<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mustafa Kaymakçı &#8211; Azim ve Karar</title>
	<atom:link href="https://www.azimvekarar.net/tag/mustafa-kaymakci/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.azimvekarar.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 28 Jun 2024 23:08:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>
	<item>
		<title>RODOS’TAN İZMİR’E</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/rodostan-izmire/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Jun 2024 23:08:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Suay KARAMAN]]></category>
		<category><![CDATA[“Rodos]]></category>
		<category><![CDATA[İstanköy ve Onikiada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği”]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kaymakçı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=6271</guid>

					<description><![CDATA[Suay Karaman 2023 yılı Nisan ayında Tüm Öğretim Elemanları Derneği (TÜMÖD) üyelerinden Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı’nın “Rodos’tan İzmir’e 68’li Göçmen Bir Bilimcinin Anıları ve Düşün Dünyası” adlı kitabı okurlarıyla buluştu. Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı, 1945 yılında Rodos’ta doğdu ve ailesiyle birlikte Rodos’tan göç ederek İzmir’e yerleşti. İzmir Atatürk Lisesi’ni bitirdi. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Suay Karaman</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">2023 yılı Nisan ayında Tüm Öğretim Elemanları Derneği (TÜMÖD) üyelerinden Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı’nın “Rodos’tan İzmir’e 68’li Göçmen Bir Bilimcinin Anıları ve Düşün Dünyası” adlı kitabı okurlarıyla buluştu. Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı, 1945 yılında Rodos’ta doğdu ve ailesiyle birlikte Rodos’tan göç ederek İzmir’e yerleşti. İzmir Atatürk Lisesi’ni bitirdi. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü’nden 1969 yılında mezun oldu. 1978 yılında doktorasını tamamladı. Konuk araştırıcı olarak 1980 yılında İskoçya Roslin Enstitüsü’nde bulundu. 1983 yılında doçent, 1988 yılında profesör unvanını aldı. 2012 yılında Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü’nden emekli oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bilimsel çalışmaları yanında kimi gazete ve dergilerde, üniversite, tarım ve bilim konularında yazılar yazmakta, kooperatifçilik eğitimi konusunda etkinlikler düzenlemektedir. Çok sayıda kitabı yayınlanmıştır. Mustafa Kaymakçı’nın birçok başarı ödülü vardır; bu ödülleri 2004 yılında Ankara’da aldığı “TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Bilim Ödülü” taçlandırmıştır. Birçok demokratik kitle örgütüne üye olan Mustafa Kaymakçı, “Rodos, İstanköy ve Onikiada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği” Başkanıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mustafa Kaymakçı, 6 yaşında yaşadığı Rodos’tan İzmir’e kalıcı göç olayından etkilenmiştir. Göç olayının halkları birbirine düşman eden, ırkçılığı ve ayrımcılığı besleyen işleyişin emperyalizmin sonucu olduğunu gözlemlemiştir. Böylece küresel kapitalizme karşı tavır geliştirmiştir. Yıllar sonra neden Rodos’tan göç ettiklerini babasına sorduğunda, “gelmeseydik, Türklüğümüzü, kimliğimizi kaybedecek, yok olacaktık” sözlerini duymuştu. Kitabında Türklük bilincine verdiği değeri de anlatıyor ve Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaşlaşma temelinde kültür milliyetçiliğini savunurken, kültürel kimliğin korunmasından yana tavır alıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türk kimliğini korumak için Türkiye’ye göç etmiş bir ailenin çocuğu olmasının yanında, 1961 Anayasası’nın özgürlük ortamında yetişmesi