<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Azim ve Karar</title>
	<atom:link href="https://www.azimvekarar.net/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.azimvekarar.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 03 Jun 2026 11:14:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>
	<item>
		<title>AB(D) VE NATO’YA YASLANMAK</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/abd-ve-natoya-yaslanmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 11:14:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceyhun BALCI]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazarları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.azimvekarar.net/?p=8155</guid>

					<description><![CDATA[İstediğiniz kadar Türkiye&#8217;yi şikâyet etmedim deseniz de algı budur. Türkiye, tarihsel günlerden geçiyor. Kurucu parti kapatılmaya eşdeğer bir saldırı altında.&#160; Bu durum, bir yandan bıçak sırtına sürülen ve&#160; son 13 yılda yolunu yitiren, ilkelerini unutan CHP için fırsat yarattı. Geçmişin hatalarından ders çıkartarak olması gereken yere ve duruşa geçebilirdi kurucu parti. İmamoğlu’nun sıkça düştüğü hataya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="1024" src="https://www.azimvekarar.net/wp-content/uploads/2026/06/newsweek-1024x1024.jpg" alt="" class="wp-image-8156" srcset="https://www.azimvekarar.net/wp-content/uploads/2026/06/newsweek-1024x1024.jpg 1024w, https://www.azimvekarar.net/wp-content/uploads/2026/06/newsweek-300x300.jpg 300w, https://www.azimvekarar.net/wp-content/uploads/2026/06/newsweek-150x150.jpg 150w, https://www.azimvekarar.net/wp-content/uploads/2026/06/newsweek-768x768.jpg 768w, https://www.azimvekarar.net/wp-content/uploads/2026/06/newsweek.jpg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>İstediğiniz kadar Türkiye&#8217;yi şikâyet etmedim deseniz de algı budur.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye, tarihsel günlerden geçiyor. Kurucu parti kapatılmaya eşdeğer bir saldırı altında.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu durum, bir yandan bıçak sırtına sürülen ve&nbsp; son 13 yılda yolunu yitiren, ilkelerini unutan CHP için fırsat yarattı. Geçmişin hatalarından ders çıkartarak olması gereken yere ve duruşa geçebilirdi kurucu parti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İmamoğlu’nun sıkça düştüğü hataya enerjisi ve kararlılığıyla övgü alan Özel de düşer oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Batının önde gelen basın organlarına yazılar kaleme alıyor Özel de.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu türden dergilerde ya da gazetelerde yazınızın yayımlanması ancak onların temsil ettiği değerlere göz kırpmanızla olası.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hem İmamoğlu hem Özel hiç gereksinimleri olmadığı halde Batı emperyalizmine göz kırpmakta sakınca görmüyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kimlere göz kırptıklarının farkında olmamaları olanaksız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şöyle bir anımsayalım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">AB(D) ve NATO erişebildikleri her dünya köşesine gözyaşı, kan ve ölüm götürdüler. Listelemeye kalksak bu yazının sınırları yetmez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gazze’deki soykırımın, İran’a yönelik alçakça saldırının ardında bu üçlünün olduğunu en iyi bilenlerden birisi Özel olmalıydı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Onların güvenlik kavramı olarak pazarladıkları, gerçekte emperyalist saldırganlık ve bu saldırganlığın güvence altında olmasıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Diğer yandan, kurucu parti önderliği Batıya göz kırpma konusunda iktidarla yarışa girme eğilimi göstermektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu konuda iktidarla yarışmak olanaklı değildir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’yi çeyrek yüzyıla yakın zamandır yöneten AKP iktidarı hem Avrupa’nın, hem ABD’nin ve dolayısı ile de NATO’nun gözdesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa’nın desteğini almak için milyonlarca göçmeni birkaç milyar avro karşılığında Türkiye’de tutmanız gerekir. Bunu yapmaya niyet etseniz bile iktidar kadar başarılı olamayacağınız açıktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Diğer yandan, Atlantik’in karşı kıyısındaki emperyalist de son derece hoşnuttur AKP’den.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir oturuşta milyarlarca dolar tutarında alım yapma herkesin harcı değildir. Yaparsa AKP yapar.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yapmıştır, yapmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Suç örgütü NATO konusunda da iktidarın eline su dökmek hiç kolay değildir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özetle, kendini kanıtlamış AKP dururken ne ABD ne de Avrupa dereyi geçerken at değiştirmeyi göze almaz.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yalın gerçek ortadayken kurucu partinin Batı emperyalizminden yarar umma çabası gerçekçi olmadığı gibi onurlu bir davranış da olamaz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her şeyi kendi çıkarına uyarlama çabası içindeki emperyalizmin kurucu partinin başına gelenle dertlenmesi ancak düşte görülecek bir gelişme olabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Son bir not!</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD’nin büyükelçi unvanlı sömürge valisinin size bir monark gerek sözü de üzerinde durulmaya değer.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aranan monark bulunmuş durumda.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tek eksik monarkın iktidarının sonsuzlaştırılması!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Antiemperyalist savaş vermiş, onu Cumhuriyetle taçlandırmak yetmemiş bir de devrimleri eklemiş kurucu partinin “persona non grata” söyleminden özenle uzak duruyor oluşu üzerinde durmaya değmez mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Emperyalizmin basın kisveli kalelerine yazı yazmak ve o yazılarda batıya yaslanan biçem kullanmak açık ki sömürge valisini görmezden gelmeyi gerektirmektedir.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Böylesi bir tercih kurucu partinin kökleriyle bağını onaracağı gibi iktidarı da zorlama fırsatı sağlayabilirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Böyle biline.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu hatalara son verile…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Not : Yazıyı bitirdikten sonra rastladığım bir görsel kurucu partiye ders içeriyor gibi geldi bana. Emperyalizm has hizmetkârı varken ve ondan hoşnutken yeni bir hizmetkâra yakınlık göstermez.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-9-16 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Kolombiya ilk turda cumhurbaşkanını seçemedi!" width="208" height="370" src="https://www.youtube.com/embed/JrD99XkkUjA?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ORTAK PAYDADA BULUŞMA ZAMANI</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/ortak-paydada-bulusma-zamani/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2026 20:33:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceyhun BALCI]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.azimvekarar.net/?p=8153</guid>

					<description><![CDATA[“Düşmanın karşısında olan her şeyi desteklemeli ve düşmanın desteklediği her şeye karşı olmalıyız!” Mao Zedung, 16 Eylül 1939 CHP’ye kayyum atandı demek yetmez. “CHP kapatıldı” demek doğru olur. Basının karşısına çıkabilen Kılıçdaroğlu’nun iki soruya verdiği yanıtlar CHP’nin kapatıldığının dışavurumudur. İlk soru : Kurultayda aday olacak mısınız? Yanıt : Neye? İkinci soru : Kurultay ne zaman [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Düşmanın karşısında olan her şeyi desteklemeli ve düşmanın desteklediği her şeye karşı olmalıyız!”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mao Zedung, 16 Eylül 1939</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">CHP’ye kayyum atandı demek yetmez. <strong>“CHP kapatıldı”</strong> demek doğru olur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Basının karşısına çıkabilen Kılıçdaroğlu’nun iki soruya verdiği yanıtlar CHP’nin kapatıldığının dışavurumudur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İlk soru : Kurultayda aday olacak mısınız?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yanıt : Neye?</p>



<p class="wp-block-paragraph">İkinci soru : Kurultay ne zaman olur?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yanıt : Allah kerim!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kendisini Kemalistlikle etiketleyen birisi olarak Cumhuriyetçi-Kemalist kesimden gelen kimi tepkilere şaşırmaktan alıkoyamıyorum kendimi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Parti kapatmalara son verdiğini öne sürenlerin CHP’yi kapattığı ortamda Kılıçdaroğlu ve Özel aynı yolun yolcusu söylemleri karşısında şaşırmanın ötesinde dehşete düşüyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özel ve Kılıçdaroğlu’nun birlikte ağlayıp birlikte güldükleri kuşkusuz doğru.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Altılı masa saçmalığında, etnikçiliğe göz kırpmada buluştukları da bilinmeyen durum değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İçinde bulunduğumuz günlerde karşıtı olmadan seçime girme hevesinde olan iktidarın varlığı hiç mi önemsenmez?</p>



<p class="wp-block-paragraph">CHP’yi sahne dışına iten iktidarın bu adımda sağlayacağı başarının sonraki aşamalarda yaratacağı sonuçlar nasıl olur da öngörülmez?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kılıçdaroğlu’nu ve Özel’i eşdeğer tutabiliriz hiç kuşkusuz. Bunda yerden göğe kadar haklı da olabiliriz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak, bu yaklaşımın iktidarı karşıtsız bırakacağını nasıl olur da görmezden gelebiliriz?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cumhuriyetçi-Kemalist kesim 10 yılı aşkın süredir bir güç odağı oluşturma becerisi gösteremediği gibi ağlama, sızlama ve kimseleri beğenmeme alışkanlığına tutuldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gelinen durumda&nbsp; tehlike bu denli açık ve ortadayken armudun sapı, üzümün çöpü mızıkçılığı bir kenara bırakılmalı.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mao’nun özlü sözüyle başladım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mustafa Kemal Atatürk’le bitireyim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İran, Irak ve Afgan monarklarıyla Sadabat Paktı’nda bir araya gelen kurucu bu krallara, şahlara çok mu tutkundu?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Diğer yandan, Balkan Paktı’nda bir araya geldiği Yunanistan’la çok değil 10 yıl önce boğazlaşmamış mıydık?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kurucunun yaptığı elbette ülkesinin ve dünyanın iyiliği için aklını duygularının önüne koymaktı.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şimdi neden olmasın?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ortak paydada buluşmak!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şimdi değilse ne zaman?</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MEGALİ İDEA’YA KARŞI MAVİ VATAN YASA TASARISI</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/megali-ideaya-karsi-mavi-vatan-yasa-tasarisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2026 15:48:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mustafa KAYMAKÇI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.azimvekarar.net/?p=8151</guid>

