<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>30 Ağustos &#8211; Azim ve Karar</title>
	<atom:link href="https://www.azimvekarar.net/tag/30-agustos/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.azimvekarar.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Aug 2024 23:20:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>
	<item>
		<title>ZAFER BAYRAMIMIZ</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/zafer-bayramimiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Aug 2024 23:20:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Suay KARAMAN]]></category>
		<category><![CDATA[30 Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[Zafer Bayramı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=6406</guid>

					<description><![CDATA[Suay Karaman Günümüzden 102 yıl önce, 26 Ağustos sabahı gürleyen top sesleri, özgürlüğü ve bağımsızlığı yok edilmek istenen bir ulusun kurtuluşunu müjdeliyordu. Kocatepe’den Dumlupınar’a, Çiğiltepe’den Sincanlı Ovası’na akan taarruz kolları, bağımsızlık uğruna binlerce genç insanın yaralanmasına ve şehit düşmesine neden olurken, aynı zamanda özgürlüğe giden yolu da açıyordu. Yetenekli ve kararlı komuta kademesinin sayesinde kazanılan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Suay Karaman</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Günümüzden 102 yıl önce, 26 Ağustos sabahı gürleyen top sesleri, özgürlüğü ve bağımsızlığı yok edilmek istenen bir ulusun kurtuluşunu müjdeliyordu. Kocatepe’den Dumlupınar’a, Çiğiltepe’den Sincanlı Ovası’na akan taarruz kolları, bağımsızlık uğruna binlerce genç insanın yaralanmasına ve şehit düşmesine neden olurken, aynı zamanda özgürlüğe giden yolu da açıyordu. Yetenekli ve kararlı komuta kademesinin sayesinde kazanılan 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Savaşı sonrasında Yunan Ordusu dağılmış şekilde İzmir’e doğru kaçarken, gittikleri yerleri yakıp, yıkmıştı. Ancak sonunda emperyalizm, 9 Eylül 1922 tarihinde “dağlarında çiçekler açan” İzmir’den denize döküldü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">102 yıl önce çok zor koşullarda, büyük özverilerle dünyanın en haklı savaşlarından biri olan Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı kazanarak, vatanımızı emperyalizmin işgalinden kurtaran, özgür ve başı dik olarak yaşamamızı sağlayan başta büyük önderimiz Gazi Mustafa Kemal Paşa olmak üzere Kuvayi Milliye şehitlerini ve gazilerini saygıyla anmaktayız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">102 yıl önce bizi mahvetmek isteyen emperyalizme ve taşeronlarına karşı kazanılan 30 Ağustos 1922 tarihindeki Başkomutanlık Meydan Savaşı, emperyalizmin yenilişini dünyaya haykırırken, aynı zamanda Türk milletinin de kurtuluşunu müjdelemekteydi. Bu büyük zafer sonucunda, Osmanlı Devleti tümüyle ortadan kalkmış, Türklere sadece Anadolu’nun ortasını layık görenler, Türk ordusu karşısında erimiş ve tüm hayalleri Ege’nin serin sularına gömülmüştür. Böylece Lozan’a giden yol da açılmıştır. Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı kazanan şanlı ordumuz, tarih yazmış, ülkemizin kuruluşunda önemli işlevler üstlenmiş ve tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin kuruluşunu da hazırlamıştır. Bu büyük başarı, ulusal bütünlüğü sağladığı gibi, emperyalist ülkelerin Türk gücünü kabul etmelerinin yolunu açmıştır. İşte “Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa” sözlerinin ardında bu gerçeklerin bulunduğu bilinmelidir. Bizleri bugünlere ulaştırarak, özgürce yaşamamızı sağlayanlara şükranlarımızı sunuyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">29 Ekim 1923 tarihinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti, Mustafa Kemal’in önderliğinde az zamanda çok ve büyük işler başararak, her alanda dünyanın önemli ülkeleri arasında yer almıştır. Tam bağımsızlık ve emperyalizm karşıtlığı ile Atatürk ilke ve devrimleriyle yeni kurulan genç Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik ve çağdaş bir ülke olma yolunda büyük atılımlar gerçekleştirmişti. Özellikle Atatürk’ün döneminde yapılanlarla Türkiye Cumhuriyeti başarıdan başarıya koşmaya başlamıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">102 yıl önce emperyalizmi dize getiren 30 Ağustos zaferinin ardından, 102 yıl sonra yeniden emperyalizmin görünen ve bilinen oyunlarıyla parçalanmak istenen ülkemize ne yazık ki seyirci kalıyoruz. Bugün devletimizin varlığı, vatanımızın bölünmez bütünlüğü tehdit altındadır; Türk Milleti’nin birliğine karşı ihanet ön plandadır. Atatürk’ün “Gençliğe Hitabesi” ile “Bursa Nutku”nu tekrar tekrar okumamız gereken günlerden geçiyoruz ve gereğini yapmak zorundayız; görev hepimizin. Bu duygularla Türk milletinin 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, 26 Ağustos 2024</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>30 AĞUSTOS İÇİN</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/30-agustos-icin/</link>
					<comments>https://www.azimvekarar.net/30-agustos-icin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Aug 2023 20:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Suay KARAMAN]]></category>
		<category><![CDATA[30 Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[Zafer Bayramı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=5488</guid>

