçmişten bu yana barındırdığı farklı medeniyet ve kültürlerin bir arada yaşama kültürüyle her milletten, her kültürden insanların barış, huzur ve kardeşlik içerisinde yaşadığı bir ülke olduğunu savundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Önerge AKP, MHP ve İYİ Partinin oylarıyla reddedilirken, CHP ve DEM Parti olumlu oy kullandı. Ancak partilerin kullandığı oy sayıları kamuya açıklanmadı. Tüm etnik azınlıkların ana dillerinde eğitim almaları ve anadillerin kamusal alanda kullanımının millet birliğini böleceği çok açıktır. CHP’li milletvekilinin “<em>bireylerin ülkelerine daha güçlü bağlanacağını, ortak geleceğe daha fazla inanacağını</em>” söylemesi PKK terör örgütü ve siyasi uzantısı DEM partinin bile savunamayacağı kadar bölücü bir istektir. Dil birliği, millet birliğinin sağlanmasındaki en önemli olgudur. Dil birliğini bozacak her türlü yaklaşım, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğe karşı yürütülen emperyalist projelerin oyunudur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Devlet ile vatandaşlar arasındaki tüm resmi işlemlerin resmi dilde yapılması gerekmektedir. Resmi dil, bir ülkede anayasa ile kabul edilen dili tanımlamak için kullanılan terimdir. Bir ülke sınırları dahilinde yaşayan kişiler ya da topluluklar farklı bir dil konuşsalar bile, resmi işlemlerini gerçekleştirirken resmi dil kullanmak durumundadırlar. Anadil ise, insanın çocukken anasından, babasından, evindekilerden ve soyca bağlı olduğu topluluktan öğrendiği dildir. Anadili ne olursa olsun, insanların resmi dili öğrenmeleri, bilmeleri gereklidir. Çünkü ülke içindeki tüm resmi işlemler gerçekleştirilirken, anadil yerine sadece resmi dil kullanılır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkemizi bölmeye götürecek açılım sürecinde ne yazık ki cumhuriyeti kuran partinin de DEM’lendiği gözlenmektedir. DEM Parti emperyalizmin güdümündedir, PKK terör örgütünün siyasal uzantısıdır. Her konuda görüş bildiren DEM Partinin şimdiki ve önceki bütün sözcüleri, toprak reformu konusuna hiç değinmemektedir. DEM Parti, emekçilerin, çiftçilerin, köylülerin partisi değildir; feodal beylerin, toprak ağalarının, silah ve uyuşturucu ticareti yapanların desteklediği partidir. DEM Parti, ilerici ve devrimci bir parti değildir, etnik temelli ve gerici bir partidir. Kısaca şöyle diyebiliriz: DEM Parti feodalizm üzerinden federalizme ulaşmayı planlayan, ağızlarına hiç toprak reformu almamış gerici partidir. Cumhuriyeti kuran partinin, böyle bir partinin peşine takılıp DEM’lenmesi iyi niyetle açıklanamaz; bu gaflet ve dalaletin de ötesi bir durumdur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cumhuriyetimizi kuran partinin genel başkanı ve eşsiz liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bütün bu yaşananları görseydi 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a çıkar mıydı denilecek günlerden geçmekteyiz. Ulusal Kurtuluş Savaşımızın başlangıcı olan 19 Mayıs 1919 tarihi, güzel vatanımızın kurtuluşunun başlangıcıdır. Türkiye Cumhuriyeti, 19 Mayıs 1919 tarihindeki o büyük inançtan, o kutsal isyandan, o çelik inattan, o azim ve karardan doğmuştur. Bizlere düşen Atatürk’ü özümseyerek anlamak, ilkelerine sarılmak, devrimlerini içselleştirmek, Misakı Milli sınırlarına sahip çıkmak ve ‘Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa’ demektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, 18 Mayıs 2026</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PARÇALANMA DİL İLE BAŞLAR</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/parcalanma-dil-ile-baslar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 May 2025 22:58:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Suay KARAMAN]]></category>
