<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ümit Yalım &#8211; Azim ve Karar</title>
	<atom:link href="https://www.azimvekarar.net/category/umit-yalim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.azimvekarar.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 20 May 2025 07:54:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>
	<item>
		<title>SÖZDE TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ, ADALARIMIZDAKİ YUNAN İŞGALİNİN ÜZERİNİ ÖRTME PLANIDIR</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/sozde-terorsuz-turkiye-sureci-adalarimizdaki-yunan-isgalinin-uzerini-ortme-planidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 May 2025 07:54:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ümit Yalım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=7101</guid>

					<description><![CDATA[Ümit YALIM ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCISI GÖKHAN KARAKÖSE, İZMİR CUMHURİYET BAŞSAVCISI ALİ YELDAN, AYDIN CUMHURİYET BAŞSAVCISI ALİ ULVİ YILMAZ, MUĞLA CUMHURİYET BAŞSAVCISI OĞUZHAN&#160;DÖNMEZ, İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCISI AKIN GÜRLEK’İN&#160;DİKKATİNE! &#160;&#160;&#160;&#160; PKK terör örgütü, 12 Mayıs 2025’de silahlı mücadeleyi sonlandırdığını açıkladı. Açıklamada, PKK’nın kaynağını Lozan Antlaşması ve 1924 Anayasasından alan Kürt inkâr ve imha siyasetine karşı ortaya çıktığı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ümit YALIM</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCISI GÖKHAN KARAKÖSE, İZMİR CUMHURİYET BAŞSAVCISI ALİ YELDAN, AYDIN CUMHURİYET BAŞSAVCISI ALİ ULVİ YILMAZ, MUĞLA CUMHURİYET BAŞSAVCISI OĞUZHAN&nbsp;DÖNMEZ, İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCISI AKIN GÜRLEK’İN&nbsp;DİKKATİNE!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; PKK terör örgütü, 12 Mayıs 2025’de silahlı mücadeleyi sonlandırdığını açıkladı. Açıklamada, PKK’nın kaynağını Lozan Antlaşması ve 1924 Anayasasından alan Kürt inkâr ve imha siyasetine karşı ortaya çıktığı savunularak Türkiye soykırım yapmakla suçlandı. PKK’nın silah bırakma açıklamasının, Türkiye’de federal bir yapılanmaya gidişin ve Türk topraklarında hem Sevr Antlaşması’nın hem de Büyük İsrail Projesi’nin uygulanmaya başlaması için bir tertip olduğu açıkça görülmektedir.&nbsp;&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>PKK, ERMENİ TERÖR ÖRGÜTÜ ASALA’NIN DEVAMIDIR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong>PKK terör örgütünün Kürt Halkı ile uzaktan ve yakından bir ilişkisi yoktur. PKK, 1914-1921 yılları arasında Anadolu’da <strong>518.105 Türk</strong>’ü katleden <strong>Ermeni Çeteleri</strong>’nin ve 1970 ve 80’li yıllarda Türk Diplomat ve yakınlarını katleden <strong>Ermeni Terör Örgütü ASALA</strong>’nın devamıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Teröristbaşı Bebek Katili Öcalan’ın yargılanması sırasında, PKK’nın 2 numaralı teröristi Şemdin Sakık verdiği ifadede; <strong>“PKK’ya destek vermeyen Kürt Halkının öldürülmesi, çocuk-kadın-yaşlı ayrımı yapılmamasını Apo emretti”</strong>, <strong>“Öcalan, ‘Yüz kişinin, bin kişinin, çocuğun ölmesinin önemi yok. Bu davada insanların önemi yok’ derdi. <u>Apo, Kürt Halkının düşmanıdır</u>” </strong>&nbsp;dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Türk Tarih Kurumu Eski Başkanı ve Kutlu Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, SÖZCÜ TV’de yaptığı açıklamada,<strong> “Armenian Kurdish adlı belgede, hangi köyde hangi Ermeni Cemaatinin hangi Kürt Aşireti adı altında oturduğunun yazılı olduğunu, teröristbaşı Öcalan’ın ve PKK terör örgütünü kuranların Ermeni olduğunu</strong>” açıklamıştır. Açıklamanın özet bağlantısı aşağıdadır.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Yusuf Halaçoğlu&#039;ndan Gündem Olacak Sözler! Abdullah Öcalan Kürtçe Bilmiyor Dedi Anlattı" width="658" height="370" src="https://www.youtube.com/embed/CMktOLYb3s0?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; PKK terör örgütü, <strong>Hemşire Yıldız Namdar</strong>’ın gözünün önünde Kocası Astsubay’ın öldürülmesi, <strong>Bingöl’de silahsız ve savunmasız 33 askerin katledilmesi</strong>, <strong>İstanbul’da Mavi Çarşı’nın yakılması</strong> v.b. binlerce katliamdan sorumludur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;<strong>DEVLET BAHÇELİ VE ŞENKAL ATASAGUN, PYD-YPG’NİN KURULMASINA NEDEN SEYİRCİ KALDI?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong>Teröristbaşı Bebek Katili, <strong>“PKK’yı 01 Eylül 1999’dan sonra silahlı mücadeleye son vermeye ve Türkiye’yi terk etmeye çağırıyorum”</strong> demiş ancak daha sonra hapishaneden örgütü yönetmeye devam ederek örgütün güçlenmesi için talimat vermiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; AKP’ye yakınlığı ile bilinen düşünce kuruluşu <strong>SETA</strong>’nın 2017’de yayınlanan PYD-YPG Raporunda, “Suriye Kürtleri üzerindeki etkisini artıran PKK, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin normalleşmeye başlaması ve Adana Mutabakatı ile birlikte yeni duruma yanıt vermiş ve Suriye kolu olarak 17 Ekim 2003 tarihinde Demokratik Birlik Partisi’ni (Partiya Yekîtiya Demokrat-PYD) kurmuştur. Burada belirtilmesi gereken en önemli husus ise, PYD’nin kuruluşuna daha önceden karar verilmiş olmasıdır. Nitekim elde edilen bilgilere göre, <strong><u>terör örgütü lideri Abdullah Öcalan, 16 Şubat 2002 tarihinde avukatları aracılığı ile örgüt yönetimine bu yapılanmanın (PYD-YPG) kurulması talimatını vermiştir</u></strong>.”