					<description><![CDATA[Mustafa Kaymakçı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündeminde “Mavi Vatan Yasa Tasarısı” var. “Mavi Vatan Doktrini”ni temel alan Yasa Tasarısı’nı Rodos doğumlu bir Türk olarak,Türkiye’nin aynı zamanda Megali İdea ‘ya karşı açık bir tavır göstermesi &#160;olduğunu düşünüyorum. Bu kapsamda Yasa tasarısı, Batı Trakya ile Rodos ve İstanköy’de yaşayan&#160; Türklere karşı uygulanmakta&#160; olan kültürel soykırımıgeriletmenin&#160; de bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mustafa Kaymakçı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündeminde “<em>Mavi Vatan Yasa Tasarısı”</em> var. “<em>Mavi Vatan Doktrini</em>”ni temel alan Yasa Tasarısı’nı Rodos doğumlu bir Türk olarak,Türkiye’nin aynı zamanda Megali İdea ‘ya karşı açık bir tavır göstermesi &nbsp;olduğunu düşünüyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu kapsamda Yasa tasarısı, Batı Trakya ile Rodos ve İstanköy’de yaşayan&nbsp; Türklere karşı uygulanmakta&nbsp; olan kültürel soykırımıgeriletmenin&nbsp; de bir göstergesi olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Megali İdea Nedir?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yunanca &#8220;<em>Büyük Fikir&#8221;</em> &nbsp;ya da &#8220;<em>Büyük Ülkü</em>&#8220;, eski Doğu Roma(Bizans) İmparatorluğu sınırları içinde, merkezi İstanbul (Konstantinopolis) olan büyük bir Helen devleti kurmayı amaçlayan yayılmacı bir Yunan milliyetçiliği ideolojisidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Amacı,Yunanistan&#8217;ı eski eski Doğu Roma toprakları üzerinde &nbsp;Batı&#8217;da İyon Denizi&#8217;nden Doğu&#8217;da Anadolu ve Karadeniz&#8217;e, Kuzey&#8217;de Trakya, Makedonya ve Epir&#8217;den Güney&#8217;de Girit ve Kıbrıs&#8217;a kadar genişletmekti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Megali İdea Uygulamaları&nbsp;&nbsp; Nelerdir?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yunanistan’ın kuruluşunun temelinde Mora’ ve Girit’ten başlayan ve&nbsp; Doğu Trakya’ya kadar süren Türk-Müslüman soykırımı</p>



<p class="wp-block-paragraph">•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 15 Mayıs 1919’da dönemin emperyal ülkelerin kendilerini koçbaşı&nbsp; olarak kullandırmasıyla&nbsp; Anadolu’ya çıkmaları ve yüzbinlerce Türkün ölmesine neden olmaları</p>



<p class="wp-block-paragraph">•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Batı Trakya’nın yanı sıra Rodos ve İstanköy’de yaşamakta olan Türklere karşı uyguladıkları kültürel soykırım uygulamaları <strong>(*)</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yıllarca Ayrılıkçı Kürt Hareketi olan PKK’yi beslemesi</p>



<p class="wp-block-paragraph">•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kıbrıs’da EOKA&nbsp; örgütünün Kıbrıs Türklerine karşı uyguladıkları soykırım uygulamaları</p>



<p class="wp-block-paragraph">•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sözde Pontus Rum Soykırımı İddiaları</p>



<p class="wp-block-paragraph">•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yunanistan’ın 1923 Lozan ve 1947 Paris Barış Antlaşmaları ile adaların sahip olduğu gayriaskeri (silahsız) statüsünü ihlal ederek silahlandırması</p>



<p class="wp-block-paragraph">•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yunanistan’ın yanı sıra Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) son yıllarda ciddi bir silahlanma süreci içinde. İsrail ile Askeri İş Birliği yapıyor.Son olarak Hindistan’da da füze sevkiyatları dikkat çekmekte. ABD&#8217;nin Güney Kıbrıs&#8217;a uyguladığı silah ambargosunu kaldırması ile birlikte, Rum yönetimine doğrudan ABD hükümetinden silah alma imkanı doğmuş durumda</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve de&nbsp; Yunanistan’ın&nbsp; AB’ye girişinden sonra Ege(Adalar) Denizi’nin tümünü kendi karasu alanının içine&nbsp; almak istemesi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Türk-Yunan İlişkilerinde&nbsp; Ege Denizi’nden Kaynaklanan Karasuları&nbsp; ve Kıta Sorununa bir bakalım</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Günümüzde&nbsp; Türkiye ve Yunanistan karasularının Ege Denizi’ndeki genişliği 6 deniz mildir. Buna karşılık&nbsp; Yunanistan tarafından,karasularının 12 deniz mile çıkarılması istenmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yunanistan’ın&nbsp; karasularının 12 deniz miline çıkarılması talebi,Ege Denizi’ndeki çıkar dengelerini Türkiye’nin aleyhine orantısız bir şekilde bozacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şimdiki durumda Yunanistan’ın karasuları, Ege Denizi’nin&nbsp; yüzde 40’ını oluşturmaktadır. Karasularının 12 deniz miline çıkarılması ile bu oran yüzde 70’e yükselecektir. Bu durumda Türkiye’nin karasuları da Ege Denizi’nde yüzde 10’nun altında kalacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kıta Sahanlığı Sorununun&nbsp; gündeme gelmesi ise , 1960’lı yılların başlarında Yunanistan’ın Ege Denizi’nde petrol arama ve sismografik araştırmalar yapmasıyla başlamıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye, araştırma yapılacak olan bölgenin, denizaltından batıya doğru uzanan Anadolu topraklarının doğal uzantısı&nbsp; olmasından dolayı Türk kıta sahanlığı içinde bulunduğunu, aynı zamanda Anadolu kıyılarına yakın adalar için de bunun söz konusu olduğunu belirtmiştir. İki ülke arasındaki sorun böylelikle başlamıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kıta sahanlığı konusunda iki ülke arasındaki tartışmanın&nbsp; temel konusu, 6 deniz mili olan karasularının ötesindeki alanların da sınırlandırılmasıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“<em>Mavi Vatan</em>”Yasa Tasarısı Neleri İçerir? (**)</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “<em>Mavi Vatan”</em> doktrini, Türkiye’yi çevreleyen denizlerde karasuları, kıta sahanlığı, Münhasır Ekonomik Bölge (MEB-EEZ), bitişik bölge ve sayısı152 olduğu öne sürülen aidiyeti açıkça Yunanistan’a devredilmemiş ada, adacık ve kayalıklar üzerinde, karalarımızda olduğu gibi egemenlik haklarımız&nbsp; bulunduğunu&nbsp; içerir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “<em>Mavi Vatan</em>” doktrini, Türkiye’nin bugün kabul ettiği Ege’de 6 mil, Karadeniz ve&nbsp; Akdeniz’de 12 mil karasuyu genişliği benimser. 12 millik karasuyu genişliği 1982 Birleşik Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi(BMDHS)’ne göre uluslararası normdur. Türkiye sözleşmeye taraf olmamakla beraber 12 millik karasularını norm olarak Karadeniz ve Akdeniz için kabul etmektedir. Ege’de ise söz konusu denizin özel yapısından dolayı karasularının 6 milin ötesine çıkarılmasına kategorik olarak karşı çıkar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “<em>Mavi Vatan</em>” doktrini, BMDHS’nin kabul ettiği, meskun ve ekonomik faaliyete uygun doğal adaların da aynen karalar gibi kıta sahanlıkları ve MEB’leri olduğu hükmünü red eder.</p>