ve 68 kuşağında bilinçlenmesi Mustafa Kaymakçı’nın gelişiminde büyük rol oynamıştır. Bilimi, doğa bilimcileri ve sosyal bilimcilerle bir bütünsellik açısından değerlendirmiş, bir süre akademik çalışmalar için gittiği Avrupa ülkelerinin çoğunda emperyalist batıyı yakından tanımış ve doğuya bakışlarında, en yüce değer denilen emek yerine sömürgeciliği görmüştür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mustafa Kaymakçı’nın kitabında, sadece özyaşam öyküsü yok; seçme yazıları, bilimsel çalışmaları ve demokratik kitle örgütlerindeki çalışmaları da özet olarak sunulmuştur. Seçme yazılarında geleceğin bilim ve tarım politikaları ile daha yaşanılır bir dünyanın neler olması konusunda görüşlerini kaleme almıştır. Türkiye ve dünyada yaşanılan olumsuz olayların daha iyiye dönüştürülebileceği konusunda hep umutlu olmuş, çünkü yaşamın inişli ve çıkışlı zamanlarında göreceli olarak ilerlemeci olabileceğini kavramış ve görmüştür. Bilimsel çalışmaları ile ülkemizin, özellikle de tarım konusunda nasıl daha ilerleyebileceğinin örneklerini sunmuştur. Demokratik kitle örgütlerindeki çalışmaları ise, her bakımdan, herkes için örnek alınması gereken değerdedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı, tarım bilimi hakkında kitaplar yazarken, yazdığı bilgileri çiftçilere iletmiş ve örgütlenmelerine katkı sunmuştur. Bilimin ekonomi politiğini bilerek toplumsal olayların içinde yer almış, çiftçiler ve işçilerle birlikte eylemlere katılmıştır. Bu nitelikleri nedeniyle 12 Eylül darbesiyle birlikte üniversiteden uzaklaştırılmıştır. Ancak yılmamış, yıllarca özel sektörde çalışarak, Anadolu yollarında mal pazarlamış, ailesinin geçimini sağlamış ve açtığı davaları kazanarak üniversiteye tekrar dönmüştür. İzmir Öğretim Elemanları Derneği Başkanıyken özelleştirmelerin durdurulması ve laikliğin korunması konusunda yaptığı eylemler unutulmamıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rodos&#8217;tan İzmir&#8217;e göç etmiş bir bilim insanının yaşadığı deneyimleri ve düşünce dünyasını konu alan kitap, göçmen bir bilim insanının yaşadığı zorlukları, adaptasyon sürecini ve bilim alanındaki çalışmalarını anlatarak okuyucuya farklı bir bakış açısı sunmaktadır. Rodos’un tarihçesi, doğal güzellikleri, ekonomisi, Osmanlı eserlerinin tanıtımı, işgal altında yaşamanın zorluklarını ve demokrasi havarisi kesilen ülkelerin soydaşlarımıza yaşattığı acıları, 1950 ve sonrasının İzmir’i, 12 Mart ve 12 Eylül askeri darbeleri ve aydınlarımızın yaşadığı sıkıntılar, emperyalist ülkelerin, kendisine hizmet edecek kişileri devşirme etkinliklerini, bu dönemlere ışık tutacak şekilde kitabında yer vermiştir. Özyaşam öyküsü gibi gözükse de bu dönemi inceleyecek araştırmacılar için iyi bir kaynak niteliğindedir ve üniversitelerimizde görev yapan akademisyenlerin nasıl olması konusunda da yol gösterici bir kitaptır. Başarılı çalışmalara imza atan değerli Mustafa Kaymakçı’ya saygılarımızı ve teşekkürlerimizi iletiyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, 1 Temmuz 2024.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SALGIN SONRASI BİLİM-TEKNOLOJİ POLİTİKALARINDA GELECEĞİN PLANLANMASI</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/salgin-sonrasi-bilim-teknoloji-politikalarinda-gelecegin-planlanmasi/</link>
					<comments>https://www.azimvekarar.net/salgin-sonrasi-bilim-teknoloji-politikalarinda-gelecegin-planlanmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2020 22:29:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mustafa KAYMAKÇI]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kaymakçı]]></category>
		<category><![CDATA[salgın sonrası Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=1026</guid>