&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Teröristbaşının hapishanede avukatları ile yaptığı görüşmelerin tutanağı Başbakan ve Başbakan Yardımcıları ile MİT Müsteşarına iletilmektedir. <strong>Teröristbaşı Bebek Katili, PYD’nin kurulması için talimat verdiğinde, Devlet Bahçeli &#8211; Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı</strong><strong>, Şenkal Atasagun &#8211; MİT Müsteşarı olarak görev yapıyordu. </strong>Bahçeli ve Atasagun, PYD-YPG’nin kurulmasına neden seyirci kaldı, bunun hesabını Türk Milleti’ne vermelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ayrıca, Suriye’nin kuzeyinde faaliyet gösteren PYD-YPG terör örgütüne yönelik olarak, 2016-2017’de yapılan <strong>Fırat Kalkanı Harekâtı</strong>’nda 72 Mehmetçik, 2018’de yapılan <strong>Zeytindalı Harekâtı</strong>’nda 85 Mehmetçik, 2019’da yapılan <strong>Barış Pınarı Harekâtı</strong>’nda 93 Mehmetçik şehit oldu. Bahçeli ve Atasagun, Suriye’nin kuzeyine yapılan harekatlârda şehit olan askerlerimizden de sorumludur.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>HDP / DEM PARTİ BÜYÜK İSRAİL PROJESİ’NİN TAŞERONLUĞU’NU YAPIYOR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong>HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli ortaya çıkan konuşmasında, <strong>“Bugün Türkiye’nin en bereketli toprakları burası. Buralar vadedilmiş topraklar. Musa bütün ömrünü bu toprakları arayarak geçirdi”</strong> ifadelerini kullandı.</p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www.yeniakit.com.tr/haber/sezai-temelli-turkiye-topraklarini-siyonist-israile-vadetti-695831.html
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da, <strong>“İmralı kapıları açılmazsa her yer Gazze olacak”</strong> dedi.</p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www.sondakika.com/guncel/haber-tulay-hatimogullari-ndan-imrali-aciklamalari-baris-sureci-rehavetle-ilerlemez-18230328
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Temelli ve Hatimoğulları’nın açıklamalarından HDP/DEM Parti’nin Kürt Halkını temsil etmediği ve Büyük İsrail Projesi’nin taşeronluğunu yaptığı açıkça görülmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>MHP’DE DERİN ÇATLAK. MHP’Lİ ERKAN AKÇAY, “ERDOĞAN MUTLAKA YARGILANACAK” DERKEN, DEVLET BAHÇELİ, ERDOĞAN’IN 4. KEZ CUMHURBAŞKANI ADAYI OLMASINI ÖNERİYOR!</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yunan Savunma Bakanı’nın işgal edilen adalarımıza elini kolunu sallayarak gelmesi üzerine, <strong>MHP’li Erkan Akçay</strong>, TBMM’de 2015’de yaptığı basın toplantısında<strong>, </strong>Bakan Yılmaz’a hitaben;<strong> “Sen Milli Savunma Bakanı olarak o adalara (Eşek ve Bulamaç adaları) gidebilir misin? İktidarınız dönemindeki bu oldu bittiye (işgale) niye izin verdiniz? Türk Ceza Kanunu’nun 302. Maddesine göre suç işliyorsunuz ve Dışişleri Bakanınız, Başbakanınız (Tayyip Erdoğan, Ahmet Davutoğlu), Milli Savunma Bakanınız bu suçtan mutlaka yargılanacak ”</strong> dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; MHP’li Erkan Akçay, <strong>“Erdoğan TCK 302’den mutlaka yargılanacak”</strong> derken Devlet Bahçeli, Erdoğan’ın 4. kez Cumhurbaşkanı Adayı olmasını öneriyor. Bu durum MHP’de derin bir çatlak olduğunu göstermektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong><u>TCK 302</u></strong>, Terörle Mücadele Kanunu’nun 3. Maddesi’ne göre <strong>terör suçudur</strong>. Terör suçu işleyenlerin <strong>“Terörsüz Türkiye”</strong> söylemleri içi boş söylemler olup adalarımızdaki Yunan işgalinin üzerini örtme planıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>CUMHURİYET SAVCILARI İLE ADALET BAKANI YILMAZ TUNÇ, BAKAN YARDIMCILARI HASAN YILMAZ, &nbsp;AKIN GÜRLEK VE RAMAZAN CAN, ADALARIMIZDA YAPILAN YUNAN BELEDİYE BAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNE NEDEN SEYİRCİ KALDILAR?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong>Yunanistan, <strong>08 Ekim 2023</strong>’te işgal ettiği adalarımızda Belediye Başkanlığı seçimi yaptı. Seçimin yapılacağı bir ay öncesinden Yunan basınında yayımlanmasına rağmen Erdoğan ve AKP Hükümeti hiçbir önlem almadı. Görevli ve yetkili Cumhuriyet Savcıları ile Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bakan Yardımcıları Hasan Yılmaz, Akın Gürlek ve Ramazan Can da adalarımızda yapılan Yunan Belediye Başkanlığı seçimlerine seyirci kaldılar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Anılan şahıslar Türk topraklarında yapılan seçime neden seyirci kaldılar, bunun hesabını Türk Milleti’ne vermelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong><u>İstanbul’da CHP’li Belediye Başkanları hallaç pamuğu gibi atılırken, TCK Md. 8’e göre Türkiye’de ve işgal edilen adalarımızda, TCK 302 ve TCK 309’da tanımlanan suçları işleyen Yunan vatandaşı Belediye Başkanlarına dokunulmuyor. Bu ne iştir</u>?