		<category><![CDATA[Anadil]]></category>
		<category><![CDATA[Resmi Dil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=7124</guid>

					<description><![CDATA[(CHP genel başkanının &#8216;Rudaw&#8217; internet sitesine verdiği röportaj üzerine, 15 yıl önceki bir yazıyı tekrar yayınlamak durumunda kaldım.)Özgür Özel: Kürtlerin taleplerini bağıra bağıra&#8230; &#124; Rudaw.net Suay Karaman&#160;&#160;&#160;&#160; &#160;&#160;&#160; Devlet ile vatandaşlar arasındaki tüm resmi işlemlerin resmi dilde yapılması gerekmektedir. Resmi dil, bir ülkede anayasa ile kabul edilen dili tanımlamak için kullanılan terimdir. Bir ülke sınırları [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">(CHP genel başkanının &#8216;Rudaw&#8217; internet sitesine verdiği röportaj üzerine, 15 yıl önceki bir yazıyı tekrar yayınlamak durumunda kaldım.)<br><a href="https://www.rudaw.net/turkish/interview/31052025">Özgür Özel: Kürtlerin taleplerini bağıra bağıra&#8230; | Rudaw.net</a><br><br><strong>Suay Karaman&nbsp;</strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Devlet ile vatandaşlar arasındaki tüm resmi işlemlerin resmi dilde yapılması gerekmektedir. Resmi dil, bir ülkede anayasa ile kabul edilen dili tanımlamak için kullanılan terimdir. Bir ülke sınırları dahilinde yaşayan kişiler ya da topluluklar farklı bir dil konuşsalar bile, resmi işlemlerini gerçekleştirirken resmi dil kullanmak durumundadırlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Anadil ise, insanın çocukken anasından, babasından, evindekilerden ve soyca bağlı olduğu topluluktan öğrendiği dildir. Anadili ne olursa olsun, insanların resmi dili öğrenmeleri, bilmeleri gereklidir. Çünkü ülke içindeki tüm resmi işlemler gerçekleştirilirken, anadil yerine sadece resmi dil kullanılır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD ve AB’nin çeşitli dayatmaları sonucunda, Türkiye’de bir “anadilde eğitim” söylemleri başladı. İlköğretimden, üniversiteye&nbsp; anadilde eğitimin özerklik, federasyon ve sonunda da ayrı bir devlet kurma anlamına geldiği bilinmektedir. Emperyalist devletlere şirin gözükmek ve son kullanım sürelerini uzatmak için başlatılan, ama sonuçlarını şimdiden göremeyenlerin dillendirdikleri anadilde eğitim çabaları, ülkemizin Misak-ı Milli sınırlarının değiştirilmesini amaçlamaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkemize; “ulusal devlet öldü, Kemalizm’i unutun” diyen ülkeler, kendi ülkelerinde ulus devlettirler ama Türkiye’ye dayatmalarını sürdürmektedirler. &#8220;Kürt açılımı Türkiye&#8217;yi AB&#8217;ye yakınlaştırıyor&#8221; diye bol keseden palavra atan emperyalist güçler, AB üyesi ülke olan Slovakya’nın ülkedeki azınlıkların kamusal alanlarda kendi dilleri ile konuşmalarını yasaklarken utanmıyor mu? Bu yasağa karşı gelmenin cezası 5.000 Euro’dur. Ülkedeki 500.000 Macar asıllı, karara isyan etti ama AB&#8217;den bu yasağa karşı tek ses çıkmadı. ABD ve AB’nin, Slovakya hükümetine “Macar açılımı yapın, Macarca