					<description><![CDATA[Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı Kapitalizmin ürünü olan endüstriyel sanayi,tarım ve hatta&#160; hizmet sektörlerlerindeki uygulamalar,günümüzde daha önceleri olmuş olanları aratmayacak bir şekilde&#160; Kovid-19 &#160;adıyla bir koronavirüs salgın hastalıkların çıkmasına da neden oldu. Kapitalizme karşı, &#160;dünya genelinde uygulanacak ekonomi-politikaların temel amacı;çok sınırlı oranda olan egemen sosyal sınıfların çıkarları için değil,büyük çoğunluğun gereksinmesinin karşılanmasına yönelik &#160;olması gerekmektedir. Bu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kapitalizmin ürünü olan endüstriyel sanayi,tarım ve hatta&nbsp; hizmet sektörlerlerindeki uygulamalar,günümüzde daha önceleri olmuş olanları aratmayacak bir şekilde&nbsp; Kovid-19 &nbsp;adıyla bir koronavirüs salgın hastalıkların çıkmasına da neden oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kapitalizme karşı, &nbsp;dünya genelinde uygulanacak ekonomi-politikaların temel amacı;çok sınırlı oranda olan egemen sosyal sınıfların çıkarları için değil,büyük çoğunluğun gereksinmesinin karşılanmasına yönelik &nbsp;olması gerekmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu temel bakış açısıyla “<em>Bilim-Teknoloji Politikalarında Geleceğin Planlanması</em>” kapsamında &nbsp;“<em>Sağlıklı ve Dengeli Beslenme</em>”, <em>“Sağlık</em>” ve “<em>Doğayı Koruma ve İyileştirme”</em> konularında başlıca araştırmalar şunlar olabilir:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sağlıklı ve Dengeli Beslenme İçin Tarım Araştırmaları</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Toprak ve Su Verimliliğini Artırma</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">• Kuraklık ve soğuğa daha dayanıklı bitki çeşitleri geliştirmek,</p>