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>CUMHURİYET SAVCILARI, TÜRKİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ HUKUKEN KORUMAKTAN BİRİNCİ DERECEDE SORUMLUDUR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hiçbir devlet, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne ve varlığına yönelen tehdidi görmezden gelemez ve bu tehdidin süreklilik kazanmasına izin veremez. Cumhuriyet Savcıları, Anayasa’nın 5. Maddesi’ne göre Türkiye Cumhuriyeti’nin topraklarını ve toprak bütünlüğünü hukuken korumaktan sorumludur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Mevcut durum itibarıyla, İzmir İl sınırları içinde 1 Türk Adası ve 1 Türk Kayalığı, Aydın İl sınırları içinde 6 Türk Adası, Muğla İl sınırları içinde 7 Türk Adası ve 1 Türk Kayalığı, Girit Adası’nın etrafında 6 Türk Adası olmak üzere toplam <strong>20 Türk Adası ve 2 Türk Kayalığı</strong> Yunan işgali altındadır. Adalarımıza yerleştirilen <strong>6 bin Yunan askeri</strong> ve <strong>10 binden fazla Yunan vatandaşı</strong> elini kolunu sallayarak dolaşmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Osmanlı Devleti Döneminde Girit Adası ve etrafındaki adalar ile ilgili idari ve hukuki işlemler Bâb-ı Âli (Başkent İstanbul) tarafından yürütülüyordu. Mevcut durum itibarıyla, Girit Adası etrafında Yunan işgali altında olan 6 Türk Adası ile ilgili hukuki işlemleri yürütmekten ve soruşturma açmaktan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı sorumludur. Gazetelerin kağıt baskıları İstanbul’da yapılmaktadır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da gazetelerde çıkan ve tekzip edilmeyen/edilemeyen işgal haberleri hakkında Hükümet Başkanı ve üyeleri hakkında soruşturma açmaktan sorumludur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>CMK 160</strong>’a göre, Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işendiğini öğrendiğinde soruşturma açmaktan sorumludur. Adaların işgali hakkında sürekli olarak ilgili savcılıklara e-posta ile başvuruyorum. Bu bağlamda, Ankara, İzmir, Aydın, Muğla ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcıları, daha önce yayınlanan ve aşağıda bağlantısını verdiğim belgelere istinaden <strong>CMK 160</strong> kapsamında soruşturma açmaktan sorumludur.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-wp-embed is-provider-kocaeli-ayd-nlar-oca wp-block-embed-kocaeli-ayd-nlar-oca"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="8jLq3QFxIS"><a href="https://kocaeliaydinlarocagi.org.tr/herkese-gunaydin-anayasanin-3-maddesi-tayyip-erdogan-ve-akp-hukumetleri-doneminde-fiilen-degistirildi/">Herkese Günaydın. Anayasa’nın 3. Maddesi, Tayyip Erdoğan Ve Akp Hükümetleri Döneminde Fiilen Değiştirildi !</a></blockquote><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Herkese Günaydın. Anayasa’nın 3. Maddesi, Tayyip Erdoğan Ve Akp Hükümetleri Döneminde Fiilen Değiştirildi !&#8221; &#8212; Kocaeli Aydınlar Ocağı" src="https://kocaeliaydinlarocagi.org.tr/herkese-gunaydin-anayasanin-3-maddesi-tayyip-erdogan-ve-akp-hukumetleri-doneminde-fiilen-degistirildi/embed/#?secret=SIESmFahNM#?secret=8jLq3QFxIS" data-secret="8jLq3QFxIS" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe>
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>ÖZGÜR ÖZEL VE MÜSAVAT DERVİŞOĞLU, İŞGAL EDİLEN ADALARIMIZA SAHİP ÇIKMALI, ERDOĞAN VE AKP HÜKÜMETİ’NDEN İŞGALİN HESABINI SORMALIDIR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong><u>İstanbul’da CHP’li Belediye Başkanları hallaç pamuğu gibi atılırken, TCK Md. 8’e göre Türkiye’de ve işgal edilen adalarımızda TCK 302 ve TCK 309’da tanımlanan suçları işleyen Yunan vatandaşı Belediye Başkanlarına dokunulmuyor.</u></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong>CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun adalarımızın işgaline sessiz kalması, Erdoğan ve AKP Hükümeti’nin iktidarda kalmasına açık destek vermektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; ABD Dışişleri Eski Bakanı <strong>Antony Blinken</strong>’ın, Şubat 2024’de Kongreye gönderdiği Mektup ve Mektuba ekli Ege Haritası’nda, pembe renk ile gösterilen toplam 29 Ada ve 2 Kayalığın Yunanistan’a ait olmadığı belirtilmiştir. Yunanistan’ın işgal ettiği 20 Türk Adası ve 2 Türk Kayalığı pembe renkli grup içinde olup Yunanistan’a ait değildir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>ABD Dışişleri Bakanı</strong> bile Türkiye’nin adalarına ve egemenlik hakkına sahip çıkarken ve <strong>MHP’li Erkan Akçay</strong>’ın adalarımızın işgali nedeniyle, <strong>“Erdoğan TCK 302’den (terör suçundan) mutlaka yargılanacak” </strong>derken, <strong>Özel</strong> ve <strong>Dervişoğlu</strong>’nun Yunan işgali altındaki adalarımıza ve kayalıklarımıza sahip çıkmaması kabul edilemez.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, 20.05.2025</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YUNANİSTAN, ADALARIMIZIN KITA SAHANLIĞINI SATIŞA ÇIKARDI. ERDOĞAN VE AKP HÜKÜMETİ HİÇBİR TEPKİ VERMEDİ&#8230;</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/yunanistan-adalarimizin-kita-sahanligini-satisa-cikardi-erdogan-ve-akp-hukumeti-hicbir-tepki-vermedi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 May 2025 21:22:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ümit Yalım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=7040</guid>