					<description><![CDATA[Suay Karaman İki gün sonra 30 Ağustos Zafer Bayramımızın 101. yılını kutlayacağız. Eskiden ulusal bayramlarımız, büyük bir coşku ve özgüvenle kutlanırdı. Şimdilerde bu duygudan eser kalmadı, eşsiz liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile Kuvayi Milliye Şehitleri’ne layık olamamanın verdiği burukluk ve eziklik içinde kutluyoruz. 101 yıl önceki o büyük coşkuyu, o bağımsızlık arzusu ile bugün [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Suay Karaman</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">İki gün sonra 30 Ağustos Zafer Bayramımızın 101. yılını kutlayacağız. Eskiden ulusal bayramlarımız, büyük bir coşku ve özgüvenle kutlanırdı. Şimdilerde bu duygudan eser kalmadı, eşsiz liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile Kuvayi Milliye Şehitleri’ne layık olamamanın verdiği burukluk ve eziklik içinde kutluyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">101 yıl önceki o büyük coşkuyu, o bağımsızlık arzusu ile bugün getirildiğimiz konumu karşılaştırırsak aradaki büyük uçurumu görebiliriz. Büyük önderimiz Atatürk’ün “Gençliğe Hitabesi”ni düşünelim. Gençliğe Hitabe, son derece büyüleyici ifadelerin yer aldığı, edebi ve tarihi değeri çok yüksek, önemli bir yazıttır. Atatürk, gençlere verdiği tavsiyelerde, geçmişte yaşanan olaylardan ders alınması gerektiğini vurgulamış, Türk milletinin karşısına çıkacak tehlikeler karşısında nasıl hareket edilmesi konusunda gerekli önerilerde bulunmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nde söylediği olayların hepsi yıllardır birer birer gerçekleşmektedir. Atatürk’ün 96 yıl önce söylediklerini aynen yaşamaktayız. “Bağımsızlığına ve cumhuriyetine kıymak isteyecek düşmanlar, bütün dünyada benzeri görülmedik bir galibiyetin temsilcisi olabilirler. Zorla ya da aldatıcı düzenlerle, sevgili yurdunun bütün kaleleri alınmış, bütün tersaneleri ele geçirilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve yurdun her köşesine eylemli olarak girilmiş olabilir. Bütün bu durumlardan daha acı ve daha korkunç olmak üzere, yurdun içinde yönetim başında bulunanlar, aymazlık ve sapkınlık ve üstelik hainlik içinde bulunabilirler. Dahası, yönetim başında bulunan böyleleri, kişisel çıkarlarını, yurduna girip yayılmış olan düşmanların siyasal amaçlarıyla birleştirebilirler. Ulus, yoksulluk ve darlık içinde ezgin ve bitkin düşmüş olabilir.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve Atatürk, kurduğu cumhuriyeti gençlere emanet ederken sözlerini şöyle tamamlamıştı: “Ey Türk geleceğinin genç kuşakları! İşte bu ortam ve koşullarda bile ödevin, Türk bağımsızlığını ve cumhuriyetini kurtarmaktır.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Günümüzde yaşananları düşündüğümüzde hepimizin ödevimizi yapamadığımız, görevimizi yerine getiremediğimiz açıkça görülmektedir. Bugün, 101 yıl önce çok zor koşullarda, büyük bir özveriyle vatanımızı emperyalizmin işgalinden kurtaran, yepyeni bir cumhuriyet kuran başta büyük Atatürk’e ve Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı başaranlara karşı utanç içinde yaşıyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">101 yıl önce bağımsızlığı yok edilmek istenen bir ulusun emperyalizme karşı başarısıyla şahlanırken, bugün yeniden emperyalizmin görünen ve bilinen oyunlarıyla parçalanmak istenen ülkemize seyirci kalıyoruz. 101 yıl önce bağımsızlık ve özgürlük için savaşan kahramanların, bugünlerde unutturulmak istendiğine tanık oluyoruz. Ancak olaylara tepki vermiyor, film izler gibi sessiz kalıyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu duyarsızlık nereye kadar? İşgal edilmiş bir vatan, emperyalistlere peşkeş çekilen topraklar, satılan kuruluşlar, fabrikalar, laik ve bilimsel çağdaş bir eğitim yerine dincileştirilen eğitime mahkûm edilen öğrenciler, açlığa, yoksulluğa, işsizliğe terk edilen toplum ve her türlü yolsuzluğa bulaşanların olduğu ülkemizde daha ne kadar susacağız?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün devletimizin varlığı, vatanımızın bölünmez bütünlüğü tehdit altındadır; Türk Milleti’nin birliğine karşı ihanet ön plandadır. Atatürk’ün “Gençliğe Hitabesi”ni tekrar tekrar okuyalım, özümseyelim ve gereğini yapalım. Örgütlü bir toplum olarak demokratik yollardan hakkımızı aramalıyız. Atatürk’ün gençlerinin önünün açılması için bir araya gelmemizin zamanı geçmek üzeredir. Umutlar solmadan görev hepimizin. Bu duygularla Türk milletinin 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, 28 Ağustos 2023.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.azimvekarar.net/30-agustos-icin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI VE….</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/30-agustos-zafer-bayrami-ve/</link>
					<comments>https://www.azimvekarar.net/30-agustos-zafer-bayrami-ve/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Aug 2022 21:50:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zahide Engin UÇAR]]></category>
		<category><![CDATA[30 Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[Zafer Bayramı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=4279</guid>