<p class="wp-block-paragraph">• Yeterli suyun olduğu yerlerde nöbetleşmeyi devreye sokmak (yıl boyunca birden fazla ürün verecek bitki yetiştirmek),</p>



<p class="wp-block-paragraph">• Erken olgunlaşan bitkisel çeşitler elde etmek,</p>



<p class="wp-block-paragraph">• Birden fazla bitkiyi aynı toprakta bir arada yetiştirmek,</p>



<p class="wp-block-paragraph">• Daha verimli sulama teknolojileri geliştirmek</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Proteinleri Daha Verimli Üretmek</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">• Ülkeler ve bölgelerin mera ve çayırları dikkate alınarak en uygun hayvan türlerinin belirlenmesi,</p>



<p class="wp-block-paragraph">• Elden beslenmeye dayalı yetiştiricilik yerine meraya dayalı hayvan yetiştirme teknik ve sistemlerinin geliştirilmesi çalışmaları,</p>



<p class="wp-block-paragraph">• Yerli gen kaynaklarının korunması ve geliştirilmesi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">• Yerli gen kaynaklarının taban olacak yeni gen soylarının &nbsp;geliştirilmesi,</p>



<p class="wp-block-paragraph">• Kırmızı et üretiminin kısıtlanması, bunun yerine yemden yararlanma katsayısı daha yüksek kümes hayvanları ve çiftlik balıkçılığının geliştirilmesi çalışmaları,</p>



<p class="wp-block-paragraph">• Balık yetiştiriciliğinde tarımsal atıklardan yararlanma,</p>



<p class="wp-block-paragraph">• Balık yetiştiriciliğinin geliştirilmesinde deniz parkları oluşturma çalışmaları</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Beslenme Düzeyinde Farklılaştırma</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">• Sağlıklı ve dengeli beslenme düzeni üzerine çalışmalar,</p>



<p class="wp-block-paragraph">• Fast-food ya da hazır hızlı yiyecek ile gazlı içeceklerin insan sağlığı üzerine olumsuz etkilerini belirleyecek araştırmalar,</p>



<ul class="wp-block-list"><li>İnsanların aşırı&nbsp; enerji ve protein tükenmesini engelleyecek besleme rejimleri üzerine araştırmalar,</li></ul>



<p class="wp-block-paragraph">• Besinlerin uzun ömürlü olmalarını sağlayan katkı maddelerinin de yine insan sağlığını olumsuz etkilerini gösterecek araştırmalar,</p>



<p class="wp-block-paragraph">tarım ve gıda biliminin günümüzden başlayarak gelecekteki konuları olmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sağlık Araştırmaları</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">• Öncelikle insan, bitki ve hayvanlarda koruyucu hekimlikle ilgili araştırmaların yoğunluğunun artırılması, tanı ve sağıtımla ilgili araştırmaların ikinci plana aktarılması çalışmaları,</p>



<p class="wp-block-paragraph">• Bulaşıcı hastalıkların önlenmesine yönelik araştırmalar,</p>



<p class="wp-block-paragraph">• Zararlı alışkanlıkların önlenmesine ilişkin çalışmalar,</p>