<p class="wp-block-paragraph">•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <em>“Mavi Vatan</em>” doktrini, Türkiye’nin Ege ve Akdeniz’de, Türkiye’ye ait olmayan adaların ötesine geçen kıta sahanlığı ve MEB alanları bulunmaktadır. “<em>Mavi Vatan</em>” bu bölgeleri vatanın parçası sayar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp; “<em>Mavi Vatan</em>” doktrini,&nbsp; Lozan ve Paris anlaşmaları ile Yunanistan’a bırakılan Kuzey Ege Adaları ve Onikiadalar dışında bu anlaşmalarda adları açıkça geçmeyen tüm ada, adacık ve kayalıkları ve bunların çevresindeki karasularını da vatanın parçası kabul eder.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özetle yukarıda değindiğim üzere “<em>Mavi Vatan Yasa Tasarısı</em>”nı, Yunanistan’ın hala devam eden&nbsp; Megali İdea’ya karşı açık bir tavır olarak ele almanın&nbsp; yanı sıra Batı Trakya ile Rodos ve İstanköy’de yaşayan&nbsp; Türklere karşı uygulanmakta&nbsp; olan kültürel soykırımı geriletmenin&nbsp; de bir göstergesi olacak düşünüyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Son bir söz.Elbette Ege’nin iki yakasında Türkler ile Yunanlar arasında kalıcı ve eşitlikçilik temelinde dostluk istenen bir konudur. Ancak Yunanistan Devleti’nin Türkiye karşı&nbsp; geliştirmeye çalıştığı karşıtlığı, daha açıkçası düşmanlığı görmezlikten gelmek olası değildir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(*)Yunanistan Devleti, Yunanistan’da yaşamakta olan Türklere karşı &nbsp;etnik ve kültürel olarak yok etmeyi hedef alan&nbsp; bir kültürel soykırımı politikası uyguluyor. “<em>Türk</em>” azınlıktan “<em>Müslüman</em>” diye söz ediliyor.Bu kapsamda Rodos ve İstanköy’de yaşamakta olan Türklerin sorunları, Batı Trakya’da yaşamakta olan Türklerden daha vahimdir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ada Türklerinin;Vatandaşlık,Türkçe Öğrenme Hakkı, Dini İbadet,Nefret ve Baskı Ortamı, Vakıflar ve&nbsp;&nbsp;&nbsp; Osmanlı Türklerinden Kalan Kültürel Mirasın Korunması gibi&nbsp; sorunları vardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Batı Trakya Türklerinin hak arama mücadelesinde Türkiye’de <em>“Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği(BTTDD)</em>” ile Avrupa’da <em>“Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF)” </em>adlarında örgütleri&nbsp; söz konusudur .</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rodos ve İstanköy Türklerinin kültürel örgütlenmesi adalarda neredeyse yoktur. Türk kimliklerinin ifade edememektedirler. Ada Türklerinde&nbsp; korku kol gezmektedir. Bu nedenle Türkiye’de kurulmuş olan <em>“Rodos, İstanköy ve&nbsp; Onikiada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği(ROİSDER</em>)”,ulusal ve uluslararası&nbsp; arenada ada Türklerinin hak arama mücadelesi doğrultusunda çalışmalar yapmakta ve&nbsp; özellikle Birleşmiş Milletler, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, Avrupa Konseyi ve Avrupa Halkları Federal Birliği (FUEN) gibi uluslararası örgütlerde farkındalığın oluşturulması&nbsp;&nbsp; için etkinlikler düzenlemektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">(**)Mavi Vatan’ın isim babası Cem Gürdeniz,”<em>Mavi Vatan ve Deniz Yetki Alanları Yasası”</em> yazısında&nbsp;&nbsp; yasa taslağının niteliğini&nbsp; şöyle dile getirmiş bulunmakta: “<em>BMDHS’e imza koymayan Türkiye’nin karasuları dışında devlet uygulamasına esas teşkil edecek bir yasa yerine dağınık mevzuat (Bakanlar Kurulu kararları, kıta sahanlığı koordinat beyanları, NAVTEX uygulamaları, balıkçılık düzenlemeleri ve farklı kurumların yetki alanlarına yayılan parçalı uygulamalar) mevcuttur. Bunları tek bir stratejik çatı altında toplayan bütüncül bir yasanın varlığı jeopolitik çıkar alanlarımızın başında gelen deniz yetki alanlarımızda egemenlik uygulamalarımıza kuvvet çarpan etkisi yapacaktır. Bu durum karşı cephenin kendi tezlerini AB hukukuna, enerji ruhsatlandırmalarına, ulusal mevzuatlarına ve uluslararası şirket ağlarına dönüştürmesine engel olacaktır. Örneğin GKRY uluslararası enerji şirketlerine ruhsat sahaları dağıtıyor, Yunanistan AB kurumlarını devreye sokuyor, enerji konsorsiyumları oluşturuyor ve Türkiye’ye rağmen Doğu Akdeniz ‘de kendi hukuki ekosisteminin yaratıyordu. Diğer bir deyişle iç hukuk mevzuatı olarak yasalaşacak bu mevzuat egemenlik alanlarımızda konsolidasyon sağlayacaktır.”(Bakınız:Gürdeniz,C.,2026.</em><em> </em><em>Mavi Vatan ve Deniz Yetki Alanları Yasası. </em><a href="https://dagarcikturkiye.com/2026/06/01/mavi-vatan-ve-deniz-yetki-alanlari-yasasi/"><em>https://dagarcikturkiye.com/2026/06/01/mavi-vatan-ve-deniz-yetki-alanlari-yasasi/</em></a>)</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, 01.06.2026</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>FARKINIZ YOK</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/farkiniz-yok/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2026 10:28:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Suay KARAMAN]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.azimvekarar.net/?p=8144</guid>