					<description><![CDATA[Zahide Uçar Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı. Kanıyla, canıyla, doğru dürüst doymadan, hem iç hem de dış düşmanla savaşarak; Bizlere onurumuzla, özgür yaşayalım diye bu güzel vatanı bırakan Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına, şehit ve gazilerimize minnetle…. Aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Ve; Aziz ruhlarından çok utanamıyorum. Emanetlerine sahip çıkamadığımız için utanıyorum! [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Zahide Uçar</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı. Kanıyla, canıyla, doğru dürüst doymadan, hem iç hem de dış düşmanla savaşarak;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bizlere onurumuzla, özgür yaşayalım diye bu güzel vatanı bırakan Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına, şehit ve gazilerimize minnetle…. Aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Ve;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aziz ruhlarından çok utanamıyorum. Emanetlerine sahip çıkamadığımız için utanıyorum!</p>



<p class="wp-block-paragraph">AKP Genel Başkanı sarayda 30 Ağustos Zafer Bayramımızı kutladı(!)… Azerbaycan, Katar, Libya, Bosna, Somali’ye görüntülü bağlanarak oralara gönderilen askerlerimizin komutanlarıyla görüştü. Kutlamaları aldı. Bizim bir de KKTC Devletimiz var değil mi? Yoksa oradan askerlerimizi çektiniz de bizim haberimiz mi yok? Neden KKTC Devletinde bulunan askerlerimizin komutanına bağlanılmadı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">İsterdim ki;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yarı sömürge haline getirilen ülkemizde devletin başında Türklükle sorunlu değil, Atatürk bakışlı birileri olsun. Ve biz Zafer Bayramımızı bütün Türk Dünyası ile birlikte kutlayalım. Bütün bağımsız veya özerk Türk Devletleri başkanları davet edilsin, Ankara Türk dünyası ile şenlenip bütün dünyaya iyi bir mesaj versin. Belki bir gün… Ülkemizi geri alırsak…</p>



<p class="wp-block-paragraph">*** *** ***</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dün sessiz bir ihanet daha gerçekleşti. AOÇ, Atatürk’ün milletine bıraktığı mülkü bir işgal daha gördü. Haberi Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Süleyman Özkan’dan öğrendik. Habere göre Amerika’nın Ankara Büyükelçiliği Söğütözü’nde yapılan elçilik binasında hizmet vermeye başlayacak(!).. Hizmete açıldığı gün özel seçilmiş gibi, 29 Ağustos tarihi seçilmiş! Lozan Antlaşmasını kabul etmeyen ABD, İNTİKAM ALIRCASINA 30 Ağustos Zafer Bayramı tarihinden bir gün önce Ata’nın mirasında kaçak konsolosluğu açıyor. Kaçak diyorum, çünkü Şehir Plancıları Odasının açtığı davada 4. İdare mahkemesi AOÇ arazisi için yürütmeyi durdurma kararı verdi. Araziyi Amerikan Konsolosluğuna TOKİ sattı. Bilirsiniz, Gazi, 30 Ekim 1918’de imzalanan ve Osmanlı Devletini bitiren işgale karşılık 29 Ekim 1923’de Cumhuriyeti ilan ederek işgale birgün önceden karşılık vermiştir. ABD kaçak konsolosluğun hizmete giriş tarihini tesadüf seçti diyebilir misiniz? Kimse bu kadar saf değildir değil mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">*** ***</p>



<p class="wp-block-paragraph">İsmail Kahraman diye bir şahıs var. Bahçeli’nin desteği ile TBMM’ne başkan olmuş şahıs… Anayasadan ilk dört maddenin çıkartılacağını söyleyen şahıs… İstanbul’da 6. Filoya karşı Namaz kılan İngiliz Müslümanı… Allahu Ekber, Humeyni rehber diye bağıran şahıs.(M. YILDIRIM-Zifiri Karanlıkta kitabından) Hintli Humeyni… İngiliz tezgahından geçen şeyhlerin dokuma tezgahı olan Hindistan….</p>