					<description><![CDATA[Ümit Yalım &#160;&#160;&#160;&#160; Yunanistan, Avrupa Birliği mevzuatını gerekçe göstererek 16 Nisan 2025’de, Deniz Mekânsal Planlaması Haritası yayımladı. Haritada belirtilen alanların büyük bir kısmı Türkiye’nin Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki egemenlik hakları ile deniz yetki alanlarını ihlal ediyor. Erdoğan ve AKP Hükümetlerinin tepki vermemesinden istifade eden Yunanistan, Ege Denizi’nde 2004’den itibaren işgal ettiği 20 Türk Adası [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ümit Yalım</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yunanistan, Avrupa Birliği mevzuatını gerekçe göstererek <strong>16 Nisan 2025</strong>’de, <strong>Deniz Mekânsal Planlaması Haritası </strong>yayımladı. Haritada belirtilen alanların büyük bir kısmı Türkiye’nin Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki egemenlik hakları ile deniz yetki alanlarını ihlal ediyor. <strong><u>Erdoğan ve AKP Hükümetlerinin tepki vermemesinden istifade eden Yunanistan, Ege Denizi’nde 2004’den itibaren işgal ettiği 20 Türk Adası ve 2 Türk Kayalığı ile anılan ada ve kayalıkların Deniz Yetki Alanlarını da kendi egemenlik sınırları içinde göstermiş</u></strong>. Yunanistan’ın Girit Adası etrafında işgal ettiği <strong>Küçük Çuha, Dhia, Dionisades, Gavdos, Gaidhouronisi</strong> ve <strong>Koufonisi</strong> adalarının batı, kuzey ve güney istikametindeki kıta sahanlıklarını da kendi kıta sahanlığı olarak göstermesi de dikkat çekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>YUNANİSTAN, İŞGAL ETTİĞİ TÜRK ADALARININ KITA SAHANLIKLARINI DA İHALEYE/SATIŞA ÇIKARDI</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yunanistan, <strong>Çevre ve Enerji Bakanı Stavros Papastavrou</strong>’nun, <strong>Girit Adası</strong> ve <strong>Mora Yarımadası</strong>’nın güneyindeki petrol ve doğalgaz (hidrokarbon) aramaları için imzaladığı uluslararası ihale/satış kararını, <strong>01 Mayıs 2025</strong>’de onayladı. Söz konusu ihale ilanı, Avrupa Birliği Resmî Gazetesi’nde (<strong>Official Journal of the European Union</strong>) 90 gün süre ile yayımlanacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yunanistan’ın işgal ettiği <strong>Küçük Çuha, Gavdos, Gaidhouronisi</strong> ve <strong>Koufonisi</strong> adalarının Kıta Sahanlıklarını da İhaleye/Satışa çıkarması dikkat çekiyor. Erdoğan ve AKP Hükümeti, işgal edilen Türk Adalarının kıta sahanlıklarının İhaleye/Satışa çıkarılmasına hiçbir tepki vermedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>AVRUPA BİRLİĞİ, TÜRKİYE’Yİ EGE DENİZİ VE DOĞU AKDENİZ’DEN DIŞLAMAYA ÇALIŞIYOR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;Avrupa Birliği, tüm resmi dokümanlarında Türk Kıta Sahanlığını kısıtlı olarak yayımlamaya devam ediyor. Avrupa Birliği ve Yunanistan, Türkiye’nin uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan egemenlik haklarını yok sayarak, Türkiye’yi Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’den dışlamaya çalışıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>ANKARA ÜNİVERSİTESİ’NİN YAYINLADIĞI HARİTA EKSİKTİR !&#8230;</strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <u>Ankara Üniversitesi</u></strong> <strong>Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi</strong> de, Yunanistan ile eş zamanlı olarak <strong>Türkiye Deniz Mekânsal Planlaması Haritası</strong> yayımladı. Yunanistan, deniz yetki alanlarında hem Ana Kıtayı hem de Adaları hesaba katarken Ankara Üniversitesi haritayı her iki ülkenin Ana Kıtalarını göz önüne alarak hazırlamış. Haritada, Türkiye’nin Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki Deniz Yetki Alanları eksik olarak gösterilmiştir. Yani, <strong>Harita üzerinde, Türkiye’nin Deniz Yetki Alanlarının önemli bir bölümü Yunanistan’a terk edilmiştir</strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Türk Deniz Kuvvetleri, Genelkurmay Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı</strong> ve <strong>Ecevit-Erbakan Koalisyon Hükümeti</strong>’nin Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’na verdiği Ruhsat Sahalarını gösteren haritada, <strong><u>Ege Denizi’nde, hem Ana Kıtanın hem de Adaların Deniz Yetki Alanları hesaba katılmıştır</u></strong>. Haritada, <strong>Türkiye’nin Ana Kıtası</strong> ile <strong>Semadirek, Gökçeada, Bozcaada, Limni, Midilli, Sakız, Sisam, Ahikerya, İpsara ve Bozbaba adalarının kıta sahanlıkları</strong> da <strong>Ege Denizi Türk Kıta Sahanlığı</strong> olarak gösterilmiştir.&nbsp; &nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong><u>Ankara Üniversitesi</u></strong> <strong>Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi</strong>’nin <strong>16 Nisan 2025</strong>’de yayımladığı harita, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin <strong>02 Temmuz 1974</strong>’de yayımladığı haritadaki egemenlik haklarımızı yok saymaktadır.&nbsp; Ege Denizi ve Doğu Akdeniz Deniz Yetki Alanları Haritaları hazırlanırken Türkiye’nin uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan egemenlik haklarının dikkate alınmadığı ve anılan denizlerdeki adaların hukuki statüleri hakkında yeterli bilgiye sahip olunmadığı görülmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>KUZEY EGE ADALARININ EGEMENLİĞİ, MÜLKİYETİ, DENİZ YETKİ ALANLARI VE HAVA SAHASI TÜRKİYE’YE AİTTİR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kuzey Ege Adaları’nın hukuki statüsü, <strong>30 Mayıs 1913 Londra Antlaşması, 13-14 Şubat 1914 tarihinde Yunan Kraliyet Hükümeti ve Osmanlı Devleti’ne tebliğ edilen Altı Büyük Devlet (Almanya, Avusturya-Macaristan, İngiltere, Fransa, İtalya, Rusya) Kararı, 24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması </strong>ve<strong> 20 Temmuz 1936 Türk Boğazlar Sözleşmesi </strong>ile belirlenmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Altı Büyük Devlet Kararı’na göre <strong>Gökçeada, Bozcaada </strong>ve<strong> Meis Adası</strong> Osmanlı Devleti’ne geri verildi, Yunanistan’a, işgali altında bulundurduğu <strong>Taşoz, Semadirek, Limni, Midilli, Sakız, Sisam, Ahikerya, İpsara </strong>ve<strong> Bozbaba</strong> olmak üzere toplam 9 adanın egemenliği değil, sadece kullanma hakkı yani zilyetlik (possession) hakkı verildi. Adaların egemenliği Osmanlı Devleti’nde kaldı. 