					<description><![CDATA[Suay Karaman Geçen haftaki yazımızın son paragrafı şöyleydi: “… 12 Eylül 1980 darbesiyle 1961 Anayasası kaldırılmış ve toplum karanlıklara doğru sürüklenmiştir. Ne yazık ki 46 yıldır 12 Eylül’ün karanlığından kurtulamayan ülkemiz, bugün ‘kesin hükümsüzlük-mutlak butlan’ tartışmalarıyla patinaj yapmaktadır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun “CHP gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini yapmasını da” sözü önemlidir. Bunun için CHP, Altı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Suay Karaman</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Geçen haftaki yazımızın son paragrafı şöyleydi: “… 12 Eylül 1980 darbesiyle 1961 Anayasası kaldırılmış ve toplum karanlıklara doğru sürüklenmiştir. Ne yazık ki 46 yıldır 12 Eylül’ün karanlığından kurtulamayan ülkemiz, bugün ‘kesin hükümsüzlük-mutlak butlan’ tartışmalarıyla patinaj yapmaktadır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun “<em>CHP gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini yapmasını da</em>” sözü önemlidir. Bunun için CHP, Altı Ok ile tam bağımsızlığa sahip çıkmalı, emperyalizme karşı dik durmalı ve yolsuzluklara, ahlaksızlıklara geçit vermemelidir. Ülkemizin her kurumuyla gerçek bir arınmaya gereksinimi olduğu tartışılmaz…”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sadece Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözünü dikkate alarak eleştiri yapanlar olmuştu. Halbuki devam eden cümlede, başta Kılıçdaroğlu olmak üzere CHP’nin arınması için neler yapılması gerektiği yazılmıştı. Biz, 13,5 yıldır Kılıçdaroğlu’nun tüm yanlışlarını gözler önüne sererek eleştirirken, onu savunup bize ‘şimdi zamanı değil’ , ‘ak trol’ diyerek gerçeği göremeyenler ya da görmek istemeyenler, şimdi Kılıçdaroğlu’na hakaret ederek, hain diyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">22 Mayıs 2010 tarihinde CHP 33. Olağan Kurultayında genel başkan seçilen Kılıçdaroğlu, birkaç gün sonra ilk ziyaretini Fethullan Gülen’in Zaman Gazetesine yapmış ve “<em>bugün 27 Mayıs’ı yapanlar utanıyor</em>” diye demeç vermişti. Bu demeç ertesi gün bazı gazetelerde yer alınca açıklama yaptım ve bu söylemiyle yeni bir proje isimle karşı karşıya olduğumuzu söyledim. Ama olayları anlamadan birçok partili, partisiz kişi beni eleştirdi. O günlerin heyecanına kapılarak umutlananlar ve belki de yer kapmak isteyenler bu söylemin üzerinde durmadı ve ne yazık ki CHP’yi bitirme projesini kavrayamadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">21 Eylül 2010 tarihinde Berlin’de “<em>laiklik tehlikededir diyemem, çünkü altını dolduramam</em>” diyen Kılıçdaroğlu, laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu Anayasa Mahkemesi’nin 30 Temmuz 2008 tarihli kararıyla kesinleşen AKP’nin ülkeyi yönettiğini unutmuştu. Kılıçdaroğlu, yargıda cemaatçi yapılanma yoktur derken, tekke ve zaviyeleri savunanları, buraları eğitim ve kültür kurumu olarak görenleri, Fethullah Gülen’e övgü düzenleri, PKK terör örgütü destekçilerini, Atatürk’e hakaret edenleri, ikinci cumhuriyetçileri milletvekili yapmakta sakınca görmemişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kılıçdaroğlu ve ekibi tarafından Atatürk’e dil uzatanlar, ‘TR’ kodlu ajanlar, Dersim’i katliam olarak kabul ederek özür dilenmesini isteyenler, hain Seyid Rıza&#8217;nın olmayan onurunun geri verilmesini isteyenler, Kürtçülük, ırkçılık, mezhepçilik yapanlar partiye doldurulmuştu. CHP, ‘yeni CHP’ durumuna getirilince Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’ndaki çekincelerin kaldırması bile savunulmaya başlandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dünyadaki turuncu devrimlerin mimarı Soros’un, ülkemizdeki uzantılarından Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı&#8217;nın (TESEV) kurucusu Kılıçdaroğlu, 10 Ağustos 2014 tarihindeki cumhurbaşkanlığı seçiminde şeriat destekçisi Ekmeleddin İhsanoğlu’nun CHP adayı olmasında sakınca görmedi. ‘Ekmek için Ekmeleddin’ sloganıyla seçmenlerden tıpış tıpış oy vermelerini istedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">16 Nisan 2017 tarihinde yapılan halk oylamasında en az 2,5 milyon mühürsüz oyla rejim değiştirilmiş ve Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP’den tepki verilmemişti. 12 Şubat 2022 tarihinde AKP’nin artıklarıyla ve tarikatçılarla Altılı Masa kurulmuş ve CHP iyice kuruluş ayarlarından saptırılmıştır. 16 Mart 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda Diyanet Akademisi kurulması kabul edilmiş ve 22 CHP milletvekili olumlu oy vermiş, diğerleri oylamaya katılmamıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">4 Ekim 2022 tarihinde Kemal Kılıçdaroğlu ile grup başkanvekilleri Engin Altay, Özgür Özel, Engin Özkoç’un imzalarıyla türban için yasa önerisi verilmişti. Sürekli yapılan hatalarla CHP kuruluş ilkelerinden uzaklaştırılarak, Turgut Özal’ın Anavatan Partisine (ANAP) dönüştürüldü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">14 Mayıs 2023 genel seçimlerinde yaklaşık 40 milletvekilliği dincilere ve bölücülere verilmiş, ardından 28 Mayıs tarihinde yapılan ikinci tur cumhurbaşkanlığı seçimi AKP genel başkanına hediye edilmiştir. Üstelik AKP genel başkanının anayasa çiğnenerek, üçüncü kez cumhurbaşkanlığı seçimine girmesine tepki verilmediği gibi diploma konusuna da sessiz kalınmıştır. Bütün bunlara karşın böyle bir genel başkana 13,5 yıl ses çıkarmayan, tepki vermeyen ve proje olduğunu anlamayanların bulunması da şaşılacak bir durumdur. Miting meydanlarında, FETÖ gazetecileri, Mehmet Altan, Ahmet Altan, Nazlı ılıcak’a alkış yapanları da unutmamalıyız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kemal Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklarken ağlayan Özgür Özel, 5 Haziran 2023 tarihinde; “<em>sosyal medyada Kılıçdaroğlu istifa etsin diyenlerin altını kazıyın ya AKP’li ya cumhur ittifakı trolü çıkar</em>” demişti. Beş ay sonra Özgür Özel, 4 Kasım 2023 tarihinde CHP 38. Olağan Kurultayında İstanbul Anakent Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun desteğini alarak Kemal Kılıçdaroğlu ile yarışmış ve ikinci turda genel başkan seçilmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özgür Özel’in seçilmesi, tıpkı 22 Mayıs 2010 kurultayında olduğu gibi yeni bir umut kıvılcımı olarak görülmüştür. 2011 yılından beri milletvekili olan, grup başkan vekilliği yapan ve son seçimlerden sonra Kılıçdaroğlu milletvekili olmadığı için CHP grup başkanı seçilen Özgür Özel, Kılıçdaroğlu’nun en yakınında bulunan isimdi. Yukarıda açıklanan Kılıçdaroğlu’nun tüm yaptıklarına onay veren, karşı çıkmayan bir milletvekiliydi. Değişim sloganıyla yola çıkan Özgür Özel’in ekibinde yıllarca Kılıçdaroğlu’nun en yakınında ve birlikte çalışanlar olduğu gibi, CHP ilkelerine aykırı kişiler de bulunmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“<em>Kürtlerin taleplerini bağıra bağıra söylemek benim vazifem</em>” diyen, ana dilde eğitimi destekleyen ve el yükselterek Kürtlere Türkiye Cumhuriyeti devletinin sahibi olmalarını teklif eden Özgür Özel, hain Şeyh Said isyanının bastırılması sırasında “<em>bazı torunların kalbini acıtıyorsa o acıya saygılı olmak gerekir</em>” diyerek, nerede durduğunu göstermişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">4 Ağustos 2024 Pazar günü CHP Kadın Kollarının 15. Kurultayında konuşan Özgür Özel devletçilik okunun yarısını yeşile, yarısını mora boyanacağını söylemiş vebu konuşmaya karşı salonda hiç tepki verilmemişti. İşte CHP’nin getirildiği durumun özeti; kısaca biat kültürü almış başını gidiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">9 Aralık 2024 tarihinde Özgür Özel, TBMM Genel Kurulunda 2025 Yılı Bütçe Kanunu Teklifinin açılışında&nbsp; konuşurken CHP’li belediyelerin okullarda bir öğün yemek ve su vermesi için, AKP genel başkanından talimat istedi. Yumuşama, değişim ve normalleşme demek, CHP’nin talimat alarak iş yapması anlamına mı gelmektedir?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özgür Özel, bütün eleştirilere karşın terörsüz Türkiye masalının barış komisyonuna girmekte sakınca görmeyenler arasındaydı. Kılıçdaroğlu zamanında cumhuriyete isyan eden hain Seyit Rıza&#8217;nın heykeli Tunceli&#8217;ye dikilirken, hiçbir CHP’li itiraz etmedi, Özgür Özel’den de ses çıkmadı. Salı günleri grup toplantılarıyla, miting konuşmalarıyla, basın açıklamalarıyla, kırmızı kartlarla, küfelerle sonuç almak mümkün değildir. Bu gösterilerle Ukrayna devlet başkanının durumuna düşmek kaçınılmazdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kılıçdaroğlu’nun neler yaptığını, neler söylediğini yazarken, anlatırken bizlere hakaret edenler ‘ak trol’ diyenler bugün Kılıçdaroğlu&#8217;na saldırıp, hain diyorlar. Akıllarınca günah çıkartıyorlar ama çok geç kaldıklarının bilincinde değiller. Çünkü parti bitirilirken, ülkemiz de bitirilmektedir. Bu nedenle CHP’yi kurtarmadan, Türkiye’yi kurtaramayız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yıllar sonra Kemal Kılıçdaroğlu‘nun kötü bir genel başkan ve vasıfsız biri olduğu konusunda söz birliği edenler, Özgür Özel gibi umut olamayacak zayıf bir genel başkan ile oyalanmaktadır. Üstelik Özgür Özel&#8217;in çizgisinin, Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nunkinden hiçbir farkı yoktur. Kemalizm’le ilgileri bulunmayanlara hemen kurtarıcı gözüyle sarılıp, büyük umutlar bağlamak yanlıştır. CHP’de değişim olmalıdır ama değişim, kişilerin ya da  genel başkanların değişmesi ile olmaz; CHP’nin kurucu ilkelerine dönmesi, Kemalist ilke ve devrimlere sarılması, emperyalizme karşı çıkması, tam bağımsızlıkçı çizgide olması, Türk Ulusunun yararlarının korunması, Altı Ok’a sahip çıkılması ile olur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İşin özü CHP, 10 Kasım 1938 tarihinden beri Atatürk&#8217;ün partisi değildir. Ancak bu gerçeği&nbsp; kavradığımız zaman geleceği kurtarabileceğiz. Bugün CHP’de ideolojik bir kavga yoktur, her iki taraf da Atatürk ilke ve devrimlerini bırakarak, PKK açılımına eklenmiştir. AKP nefreti yüzünden insanlar yıllardır CHP&#8217;deki gerçekleri görmek istemedi. Şimdi de Kemal Kılıçdaroğlu nefreti yüzünden Özgür Özel’e sarıldı. Birbirilerinden farkları yok ama benzerlikleri çok olanlar ile CHP iktidar olamaz. CHP&#8217;nin kurtuluşu Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu ile olamaz. Birikimli, kültürlü, güvenilir, yurtsever, devrimci yöneticilerle CHP ana muhalefetten kurtulup, iktidara yürüyecektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün yaşanan süreçte CHP’nin bölünme tehlikesi bulunmaktadır, zaten emperyalizmin isteği de bu doğrultudadır. Bu yüzden bıkmadan usanmadan, bölünmemek için uğraşılması gerekmektedir. Bu aşamada bu görev Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel’e düşmektedir. Partinin bölünmemesi için her iki ekip ve destekçileri büyük bir gayret ve çaba içinde olarak, partiyi sorunsuz bir kurultaya götürmek için anlaşma zemini bulmalıdırlar. Yoksa karşılıklı hakaretlerle bir yere varılamaz. Ülkemizin ve CHP’nin kargaşaya, ayrışmaya değil birliğe, barışa ve kardeşliğe ihtiyacı vardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, 1 Haziran 2026</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BU NE BAYRAMIDIR ?</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/bu-ne-bayramidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 May 2026 19:55:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mahiye Morgül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.azimvekarar.net/?p=8137</guid>

