<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ekrem İmamoğlu &#8211; Azim ve Karar</title>
	<atom:link href="https://www.azimvekarar.net/tag/ekrem-imamoglu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.azimvekarar.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Nov 2025 21:16:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.2</generator>
	<item>
		<title>&#8216;ASRIN VURGUNU&#8217;</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/asrin-vurgunu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Nov 2025 21:16:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Suay KARAMAN]]></category>
		<category><![CDATA[Asrın Vurgunu]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem İmamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[İBB İddianamesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.azimvekarar.net/?p=7615</guid>

					<description><![CDATA[Suay Karaman 11 Kasım Salı günü İstanbul Anakent Belediyesi ile ilgili soruşturma için hazırlanan iddianame yaklaşık 237 gün sonra tamamlandı. 3739 sayfadan oluşan iddianamede toplam şüpheli sayısı 407 olarak açıklanmış ve Türk Ceza Kanunu’nun suç saydığı 143 eylem değerlendirilmiş. İddianamede&#160; İstanbul Anakent Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, suç örgütü lideri olarak tanımlanmış ve örgütün suç işleme [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Suay Karaman</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">11 Kasım Salı günü İstanbul Anakent Belediyesi ile ilgili soruşturma için hazırlanan iddianame yaklaşık 237 gün sonra tamamlandı. 3739 sayfadan oluşan iddianamede toplam şüpheli sayısı 407 olarak açıklanmış ve Türk Ceza Kanunu’nun suç saydığı 143 eylem değerlendirilmiş. İddianamede&nbsp; İstanbul Anakent Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, suç örgütü lideri olarak tanımlanmış ve örgütün suç işleme tarihi, İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye başkanlığı zamanından itibaren başlatılmış.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bizler buna benzer olayları daha önce de görmüştük. 14 Temmuz 2008 tarihinde açıklanan ve 13 ay gibi uzun bir sürede hazırlanan Ergenekon soruşturmasının iddianamesi de 2455 sayfa ve 442 klasör olmak üzere yaklaşık 200 bin sayfadan oluşturulmuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Siyasi iktidar tarafından Ergenekon, Balyoz, Casusluk, 28 Şubat gibi davalar açılmış, Türk Silahlı Kuvvetleri çeşitli kumpaslarla darmadağın edilmişti. Kozmik Oda’ya bile girilmiş ve en gizli savunma bilgileri yurtdışına sızdırılmıştı. Genel Kurmay Başkanı, terör örgütü lideri olarak yargılanıp mahkûm edilmiş ancak Anayasa Mahkemesi kararıyla cezaevinden salıverilmişti. Nereden nereye geldik: O gün Genel Kurmay Başkanına terör örgütü lideri diyenler, bugün elli bin kişinin ölümünden sorumlu PKK terör örgütünün bebek katili olan başı için ‘kurucu lider’ ifadesini kullanmakta sakınca görmemektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu kumpas davaları ile üniversitelere ve medyaya da el konuldu. Bunun yanında hem topluma büyük bir korku salındı hem de Türkiye’nin ‘Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti’ yapısını oluşturan kurumlar yerle bir edildi. Haksız yere tutuklanan birçok kişi cezaevinde sağlığını ve bazıları da yaşamını yitirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İstanbul Anakent Belediyesi ile ilgili hazırlanan iddianame, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni ve Türkiye’nin üniter ve laik yapısını çökertmeyi planlayan ABD, CIA, AKP, FETÖ, ikinci