<p class="wp-block-paragraph">İşte bu şahıs gene kinini kusmuş. Özet olarak demiş ki;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şehirlerin kurtuluş yıldönümleri kutlanıyor. Kesinlikle karşıyım. Şehirlerin düşman işgalinden kurtuluşu dolayısı ile kutlama yapılmaz. Ne münasebet. Cihan harbi bitti, müstevliler alacaklarının birkaç kat mislini aldı ve öyle gittiler, çekildiler. Kurşun sıkmadık ki…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sözler alenen Kurtuluş Savaşını yok saymaktır. Yunan eşkıyasının tecavüz ettiği kadınlar, öldürdüğü bebekler, samanlıklara, camilere doldurup canlı canlı yaktığı mazlumların hatırasına hakarettir. Şehitlerimizi inkardır! Bu iddiayı ancak bir Yunan yapabilir?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şaşırmıyorum!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hocaların hocası Tarihçi Halil İnalcık diyor ki;</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Osmanlı yıkılırken Osmanlı aydınları azınlık ve devşirme aydınlarına;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gelin, hep birlikte Osmanlıyız diyerek birlik olalım, mücadele edelim dedi. Devşirmeler bu öneriyi kabul etmedi. Atatürk ne zaman T.C. Devletini kurdu, işte o zaman biz Osmanlıyız dediler.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gerçek budur!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tek kurşun atmadık iddiası da doğrudur. Çünkü onlar saray ve İngilizlerin ortak ordusu olan Kuva-yi İnzibatiye ordusunun kalıntılarıdır. Onlar düşmana tek kurşun atmayan, Yunan Ordusunu kutsayanların devamıdır. İngilizlere İslamın anahtarını vermeliyiz diyenlerin devamıdır. Yani, onların büyükleri düşmana tek kurşun atmadı. Kimlerle savaştılar? Kuva-yi Milliye ile (Mustafa Kemal’in ordusu) savaştılar. Amaçları İngilizlere destek verip yurdun işgalden kurtulmasını önlemekti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kurtuluş Savaşında İtilaf Devletleri yenildi. Yunan askerleri ile işbirliği yapan hainler, Yunan askerleri kaçarken bizi de götürün diye yalvardılar. O çok sevdikleri Yunan askerleri kayıklara tutunan bu hainlerin ellerine küreklerle vurarak denize ittiler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kendi vatanına ihanet edeni kim ne yapsın?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Günümüze kadar gelen Kuva-yi İnzibatiye kalıntıları hala Yunan, İngiliz ile birlikte Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığına devam ediyor. Atatürk’e düşmanlığın altında TÜRK DÜŞMANLIĞI VARDIR! Bu gerçeği kimse unutmasın.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kendi azınlık kimliği ile ortaya çıkamayan devşirmeler kendini Müslüman kıyafetiyle gizleyip Türk Milleti ve atasına, tarihine kin kusmaya devam ediyor. Ülkeyi tam anlamıyla ele geçirdiklerinde ise gerçek kimlikleriyle ortaya çıkmaktan çekinmeyeceklerdir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özet olarak;</p>



<p class="wp-block-paragraph">T.C. Devletini örtülü ve açık işgalden kurtarıp, Cumhuriyet rejimini yeniden inşa etmeden kutlanan her milli bayram kaybettiklerimizin hatırlanmasından ibarettir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">GERİ ALACAĞIZ AMA DOĞRU İNSANLARLA!</p>



<p class="wp-block-paragraph">ÇÜNKÜ YANLIŞ İNSANLARLA DOĞRU MENZİLE VARILMAZ!</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar,30 Ağustos 2022.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.azimvekarar.net/30-agustos-zafer-bayrami-ve/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>30 AĞUSTOS: YOKLUKLA KAZANILAN VE YOK OLMAKTAN KURTARAN BÜYÜK ZAFER…</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/30-agustos-yoklukla-kazanilan-ve-yok-olmaktan-kurtaran-buyuk-zafer/</link>
					<comments>https://www.azimvekarar.net/30-agustos-yoklukla-kazanilan-ve-yok-olmaktan-kurtaran-buyuk-zafer/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Aug 2022 09:20:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Konuk Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[30 Ağustos]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=4273</guid>

					<description><![CDATA[Süleyman Çelik Sakarya Zaferi’nden sonra, İkinci Grup denilen Meclis’teki muhalifler geri çekilen düşmana saldırılarak yok edilmesini istedi ve bunu yapmadığı için Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa’yı sürekli eleştirdiler. Oysa Sakarya’da askerin yüzde altmışı kaçmış, Ordu’nun cephanesi de tükenmişti… Ardından aylar geçtiği halde hücum edilmeyince, muhalifler kara propagandaya başladılar; “Ordu tükenmiş, çürümüş. Bunlarla savaş kazanılmaz. Barış [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Süleyman Çelik</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Sakarya Zaferi’nden sonra, İkinci Grup denilen Meclis’teki muhalifler geri çekilen düşmana saldırılarak yok edilmesini istedi ve bunu yapmadığı için Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa’yı sürekli eleştirdiler. Oysa Sakarya’da askerin yüzde altmışı kaçmış, Ordu’nun cephanesi de tükenmişti…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ardından aylar geçtiği halde hücum edilmeyince, muhalifler kara propagandaya başladılar; “Ordu tükenmiş, çürümüş. Bunlarla savaş kazanılmaz. Barış yapmaktan başka yol yok vs…”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oysa Büyük Dahi, hücum hazırlıklarını büyük bir gizlilikle sürdürüyor, hatta düşmanı uyandırmayacağı için bu kara propaganda hoşuna gidiyor ve hiçbirine yanıt vermiyordu…</p>