1923 Lozan Antlaşması ile bu durum teyit edildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ali Kurumahmut</strong>’un 1998 basımlı, <strong>Ege’de Temel Sorun</strong> adlı kitabında, <strong>Prof.Dr. Hüseyin Pazarcı</strong>’nın 1986 basımlı, <strong>Doğu Ege Adaları’nın Askerden Arındırılmış Statüsü </strong>adlı kitabında, <strong>Prof.Dr. Sevin Toluner</strong>’in 2004 basımlı, <strong>Türkiye’nin Bazı Dış Politika Sorunları</strong> kitabında ve <strong>Deniz Bölükbaşı</strong>’nın 2004 basımlı, <strong>Turkey and Greece</strong> kitabında Yunanistan’a, Kuzey Ege adalarının egemenliği değil, sadece kullanma hakkının yani zilyetlik (possession) hakkının verildiği açıkça yazılmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yukarıda bahsedilen uluslararası antlaşma ve sözleşmelere göre¸ <strong><u>Taşoz, Semadirek, Limni, Midilli, Sakız, Sisam, Ahikerya, İpsara ve Bozbaba adalarının egemenliği ve mülkiyeti ile adaların karasuları, bitişik bölge, kıta sahanlığı, münhasır ekonomik bölgeleri ve hava sahası Türkiye Cumhuriyeti’ne aittir</u></strong>.</p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www.yenicaggazetesi.com.tr/yunanistan-9-ada-uzerinde-kullanim-hakkini-kaybetti-1-396364h.htm
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>YUNANİSTAN’IN ONİKİ ADA ÜZERİNDE EGEMENLİK HAKKI YOKTUR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Oniki Adanın Hukuki Statüsü Lozan Antlaşması’nın 15. Maddesi ve 1947 Paris Antlaşması’nın 14. Maddesi ile belirlenmiştir. Türkiye ile birlikte toplam 8 devletin taraf olduğu <strong>1923 Lozan Antlaşması’nın 15. Maddesi</strong>, Lozan’a taraf olan 5 devletin (İngiltere, Fransa, İtalya, Yunanistan, Yugoslavya) ve Lozan’a taraf olmayan 16 devletin katılımı ile <strong>1947’de değiştirilerek Paris Antlaşması imzalandı. </strong>(Türkiye, Romanya ve Japonya Paris Antlaşması’na taraf değildir)Yapılan değişiklik ile <strong>Oniki Ada</strong>’nın egemenliği İtalya’dan alınarak Yunanistan’a verildi. <strong>Lozan Antlaşması’na taraf olan 8 devletin tamamının katılımı olmadan yapılan bu değişiklik, </strong>Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi’nin 30. ve 40. maddelerine uygun olarak yapılmadığı için uluslararası hukuk kurallarına göre <strong>meşru</strong> bir değişik değildir. Bu değişiklik <strong>1923 Lozan Antlaşması’nı şekil bakımından ihlal etmiştir.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 1923 Lozan Antlaşmasıyla, Türkiye ile Yunanistan arasında Ege Denizi’nde bir denge sağlanmıştır.</strong> 1947 Paris Antlaşması ile <strong>Oniki Ada</strong>’nın egemenliği İtalya’dan alınarak Yunanistan’a devredildiği için Ege Denizi’ndeki denge Türkiye’nin aleyhine bozulmuştur. Böylece <strong>Lozan Antlaşması’nın 15. Maddesi esaslı bir şekilde ihlal edilmiştir.</strong> Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi Madde 60’a göre <strong>Lozan Antlaşması’ndaki denge esaslı bir şekilde ihlal edildiği için Lozan Antlaşması’nın 15. Maddesi sona ermiş ve geçerliliğini kaybetmiştir.</strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong><u>Oniki Ada’nın Yunanistan’a devrini öngören 1947 Paris Antlaşması, 1923 Lozan Antlaşması’nı şekil ve esas bakımından ihlal etmiştir</u></strong>. Anılan nedenlerle ve uluslararası hukuk kurallarına göre <strong>1947 Paris Antlaşması meşru bir antlaşma olmayıp</strong> <strong><u>Yunanistan’ın Oniki Ada üzerinde egemenlik hakkı yoktur</u></strong>.<strong> Ayrıca, Türkiye, 1947 Paris Antlaşması’na taraf olmadığı için üçüncü devlet statüsündedir. Uluslararası hukuka göre meşru olmayan Paris Antlaşması’nın Türkiye açısından hiçbir bağlayıcılığı yoktur. </strong>Bu bağlamda, <strong><u>“Türkiye adalara kıta sahanlığı verirse, Yunanistan da adalara kıta sahanlığı verir, Meis Adası’nın da kıta sahanlığı olur”</u></strong> tezinin hukuki dayanağı yoktur.&nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www.korkusuz.com.tr/12-ada-turkiyeye-aittir-wp-183187
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>GİRİT ADASI’NIN DÖRTTE ÜÇÜ TÜRKİYE’YE AİTTİR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Girit Adası’nın hukuki statüsü, <strong>30 Mayıs 1913 Londra Antlaşması, 10 Ağustos 1913 Bükreş Antlaşması, 14 Kasım 1913</strong> <strong>Atina Antlaşması ve 24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması </strong>olmak üzere toplam dört antlaşma ile belirlenmiştir. Anılan antlaşmalara göre Girit Adası’nın sadece dörtte biri Yunanistan’a aittir. Girit Adası’nın dörtte üçü <strong>Bulgaristan</strong>, <strong>Sırbistan </strong>ve<strong> Karadağ</strong>’a bırakılmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Lozan ve Atatürk dönemi sonrasında; <strong>Bulgaristan</strong>, <strong>Sırbistan </strong>ve<strong> Karadağ, </strong>Girit Adası üzerindeki dörtte birlik payları olmak üzere toplam dörtte üçlük paydan fiili olarak feragat etmiştir. <strong><u>Bulgaristan, Sırbistan ve Karadağ tarafından yapılan feragat (vazgeçme), </u></strong><strong><u>Yunanistan lehine yapılmamıştır. Yunanistan lehine feragat (vazgeçme) yapılmadığı için Bulgaristan, Sırbistan ve Karadağ’ın Girit Adası üzerindeki toplam dörtte üçlük payı aslına rücu olmuştur. Yani anılan dörtte üçlük pay Osmanlı Devleti’ne geri dönmüştür.</u></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong><u>Osmanlı Devleti’nin hak ve borçları küllî halefiyet yoluyla Türkiye Cumhuriyeti’ne geçmiştir. Girit Adasının hukuki statüsünü belirleyen uluslararası antlaşmalar ve uluslararası hukuka göre Girit Adası’nın dörtte üçü ve adanın etrafındaki ada, adacık ve kayalıklar, Osmanlı Devleti’nin küllî halefi olarak Türkiye Cumhuriyeti’ne aittir.</u></strong>&nbsp;&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www.sozcu.com.tr/girit-adasinin-dortte-ucu-turkiyeye-aittir-wp2121425