					<description><![CDATA[Mahiye Morgül Kurban Bayramı öncesi bulvarlar afişlendi. Okudukça şaşırdım, anlamakta zorlandım.Manevi değerlerimizi değersizleştirme, anlamsızlaştırma, beyni boşa düşürme… Maarif Modeli ders kitaplarındaki gibi anlam bütünlüğü olmayan kaotik kof cümleler.Dinde kaos, dilde kaos, matematik kavramlarında kaos, varlık kavramında kaos, milli ve manevi değerlerde kaos, kültürel kaos… İşte beyin sisi.Artık aynı anda hepsi topluma boca ediliyor.Rize’de Kurban Bayramı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mahiye Morgül</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Kurban Bayramı öncesi bulvarlar afişlendi. Okudukça şaşırdım, anlamakta zorlandım.<br>Manevi değerlerimizi değersizleştirme, anlamsızlaştırma, beyni boşa düşürme… Maarif Modeli ders kitaplarındaki gibi anlam bütünlüğü olmayan kaotik kof cümleler.<br>Dinde kaos, dilde kaos, matematik kavramlarında kaos, varlık kavramında kaos, milli ve manevi değerlerde kaos, kültürel kaos… İşte beyin sisi.<br>Artık aynı anda hepsi topluma boca ediliyor.<br>Rize’de Kurban Bayramı arifesinde (26 Mayıs 2026) çarşıya çıktım, kaldırıma çay ocağı açılmış bir noktada bu afişleri gördüm, çektim. Soracağım, ne bayramıdır bu afişler?</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="240" height="315" src="https://www.azimvekarar.net/wp-content/uploads/2026/05/afis-1.jpg" alt="" class="wp-image-8138" srcset="https://www.azimvekarar.net/wp-content/uploads/2026/05/afis-1.jpg 240w, https://www.azimvekarar.net/wp-content/uploads/2026/05/afis-1-229x300.jpg 229w" sizes="(max-width: 240px) 100vw, 240px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">“UMUDUMUZ GENÇLERİMİZİN BAYRAMI MÜBAREK OLSUN”</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="250" height="326" src="https://www.azimvekarar.net/wp-content/uploads/2026/05/afis2.jpg" alt="" class="wp-image-8139" srcset="https://www.azimvekarar.net/wp-content/uploads/2026/05/afis2.jpg 250w, https://www.azimvekarar.net/wp-content/uploads/2026/05/afis2-230x300.jpg 230w" sizes="auto, (max-width: 250px) 100vw, 250px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">“SIĞINAĞIMIZ BABALARIMIZIN BAYRAMI MÜBAREK OLSUN”</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="233" height="311" src="https://www.azimvekarar.net/wp-content/uploads/2026/05/afis3.jpg" alt="" class="wp-image-8140" srcset="https://www.azimvekarar.net/wp-content/uploads/2026/05/afis3.jpg 233w, https://www.azimvekarar.net/wp-content/uploads/2026/05/afis3-225x300.jpg 225w" sizes="auto, (max-width: 233px) 100vw, 233px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">“BAŞIMIZIN TACI ANNELERİMİZİN BAYRAMI MÜBAREK OLSUN”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ne bayramıdır, belirsiz. Beyin sisi işte bu.<br>Vatandaşlara sordum. Anneli afişi gören, “Bu anneler günüdür” dedi. Babalı afişi gören “Bu babalar günü afişidir” dedi. Genç delikanlı ile olan afişi gören, “Bu 19 Mayıs afişidir” dedi.<br>Anneler günü için mübarek olsun denilmez.<br>Babalar günü için mübarek olsun denilmez.<br>Milli bayram için mübarek olsun denilmez.<br>Bunları hatırlattığım zaman, “Öyleyse kurban bayramı geldi, kurban bayramı afişidir” dediler.<br>Kurban bayramı bütün milletin bayramı değil midir, neden annelere, babalara ve gençlere hitap edilmiş?<br>Toplum parçalı hallere düşürülmüş. Bir de bu yönü var. Kültürel kodlarımızla oynuyor birileri.<br>Ders kitaplarında gördüğüm kültürel kodlarla oynamayı mahkemelere taşıdım durdum. Bu sene 5.sınıf Türkçe ders kitabındaki “Bugün Bayram” ünitesinde hangi bayram işleniyor, lütfen açın bakın. İnternette TRT Çizgi Film Bugün Bayram bölümü izlettiriliyor. Bu bölümü açın izleyin lütfen. Bir yaşlı Basri amca var, sokağın Rafadan Tayfa çetesinin evlerine akşamdan hediye paketleri bırakmış, Hayri adındaki şişman çocuğa daracık pantolon düşmüş, ertesi gün bu çocuk Basri amcanın elini öpmemek için ara sokaklara kaçıyor…<br>Bu ne biçim dini bayram? Adı da yok zaten. Akşamdan kapılara hediye bırakmak bizde yoktur, Hıristiyanlarda var. Onlarda NOEL BABA dedikleri yaşlı beyaz sakallı birisi gece kapıya hediye bırakır, ertesi gün NOEL BAYRAMIDIR. Yuttuk işte. Hıristiyan bayramını kodlarına işledik çocukların. Cadılar bayramını zaten Anaokulundan itibaren kıyafet balosuyla yapıyorlar. Yuttuk işte.<br>İnsanlık tarihini sıfırlamaya doğru programladılar devletleri, aşağıya doğru hızla iniyoruz. Az kaldı. Sıfırlanıyoruz, bellekler siliniyor.<br>Roma denilen köle tacirleri Milat ile ne getirdi, tarihten neyi sildiler biliyorum, dersimi iyi çalıştım. Faizi yasaklayan, borç köleliğini kaldıran ve Roma’daki Pers Oğuzlu (Sparta Kos) köleleri ayaklandıran Büyük Oğuz Kralı Oğuzdinli VI.Mitridate’den isim alan Mitraizmin önünü kesmek için “yeni din doğdu” dedikleri Hıristiyanlık resmi din ilan edildi ve İsa geldi Yahudi tefeci kurtardı!<br>3.Bin yılın “yeni din”i ne geliyor, artık bileceksiniz. Kendi kültürel kodlarını kaybetmiş yığınlar lazım onlara, 1984’ün ünlü çiftliğindeki köle yaratıklar. Dahasını söylemeyeyim, hepiniz biliyorsunuz ve susuyorsunuz. İlkokulun tuvaletinde yaşadığı o travmayı tekrar yaşamamak için tuvalete gitmekten korkan çocuklarınızdan hiçbir farkınız yok. Onlar bize Allah’ın emanetidir.<br>Allah’tan başka korkacak/tapacak hiçbir şey yoktur, değil mi?<br>Bu afişteki ne bayramıdır diye, bir yol Müftülüğe kadar yürüyün sorun bakalım ne cevap alacaksınız?<br>Bu afişler, dillerinde Abraham Dinleri olanların dayattığı İbrahim anlaşmasına kamuoyunu hazırlama afişleri midir yoksa?<br>Siz değerli okurlarımızın Kurban Bayramı Kutlu Olsun.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><br><strong>Azim ve Karar, 26.05.2026 </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ARINMA</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/arinma/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 May 2026 21:40:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Suay KARAMAN]]></category>
		<category><![CDATA[Arınma]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.azimvekarar.net/?p=8133</guid>

					<description><![CDATA[Suay Karaman İngiliz edebiyatçı Eric Arthur Blair (1903-1950) takma adıyla George Orwell, ‘1984’ adlı romanında şöyle yazar: “aslında hiçbir şey yasa dışı değildi, çünkü artık yasa diye bir şey yoktu.” İşte bugün ülkemiz aynen bu duruma getirildi. Yıllardan beri anayasa askıya alındı, Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına diğer mahkemeler uymamaya başladı ve siyasiler kararları eleştirdi. Siyasi partiler, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Suay Karaman</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">İngiliz edebiyatçı Eric Arthur Blair (1903-1950) takma adıyla George Orwell, ‘1984’ adlı romanında şöyle yazar: “<em>aslında hiçbir şey yasa dışı değildi, çünkü artık yasa diye bir şey yoktu</em>.” İşte bugün ülkemiz aynen bu duruma getirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yıllardan beri anayasa askıya alındı, Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına diğer mahkemeler uymamaya başladı ve siyasiler kararları eleştirdi. Siyasi partiler, sendikalar, meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri bu durumu normal kabul ettiler. Hukuk ayaklar altına alınırken üniversitelerin hukuk fakültelerinden ses çıkmadı, tepki verilmedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi&#8217;nin, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihinde yapılan 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği ‘kesin hükümsüzlük-mutlak butlan’ ve mevcut parti yönetiminin görevden uzaklaştırılması kararı üzerinde olumlu-olumsuz birçok görüş bildirilmektedir. Verilen kararın siyasi olduğu görüşü öne çıkmaktadır. CHP’nin derin bir kargaşa içine sürüklenerek, yapılacak seçimlerde parçalanmış bir CHP ile girilmesi planlanmaktadır. Bunun yanında iktidarı bırakmamak için her türlü yargı oyununun oynanacağının tüm muhalefet partilerine gösterilmesi amacı vardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gelinen bu aşamada CHP yöneticilerinin çözüm için farklı planlarının olmadığı da bir gerçektir. Sürekli miting yaparak, ülke gündeminin dışındaki konulara vurgu yaparak, açılıma el vererek boş yere zaman harcandığı ortaya çıkmıştır. Zaten anayasası askıya alınmış, hukuka uygun olmayan kararların verildiği bir ülkede yapılması gerekenlerin yerine, toplumu uyutmaya kalkışmak, siyasi iktidarın ekmeğine yağ sürmekten öteye geçmez.</p>