cumhuriyetçilerin ve liberallerin ortak yapımı kumpas davalarının iddianameleriyle büyük benzerlik taşımaktadır. Hazırlanan iddianamenin içeriği dolu olmadığı gibi, bomboş da değildir. Ne yazık ki ülkemiz bir hukuk devleti olma niteliğini yitirdiği için, bu davanın sonucundan ne çıkacağı belli değildir. Ahlaksızlığı ve yolsuzluğu her kim yapıyorsa, mutlaka hesabının sorulması gerekir. Ancak bu iddianamenin arkasında hukuktan ve iyi niyetten yoksun hareket eden güçlerin olduğunu da bilmek gerekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tıpkı Ergenekon kumpasında olduğu gibi, İstanbul Anakent Belediyesi için hazırlanan iddianamede de örgüt şeması yapıldı ve Ekrem İmamoğlu örgütün başı olarak değerlendirildi. Ergenekon kumpasında da Genel Kurmay Başkanı örgütün başı olarak nitelendirilmişti. O günlerle bu günler benzeşmektedir. Ergenekon ve Balyoz davalarında önce Taraf ve Zaman gazetelerinde isimler yazılır sonra arkasından tutuklamalar gelirdi. Şimdi iddianame önce 11 Kasım Salı sabahı Yeni Şafak Gazetesinde ‘Asrın Vurgunu’ manşetiyle duyuruldu, ardından saat 14:30’da iddianame açıklandı. Ergenekon ve Balyoz kumpaslarını yapanlar şimdi yurt dışına kaçtılar ve yakalanamıyorlar. Bu işlerin hep böyle gitmeyeceği bilinmektedir; zaten o yüzden siyasi iktidar çaresizdir ve özellikle muhalefete saldırmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu iddianameye göre CHP’nin kapatılması da gerekiyormuş. 1950 yılında iktidar olan Demokrat Parti, CHP’nin mallarına, binalarına el koydu, işi kapatmaya doğru götürüyordu. Siyasi iktidar da şimdi aynı yolu denemeye çalışıyor. Amaç CHP’nin birinci parti olmasından duyulan rahatsızlık. Çünkü biliyorlar ki, iktidarı yitirirlerse kendileri için iyi olmayacak. Savcılar da benzer iddianameler hazırlayacak. O yüzden CHP’nin kapatılmasının ya da partinin bölünmesinin yolunu arıyorlar. Ama bu boş bir uğraştır, örgütlü toplum bunları da aşacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, 17 Kasım 2025</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HUKUK YOK Kİ</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/hukuk-yok-ki/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Mar 2025 23:25:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Suay KARAMAN]]></category>
		<category><![CDATA[Diploma]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem İmamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Darbe.]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=6920</guid>

					<description><![CDATA[Suay Karaman Ülkemiz yoğun gündemle boğuşmaktadır çünkü AKP iktidarı ülkemizi her konuda büyük sıkıntılara sokmuştur. 19 Mart Çarşamba gününden beri yaşananlar hukuk adına, insanlık adına, ülkemizin geleceği adına endişe verici boyutlara ulaşmaktadır. AKP genel başkanı Tayyip Erdoğan, 2014 yılında cumhurbaşkanlığına aday olurken 4 yıllık yükseköğretim diploması yeteri kadar gündeme getirilmemişti. Ancak daha sonraki seçimlerde gündeme [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Suay Karaman</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkemiz yoğun gündemle boğuşmaktadır çünkü AKP iktidarı ülkemizi her konuda büyük sıkıntılara sokmuştur. 