</div></figure>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www.sozcu.com.tr/giritin-dortte-ucu-turkiyeye-ait-wp4013470
</div></figure>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://21yyte.org/fikir-tanki/girit-in-dortte-ucu-turkiye-ye-ait/26497
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>EGE DENİZİ TÜRK KITA SAHANLIĞI</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ege Denizi’nin Coğrafi Sınırları, <strong>Uluslararası Hidrografi Örgütü</strong>’nin 2002’de yayınladığı <strong>SP 23</strong> Dokümanı ile belirlenmiştir. Anılan Dokümana göre Ege Denizi’nin güney sınırı, Mora Yarımadası’ndan başlayıp Küçük Çuha Adası’nın doğusu, Girit Adası’nın kuzeyi, Kerpe ve Rodos adalarının batısından geçen ve Marmaris’e bağlanan hattır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ege Denizi Türk Kıta Sahanlığı</strong>, 13-14 Şubat 1914 Altı Büyük Devlet Kararı, 1923 Lozan Antlaşması Md. 12, 15, 1947 Paris Antlaşması Md. 14, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi Md. 76 ve Md. 121’ e göre geniş bir alanı kapsamaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Buna göre <strong><u>Ana Kıta ve Adaların Kıta Sahanlığı esas alınarak</u></strong> belirlenen sınır Taşoz, Bozbaba, İpsara, Ahikerya ve İstanköy adalarının batısından geçmekte ve Girit Adası’nın kuzeybatısına kadar devam etmektedir. Bu hesaplamaya göre <strong>Ege Denizi Türk Kıta Sahanlığı </strong>yaklaşık olarak<strong> 120.000 </strong>Km<sup>2</sup> dir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>DOĞU AKDENİZ TÜRK KITA SAHANLIĞI</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Doğu Akdeniz, Türkiye’den başlamak üzere saat yönünde; Suriye, Lübnan, İsrail, Filistin, Mısır, Libya, Tunus, İtalya, Slovenya, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Karadağ, Arnavutluk ve Yunanistan kıyıları ile çevrilidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Doğu Akdeniz’de, Doğu-Batı, Kuzey-Güney ve tersi istikametlerde ana kıtalar ve adaların karşılıklı sınırları esas alınarak kıta sahanlığı belirlenmektedir. AB Kıta Sahanlığı haritasında, <strong>Malta Adası</strong>’na doğu istikametinde 200 millik Kıta Sahanlığı verilmiştir. <strong><u>Türkiye’nin de Girit Adası’nın batısında bulunan Küçük Çuha Adası dahil toplam 4 adasının, batı istikametinde 200 millik Kıta Sahanlığı vardır</u></strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Doğu Akdeniz Türk Kıta Sahanlığı</strong>, 30 Mayıs 1913 Londra Antlaşması Md. 4, 5, 24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması Md. 12, 15, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi Md. 76 ve Md. 121’ e göre çok geniş bir alanı kapsamaktadır. Buna göre, Ana Kıta ve Adaların Kıta Sahanlığı esas alınarak Girit Adası ve adanın doğusundaki kıta sahanlığı ile Girit Adasının batısında İtalya <strong>Santa Maria-</strong>Libya <strong>Bingazi</strong> hattına kadar uzayan 200 mil uzunluğunda kıta sahanlığı vardır. Bu hesaplamaya göre&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;<strong>1 Numaralı</strong> <strong>Doğu Akdeniz Türk Kıta Sahanlığı </strong>yaklaşık olarak<strong> 230.000 </strong>Km<sup>2</sup>, <strong>2 Numaralı</strong> <strong>Doğu Akdeniz Türk Kıta Sahanlığı </strong>yaklaşık olarak<strong> 110.000 </strong>Km<sup>2</sup> olup toplam Kıta Sahanlığı yaklaşık <strong>340.000 </strong>Km<sup>2</sup> dir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>TÜRKİYE’NİN DENİZ YETKİ ALANLARI</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Türkiye’nin taraf olduğu Uluslararası Antlaşmalar ile <strong><u>Ana Kıta ve Adaların Kıta Sahanlığı esas alındığında</u></strong> Türkiye’nin <strong>Karadeniz, Marmara Denizi, Ege Denizi</strong> ve <strong>Doğu Akdeniz’deki Deniz Yetki Alanları</strong> toplam <strong>644.000 </strong>Km<sup>2</sup> dir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>ANKARA ÜNİVERSİTESİ DENİZ HUKUKU ULUSAL ARAŞTIRMA MERKEZİ’NİN YAYIMLADIĞI HARİTA İLE EGE DENİZİ VE DOĞU AKDENİZ’DE 220.000 KM<sup>2 </sup></strong><strong>L</strong><strong>İK TÜRK KITA SAHANLIĞI YUNANİSTAN’A TERK EDİLMİŞTİR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ankara Üniversitesi <strong>Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM)</strong>’nin Yunanistan ile eş zamanlı olarak yayımladığı <strong>Türkiye Deniz Mekânsal Planlaması Haritası,</strong> sadece her iki ülkenin Ana Kıtalarını göz önüne alarak hazırlanmış olup haritada, <strong>Türkiye’nin Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki Deniz Yetki Alanları eksik olarak gösterilmiştir</strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>02 Temmuz</strong> <strong>1974’de</strong>, Türk Deniz Kuvvetleri, Genelkurmay Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve <strong>Ecevit-Erbakan Koalisyon Hükümeti</strong>’nin Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’na verdiği Ruhsat Sahalarını gösteren ve <strong>Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk</strong>’ün imzasıyla yayımlanan haritada, Ege Denizi Türk Kıta Sahanlığı’nın batı sınırı <strong>24. Boylam</strong>’dan geçirilmiştir. Ankara Üniversitesi <strong>DEHUKAM</strong>’ın <strong>16 Nisan 2025</strong>’de yayımladığı haritada, Ege Kıta Sahanlığı sınırımız 1 Boylam (85 Km.) geri çekilerek &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>25. Boylam</strong>’dan geçirilmiştir. Ankara Üniversitesi DEHUKAM, <strong>Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Hükümeti</strong>’nin <strong>1974</strong> yılında bütün dünyaya deklare ettiği Ege Denizi Türk Kıta Sahanlığı’nın önemli bir bölümünü Yunanistan’a terk etmiştir.