<p class="wp-block-paragraph">• Yaşlanmaya bağlı hastalıklar ile ilgili araştırmalar,</p>



<p class="wp-block-paragraph">• Yedek doku ve organ nakli araştırmaları,</p>



<p class="wp-block-paragraph">• HIV salgınını önleyecek araştırmalar.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Doğayı Koruma ve İyileştirme Araştırmaları</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">• Aküferlerin yeniden dolması için çalışmalar,</p>



<p class="wp-block-paragraph">• Kağıt kullanımı yerine yeniden kullanılabilen kumaş ürünleri üretmek,</p>



<p class="wp-block-paragraph">• Yakacak odunların verimliliğini artıracak projeler geliştirme,</p>



<p class="wp-block-paragraph">• Çabuk gelişen ve ya da farklı türlerde ağaç yetiştirme çalışmaları,</p>



<p class="wp-block-paragraph">• Asit yağmurlarını önleyecek araştırmalar,</p>



<p class="wp-block-paragraph">• Sel ve rüzgarın oluşturduğu toprak erozyonuna karşı koruyucu bitki örtüsü geliştirme çalışmaları,</p>



<p class="wp-block-paragraph">• Toprak işlemesinde derin sürme teknikleri yerine korumaya yönelik sürme teknikleri üzerine araştırmalar,</p>



<p class="wp-block-paragraph">• Çöllerin yayılmasına karşı, tek yıllık bitkisel üretim yerine çok yıllık bitki üretimine dönüştürme çalışmaları ile ağaç kuşağı oluşturma projeleri,</p>



<p class="wp-block-paragraph">•Otlaklar üzerinde aşırı otlatmanın giderilmesini önleyecek otlama yöntemleri araştırmaları yapmak ve hayvan ırklarını ıslah etmek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(*)Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtuluşu ve kuruluşunu gerçekleştiren Mustafa Kemal Atatürk’ün “ <strong>Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, muvaffakiyet için en hakiki mürşit ilimdir , fendir. İlim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalalettir.”</strong>&nbsp; deyişi ile Kurban Bayramınızı kutluyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Azim ve Karar, 31.07.2020</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.azimvekarar.net/salgin-sonrasi-bilim-teknoloji-politikalarinda-gelecegin-planlanmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KÜRESEL SİSTEM,“KORONAVİRÜS SONRASI” NE OLACAK?</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/kuresel-sistemkoronavirus-sonrasi-ne-olacak/</link>
					<comments>https://www.azimvekarar.net/kuresel-sistemkoronavirus-sonrasi-ne-olacak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2020 22:23:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mustafa KAYMAKÇI]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kaymakçı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=1018</guid>

					<description><![CDATA[Prof.Dr.Mustafa Kaymakçı “DÜNYA’NIN SONU MU YOKSA YENİ BİR BAŞLANGIÇ MI? KORONAVİRÜS SONRASI” adlı &#160;Kitap, Halk kitabevi yayınlarından geçen hafta çıktı. Şenol Çarık tarafından derlenen kitapda;Ahmet Saltık,İzzettin Önder,Hayri Kozanoğlu,Metin Aydoğan,Barış Doster,Gülümser Heber,Mustafa Kaymakçı,Tayfun Özkaya ,İbrahim Ortaş,Necmi Emel Dilmen,Deniz Hakyemez, İsmail Tokalak,Bahadır Selim Dilek,Gizem Orçin,Şenol Çarık,Canan Etigün,Onur Şahin ve Adnan Tetikol’un yazıları, “Dünya’nın Sonu Mu Yoksa Yeni [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Prof.Dr.Mustafa Kaymakçı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">“<strong>DÜNYA’NIN SONU MU YOKSA YENİ BİR BAŞLANGIÇ MI? KORONAVİRÜS SONRASI”</strong> adlı &nbsp;Kitap, Halk kitabevi yayınlarından geçen hafta çıktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şenol Çarık tarafından derlenen kitapda;Ahmet Saltık,İzzettin Önder,Hayri Kozanoğlu,Metin Aydoğan,Barış Doster,Gülümser Heber,Mustafa Kaymakçı,Tayfun Özkaya ,İbrahim Ortaş,Necmi Emel Dilmen,Deniz Hakyemez, İsmail Tokalak,Bahadır Selim Dilek,Gizem Orçin,Şenol Çarık,Canan Etigün,Onur Şahin ve Adnan Tetikol’un yazıları, “Dünya’nın Sonu Mu Yoksa Yeni Bir Başlangıç Mı? Koronavirüs Sonrası”ne olacak konusunu,ekonomi-politik temelinde sorguluyor ve çözüm yollarını içeriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kitapdaki yazıların tümünün birleştiği ana fikir şu:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kapitalizm,gelinen noktada içinde yaşadığımız dünyamızın sorunlarına çözüm yolları bulamıyor. Zengin ve fakir uluslar ile toplumsal sınıflar arasında gıdaya, sağlığa ve sağlıklı çevreye erişim açısından farklar, acımasız bir şekilde derinleşmiş durumda .</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Toplumsal açıdan bölünmüş bir dünya var.İnsan emeğinin sömürülmediği,insanın barınma,gıda,sağlık,eğitim ve çalışma hakkı başta olmak üzere temel gereksinmesini güvence altına alacak yeni bir sistemi oluşturmaktan başka çare yok.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kitaba &nbsp;ben de ““<strong>Kovid-19 Salgını Işığında Ekonomi-Politik&nbsp; ve Bilimsel Çözümlemeler”</strong>adlı yazıyla katkı verdim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yazımım özeti kısaca şöyle;</p>