19 Mart Çarşamba gününden beri yaşananlar hukuk adına, insanlık adına, ülkemizin geleceği adına endişe verici boyutlara ulaşmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">AKP genel başkanı Tayyip Erdoğan, 2014 yılında cumhurbaşkanlığına aday olurken 4 yıllık yükseköğretim diploması yeteri kadar gündeme getirilmemişti. Ancak daha sonraki seçimlerde gündeme getirildi. Ama özellikle CHP yöneticilerinin diploma konusunun üzerinde durmaması sonucunda Tayyip Erdoğan’ın anayasaya karşı üçüncü kez seçilmesinin yolu açıldı. Şimdi AKP iktidarı, İstanbul Anakent Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasından başlayarak, bir dizi soruşturmaya geçit verdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan ivedilikle Ekrem İmamoğlu’nun diploması 18 Mart Salı günü geçersiz sayıldı. Ardından, belediyede yolsuzluk yapıldığı ve terör örgütüne yardım edildiği gerekçesiyle İmamoğlu önce göz altına alındı ve sonra tutuklamaya varan gelişmeler yaşandı. Eğer belediyede yolsuzluk varsa, Ekrem İmamoğlu’nun ifadesi alınarak, tutuksuz yargılanabilirdi. Özellikle Ankara Anakent eski belediye başkanı Melih Gökçek’in yaptıkları hakkında kılını kıpırdatmayanların, Ekrem İmamoğlu’na gelince yeri göğü inletmeleri ilginçtir. Benzer şekilde İmamoğlu için PKK terör örgütüne yardım etmek, PKK terör örgütü üyelerini işe yerleştirme gibi suçlamalar yöneltildi. Bugün bebek katili terörist başından ‘barış elçisi’ yaratmaya çalışanları görmezden gelerek, İmamoğlu’na soruşturma açmak kasıtlıdır. Açılan soruşturmaların FETÖ’cülerin kullandığı yöntem olan &#8216;gizli tanıkların&#8217; ifadelerinden oluşması ise kamuoyunun tepkisine neden oldu.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu olaylar yaşanırken halk İmamoğlu’na sahip çıkmak için alanlara doldu. Yapılan protesto gösterilerinin sadece İstanbul Anakent Belediyesi’ne yönelik soruşturmalar için değil, hukuka ve laik cumhuriyete sahip çıkmak amacıyla olduğunun da altını çizmek gerekir. Yurdumuzun birçok yerinde yapılan gösteriler yine kötü olaylarla sonuçlandı. Güvenlik güçleri her zaman olduğu gibi orantısız güç kullanarak, istenmeyen olaylara neden oldu. Sırtına sardığı Atatürklü Türk bayrağıyla eyleme katılan genci tekmeleyerek, darp eden güvenlik güçleri, büyük tepki çekti. Aynı gün Diyarbakır’da Kürdistan ve PKK terör örgütü bayraklarıyla, bebek katili Abdullah Öcalan posterleriyle Nevruz kutlaması yapanlara ses çıkarılmaması, ülkemizin ne kadar kötü yönetildiğinin başka bir örneğidir. Nevruz kutlamalarında Güneydoğu illerimizde benzer şekilde kutlamalar yapılırken, güvenlik güçlerinin sessizliği ve tepkisizliği dikkatlerden kaçmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün yaşananlar esasında ‘yumuşama ve normalleşme’ siyasetinin bedelidir; ne yazık ki bu bedeli halk ödemektedir. ‘Işık açıp kapatalım’, ‘kırmızı kart gösterelim’, ‘demokrasi nöbeti tutalım’, ‘baba ocağında toplanalım’ gibi saçmalıkların sonucudur bu yaşananlar. Bugün ülkemizde yaşanan demokratik olmayan, faşizan ve korkunç olaylardan sadece siyasi iktidar sorumlu değildir, iktidara destek olan diğer siyasi partilerin ve görevlerini yerine getiremeyen muhalefet partilerinin de katkısı vardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ana muhalefet partisinin genel başkanı “<em>mertçe bir yarış istiyorsa karşımıza çıksın</em>” diyerek Tayyip Erdoğan’ı seçime girmeye çağırması, hukuk devleti ve demokratik hakları için sokağa dökülenlerin heyecanını yok etmek, direnenleri hiçe saymak anlamındadır. Tayyip Erdoğan’ı anayasaya aykırı olarak dördüncü kez cumhurbaşkanlığı seçimine girmeye çağırmak en hafif deyimle bilgisizliğin ve yetersizliğin göstergesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İYİ Parti Genel Başkanı ise<em> “Tayyip Erdoğan anayasaya göre bir daha aday olamaz. Anayasayı tanımazlık ve muhtemel adayların tasfiyesine benzer uygulamalar devam ederse, yapılacak tek şey cumhurbaşkanlığı seçimlerinin boykot ve