<p class="wp-block-paragraph">***</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ermenistan ile yapılan Barış Antlaşması’ndan sonra Doğu’daki birlikler Batı Cephesi’ne getirildi. Sovyetler Birliğinden alınan yardımlar taşındı. Ve son bir seferberlik yapıldıktan sonra Akşehir’deki Batı Cephesi Karargahı’na gidip düşmanı yok etmek üzere hazırladığı muharebe planını açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ordu komutanları ile birlikte Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, “asker sayımız yeterli düzeye gelmiştir ama ancak birkaç gün yetecek kadar cephanemiz var. Yeterli düzeyde cephanemiz olmadan savaşa başlayamayız” dediler…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Söze giren Atatürk, “temin edebileceğimiz ne varsa hepsini topladık. Artık milletten ya da başka bir yerden alabileceğimiz bir şey yok. Elimizdekilerle savaşa başlayacağız ve etkisiz hale getirdiğimiz düşmanın silahına, mermilerine el koyarak savaşa devam edeceğiz” demiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gerçekten böyle yapılmış, ancak düşmanın yalnız silah ve mermilerine değil postallarına da el konmuştur. Çünkü bizim askerlerin büyük çoğunluğunun ayağında yırtık çarık vardı. Sakarya- Duatepe’de, kaburgaları kırık olduğu için yerde oturarak muharebeleri yöneten Atatürk’ün fotoğrafına dikkat ederseniz, çizmelerinin altının delik olduğunu görürsünüz…</p>



<p class="wp-block-paragraph">***</p>



<p class="wp-block-paragraph">İşte 30 Ağustos, yoksul halkımızın elinde, avucunda neyi varsa vermesi ile kazanılmış zaferin adıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">30 Ağustos, halkımızdan ödünç alınan bir çift çarık ya da iç çamaşırı ile kazanılmış zaferin adıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">30 Ağustos, oğlu 8 yaşındayken askere giden ve cepheden cepheye koştuktan sonra Dumlupınar’da, Alay Sancaktarı olmuş oğlu Mehmet Onbaşı ile karşılaşan, ardından ikisi de şehit olan Çetmili Kara Ali Çavuş ile oğlunun kazandığı zaferin adıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">30 Ağustos, kucağında bebesi olduğu halde, kar altında kağnısı ile cepheye silah taşırken donarak bebesi ile birlikte şehit olan Kastamonulu, 17 yaşındaki yeni gelin Şerife Bacı’nın kazandığı zaferin adıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">30 Ağustos Antepli Karayılan’ın, Adapazarlı Kambur Kerim’in, Arhavili İsmail’in, Kartallı Kazım’ın, Manastırlı Hamdi’nin, Gördesli Makbule’nin, Kara Fatma’nın, Nezahat Onbaşı’nın, Halime Çavuş’un &nbsp;ve daha nice nice adsız kahramanın kazandığı zaferin adıdır…</p>



<p class="wp-block-paragraph">30 Ağustos, artık öldü sanılan soylu bir milleti uyandırıp ayağa kaldıran ve topyekûn seferber ederek &nbsp;bu toprakları düşmandan kurtarıp yeniden vatan yapan, büyük bir Dahi’nin kazandığı zaferin adıdır…</p>



<p class="wp-block-paragraph">EN BÜYÜK ZAFERDİR, KUTLU OLSUN…</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, 30 Ağustos 2022.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.azimvekarar.net/30-agustos-yoklukla-kazanilan-ve-yok-olmaktan-kurtaran-buyuk-zafer/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRKÜN KUTLU GÜNÜ  </title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/turkun-kutlu-gunu/</link>
					<comments>https://www.azimvekarar.net/turkun-kutlu-gunu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Aug 2022 09:12:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hüseyin ÖZBEK]]></category>
		<category><![CDATA[30 Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük taarruz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=4270</guid>