<p class="wp-block-paragraph">16 Nisan 2017 halk oylamasında mühürsüz oylarla rejim değiştirilirken tepki vermeyenlerin hepsi, bugünkü durumun suçlularıdır. Bu koşullarda yapılacak seçimlerin güvenliği de tartışılır. Daha önce trafoya giren kediler gibi ilginç olaylar düşünülünce seçim güvenliğinin sağlanılamayacağı ve sandıktan kimin çıkacağı bellidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2023 seçiminde Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı için gözyaşları döken Özgür Özel, bugün yıllardır birlikte siyaset yaptığı Kılıçdaroğlu ile karşı karşıya gelmiştir. Siyasetteki ve toplumdaki çürümüşlükten, ahlaksızlıktan payını alan ana muhalefet partisi, tüm muhalefeti toplayıp, tek adam yönetimine karşı güçlü bir birliktelik oluşturması gerekirken, kendisi&nbsp; paramparça edilmiş durumdadır. 24 Mayıs Pazar günü CHP genel merkezinde yaşananlar herkesi derinden üzmüştür. CHP’nin eski ve yeni yöneticilerinin öngörüsüzlüğü toplum önünde partiyi zor duruma düşürmüştür. Partililerin birbirilerine hakaret ederek ve partinin bölünerek gücünün zayıflatılması, emperyalizmin işine yarayacaktır. Burada esas olan isimlerden çok amaçlardır. İsimler sadece kullanılan ve işi bittikten sonra gönderilen piyonlardır. Bundan kurtulmanın yolu partiyi kuruluş ayarlarına geri döndürmektir. Kuruluş ayarlarına döndürülmeyen ana muhalefet partisi, her geçen gün savrulmaya devam edecektir. Ve açılıma teslim olarak ülkemizin bölünmesine doğru yol alınacaktır. Atatürk ilkelerine sıkı sıkı sarılan CHP’nin, ülkenin geleceğine umut olması beklenmektedir. Parti içi hakaret ve kavga yerine güç birliği yapılarak iktidar yolunda yürümek mümkündür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gelinen durumda siyasi iktidarların hukuk dışı tutum ve davranışları karşısında tüm muhalefetin güç birliği yapması gerekirken, ana muhalefet partisi kendi iç sorunlarıyla karşı karşıya getirilmiştir. Bugün yargının durumu Demokrat Parti’nin 18 Nisan 1960 tarihinde kurduğu Tahkikat Encümeni (Soruşturma Komisyonu) ile benzemektedir. 15 Demokrat Partili milletvekilinden oluşan bu komisyon, savcıların, askeri ve sivil hâkimlerin tüm yetkilerine sahip olacaktı. Gazete toplatabilecek, basımevleriyle birlikte kapatabilecekti. Her türlü evrak, belge ve eşyaya el koyabilecekti. Komisyon kararlarına karşı gelenler bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırılacaktı. Komisyon kararlarına itiraz mümkün değildi. Demokrat Parti’nin yaptığı açıkça bir sivil darbeydi. Demokrat Parti, 14 Aralık 1953 tarihinde çıkardığı 6195 sayılı yasayla CHP&#8217;nin bütün mallarına el koymuştu, CHP’yi kapatmak istiyordu. Bugün ise AKP, CHP yönetimini geçersiz kılarak, kargaşa içine sokmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meclis grubunda “<em>siz isterseniz hilafeti bile getirirsiniz</em>” diyebilen ve “<em>odunu koysam milletvekili seçtiririm</em>” sözüyle demokrasiden hiçbir şey anlamadığını gösteren Demokrat Parti’nin Başbakanı Adnan Menderes iktidarında Atatürk Devrimleri, ‘tutan devrimler’ ve ‘tutmayan devrimler’ olmak üzere ikiye ayrılarak, tartışma konusu yapılmıştı. Türkçe söylenen ezan Arapça’ya çevrilmiş, irticaya ödünler verilmiş, özgürlükler kısıtlanmıştı. Demokrat Parti döneminde ulusal bütünlüğümüz parçalanmış, yönetim partizanlaştırılmıştı. TBMM’nin onayı olmadan Kore’ye emperyalist ABD’nin çıkarı için asker yollanmıştı. Basın ağır sansür altında tutulmuş, bazı gazeteler sansür nedeniyle beyaz çıkmış, gazeteciler hapse mahkûm edilmişti. Demokrat Parti iktidarında yaklaşık 3000 gazeteci hakkında dava açıldı ve yaklaşık 1000 gazeteciye verilen cezaların toplamı 200 yıl civarındaydı. Sürekli olarak demokrasi dışı tutum ve davranışlarda bulunan Demokrat Parti hükümeti sonuç olarak, ordu, gençlik ve halkın elele vererek adım adım 27 Mayıs 1960 İhtilaline doğru yol almasına neden olmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Koşullar tamam olduğu zaman ihtilal kaçınılmaz olur. İhtilal sonucunda oluşan devrim, topluma aydınlık ve özgürlük sunarken, darbeler topluma zulüm, baskı ve işkence vermektedir. Her ihtilalin, onu yapanlar kadar, onun koşullarını hazırlayanların da eseri olduğunu bilmeliyiz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">27 Mayıs Devrimi’nin topluma kazandırdığı en büyük yapıt olan 1961 Anayasası ile laik devlet yapısına sosyal devlet ve hukuk devleti kavramları girmiştir. Bu çağdaş anayasa ile ülkemizde Anayasa Mahkemesi, Cumhuriyet Senatosu gibi yeni kurumlar kurularak, amaçları doğrultusunda verimli çalışmalarıyla toplumsal düzenlemelere önemli katkılarda bulunmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak 12 Eylül 1980 darbesiyle 1961 Anayasası kaldırılmış ve toplum karanlıklara doğru sürüklenmiştir. Ne yazık ki 46 yıldır 12 Eylül’ün karanlığından kurtulamayan ülkemiz, bugün ‘kesin hükümsüzlük-mutlak butlan’ tartışmalarıyla patinaj yapmaktadır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun “<em>CHP gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini yapmasını da</em>” sözü önemlidir. Bunun için CHP, Altı Ok ile tam bağımsızlığa sahip çıkmalı, emperyalizme karşı dik durmalı ve yolsuzluklara, ahlaksızlıklara geçit vermemelidir. Ülkemizin her kurumuyla gerçek bir arınmaya gereksinimi olduğu tartışılmaz…</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, 25 Mayıs 2026</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MELEKLERİN CİNSİYETİNİ TARTIŞMAK</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/meleklerin-cinsiyetini-tartismak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 May 2026 19:30:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceyhun BALCI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.azimvekarar.net/?p=8129</guid>

					<description><![CDATA[Ceyhun Balcı Türkiye tarihsel günlerden geçiyor.&#160; Olanı biteni özetlemek gerekirse, iktidarını sürdürmek isteyen iktidarın her yola başvurmakta olduğuna tanıklık ettiğimiz tartışılmazdır. Kurumlar ve kurallar mı? Sizlere ömür! Yetkisiz bir mahkeme yüksek yargıyı yok sayan bir karar alarak bir partinin yönetimini değiştirmenin yolunu açmak istiyor.&#160; Anayasa başta olmak üzere yasalar, kurallar yok hükmünde. Yetkisiz mahkemenin aldığı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ceyhun Balcı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye tarihsel günlerden geçiyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Olanı biteni özetlemek gerekirse, iktidarını sürdürmek isteyen iktidarın her yola başvurmakta olduğuna tanıklık ettiğimiz tartışılmazdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kurumlar ve kurallar mı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sizlere ömür!</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yetkisiz bir mahkeme yüksek yargıyı yok sayan bir karar alarak bir partinin yönetimini değiştirmenin yolunu açmak istiyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Anayasa başta olmak üzere yasalar, kurallar yok hükmünde.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yetkisiz mahkemenin aldığı kararla birlikte sahne alan Kılıçdaroğlu ve çevresindekilerin polis haksız iktidar hevesi ibretlik.</p>



<p class="wp-block-paragraph">CHP köklerinden koptu mu?</p>



<p class="wp-block-paragraph">CHP son 13 yılda sayısız yanlış yaptı mı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün mahkeme kararıyla yönetimden uzaklaştırılan CHP yönetimi Kılıçdaroğlu tayfasından değil miydi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sayıları çoğaltılabilecek bu ve benzeri soruların yanıtı hiç kuşkusuz EVET’tir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Durum böyleyken olana bitene karşı durmak yerine CHP’nin kusurlarıyla ve günahlarıyla uğraşmak hiç de akılcı olmadığı gibi Bizanslıların yaptığı gibi meleklerin cinsiyetini tartışmaktır. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Eksikli ve son derece aksaklı demokratik ortamı mumla aramak istemiyorsak güncele odaklanmak, bugünlerde yaşanmakta olanların karşısında dimdik durmak öncelikli ve göz ardı edilemez görevdir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Durumu anlamak bakımından şöyle okumak yararlı olabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">CHP kapatılmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hiç olmazsa buna karşı çıkmak gerekmez mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, 24.05.2026</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ATATÜRK’Ü ÖLDÜRMEK</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/ataturku-oldurmek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 May 2026 20:16:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zahide Engin UÇAR]]></category>
		<category><![CDATA[19 Mayıs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.azimvekarar.net/?p=8125</guid>