protesto edilmesidir” </em>diyerek, açıkça tavrını ortaya koydu ve muhalefetin nasıl yapılması gerektiğini göstermiş oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yaşanan bu olaylar bir sivil darbe olarak nitelenmektedir. Ancak sivil darbe yeni değildir, AKP iktidarı ile birlikte yapılmaya başlanmıştır. Bir ülkede siyasi iktidar, kendi ordusuna düşmansa, istediği yasaları çıkartarak, yargı bağımsızlığını zedeliyorsa, sürekli kadrolaşmak için çaba harcıyorsa, iktidara karşı gelenleri cezaevine gönderiyorsa, seçimlerde sahtekarlık yapıyorsa ve mühürsüz sahte oylarla rejim değiştiriliyorsa o ülkede siyasi iktidar tarafından sivil darbe yapıldığı çok açıktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yapılan bu sivil darbeye karşı, provokasyonlara gelmeden, vatansever güçlerin birlikte yapacağı haklı demokratik eylemlerle püskürtme yoluna gidilmelidir. Bu olayları yönetecek, yönlendirecek tutarlı bir siyasi iradeye de gereksinim vardır. Ülkemiz her türlü zorluğu yenecek güçtedir. Türk milletine en zor koşullarda bile umutsuz olmamayı öğreten eşsiz liderimiz Mustafa Kemal Atatürk; “umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.” demiştir. Umudumuzu yitirmeden haklı mücadelemizi hukuktan ayrılmadan, demokratik yollardan sürdürme azim ve kararlılığında olmamız gerekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, 24 Mart 2025</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP&#8217;NİN CUMHURBAŞKANI ADAYI EKREM İMAMOĞLU OLABİLİR Mİ?</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/chpnin-cumhurbaskani-adayi-ekrem-imamoglu-olabilir-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Feb 2025 22:13:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Konuk Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem İmamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Mansur Yavaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=6835</guid>

					<description><![CDATA[Süleyman Çelik MetroPOLL Araştırma&#8217;nın kurucusu Özer Sencar’ın, &#8220;CHP hem kendine hem seçmenine hem kurucu babaları ve tarihine karşı dürüst olmak mecburiyetindedir. Mansur bey CHP’nin CB adayı yapılamaz. Bu kendi kendini inkar anlamı taşır&#8221; dedi ve bu sözler medyada yankı yaptı. Aynı şekilde, özellikle kurucu babaları ve tarihine karşı dürüst olunacak olursa Ekrem İmamoğlu, CHP&#8217;nin cumhurbaşkanı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Süleyman Çelik</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">MetroPOLL Araştırma&#8217;nın kurucusu <strong>Özer Sencar</strong>’ın, &#8220;<strong><em>CHP</em></strong><em> hem kendine hem seçmenine hem <strong>kurucu babalar</strong>ı ve <strong>tarihi</strong>ne karşı dürüst olmak mecburiyetindedir. Mansur bey CHP’nin CB adayı yapılamaz. Bu kendi <strong>kendini inkar</strong> anlamı taşır</em>&#8221; dedi ve bu sözler medyada yankı yaptı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aynı şekilde, özellikle kurucu babaları ve tarihine karşı dürüst olunacak olursa <strong>Ekrem İmamoğlu</strong>, CHP&#8217;nin cumhurbaşkanı adayı <strong>olabilir mi?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Mansur Yavaş gibi Ekrem İmamoğlu da CHP kökenli değil. Ne yazık ki Kemal <strong>Kılıçdaroğlu</strong> partinin genleri ile oynadı. Atatürkçüleri dışladı, partiyi CHP’nin kurucu değerlerine bağlı olmayan, hatta <strong>kurucu değerlere karşıt görüşte</strong> olan politika esnafı ile doldurdu…</p>