<p class="wp-block-paragraph">“<em>…. Kapitalizmin ürünü olan endüstriyel sanayi,tarım ve hatta&nbsp; hizmet sektörleri,günümüzde daha önceleri olmuş olanları aratmayacak bir şekilde&nbsp; Kovid-19&nbsp; adıyla bir koronavirüs salgın hastalıkların çıkmasına da neden oldu.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Evrensel düzeyde yıkımlar yarattı ve geleceğe ait belirsizliği ve kaotik bir ortamım yaratılmasını ortaya çıkarttı,bu süreç devam ediyor.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Bütün bunlar yeryüzünün çöküşü ile birlikte insanlığın çöküşünün göstergeleridir. Bunların, çok basite indirgeyerek iki somut sorumlusu olduğu söylenebilir.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Birincisi, zaman zaman çöküş belirtileri veren küreselleş(tir)me&nbsp; adıyla dünyaya dayatılan kapitalizm ve onun arkasındaki büyük sermayedir.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>İkincisi ise bu sistemin denetlediği bilim ve bilimcilerdir.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Bilim ile geleceği planlama ya da bilimi şimdikinden daha yüksek düzeyde insanlığın hizmetine sunabilmek için, önce sağlıklı bir durum saptamasına gereksinim vardır.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Bunların üzerine bilimi kullanarak toplumsal &#8211; ekonomik planlama yapılabilir.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Elbette var olan sorunların ya da konuların çözümü için temel koşullardan birincisi,emperyal kapitalizmin taleplerinin sınırlanması ve daha ileri düzeyde tasfiyesine bağlı olacaktır.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Bunu yapacak güç ise,çok genel bir yaklaşımla çalışanların egemen gücüdür”</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu bakış açısı ışığında kaleme alınan&nbsp; yazım;“<strong>Kovid-19 Salgını Işığında Ekonomi-Politik&nbsp; Çözümlemeler</strong>”, ,“<strong>Kovid-19 Salgını Işığında Bilimsel Çözümlemeler</strong>” ve &nbsp;“<strong>Kovid-19 Salgını Işığında Dünyanın Daha Eşitlikçi Bir Düzen İçin Dönüşümü”</strong>&nbsp; olmak üzere üç bölümden oluşuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Dünyanın Daha Eşitlikçi Bir Düzen İçin Dönüşümü” Bölümünde de şunları ileri sürdüm: “<em>…Emperyalizm savaş sanayisi ile ayakta kalabiliyor. Bu nedenle her yerde savaş çıkartıyor, uygarlıkları ortadan kaldırıyor.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Uygar geçinen Batı’nın başka çaresi kalmadı. Ancak, Batı’nın emekçileri ve ilerici(!) siyasi örgütleri, Galiyev’in söylediği gibi emperyalistlerin işlediği bu suçları, dünya sömürüsünden pay aldıkları için görmezlikten geliyorlar, açıkça suçu paylaşıyorlar.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Bu nedenle,merkez ülkelerindeki&nbsp; kapitalist ekonominin,gelecekte de&nbsp; daha fazla adalet ve özgürlük getirmesinin olası olamadığı gözlemleniyor.Ancak kapitalizmin kendiliğinden, otomatik olarak ortadan kalkması söz konusu değil.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Bununla birlikte içinde bulunduğumuz durum kötüleşmeye devam ettikçe,sınıf mücadelesi yanında çevre ülkelerinden yükselen muhalefetin genişlemesi ve güçlenmesi kaçınılmaz bir şekilde ortaya çıkacaktır.Ancak&nbsp;&nbsp; bu muhalefetin gelecekte nasıl şekilleneceği ya da etkisinin ilerici mi yoksa gerici mi olacağını şu andan kestirmek&nbsp; de&nbsp; olası değil gibi gözüküyor.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Geleceğin&nbsp;&nbsp;&nbsp; daha fazla adalet ve özgürlük getirmesini sağlaması için , bunu talep eden güçlü sosyal ve siyasal hareketlerin, akımların olması ve de&nbsp; bunların egemen siyasi ve ekonomik elitleri taviz vermeye zorlamaları gerekiyor.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Aksi takdirde,yaşanmakta olan&nbsp; halk sağlığı krizi ve bununla birlikte gelişecek&nbsp; ekonomik kriz, otoriter iktidarların daha da güçlenmesini, bir başka deyişle otoriter konsolidasyon&nbsp; olasılığını&nbsp; yaratabilir.”</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kitabı öğütlüyor ve emek verenlere&nbsp; ve de derleyicilik görevini başarılı bir şekilde gerçekleştiren Şenol Çarık’ a teşekkür ediyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Azim ve Karar, 01.07.2020</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.azimvekarar.net/kuresel-sistemkoronavirus-sonrasi-ne-olacak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOVİD-19 SALGINI IŞIĞINDA DÜNYADA DAHA EŞİTLİKÇİ BİR DÜZEN NASIL GERÇEKLEŞTİRİLEBİLİR?</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/kovid-19-salgini-isiginda-dunyada-daha-esitlikci-bir-duzen-nasil-gerceklestirilebilir/</link>
					<comments>https://www.azimvekarar.net/kovid-19-salgini-isiginda-dunyada-daha-esitlikci-bir-duzen-nasil-gerceklestirilebilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2020 02:46:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mustafa KAYMAKÇI]]></category>
		<category><![CDATA[daha eşitlikçi bir düzen]]></category>
		<category><![CDATA[KOVİD-19]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kaymakçı]]></category>
		<category><![CDATA[salgın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=739</guid>