					<description><![CDATA[Hüseyin Özbek “Durumu bir daha görüştük ve kesinlikle anladık ki Türkün gerçek kurtuluş güneşi 30 Ağustos sabahı ufuktan bütün parlaklığı ile doğacaktır. Bu sahada akan Türk kanları, gökte dolaşan şehit ruhları, devlet ve Cumhuriyetimizin ebedi muhafızlarıdır.”  Mustafa Kemal Atatürk (30 Ağustos 1924) Sakarya, 15 Mayıs 1919’da Küçük Asya’nın fethi rüyasıyla başlayan Yunan yayılmacılığının ulaşabildiği son [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Hüseyin Özbek</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>“Durumu bir daha görüştük ve kesinlikle anladık ki Türkün gerçek kurtuluş güneşi 30 Ağustos sabahı ufuktan bütün parlaklığı ile doğacaktır. Bu sahada akan Türk kanları, gökte dolaşan şehit ruhları, devlet ve Cumhuriyetimizin ebedi muhafızlarıdır.” </em>  <strong>Mustafa Kemal Atatürk (</strong>30 Ağustos 1924)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sakarya, 15 Mayıs 1919’da Küçük Asya’nın fethi rüyasıyla başlayan Yunan yayılmacılığının ulaşabildiği son sınırdır. Sakarya, İzmir’den Anadolu’nun içlerine doğru ilerledikçe büyük hayalin, yerini büyük endişeye bıraktığı Türk dalgakıranıdır. Sakarya, işgal ordusu yaklaştıkça Ankara’yı ulaşılmaz, erişilmez yapan Türk seddidir. Sakarya, adı ilan edilmemiş yeni Türk devletinin siyasi ve askeri merkezi Ankara’nın gücünün tescillendiği yerdir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">30 Ağustos 1922 ise düşman ordusunun merkez kuvvetinin bel kemiğinin kırıldığı, savaşma azminin yok edildiği, yeniden saldırı pozisyonuna geçemeyecek hale getirildiği tarihtir. 30 Ağustos, 26 Ağustos’ta başlayan “Büyük Taarruz”un kesin sonucunun alındığı, düşmanın yeni bir savunma hattı oluşturmayacak ölçüde ezildiği tarihtir. 30 Ağustos, İzmir’le Türk ordusu arasında askeri engelin ortadan kaldırıldığı tarihtir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sakarya sonrası, saldırı pozisyonundan savunma durumuna geçen düşman, tedirgin bir bekleyiş içindedir. Savunma hattını Sakarya’dan çok uzakta, Afyon’da oluşturan Yunan kurmayı, İzmir ve havalisini elde tutabilmenin hesabını yapmaktadır. Venizelos ve kral taraftarlarının sürtüşmesi, ordunun disiplinini ve hiyerarşik yapısını olumsuz etkilemekte, değişmeye başlayan uluslararası dengeler, durumu daha karmaşık hale getirmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türk ordusu, Sakarya’dan bu yana geçen bir yılda düşmana vurulacak ölümcül darbenin hesabını yapmaktadır. Muhalif kanat, ordunun niçin hâlâ taarruza geçmediğini sorgulamakta, TBMM’de ateşli tartışmalar yaşanmaktadır. Kurtuluşun siyasi ve askeri lideri Mustafa Kemal, bin bir emekle yoktan var edilen ordunun, yersiz ataklarla değil, kurmay aklıyla sevk ve idaresinden yanadır. Bunca emeğin, bunca sabrın ve milletin özverisiyle yaratılan ordunun yanlış bir hesapla örselenmesini istememektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">26 Ağustos 1922, Türklerin günüdür. 26 Ağustos sabahı başlayan cehennemi topçu ateşi, düşman siperlerini hallaç pamuğu gibi atmakta, patlayan her top mermisi, emperyal işgalin, zulmün hesabını sormaktadır. Yoğun topçu ateşinin ardından sıra Mehmetlerin ağustos güneşiyle parıldayan süngülerindedir. Aşılamaz denilen hatlar hızla aşılmakta, yıkılamaz denilen düşman tahkimatı kısa sürede dağıtılmakta, Mehmetlerin aralıksız saldırılarına karşı geliştirilmeye çalışılan direnç, yerini bozguna bırakmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">26 Ağustos’ta başlayan büyük saldırının kesin sonucu 30 Ağustos’ta alınmış, Afyon’la İzmir arasındaki yüzlerce kilometrelik mesafe her geçen saat daha kısalmaya başlamıştır. Atatürk’ün, “Askerlik şerefinden yoksun katiller sürüsü” dediği Yunan ordusu, askeri kurallara ve baştan beri uygulamadığı savaş hukukuna aykırı biçimde, kaçış yolu üzerindeki köyleri, kasabaları, şehirleri yakıp yıkmakta, binlerce sivili acımasızca katletmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Soykırım ölçülerine varan vahşetin hesabını vermesi gereken Yunanistan’ın, yurtlarını savunan Türkleri, Küçük Asya ve Pontus Helenlerine soykırım yapmakla suçlaması, geçmişten günümüze değişmeyen hastalıklı ruh halinden ve ölçüsüz fanatizmden vazgeçmediği gibi tarihten de hiç ders almadığını göstermektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, 30 Ağustos 2022.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.azimvekarar.net/turkun-kutlu-gunu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>30 AĞUSTOS&#8217;LA NE KAZANDIK?</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/30-agustosla-ne-kazandik/</link>
					<comments>https://www.azimvekarar.net/30-agustosla-ne-kazandik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Aug 2022 21:03:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceyhun BALCI]]></category>
		<category><![CDATA[30 Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük taarruz]]></category>
		<category><![CDATA[Dumlupınar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=4253</guid>