<p class="wp-block-paragraph">İmamoğlu&#8217;nun politik tercihi, aileden<strong>Menderes</strong>, <strong>Özal çizgisinde</strong>n gelmekte. Kendisi de bunu inkar etmiyor. <strong>Menderes</strong> için &#8220;<em>demokrasi şehidi</em>&#8221; diyor. Özellikle <strong>Turgut Özal hayranı</strong>. Bunu her fırsatta dile getiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İBB Başkanı olduktan sonra, Anıt Mezarının yanına, kendi ifadesiyle, &#8220;<em>anısını yaşatmak üzere</em>&#8221; <strong>Turgut Özal Müzesi</strong> ya da kendi deyişiyle &#8220;<strong>Anı Mekanı</strong>&#8221; yaptırdı. 16 Nisan 2023’de<strong>Semra Özal</strong> ve ailenin diğer bireyleri ile müzenin açılışını yaptı. Törene Kemal Kılıçdaroğlu ve çoğunluğu <strong>sağcı/ siyasal İslamcı politikacılar</strong> da katıldı (bakınız ekteki fotoğraf).</p>



<p class="wp-block-paragraph">Törende konuşan Kılıçdaroğlu gibi kendisi de Turgut <strong>Özal’dan büyük övgü ile söz etti.</strong> 12 yaşında çocukken <em>&#8216;seçim otobüsünün arkasından koşmasını ve Özal’ın otobüsten inerek yanağınızı okşamasını&#8217;</em> büyük bir zevkle anlattı!..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Müze’nin bir duvarına “<em>Özal döneminde gelişmekte olan yeni dünya ekonomik sisteminin, ulusal devlet anlayışını ticari devlet anlayışına bıraktığını ve Özal’ın bu sistemi uyguladığı</em>nı” yazarak <strong>Özal</strong>’ın <strong>devlet anlayışı </strong>ve<strong> ekonomi politikası</strong>nı anlatmak istemiş!..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özal’ın devlet anlayışı ve ekonomi politikası,<strong>CHP</strong>&#8216;nin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin &#8220;Kurucu Babaları&#8221;nındevlet anlayışı ile uyguladıkları kamucu ekonomi politikasının tam karşıtıdır. Bu sistem, <strong>emperyalistler</strong>in &#8220;<em>küreselleşme</em>&#8221; masalıyla dünyaya dayattıkları <strong>yeni sömürgecilik</strong> yöntemi olan <strong>neoliberalizm</strong>dir…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sistemi, 1970&#8217;li yıllarda ambargolar uygulayıp kuyruklar yaratarak Türkiye&#8217;ye de dayattılar ve sonunda <strong>24 Ocak Kararları</strong>yla muratlarına erdiler. Ancak, halkı ezecek bu sistemi demokratik koşullarda uygulamak zor olacağından, &#8220;<em>Bizim Oğlanlar</em>&#8221; dedikleri Amerikancı generallere <strong>12 Eylül</strong> Darbesini yaptırdılar. &nbsp;Darbeciler, Amerika’nın isteği doğrultusunda, <strong>Özal</strong>&#8216;ı Başbakan Yardımcısıyaparak <strong>ekonominin başına</strong> getirdiler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Generaller <strong>1983</strong>&#8216;de demokrasiye geçmeye karar verdiler. Fakat Amerika&#8217;yı çok sevdikleri için oradaki gibi <strong>iki partilisistem</strong> yaratmak istediler. Bir emekli generale <strong>sağcı</strong>, Başbakanlık Müsteşarına da <strong>solcu bir parti</strong> kurdurdular. Başka birçok parti daha kuruldu ama &#8220;<strong>veto</strong>&#8221; haklarını kullanarak onların seçime girmelerini önlediler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak birkaç ay önce Başbakan Yardımcılığından istifa ederek Amerika&#8217;ya gitmiş olan <strong>Turgut Özal Amerika&#8217;dan döndü ve Anavatan Partİsini (ANAP) kurdu</strong>. Generaller bunu veto edemediler. Çünkü Amerika izin vermedi&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu koşullarda seçime gidildi ve her zaman olduğu gibi <strong>Amerika&#8217;nın desteklediği parti,</strong> yani <strong>ANAP </strong>seçimi kazanarak <strong>iktidar</strong> oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Emperyalistlerülkeleri sömürmek