televizyon kurun, Macarlar ana dillerinde eğitim yapsın” baskılarında bulunmaması, üzerinde düşünmeye değer bir olgudur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Paris&#8217;teki bir mahkemede sanıklar Korsika dilinde konuştukları için mahkeme görevlileri tarafından dışarı çıkartılmışlardı. Avrupa ülkelerinde bu gibi olayların örnekleri çoktur. Hiç kimse bu ülkelere “Korsikaca, Baskça, Brötanca, Oksitanca, Katalanca vb. dillerde televizyon kurun, bu dillerde eğitim yapın” demiyor. Ama konu Türkiye olunca, Kürtçe eğitim yapmaya ve tüm etnik dillerde televizyon ve radyo yayını yapmaya zorlanıyoruz. Başka AB üyesi ülkelerden istenmeyen ve sadece Türkiye&#8217;den istenen bu konuların nedenini çok iyi analiz etmek gerekmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD nüfusunun yaklaşık %30 kadarının ana dili İspanyolca’dır. Ancak ABD&#8217;ye “İspanyol kökenlilere ana dillerinde eğitim hakkı verin” diye bir baskı yapılmıyor. 2007 yılında ABD, ‘İngilizce Dil Birliği Kanunu’nu çıkardı. Bu kanunun gerekçelerinden biri, İngilizce&#8217;nin “ABD&#8217;deki farklı etnik köken, kültür ve dilleri birleştiren temel olgu” olduğu gerçeğidir. Diğeri ise ülkedeki az gelişmiş bölgelerin dil farkı sebebiyle geri kalmalarını önlemektir (Birleşmiş Milletler&#8217;in, resmi dil için kullandığı gerekçe budur).</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD titizlikle bu kanunu uygulamaya yönelirken, her Avrupa ülkesi kendi resmi dilinde yayın ve eğitimde ısrarlı iken, Türkiye&#8217;ye hangi amaçla “ana dilde eğitim” adı altında Türkçe dışında eğitim dayatılıyor?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Birçok ülkenin parlamentosunda, anadili farklı olan milletvekilleri bulunmaktadır ama hepsi mecliste resmi dille konuşurlar. Hiç Almanya ya da Avusturya’da Türk kökenli milletvekillerinin parlamentoda Türkçe konuştuğu görüldü mü?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her ülkenin dil konusundaki duruşları belliyken, emperyalist güçlerce bize dayatılan&nbsp; Kürt açılımları meyvelerini vermeye başladı. Etnikçi partinin bazı milletvekilleri TBMM’de Kürtçe konuştu. Etnikçi partinin başkanı<strong>, </strong>bundan böyle devletin Kürtçe ile ilgili düzenleme yapmasını beklemeden, iki dilli hayatı bölgede yaşamın her alanında egemen kılacaklarını açıkladı. Bu açıklamanın ardından Diyarbakır Anakent Belediyesi tarafından 97 tane köy ve mezraya isimleri Türkçe ve Kürtçe olan tabelalar asıldı. Diyarbakır Sur Belediyesi ise, birimlerinin tamamının isimlerini Türkçe, Kürtçe ve İngilizce olarak tabelalara yazdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Meclis’te Kürtçe kapatma nedenidir” diyen TBMM Başkanı BDP’nin kararını; “siyasi propaganda ve palavra kokuyor. Savcılar üzerlerine düşeni yapmalı” şeklinde değerlendirdi. Bu gelişmeler karşısında “Türkiye’nin resmi dili Türkçe’dir” diyen Çankaya’daki AKP’liye sormak gerek; Bitlis’in düşman işgalinden kurtuluşunun 93. yıl dönümü törenlerine katılmak için yaptığı gezide, Güroymak ilçesinden geçerken neden bu ilçenin adına Norşin dedi? Başbakan ise, öğrenci olaylarını eleştirmekten, henüz bu iki dilli yaşam konusunda görüş bildiremedi..</p>