					<description><![CDATA[Ceyhun Balcı Büyük Taarruz öncesi hazırlıklar sürerken ordu sürekli bir şeyler istemektedir. Maliye Bakanı Hasan Fehmi (Ataç) Bey’in ordunun 10 otomobil isteğine verdiği yanıt : “İstediğiniz otomobiller İzmir’de sizi bekliyor. Hem de bedelsiz. Gidin alın!” Yokluk ve yoksunluk o denli üst düzeydedir ki Hasan Fehmi Bey’in ordunun gereksinimleri için istenen 1.5 milyonu nasıl sağladığını anımsayalım [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ceyhun Balcı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Büyük Taarruz öncesi hazırlıklar sürerken ordu sürekli bir şeyler istemektedir. Maliye Bakanı Hasan Fehmi (Ataç) Bey’in ordunun 10 otomobil isteğine verdiği yanıt :</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“İstediğiniz otomobiller İzmir’de sizi bekliyor. Hem de bedelsiz. Gidin alın!”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yokluk ve yoksunluk o denli üst düzeydedir ki Hasan Fehmi Bey’in ordunun gereksinimleri için istenen 1.5 milyonu nasıl sağladığını anımsayalım :</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Ankara’daki Osmanlı Bankası yetkilisine Anadolu’da 16 şubeniz var. Ya bu parayı tutanak karşılığı bana verirsin. Ya da, şubelerdeki tüm parasal varlığa el koyarım!”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir buçuk milyon elde edilmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Büyük Taarruz’la birlikte erişilen utku bize ne kazandırdı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Faik Sabri Duran anlatsın.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu adla çoğumuz tanışık olmalıyız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ünlü coğrafyacılarımızdandır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hazırladığı atlaslardan çok şey öğrenmişizdir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aynı zamanda öğretmendir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir gün sınıfta öğrencilerinden atlaslarını açmalarını ve Afrika, Asya ülkelerine göz atmalarını ister.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her ülkenin adının hemen altında/yanında ayraç içinde bir başka ülkenin (efendi ülke olarak da okunabilir) adı yazılıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Efendisi olmayan tek ülke Türkiye Cumhuriyeti’dir. Emekle, kanla, canla kendi efendisi olmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İşte Büyük Taarruz’un en önemli kazanımı budur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bundan daha değerli, daha paha biçilmez bir kazanım olabilir mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">O sınıfta Faik Sabri Duran’ın dersini izleyenlerden birisi son derece tanıdık bir addır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İzleyen yıllarda ülkemizin önemli şairlerinden, yazarlarından ve düşünürlerinden birisi olacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve yaptıklarını en iyi çözümleyenlerden birisi olarak iz bırakacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Büyük Taarruz’la utkuya erişen başarıyı kısa ve öz şöyle tanımlayacaktır :</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>PAROLA VATAN, İŞARETİ NAMUS!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Attilâ İlhan’a saygıyla&#8230;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">30 Ağustos Zafer Bayramı’mızı borçlu olduğumuz Dumlupınar Meydan Savaşı’nın yaşandığı yerdeki şehitliği bundan 6 yıl kadar önce ayrıntılı olrak gezmiştim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Herkesin buraya yolunu düşürmesini ve orada kazanılan başarıyı doya doya kutlamasını dilerim.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>30 Ağustos Kutlu Olsun!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">O zaferin kazanılmasındaki eşsiz katkıları için Mareşal Gazi Mustafa Kemal’in, silah arkadaşlarının, tüm şehitlerimizin ve gazilerimizin yüce anısı önünde saygıyla eğilerek&#8230;.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dumlupınar Şehitliği görselleri için :</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://drive.google.com/drive/folders/12ny8pR74dXZHFnubooBi59ouQylg20g-">https://drive.google.com/drive/folders/12ny8pR74dXZHFnubooBi59ouQylg20g-</a></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, 30 Ağustos 2022.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.azimvekarar.net/30-agustosla-ne-kazandik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>30 AĞUSTOS’A DOĞRU￼</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/30-agustosa-dogru/</link>
					<comments>https://www.azimvekarar.net/30-agustosa-dogru/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Aug 2022 21:00:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Suay KARAMAN]]></category>
		<category><![CDATA[26 Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[30 Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[30 Ağustos 1922]]></category>
		<category><![CDATA[Başkomutanlık Meydan Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük taarruz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=4244</guid>