					<description><![CDATA[Zahide Uçar Bugün 19 Mayıs, Gençlik ve Spor Bayramı. Bayram kutlamalarını görmeden bu yazıyı yazmak istemedim. AKP gelmeden milli bayramlarımız devlet kurumlarınca kutlanır, halk iştirak ederdi. AKP geldi, milli bayramlarımıza yasak koydu. Bu sefer halk milli bayramlarına sahip çıktı. Hiç unutmadığım bir bayram kutlaması var; Türk bayraklarıyla meydanlara çıkan insanların üzerine TOMA’larla su sıkıldı. Bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Zahide Uçar</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün 19 Mayıs, Gençlik ve Spor Bayramı. Bayram kutlamalarını görmeden bu yazıyı yazmak istemedim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">AKP gelmeden milli bayramlarımız devlet kurumlarınca kutlanır, halk iştirak ederdi. AKP geldi, milli bayramlarımıza yasak koydu. Bu sefer halk milli bayramlarına sahip çıktı. Hiç unutmadığım bir bayram kutlaması var; Türk bayraklarıyla meydanlara çıkan insanların üzerine TOMA’larla su sıkıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir milletin milli bayramlarını kim yasaklar? İşgal güçleri yasaklar, T.C. Devletini yıkıp başka bir şeye dönüştüren kişiler yasaklar. İkinci şık o zaman gerçekleşmediğine göre, doğru olan ilk yorumdur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Anadolu’da Kurtuluş Savaşı Müzelerinden “Kurtuluş Savaşı” yazısı kaldırıldı. Amaç ne olabilir? Hafıza silme olabilir mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Atatürk adı her yerden kaldırılmaya başlandı. Bu örtülü eylemlerden (operasyon) cesaret alan uyuyan hücreler uyandırıldı. Cumhuriyet, Kurtuluş Savaşı, devrimler hakkında yalan üreterek Atatürk ve kurduğu devlete sistemli bir şekilde saldırmaya başladılar. Saldıranlar cezasızlıkla “bir anlamda” destekleniyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">20 Yıldır Atatürk ve kurduğu devlete sistemli bir saldırı var. T.C. Devleti Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın ölümü (öldürülmesi) sonrasında zaten ray değiştirmişti. İşte bu ray değiştiriş;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kurtuluş Savaşında dış düşmanla birlikte yenilen iç düşmanın çocuklarına Cumhuriyet yıkıcılığı için çalışma iklimi yarattı ve o torunlar ülkenin kılcal damarlarına yerleşti. Sonunda beynini de ele geçirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cumhuriyetten geriye kalan ne varsa çökertildi. Cumhuriyet dönemi varlıkları, fabrikaları, kuruluşları yok edildi. Sadece yok edilmedi, aynı zamanda yağmalandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Köyler ve küçük kasabalar hafızadır. Yakın tarihtir. Oralarda insanlar birbirini tanır. Hangi konuda daralsa kime gideceğini bilir. İnsanlar sürekli bir arada yaşadığı için yeni nesil önceki kuşaklardan geçmişte yaşananları öğrenir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir nebze de olsa töreler köy ve kasabalarda yaşatılırdı. Hafızayı yok edip, insanları birbirine yabancılaştırmak için olsa gerek; köyler yok ediliyor. Kasabalar mahalle yapıldı. Kasabalar, nahiyeler mahalle yapılınca, resmi kurumlar da kalkıyor. Milli bayramları kutlayacak kurumlar kalmıyor. Halk hafızasını kaybediyor. Ne güzel değil mi (!)?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eğitim mankurt yetiştirmek için her şeyi yapıyor. Atatürk Cumhuriyeti köylünün çocuğunu okuttu. Siyasal İslamcılar bırakın köy çocuğunu okutmayı, büyük şehirlerde okulların içini boşalttı. Kendi çocukları yabancı okullarda okuyor. Bütün sömürge ülkelerde bu yöntem uygulanır. Kendi çocukları iyi okullarda okur ki ülke yönetiminde söz sahibi olsun. Diğerleri yetersiz olsun ki, yurt dışı imkânı olmasın. Mesleğinde yetersiz olan bir kişiye makam verirseniz, o kişiye her istediğinizi yaptırabilirsiniz. Her alanda köleleştirme projesi… “Sahte diplomaya neden göz yumuluyor sanıyorsunuz?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Konu uzun, biz asıl konuya gelelim;</p>



<p class="wp-block-paragraph">20 yıldır Atatürk’ü öldürmek için çalışan SİYASAL İslamcılar, her milli bayramda, her 10 Kasım’da Atatürk’ün daha da büyüyerek dirildiğini izliyor. Daha önce eksik veya yanlış bilgi nedeniyle Atatürk ve kurduğu devlete mesafeli olanlar da Atatürk’ü keşfetmeye başladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Atatürk’süz, Cumhuriyetsiz bir monarşinin ülkeyi 1919 şartlarına nasıl götürdüğünü yaşayarak gördü. Müslüman gemisi diye bindikleri geminin Siyonizm’in limanına nasıl demirlendiğini yaşayarak gördü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">*** ***</p>



<p class="wp-block-paragraph">Atatürk’ü öldürmek…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Beyzbol sopası ile hizaya sokulanlar, Obama’nın sesini özleyenler, “aptal olma” hakaretini geçiştirenler, Putin’in kapısında ilaç kuyruğuna girmiş gibi bekleyenler, nerede ise her gün “pedofili bir sapık olan” ABD Ankara Büyükelçisi tarafından yol haritası verilen insanlar Atatürk gibi dünyaya mal olmuş bir dehayı mı öldürecek?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkenin bütün yer altı ve yer üstü kaynaklarını küresel şirketlere peşkeş çeken sömürge kafalar, Siyonizm’in emir erleri mi Atatürk’ü öldürecek?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Siyasal İslam’ın 6. Filoya secdeye duran çocukları, Siyonizm’in hizmetine girecek… Türk’ün Atasına, diline, töresine düşman olacak… Türk’ün bütün düşmanlarıyla dost olup Türk’ün vatanına ortak bulacak, Sevr ihanetini bile kutsayacak, Ali Kemal gibi hainleri “basın şehidi” ilan edecek, keşke Yunan kazansaydı diyen İngiliz Ajanını en yüksek perdeden destekleyecek… Sonra Türk’ün Ata’sını öldürecek öyle mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">BOP projesinin orospusu, uyuşturucu baronu, tecavüzcü bir cani önünde diz çökenler… Sizler mi Atatürk’ü öldüreceksiniz?</p>



<p class="wp-block-paragraph">SİYONİZMİN görevli elemanı bir kahpeden önder yaratmaya çalışanlar, siz mi Atatürk’ü öldüreceksiniz?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Güneş balçıkla sıvanmaz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bakın bugün 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı. Bayramı gene sınıflara tıkmaya çalıştınız. Ne oldu? Halk sokaklarda! Halk Anıtkabir’de…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu kutsal topraklarda acaba sizlerin bir mezar yeriniz olacak mı? Yoksa bu topraklar sizleri kusacak mı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramımızı sınıflara, okul bahçelerine tıkmaya çalıştılar ya? Konya’dan genç bir Kemalist bilişimci (2013 yılında) Alper AYHAN, 19 Mayıs yasağını Danıştay’a götürerek bozdurdu. Açıklamasında;</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Birinci vazifemi yerine getirdim!” dedi. Basına yeni düştüğü için kendisini 13 yıl sonra yürekten kutluyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Atatürk 88 yıl sonra bile yattığı yerden kendisine karşı açılan her savaşı kazanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“İlk adımı, kararlılığı temsil eden 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramımız 19 Mayıs’ı içselleştiren ve sahiplenen herkese kutlu olsun. “</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, 19 Mayıs 2026</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>19 MAYIS</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/19-mayis-3/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 23:58:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Suay KARAMAN]]></category>
		<category><![CDATA[19 Mayıs 1919]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Atatürk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.azimvekarar.net/?p=8121</guid>

					<description><![CDATA[Suay Karaman Birinci Dünya Savaşı’ndan yenilerek çıkan Osmanlı Devleti, şartları çok ağır olan Sevr Antlaşmasını imzalamak zorunda bırakılmıştı. Ordusunun elinden silahları ve cephanesi alınmıştı. Anadolu işgal edilmişti. Uzun savaş yılları boyunca millet yorgun ve fakir bir durumda kalmıştı. Ülkeyi yönetenler aciz, haysiyetsiz, korkak ve alçaktı; üstelik ihanet içindeydiler. Padişahın ise kendini ve tahtını korumaktan başka [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Suay Karaman</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Birinci Dünya Savaşı’ndan yenilerek çıkan Osmanlı Devleti, şartları çok ağır olan Sevr Antlaşmasını imzalamak zorunda bırakılmıştı. Ordusunun elinden silahları ve cephanesi alınmıştı. Anadolu işgal edilmişti. Uzun savaş yılları boyunca millet yorgun ve fakir bir durumda kalmıştı. Ülkeyi yönetenler aciz, haysiyetsiz, korkak ve alçaktı; üstelik ihanet içindeydiler. Padişahın ise kendini ve tahtını korumaktan başka bir düşüncesi yoktu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu koşullar altında Mustafa Kemal’in yapacağı tek şey vardı; emperyalist güçler tarafından bağımsızlığı yok edilmek istenen bir ulus için kurtuluş savaşına başlamak. Mazlum milletlerin emperyalizme karşı kazandıkları ilk zaferin başlangıcını oluşturan 19 Mayıs 1919 tarihinde, ordusu silahtan arındırılan bir ülke işgal edilmiş ve bütün kalelerine girilmişti. İşte bu nedenle 19 Mayıs 1919 tarihi, vatanın kurtulması için örgütlenen Anadolu insanının bağımsızlık mücadelesinin başlangıcıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">19 Mayıs 1919, emperyalizme karşı kazanılan ilk savaşın adıdır. 19 Mayıs 1919, “<em>yurtta barış, dünyada barış</em>” için yapılan son savaşın başlangıcıdır. 19 Mayıs 1919, ulus bilincinin ilk ışığıdır, egemenliğin millete ait olduğunun belgelenmesidir. 19 Mayıs 1919, çağdaş ülkeler düzeyine çıkmamızı sağlayan ilke ve devrimlerin habercisidir, ülkemizin aydınlık geleceğidir. 19 Mayıs 1919 tarihi, büyük kurtarıcımız &nbsp;Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Samsun’dan ülkemizin üzerine bir güneş gibi doğmasıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">19 Mayıs 1919 tarihiyle birlikte eşsiz liderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde, şanlı zaferler birbirini izlemiş, kurtuluş süreci tamamlanmış ve kuruluş aşaması başlamıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde 1923 ile 1938 yılları arasında gerçekleştirilenler, Kemalist Devrim’in büyük başarılarla oluşturduğu yapılanmanın eseridir ve büyük bir gurur tablosudur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Günümüz koşullarında Atatürk&#8217;ün ilkelerini ve devrimlerini özümsemeden, uğrunda mücadele etmeden sadece Atatürk’ü sevmek; bizi bugün içinde bulunduğumuz karanlıktan çıkarmaya yetmemektedir. Atatürk’ü anmak değil, anlamak gerekmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kurtuluş mücadelemizin başlangıcından 107 yıl sonra, ülkemizde genel durum ve görünüm hiç iyi değildir. Ancak içinde Atatürk sevgisi taşıyanlar için umutsuzluğa yer yoktur. “<em>Umutsuz durum yoktur, umutsuz insanlar vardır, ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim</em>” diyen Atatürk&#8217;ün ilkelerini, devrimlerini özümseyen, tam bağımsızlık ve emperyalizm karşıtlığında bilinçli olarak örgütlenen yurtseverlerin yapacağı haklı ve demokratik bir mücadele ile umuda ve aydınlığa doğru yol alınacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu duygulara 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, 19 Mayıs 2026</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ANADİL</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/anadil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 May 2026 21:02:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Suay KARAMAN]]></category>
		<category><![CDATA[Açılım]]></category>
		<category><![CDATA[Anadil]]></category>
		<category><![CDATA[Resmi Dil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.azimvekarar.net/?p=8116</guid>