için, “<strong>böl, vuruştur ve yönet</strong>” klasik politikasını uygularlar. İşte, İmamoğlu’nun Özal Müzesinin duvarına yazdığı “<em>ulus devlet döneminin kapandığı”</em>&nbsp;savını, emperyalistler bu nedenle öne sürmekteler. Buna karşı kendi ulus devletlerini sıkı şekilde korumaya çalışmaktadırlar. Örneğin,&nbsp;<strong>Fransa</strong>’nın <strong>Ermeni</strong>&nbsp;asıllı politikacılarından <strong>Patrik Deveciyan</strong>,&nbsp;<strong>Banu Ava</strong>r’ın kendisine “<em>Ermeni</em> asıllı” demesine itiraz ediyor. “<em>Fransa bir ulus devlettir ve ben de Fransız yurttaşıyım. Yani Fransız&#8217;ım&#8221;&nbsp;</em>diyor. Banu Avar’ın, “<em>ama Türkiye’de insanlara Kürt, Laz, Çerkez, Süryani diyorsunuz</em>” dediğinde, “<strong><em>o başka</em></strong>” diyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İşte, <em>“o başka”</em> sözü, “<em>çünkü sizi bölmek istiyoruz</em>” demektir. Ne yazık ki Ekrem İmamoğlu dahil, çoğu politikacı, güya kimseyi dışlıyor olmamak için, sık sık “<em>Kürt, Laz, Çerkez, Ermeni, Süryani, Alevi, Sünni vs.” </em>diye saymaktadırlar. Bunu bilinçsizce söylüyorlarsa aymazlık içindedirler ve emperyalistlerin tuzağına düşmüşlerdir. Özal’ın iktidara gelmesiyle <strong>PKK </strong>terörününbaşla(tıl)mış olması da tesadüf değildir! Bu bakımdan <strong>PKK yandaşı</strong> ya da sempatizanları “Kürt dostu” değil, “<strong>emperyalistlerin uşağı</strong>dır.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özal’dan sonra gelenler, <strong>Mesut Yılmaz, Tansu Çiller</strong> vd. de aynı sistemi uyguladı. <strong>Ecevit- Bahçeli- Yılmaz</strong> koalisyon hükümeti döneminde, sistem çökmeye başlayınca Amerika <strong>Kemal Derviş</strong> adında bir mutemet adamını göndererek direksiyona onu geçirdi. Kemal Derviş, <strong>15 günde 15 yasa</strong> çıkarttırarak Türkiye ekonomisini tamamen küresel emperyalist sisteme bağladı. Buna koşut olarak, Türkiye’yi bölmek üzere dayatılan ‘Birleşmiş Milletler <strong>İkiz Sözleşmeleri’</strong> imzalandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kemal Derviş bazı siyasal manevralar da yaparak <strong>AKP</strong>&#8216;nin iktidar olmasını sağladı ve ondan bu yana <strong>neoliberalizm AKP </strong>tarafından <strong>uygulanmakta</strong>!Bu arada Ecevit- Bahçeli- Yılmaz’ın imzalamış olduğu İkiz Sözleşmeler<strong> AKP</strong> iktidarı döneminde, 2003’de Meclis’ten geçerek yasalaştı. Böylece İkiz Sözleşmeler ‘<strong>İkiz Yasalar’</strong> oldu!..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yaptırdığı müzenin duvarına o yazıyı yazdırdığına göre Ekrem İ<strong>mamoğlu&#8217;nun</strong> da bu <strong>sistemi benimsediği</strong> ve iktidara gelince uygulayacağı anlaşılmaktadır. Bu arada <strong>Chatham Hause</strong> gibi, emperyalist karar merkezlerini tavaf ettiği ve bu ülkelerin elçileri ile de sıkı fıkı olduğu bilinmektedir. Dahası İkiz Yasalar kapsamında dayatılan “<strong>yerel yönetimlere özerklik</strong>” istemini dile getirmekte ve <strong>PKK’nın siyasal uzantısı olan parti</strong> ile kol kola olmaktan çekinmemektedir. Hatta son yerel seçimde, CHP’nin <strong>Afyon</strong> Belediye Başkan Adayı olan <strong>Burcu Köksal</strong>’ın, <em>“başkan seçilirsem belediyeye herkes girebilir. Ama DEM Partililer giremez”</em> deyince çok sinirlendi. CHP’nin patronu gibi konuşarak, “<em>kendisine başka parti bulsun”</em> dedi. Fakat Afyon halkı onun gibi düşünmedi ve CHP ilk kez Afyon Belediye Başkanlığı seçimini kazandı!..</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ekrem İmamoğlu, yalnız ekonomi-politikyönden değil, <strong>dini politikaya alet</strong> etmesi bakımından da Menderes ve Özal’a benzemektedir. Örneğin, “<em>İstanbul’da Süleymancıların koruyucusu (hamisi) olduğu, Beykoz Belediye’sine bu cemaate yakın bir kişiyi seçtirdiği</em>” öne sürülmektedir. Ayrıca seçimden sonra göreve <strong>dini ritüeller</strong>le başladığı bilinmektedir. Bir Müslüman olarak Hacca da umreye de gidebilir. Ama <strong>umre fotoğrafları</strong>nı medyaya servis etmesi de din istismarıdır…</p>