					<description><![CDATA[Suay Karaman 26 Ağustos 1922 tarihi, ülkemizin özgürlük ve bağımsızlık yolundaki tüm engellerin aşıldığı çok önemli bir gündür; Kocatepe’den Dumlupınar’a akan ulusumuzun kurtuluşunun müjdecisidir. Büyük komutan, eşsiz liderimiz Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde kazanılan 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Savaşı sonucunda, 9 Eylül 1922 tarihinde İzmir’de, emperyalist güçler yurdumuzu terk etmek zorunda kalmıştı. 100 yıl önce [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Suay Karaman</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">26 Ağustos 1922 tarihi, ülkemizin özgürlük ve bağımsızlık yolundaki tüm engellerin aşıldığı çok önemli bir gündür; Kocatepe’den Dumlupınar’a akan ulusumuzun kurtuluşunun müjdecisidir. Büyük komutan, eşsiz liderimiz Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde kazanılan 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Savaşı sonucunda, 9 Eylül 1922 tarihinde İzmir’de, emperyalist güçler yurdumuzu terk etmek zorunda kalmıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">100 yıl önce çok zor koşullarda ama büyük bir özveriyle bizi mahvetmek isteyen emperyalizme ve taşeronlarına karşı kazanılan Ulusal Kurtuluş Savaşımızı gerçekleştirenleri gururla anımsamaktayız. Vatanımızı kurtaran ve özgürce yaşamamızı sağlayan Kuvayi Milliye şehitlerimizi, gazilerimizi saygıyla anmaktayız. Yepyeni bir devlet kurup, az zamanda çok ve büyük işler yaparak, Türkiye Cumhuriyeti’ni dünyanın önemli ve saygın ülkeleri arasına katmayı başaran Atatürk’e ve arkadaşlarına şükranlarımızı sunmaktayız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">100 yıl önce zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Savaşı ülkemizi kurtarmanın yanı sıra, tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin kuruluşunu da hazırladı. Bu büyük başarı, ulusal bütünlüğü sağladığı gibi, emperyalist ülkelerin Türk gücünü kabul etmelerinin de yolunu açtı. İşte “Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa” sözlerinin ardında bu gerçeklerin bulunduğu da bilinmelidir.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mustafa Kemal Paşa’nın öncülüğünde Türk ordusunun kazandığı bu büyük zaferden 100 yıl sonra, ülkemizin durumu her geçen gün daha kötüye gitmektedir. Zaten Atatürk’ün ölümü sonrasında bağımsızlığımız başta olmak üzere birçok olgudan yoksun bırakılan Türkiye Cumhuriyeti, emperyalist ABD’nin yardım anlaşmaları ve özellikle NATO’ya girilmesiyle birlikte farklı bir rotaya doğru yol almıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün devletimizin varlığı, vatanımızın bölünmez bütünlüğü tehdit altındadır. Türk Milleti’nin birliğine karşı ihanetler ön plandadır. Bugün emperyalist güçler ve yerli maşaları Türk ordusuna karşı zehir kusmaktadırlar; Türk ordusu küçültülüp, yok edilmeye, din ordusu haline getirilmeye çalışılmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün 28 Şubat 1997 kararlarını yargılayıp ceza verilen 13 komutan suçsuz yere tam 375 gündür tutsaktır. 28 Şubat 1997 kararlarına ve yaşları 75 ile 90 arasında değişen komutanların tutuklanmasına tepki vermeyenler, sessiz kalanlar, siyasi iktidarın sivil darbesine destek vermektedirler. Muhalefet partileri de buna ortaktır. Eğer 28 Şubat 1997 kararları tam olarak uygulanabilseydi, ülkemiz bugün her yönde çok daha farklı yerlerde olacaktı. Ancak iç hain güçler ile emperyalist dış odakların çabalarıyla ülkemiz bugün ortaçağ karanlığını yaşamaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">15 Temmuz 2016 tarihinde askeri darbe değil, askere darbe yapılmıştır ve Türk Ordusu kafeslenmiştir. Yıllardır emperyalist güçlerin istediği şekilde asker etkisizleştirilmiştir, adına ‘ileri demokrasi’ denilerek, “askeri vesayeti kaldırdık” denilerek toplum kandırılmaktadır. 15 Temmuz 2016 sonrasında askeri liseler, harp okulları ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nin kapatılması, Türk ordusunu ortadan kaldırmak, emperyalizme destek olmak ve düşmanın elini kuvvetlendirmek anlamındadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">100 yıl önce 30 Ağustos 1922 tarihinde, Başkomutanlık Meydan Savaşı ile batılı emperyalist güçlerin Anadolu’yu istilâ ve Türk Milletini yok etme emelleri tarihin çöp sepetine gömülmüştü. Ancak bugün ülkemiz tam anlamıyla işgal altındadır, hainlikle ve ihanetle yok olma tehlikesindedir. Atatürk’ün kurduğu Diyanet İşleri Başkanlığı bile, ısrarla ve özellikle Atatürk’ün adını anmamaktadır. Değil yüzüncü yılda, bininci yılda da adı anılacak tek liderin Mustafa Kemal Atatürk olacağı bilinmelidir. İhanete bulaşanlar ise önce yargılanacak, sonra unutulacak ve yok olup gideceklerdir. Büyük zaferler sonsuza dek kutlanır; Türk milletinin 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, 29 Ağustos 2022.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.azimvekarar.net/30-agustosa-dogru/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