					<description><![CDATA[Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı&#160;&#160; (mustafa.kaymakci68@gmail.com) Kapitalizm geldiğimiz noktada, zengin ve fakir uluslar ile toplumsal sınıflar arasında; gıdaya, sağlığa ve sağlıklı çevreye erişim açısından farkları derinleştirmiştir. Toplumsal açıdan bölünmüş bir dünya vardır. Yoksul ülkeler &#160;çoğunlukla yetersiz besleme ve bulaşıcı hastalıklardan, zengin ülkeler ise aşırı beslenmenin yarattığı kronik hastalıklardan etkileniyorlar. Sağlıklı çevre giderek yok oluyor. Bu nedenlerle&#160; [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://www.azimvekarar.net/wp-content/uploads/2020/06/covid-3.jpg" alt="" class="wp-image-740"/></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı&nbsp;&nbsp; </strong>(mustafa.kaymakci68@gmail.com)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kapitalizm geldiğimiz noktada, zengin ve fakir uluslar ile toplumsal sınıflar arasında; gıdaya, sağlığa ve sağlıklı çevreye erişim açısından farkları derinleştirmiştir. Toplumsal açıdan bölünmüş bir dünya vardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yoksul ülkeler &nbsp;çoğunlukla yetersiz besleme ve bulaşıcı hastalıklardan, zengin ülkeler ise aşırı beslenmenin yarattığı kronik hastalıklardan etkileniyorlar. Sağlıklı çevre giderek yok oluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenlerle&nbsp; kapitalist paradigmanın yarattığı sanayi,tarım ve hizmetler sektörlerinde &nbsp;işletme&nbsp; büyüklükleri,şekilleri, üretimin nasıl ve kimlerin denetiminde&nbsp; olacağı ve çıktılarının nasıl dağıtıma tabi tutulması konularında&nbsp; &nbsp;önemli değişimlere gereksinme vardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Dünyada daha eşitlikçi bir düzen nasıl gerçekleştirebilir?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sorunun cevabı,elbette dünyada var olan bütün ilerici güçlerin gündemdeki en önemli konularından birisidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte, bu idealin yaşama geçirilmesinde, şimdiki ortam ve koşullarda Batı’da, bırakınız kapitalist ekonomiyi savunan siyasal partileri,sosyal demokrat, sosyalist daha ilerisi toplumcu partilerinden de eylem beklemek gerçekçi bir yaklaşım değildir. Bunun, başta siyasi ve toplumsal olmak üzere ekonomik ve kültürel birçok nedeni vardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu bağlamda,emek-sermaya çelişkisi&nbsp; ile birlikte önümüzdeki çelişki,kimilerinin dikkate almaktan kaçındığı merkez ülkeler ile çevre ülkeler arasındaki çelişkidir,bir başka deyişle bunu yaratan kapitalist emperyalizmdir<strong>.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Doğunun İki Güneşi Yol Göstermişti</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Tarihsel süreç içinde anılan çelişki konusunda günümüzde de geçerliliğini koruyan en doğru çözümlemenin, 20.yüzyılın birinci yarısında &nbsp;yaşamış<strong>“<em>Doğunun İki Güneşi</em></strong>” nden çıktığı söylenebilir<strong>.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunlardan birisi, bir entelektüel siyaset adamı olarak bilinen Mustafa Kemal Atatürk’tür<strong>.</strong> Atatürk, emperyalizme karşı verdiği başarılı bir savaşla, sömürge ve yarı sömürge ülkelere örnek olmuş bir kişiliktir. O, <strong>“<em>Müstemlekecilik ve emperyalizm yeryüzünden yok olacak ve yerlerini milletler arasında renk, din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir ahenk ve işbirliği çağı egemen olacaktır.”</em> </strong>demişti . &nbsp;Bunun yanında &nbsp;içinden çıktığı toplumu dönüştürmüş, dönüştürürken eşitlikçi bir toplum düzeni yaratmak için ilkeler koymuş ve eylemler yapmıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir diğeri ise Mirseyit Sultan Galiyev’dir. Galiyev,&nbsp; Rus egemenliğinde uzun süre kalmış Türk dilli halklarda ulusal bilinç yeterince oluşmadığı için öngördüğü “<em>Turan Sosyalizmi’ni</em> gerçekleştirememiş bir önder olarak biliniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yenilenirse, şimdiki ortam ve koşullarda Batı’da sosyal demokrat, sosyalist, daha ilerisi toplumcu partilerinden &nbsp;daha eşitlikçi bir dünya düzeni idealinin yaşama geçirebileceğini düşünmek ve eylem beklemek gerçekçi bir yaklaşım değildir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yaklaşımın geçerliğini Galiyev, ”<em>Asya ve Avrupa Halklarının Sosyo-Politik, Ekonomik ve Kültürel Gelişmelerinin Esaslarına İlişkin Bazı Görüşlerimiz”</em> adlı yazısında şöyle açıklamıştı:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“•<strong><em>Artı değerin özünde, işçi sınıfı ile burjuvazi arasındaki çelişkiden daha çok, ezen uluslar ile ezilen uluslar arasındaki çelişki vardır. Bir başka deyişle, kapitalizmin temel çelişkisi, “Proleter Uluslar” ile “Metropoller (Batı) ”arasındaki çelişkidir. Kapitalizmi ortadan kaldıracak çelişki de budur.