<p class="wp-block-paragraph">“<em>Bakalım mevlam neyler, neylerse güzel eyler</em>” diyeceğiz ama bugüne kadar hep <strong>emperyalistlerin önümüze koydukları</strong>nı “tıpış tıpış” seçtik!..</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, 13.02.2025</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HUKUK NEREDE…</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/hukuk-nerede/</link>
					<comments>https://www.azimvekarar.net/hukuk-nerede/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Dec 2022 21:02:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Suay KARAMAN]]></category>
		<category><![CDATA[28 Şubat]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmak]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem İmamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Korgeneral Vural Avar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=4760</guid>

					<description><![CDATA[Suay Karaman Ülkemizde bir “ahmak” tartışması aldı başını gidiyor yıllardır. Ahmak öyle kötü bir söz sayılmaz; aklını gereği gibi kullanamayanlar için söylenir. Aslına bakılırsa 10 Kasım 1938 tarihinde büyük kurtarıcımız Atatürk’ün ölümünden hemen sonra ahmaklık başladı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun 4 Kasım 2019 tarihinde kendisine ahmak demesi üzerine, İstanbul Anakent Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Suay Karaman</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkemizde bir “ahmak” tartışması aldı başını gidiyor yıllardır. Ahmak öyle kötü bir söz sayılmaz; aklını gereği gibi kullanamayanlar için söylenir. Aslına bakılırsa 10 Kasım 1938 tarihinde büyük kurtarıcımız Atatürk’ün ölümünden hemen sonra ahmaklık başladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun 4 Kasım 2019 tarihinde kendisine ahmak demesi üzerine, İstanbul Anakent Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da aynı gün şöyle yanıt verdi: “31 Mart&#8217;ta seçimi iptal edenler ahmaktır.” Bunun üzerine zamanın Yüksek Seçim Kurulu başkanı ‘kendisine ve üyelerine hakaret ettiği’ gerekçesiyle yargıya başvurdu. Yapılan yargılama sonucunda Ekrem İmamoğlu’na 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası verildi, ayrıca siyasi yasak uygulanmasına karar verildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Verilen bu kararın hukuki olmadığı, siyasi olduğu zaten bellidir. Çünkü hukukun olmadığı yerde, hukuki karar beklemek de ahmaklık sayılabilir. Özellikle AKP iktidarı döneminde, Türk yargısı bağımsızlığını yitirdiği gibi, tarafsızlığına da gölge düşmüştür. Buna benzer örnekler çoktur. 