&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong><u>Ankara Üniversitesi DEHUKAM</u></strong>’ın yayımladığı haritaya göre, Ege Denizi’nde <strong>30</strong><strong><u>.000 </u></strong>Km<sup>2 </sup>lik Türk Kıta Sahanlığı ile 4 Türk Adası Yunanistan’a terk edilmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ankara Üniversitesi DEHUKAM</strong>’ın yayımladığı haritaya göre, Doğu Akdeniz’de <strong>190</strong><strong><u>.000 </u></strong>Km<sup>2 </sup>lik Türk Kıta Sahanlığı ile Girit’in ¾’ü ve Girit’in etrafındaki Türk Adaları Yunanistan’a terk edilmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ankara Üniversitesi DEHUKAM</strong>’ın yayımladığı harita ile Ege Denizi’nde <strong>30</strong><strong><u>.000 </u></strong>Km<sup>2</sup>, Doğu Akdeniz’de <strong>190.000 </strong>Km<sup>2 </sup>olmak üzere toplam <strong>220.000 </strong>Km<sup>2 </sup>Türk Kıta Sahanlığı Yunanistan’a terk edilmiştir. <strong><u>Türkiye Deniz Mekânsal Planlaması Haritası,</u></strong> deniz yetki alanlarında, <strong>hem Ana Kıtayı hem de Adaları hesaba katarak</strong> yeniden düzenlenmelidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>MAVİ VATAN HARİTASI DA EKSİKTİR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Mavi Vatan Haritası</strong>’na göre Türkiye’nin Deniz Yetki Alanları <strong>462.000 </strong>Km<sup>2</sup> olup <strong>182.000 </strong>Km<sup>2</sup> lik Türk Kıta Sahanlığı Yunanistan’a terk edilmiştir. Mavi Vatan Haritası, Türkiye’nin uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan haklarına göre yeniden düzenlenmelidir.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI, BAŞTA 1923 LOZAN ANTLAŞMASI OLMAK ÜZERE ULUSLARARASI ANTLAŞMALARDAKİ EGEMENLİK HAKLARIMIZA SAHİP ÇIKMALIDIR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dışişleri Bakanlığı, <strong>16 Nisan 2025</strong>’de, “Ülkemizin hazırladığı Deniz Mekânsal Planlaması da <strong>UNESCO</strong> ile <strong>Birleşmiş Milletler</strong>’in ilgili birimlerine iletilmektedir” açıklamasını yapmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dışişleri Bakanlığı’nın <strong>UNESCO</strong> ve <strong>Birleşmiş Milletler</strong>’e ileteceği <strong>Türkiye Deniz Mekânsal Planlaması Haritası,</strong> başta 1923 Lozan Antlaşması olmak üzere hem uluslararası antlaşmalardaki egemenlik haklarımıza sahip çıkacak şekilde hem de Ana Kıtayı ve Adaları hesaba katarak hazırlanmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>ANKARA ÜNİVERSİTESİ DEHUKAM’IN AÇIKLAMALARININ BİLİMSEL DAYANAĞI YOKTUR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>07 Mayıs 2025</strong>’de Sözcü Gazetesi Yazarı <strong>Sn. Saygı Öztürk</strong>’ün köşesinde yayımlanan, <strong>“Yunanistan, adalarımızın kıta sahanlığını satışa çıkardı”</strong> başlıklı yazısının sonunda Ankara Üniversitesi DEHUKAM Baş Araştırmacısı <strong>Prof. Dr. Sn. Yücel Acer</strong>’in açıklamalarına yer verilmiştir. Yazının bağlantısı aşağıdadır.</p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www.sozcu.com.tr/yunanistan-adalarimizin-kita-sahanligini-satisa-cikardi-p171296
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Prof. Acer</strong>, <strong>“Ege Denizi’nde karşı tarafa verilen kıta sahanlığı alanları yok. Çünkü, iki devletin ana karaları arasındaki açık deniz alanları Türkiye’nin kıta sahanlığı olarak tespit edilmiştir” </strong>iddiasında bulunmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Ancak</strong>, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin <strong>02 Temmuz 1974</strong>’de yayımladığı haritada, Ege Denizi Türk Kıta Sahanlığı sınırı <strong>24. Boylam</strong>’dan geçirilmesine rağmen, <strong>16 Nisan 2025</strong>’de <strong>Ankara Üniversitesi</strong> <strong>DEHUKAM</strong> tarafından yayınlanan haritada Ege Kıta Sahanlığı sınırımız 1 Boylam (85 Km.) geri çekilerek <strong>25. Boylam</strong>’dan geçirilmiş ve <strong><u>30</u></strong><strong><u>.000 </u></strong>Km<sup>2 </sup>lik Türk Kıta Sahanlığı ile 4 Türk Adası Yunanistan’a terk edilmiştir. Türkiye’nin Ege Denizi Kıta Sahanlığı sınırını, 51 yıl sonra, 1 Boylam (85 Km.) geri çekme yetkisini <strong>DEHUKAM</strong>’a kim verdi? <strong>Sn. Acer bu durumu nasıl izah edecek?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Prof. Acer</strong>, Ege Denizi’nde açık deniz alanlarından bahsetmiş. <strong>1958 Açık Deniz Sözleşmesi &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Madde 1</strong>’e göre <strong>Karasuları’nın ötesi</strong> Açık Deniz olarak tanımlanmıştı. <strong>1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi Madde 86</strong>’ya göre <strong>Münhasır Ekonomik Bölge’nin ötesi </strong>Açık Deniz olarak tanımlandı. <strong>Ege Denizi’nde</strong> en geniş açıklık 250 Deniz Mili civarında olduğundan artık Ege Denizi’nde <strong>Açık Deniz Alanı (High Seas) kalmadı</strong>. <strong>Sn. Acer</strong>’in Deniz Hukuku bilgilerini güncellemesi gerekmektedir.