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>• Batı kültürü, kapitalist sömürünün yarattığı birikim üzerine kurulmuştur. Bu bağlamda Batı kültürü, bir yandan sömürünün devamını meşrulaştırır, bir yandan da mazlum ulusların bu sömürüyü ortadan kaldıracak özgün bir kültürün inşasını engeller. Dünyada, Batılı ve Kapitalist tek bir kültürün egemen olmasını dayatır.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>• Batı ülkelerindeki sınıf mücadeleleri reformist temeldedir ve devrimci dönüşümü gerçekleştirmekten uzak kalmıştır. Çünkü Batı emekçileri, kapitalist ülkelerin dünya sömürüsünde aktardıkları kaynakların bir kesimini paylaşmıştır. Bu nedenle, metropol ülke emekçilerinin durumu, sömürgelerdeki emekçilere göre çok daha iyidir. Bu anlamda işbirlikçidirler.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>• Batı işçi sınıfı, sınıfsal çıkarının kalıcı ve köklü bir şekilde korunmasını, emperyalizmin sürekliliğine bağlar. Batı işçi sınıfının bu niteliğinden dolayı, dünyadaki bütün emekçileri, bir cephede görmek ve örgütlemek başlangıçta olası değildir.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>• Emperyalizme karşı dünya devrimi, mazlum ulusların emperyal devletlere karşı vereceği mücadele ile gerçekleşebilir. Mücadelenin başarısında, sömürge ulusların emperyalizme karşı verdikleri ulusal kurtuluş savaşları belirleyicidirler.</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>• Kapitalist dünya sömürüsüne karşı verilecek mücadelede, son çözümlemede “Proleter Uluslar Enternasyonalizmi” oluşturulmalıdır.”</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Tarihsel gelişmeler , Galiyev’in değerlendirmesini haklı çıkarmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Batı’nın toplumcu geçinen bütün partileri, salt İkinci Paylaşım Savaşı’nda değil,20.yüzyılın sonunda olduğu üzere içinde yaşadığımız 21.yüzyılın başında da Batı’nın dünyayı talan etmesine karşı tavır göstermemekte ve sömürüye ortak olmaya devam etmektedirler. Afrika, Ortadoğu, Afganistan’da milyonlarca insanın ileri(!) savaş aygıtları ile öldürülmesine, yine milyonlarca insanın açlıktan ölümüne seyirci kalanlar arasında onlar da yok mudur?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kısaca şu söylenebilir;Dünyada uluslararası ve buna bağlı olarak sınıfsal sömürü, en az eskisi kadar, hatta daha ileri düzeyde varlığını sürdürmeye devem ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Emperyalizm savaş sanayisi ile ayakta kalabiliyor. Bu nedenle her yerde savaş çıkartıyor, uygarlıkları ortadan kaldırıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uygar geçinen Batı’nın başka çaresi kalmadı. Ancak, Batı’nın emekçileri ve ilerici(!) siyasi örgütleri, Galiyev’in söylediği gibi emperyalistlerin işlediği bu suçları, dünya sömürüsünden pay aldıkları için görmezlikten geliyorlar, açıkça suçu paylaşıyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle,merkez ülkelerindeki&nbsp; kapitalist ekonominin,gelecekte de&nbsp; daha fazla adalet ve özgürlük getirmesinin olası olamadığı gözlemleniyor.Ancak kapitalizmin kendiliğinden, otomatik olarak ortadan kalkması söz konusu değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte içinde bulunduğumuz durum kötüleşmeye devam ettikçe,sınıf mücadelesi yanında çevre ülkelerinden yükselen muhalefetin genişlemesi ve güçlenmesi kaçınılmaz bir şekilde ortaya çıkacaktır.Ancak &nbsp;&nbsp;bu muhalefetin gelecekte nasıl şekilleneceği ya da etkisinin ilerici mi yoksa gerici mi olacağını şu andan kestirmek &nbsp;de &nbsp;olası değil gibi gözüküyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Geleceğin&nbsp;&nbsp;&nbsp; daha fazla adalet ve özgürlük getirmesini sağlayaması için , bunu talep eden güçlü sosyal ve siyasal hareketlerin, akımların olması ve de&nbsp; bunların egemen siyasi ve ekonomik elitleri taviz vermeye zorlamaları gerekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aksi takdirde,yaşanmakta olan &nbsp;halk sağlığı krizi ve bununla birlikte gelişecek &nbsp;ekonomik kriz, otoriter iktidarların daha da güçlenmesini, bir başka deyişle otoriter konsolidasyon &nbsp;olasılığını&nbsp; yaratabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, 26 Haziran 2020.</strong><strong></strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.azimvekarar.net/kovid-19-salgini-isiginda-dunyada-daha-esitlikci-bir-duzen-nasil-gerceklestirilebilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