28 Mart 2019 tarihinde Ankara&#8217;nın Elmadağ ilçesinde düzenlenen mitingde AKP genel başkanı Tayyip Erdoğan, TBMM eski Başkanı Hüsamettin Cindoruk için şunları söylemişti: “Be ahmak, neyin intikamı, bunların beyni sulanmış. Bu ifadeleri kullananlara yargıda gereken dersi vereceğiz.” &nbsp;Yargıda nasıl ders verildiği de bellidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Birçok kişinin günlük konuşmada kullandığı ahmak sözcüğünü, hakaret olarak değil nezaket dışı olarak kabul etmek gerekir. Yani ahmak sözünün kullanılmasında suç unsuru olmadığı açıktır. İşin doğrusu zaten aklını gereği gibi kullanamayanlara ahmak demek de, suç sayılamaz. Ahmak sözcüğünün, kaba ifade ya da ağır eleştiri olarak ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerekir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ankara Asliye Ceza Mahkemesi, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini getiren 16 Nisan 2017 tarihindeki halk oylamasında, mühürsüz oyların geçerli sayılmasına karar veren Yüksek Seçim Kurulu’nun Başkanı Sadi Güven hakkında sosyal medya hesabından “Satılık YSK Başkanı” paylaşımında bulunan vatandaş hakkında beraat kararı vermişti. Mahkemenin kararında, sanığın “oluşan tartışma ortamında kaba eleştiride bulunduğu sözlerin, kanunda suç olarak tanımlanmadığı” belirtilmişti. Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesi, 2018 yılında sosyal medya hesabından dönemin YSK Başkanı Sadi Güven’e, “Şark kurnazı karaktersiz” diyen sanığın beraatına karar vermişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Siyasi iktidarın isteğiyle FETÖ’cü yargıçların başlattığı 28 Şubat kumpas davasında ömür boyu hapis cezası verilen emekli Korgeneral Vural Avar, 20 Aralık 2022 tarihinde Sincan cezaevinde hayatını yitirdi. Daha önce Ergenekon ve Balyoz gibi sahte davalarda da tutuklanan 85 yaşındaki Vural Avar, sağlık sorunlarıyla boğuşuyordu ve ileri derecede demans hastasıydı. Bir süre önce düşmüş ve kaburgaları kırılmıştı. Cezaevi koşullarında tek başına yaşamasının olanaksız olduğu bildirildiği halde cezaevinde tutulmaya devam edildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hayatını yitirmeden bir ay önce Ankara Şehir Hastanesi Sağlık Kurulunun verdiği ”cezasının cezaevinde infazı halinde hayati bakımdan bir tehlike arz etmeyeceği, maruz kaldığı ağır bir hastalığı olmadığı, hayatını yalnız idame ettirebileceği ve hapis cezasının ertelenmesini gerektiren herhangi bir olumsuzluğun olmadığı” şeklindeki rapor, ibretliktir. Bu rapor değerli Vural Avar’ın cinayetine aracılık etmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cezaevine Korgeneral rütbesiyle girip, rütbeleri sökülerek, er olarak yaşamını yitiren Vural Avar’ın ölümü bir hukuk cinayetidir. Bunun hesabını kimler verecek? İddianameyi hazırlayan FETÖ’cü savcılar mı? Sahte kanıtlarla karar veren yargıçlar mı? Başvuruyu bir türlü görüşüp karar veremeyen Anayasa Mahkemesi üyeleri mi? Sağlık sorunlarıyla boğuşan birine “cezaevinde kalabilir” raporu veren doktorlar mı? Yargıyı intikam aracı olarak kullanan siyasi iktidar mı, kin kusan, nefret saçan yandaşlar mı? Vural Avar’ın ölümüne yol açan sorumlularla ilgili etkili bir soruşturma açılabilecek midir? Siyasi iktidarın böyle davranacağını hiç sanmıyoruz. 28 Şubat davasında ömür boyu hapis cezası verilen, ileri yaşları ve hastalıkları bulunan on general daha cezaevindedir. Kısaca 28 Şubat davası ile ilgili yargılamalar bir intikam sorunu haline getirilmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Baskı nedeniyle mahkemeler taraflı karar verirse, sağlık kurulu yanlış rapor verirse, devlete olan güven sarsılır, hatta devlet temelinden sarsılır. Yaşanan bu olaylar, hukuk, adalet, ahlak, vicdan gibi kavramların üzerinde düşünmemizi gerektiriyor. Kısaca, ahmaklığın kol gezdiği günlerden geçerken, hukuk nerede diyoruz?</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, 26 Aralık 2022.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.azimvekarar.net/hukuk-nerede/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