<p class="wp-block-paragraph">MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, iki dilli yaşam konusunda AKP’yi suçlayarak; “Türkiye’nin bölünmesine, çok dilli, çok milletli bir yapıya, milli devlet ve üniter yapının tahribatına müsaade edilemez” dedi. CHP Genel Başkanı, geçtiğimiz Kasım ayında çıktığı Diyarbakır gezisinde esnafla bayramlaşırken kendisine, “Kürt sorunu, anadilde eğitim ve işsizlik” konularında görüşü soruldu. CHP Genel Başkanı’nın verdiği yanıt şöyleydi; “sorunların çözüm adresi biz olacağız, size söz veriyorum. Anadilde eğitim talebini de zaten Meclis’te ilk ben dillendirmiştim.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">İki dil konusunda “…Türk Silahlı Kuvvetleri, ulus devlet, üniter devlet ve laik devletin korunmasında her zaman taraf olmuş ve olmaya devam edecektir” şeklinde açıklama yapan Genelkurmay Başkanlığı için, “seni ilgilendirmeyen konularda görüş açıklama” diye çıkış yapanlar, patronların kurduğu ve öncelikli ilgi alanı ekonomi ve üretim olan TÜSİAD örgütünün başkanı için aynı şeyi düşündüler mi? Yeni demokrasi hareketi adı verilen partinin başarısız başkanının eşi ve TÜSİAD’ın sadece çağdaş görünümlü başkanı olan bayan, Diyarbakır’da bölgesel kalkınma zirvesi yemeğinde yaptığı konuşmada Kürtçe tümceler kullanmış ve halay çekerek Kürt sorununa “katkı!” sağlamıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bizim okullarımızda okunan ant’tan rahatsızlık duyan emperyalizmin maşaları, ABD okullarında öğrencilerin sabahları ders öncesinde, sınıflarında ayağa kalkarak şu yemini ettiklerini biliyorlar mı? “Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nin bayrağına ve o bayrağın simgelediği cumhuriyete bağlılık için ant içiyorum. Herkes için özgürlük ve adaletle, tanrının gözetiminde bölünmez, tek vatan için..”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’nin sorunlarının nedeni iki dilli yaşam, anadilde eğitim ya da Kürt sorunu değildir. Yıllardır devleti küçültmek bahanesiyle kamu varlıklarını değerlerinin çok altında satarak, üretmeden tüketerek, küresel sermayenin emirleriyle tezgahlanan piyasa, insanlarımıza çözüm olarak sunulmaktadır. Sosyal devlet bitirilmek istenmektedir. Sosyal güvence, sağlık güvencesi, barınma olanakları tüketilmektedir. Açlık, yoksulluk, işsizlik kader olarak sunulmaktadır. Ekonomik kriz sonucunda yatırımlar durmuş, fabrikalar kapanmaya başlamış, tarım ve hayvancılığımız bitirilmiştir. Emperyalist güçlerin isteğiyle yapılan açılımlar sorun oluşturmuş, terör azmış, yolsuzluk ve hukuksuzluk büyük boyutlara ulaşmış, siyasi belirsizlik ortaya çıkmıştır. Laiklik ve cumhuriyetimiz çok büyük tehlike altındadır. Türkiye Cumhuriyeti, dışa bağımlı yanlış yöneticiler nedeniyle kuruluş rotasından saptırılmıştır. Kemalist ilkelerden, devrimlerden ve o muhteşem altı oktan verilen tavizler, bugün tüm sorunların kaynağını oluşturmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkemizin sorunları iki dilli yaşamla çözülemez; cumhuriyetçilik, ulusalcılık, devletçilik, halkçılık, laiklik, devrimcilik ilkeleri, dün olduğu gibi bugün de, yarın da sorunların çözümü için vazgeçilmez bir dayanaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>İlk Kurşun Gazetesi, 20 Aralık 2010.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>NOT:</strong> Bu makale ile Dil Derneği tarafından 26 Eylül 2016 tarihinde 84. Dil Bayramı’nda “Ülkemize ve Türkçemize Emeği İçin”, Onur Ödülü’ne layık görüldüm.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