					<description><![CDATA[Suay Karaman 15 Ekim 2024 tarihinde MHP grup toplantısında konuşan Devlet Bahçeli, PKK terör örgütünün bebek katili başı için; “terörün bittiğini, örgütünün tasfiye edileceğini tek taraflı ilan etsin” demişti. 22 Ekim 2024 tarihinde MHP grup toplantısında konuşan Devlet Bahçeli’nin bu kez bebek katili için “tecridi kaldırılsın, terörist başı gelsin, DEM Parti grup toplantısında konuşsun. Terörün [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Suay Karaman</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">15 Ekim 2024 tarihinde MHP grup toplantısında konuşan Devlet Bahçeli, PKK terör örgütünün bebek katili başı için; “<em>terörün bittiğini, örgütünün tasfiye edileceğini tek taraflı ilan etsin</em>” demişti. 22 Ekim 2024 tarihinde MHP grup toplantısında konuşan Devlet Bahçeli’nin bu kez bebek katili için “<em>tecridi kaldırılsın, terörist başı gelsin, DEM Parti grup toplantısında konuşsun. Terörün bittiğini açıklasın, sonra da umut hakkının kullanılması için başvurusunu yapsın. Hodri meydan, buna varız</em>” demişti. Hatta bu söz üzerine aynı gün CHP grup toplantısında Özgür Özel; “<em>el yükseltiyorum Devlet bey. Ben de Kürtlere bir devlet teklif ediyorum. Kürtlere, tam olarak kendilerine ait hissetmeyen bütün Kürtlere Türkiye Cumhuriyeti Devleti&#8217;nin sahibi olmayı teklif ediyorum</em>” söyleminde bulunmuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ekim 2024 tarihinden Mayıs 2026 tarihine geldik, bu kepazelikler üzerine yeni olaylar yaşandı, bebek katili terörist başı için kurucu önderlikten, barış koordinatörlüğüne kadar hukuksuz teklifler önerildi. Şimdi bu açılım safsatası el birliğiyle devam ettirilmektedir. 14 Mayıs 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda, DEM Parti’nin ‘Kürtçenin kamusal alanda kullanımının önündeki engellerin araştırılması’ için verdiği önerge görüşüldü. Önergenin görüşülmesine geçilmeden önce partilerin grup önerileri görüşüldü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">DEM Parti Van Milletvekili Gülderen Varlı, Kürt sorununun çözümü yolunda atılacak adımların, onlarca yıldır Kürt halkının karşılaştığı engellerin kaldırılmasını da beraberinde getireceğini, Kürtçenin korunması ve geliştirilmesinin, demokratik toplum ilkeleri ile kültürel çeşitliliğin yaşatılması açısından en iyi yerde durduğunu ifade ederek: “<em>bu nedenle komisyonun kurulması aynı zamanda toplumsal barışın güçlenmesine de katkı sağlayacaktır</em>” diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp, CHP’nin 2025 yılında yenilenen parti programında yer alan ilkelere dikkat çekerek, toplumsal sorunların çözüm adresinin eşit yurttaşlık temelinden geçtiğini ifade ederek; “<em>dillerin kaybı aidiyet duygusunu zedeler, ortak yaşam iradesini aşındırır. Ana dil hakkının güvence altında olduğu toplumlarda ise bireyler ülkelerine daha güçlü bağlarla bağlanır, ortak geleceğe daha fazla inanır</em>” diye konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni Yol Grubu Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, AKP iktidarı öncesine kadar Türkiye&#8217;nin geçmişten bu yana barındırdığı farklı medeniyet ve kültürlerin bir arada yaşama kültürüyle her milletten, her kültürden insanların barış, huzur ve kardeşlik içerisinde yaşadığı bir ülke olduğunu savundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Önerge AKP, MHP ve İYİ Partinin oylarıyla reddedilirken, CHP ve DEM Parti olumlu oy kullandı. Ancak partilerin kullandığı oy sayıları kamuya açıklanmadı. Tüm etnik azınlıkların ana dillerinde eğitim almaları ve anadillerin kamusal alanda kullanımının millet birliğini böleceği çok açıktır. CHP’li milletvekilinin “<em>bireylerin ülkelerine daha güçlü bağlanacağını, ortak geleceğe daha fazla inanacağını</em>” söylemesi PKK terör örgütü ve siyasi uzantısı DEM partinin bile savunamayacağı kadar bölücü bir istektir. Dil birliği, millet birliğinin sağlanmasındaki en önemli olgudur. Dil birliğini bozacak her türlü yaklaşım, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğe karşı yürütülen emperyalist projelerin oyunudur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Devlet ile vatandaşlar arasındaki tüm resmi işlemlerin resmi dilde yapılması gerekmektedir. Resmi dil, bir ülkede anayasa ile kabul edilen dili tanımlamak için kullanılan terimdir. Bir ülke sınırları dahilinde yaşayan kişiler ya da topluluklar farklı bir dil konuşsalar bile, resmi işlemlerini gerçekleştirirken resmi dil kullanmak durumundadırlar. Anadil ise, insanın çocukken anasından, babasından, evindekilerden ve soyca bağlı olduğu topluluktan öğrendiği dildir. Anadili ne olursa olsun, insanların resmi dili öğrenmeleri, bilmeleri gereklidir. Çünkü ülke içindeki tüm resmi işlemler gerçekleştirilirken, anadil yerine sadece resmi dil kullanılır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkemizi bölmeye götürecek açılım sürecinde ne yazık ki cumhuriyeti kuran partinin de DEM’lendiği gözlenmektedir. DEM Parti emperyalizmin güdümündedir, PKK terör örgütünün siyasal uzantısıdır. Her konuda görüş bildiren DEM Partinin şimdiki ve önceki bütün sözcüleri, toprak reformu konusuna hiç değinmemektedir. DEM Parti, emekçilerin, çiftçilerin, köylülerin partisi değildir; feodal beylerin, toprak ağalarının, silah ve uyuşturucu ticareti yapanların desteklediği partidir. DEM Parti, ilerici ve devrimci bir parti değildir, etnik temelli ve gerici bir partidir. Kısaca şöyle diyebiliriz: DEM Parti feodalizm üzerinden federalizme ulaşmayı planlayan, ağızlarına hiç toprak reformu almamış gerici partidir. Cumhuriyeti kuran partinin, böyle bir partinin peşine takılıp DEM’lenmesi iyi niyetle açıklanamaz; bu gaflet ve dalaletin de ötesi bir durumdur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cumhuriyetimizi kuran partinin genel başkanı ve eşsiz liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bütün bu yaşananları görseydi 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a çıkar mıydı denilecek günlerden geçmekteyiz. Ulusal Kurtuluş Savaşımızın başlangıcı olan 19 Mayıs 1919 tarihi, güzel vatanımızın kurtuluşunun başlangıcıdır. Türkiye Cumhuriyeti, 19 Mayıs 1919 tarihindeki o büyük inançtan, o kutsal isyandan, o çelik inattan, o azim ve karardan doğmuştur. Bizlere düşen Atatürk’ü özümseyerek anlamak, ilkelerine sarılmak, devrimlerini içselleştirmek, Misakı Milli sınırlarına sahip çıkmak ve ‘Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa’ demektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, 18 Mayıs 2026</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