&nbsp; &nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Prof. Acer</strong>, Yunanistan’ın işgal ettiği adaları, <strong>“Aidiyeti Yunanistan’a verilmemiş </strong><strong><u>adacıklar</u>”</strong> olarak tanımlamış. Yunanistan’ın işgal ettiği ve <strong>Sn. Acer</strong>’in adacık olarak bahsettiği Türk adalarının en küçüğü İstanbul’daki Büyükada büyüklüğünde olup bir kısmı da Büyükada’nın 3 misli, 5 misli ve 7 misli büyüklüktedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Prof.</strong> <strong>Acer</strong>’in, <strong>“Doğu Akdeniz’de de haritamıza göre karşı tarafa verilen bir kıta sahanlığı yok”</strong> söylemi de doğru değildir. Yunanistan, Girit Adası etrafında işgal ettiği <strong>Küçük Çuha, Dhia, Dionisades, Gavdos, Gaidhouronisi</strong> ve <strong>Koufonisi</strong> adalarının batı, kuzey ve güney istikametindeki kıta sahanlıklarını kendi kıta sahanlığı gibi gösterirken, <strong>DEHUKAM</strong> Girit Adası etrafındaki adalarımızın kıta sahanlığını neden yok sayıyor?</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Başta <strong>Prof. Dr. Sn. Yücel Acer</strong> olmak üzere <strong>DEHUKAM</strong>’da görevli akademisyenler, yayınladıkları haritanın doğru olduğunu iddia ediyorlarsa, istedikleri TV Kanalında kendileri ile tartışmaya hazırım. Eğer gelemeyeceklerse, <strong>DEHUKAM</strong>’ın yayınladığı harita, başta 1923 Lozan Antlaşması olmak üzere hem uluslararası antlaşmalardaki egemenlik haklarımıza sahip çıkacak şekilde hem de Ana Kıtayı ve Adaları hesaba katarak yeniden hazırlanmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, &nbsp;07 Mayıs 2025</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İŞGALCİ YUNAN GENERAL DİMİTRİ TÜRKİYE’YE MEYDAN OKUYOR, BAŞKOMUTAN ERDOĞAN VE AKP  HÜKÜMETİ SEYREDİYOR !&#8230;</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/isgalci-yunan-general-dimitri-turkiyeye-meydan-okuyor-baskomutan-erdogan-ve-akp-hukumeti-seyrediyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 12:14:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ümit Yalım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=6951</guid>

					<description><![CDATA[Ümit Yalım &#160;&#160;&#160;&#160; Yunan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dimitrios (Dimitri) Choupis, 03 Nisan 2025’de Aydın İl sınırları içinde bulunan Bulamaç Adası’na, 04 Nisan 2025’de de Muğla İl sınırları içinde bulunan&#160;&#160; Kalolimnoz ve Keçi adalarına gelerek Yunan bayrağının altında Türkiye’ye meydan okudu. İşgalci Yunan General Dimitri’nin Yunan askerleri ile birlikte küstahça meydan okuduğunu gösteren haber ve fotoğraflar [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ümit Yalım</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yunan Genelkurmay Başkanı Orgeneral <strong>Dimitrios (Dimitri) Choupis</strong>, <strong>03 Nisan 2025</strong>’de Aydın İl sınırları içinde bulunan <strong>Bulamaç Adası</strong>’na, <strong>04 Nisan 2025</strong>’de de Muğla İl sınırları içinde bulunan&nbsp;&nbsp; <strong>Kalolimnoz</strong> ve <strong>Keçi </strong>adalarına gelerek Yunan bayrağının altında Türkiye’ye meydan okudu. <strong>İşgalci Yunan General Dimitri</strong>’nin Yunan askerleri ile birlikte küstahça meydan okuduğunu gösteren haber ve fotoğraflar <strong>Yunan Genelkurmay Başkanlığı’nın Resmi İnternet Sitesi</strong> ile <strong>Kalymnos news gr</strong> adlı İnternet Haber Sitesi’nde yayımlandı.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>03 Nisan 2025</strong>’de <strong>Aydın Bulamaç Adası</strong>’na Askeri Helikopterle gelen <strong>Yunan General Dimitri</strong>, adada bulunan <strong>Yunan Askeri Üssü</strong>’nün önünde İşgalci Yunan askerleri ile birlikte poz vererek Türkiye’ye meydan okudu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Aydın Bulamaç Adası</strong>’ndaki Yunan Askeri Üssü’nü ve İşgalci Yunan askerlerini denetleyen <strong>General Dimitri</strong>, Yunan bayrağının önünde egemenlik ve bayrak gösterisi yaptı. İşgalci Yunan Askerlerini tebrik eden ve sırtını sıvazlayan <strong>General Dimitri</strong> geceyi <strong>Bulamaç Adası</strong>’nda geçirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>General Dimitri</strong>, <strong>04 Nisan 2025</strong>’de <strong>Muğla Kalolimnoz Adası</strong> ve <strong>Muğla Keçi Adası</strong>’na Yunan Askeri Helikopteri ile gelerek Türk Hava Sahasını ihlal etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yunanistan’ın 2004’den itibaren işgal ettiği 20 Türk Adası arasında bulunan <strong>Bulamaç</strong>, <strong>Kalolimnoz</strong> ve <strong>Keçi</strong> adaları 6 millik Türk karasularının içinde bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>TÜRK HAVA SAHASI KEVGİRE DÖNDÜ</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Genelkurmay Başkanı <strong>Metin Gürak</strong>, <strong>04 Nisan 2025</strong>’de, İspanya’da <strong>NATO Birleşik Hava Harekât Merkezi</strong>’nde (<strong>CAOC</strong>-Combined Air Operations Center) brifing alırken, Mevkidaşı Yunan Genelkurmay Başkanı Dimitri’yi taşıyan Yunan Askeri Helikopteri Türk Hava Sahasını ihlal ediyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yunanistan, Ege Denizi Türk Hava Sahasında uçan Türk Savaş Uçağı, Deniz Karakol Uçağı ve Helikopterlerine sürekli olarak önleme yapıyor ve önlemeleri Yunan Genelkurmay Başkanlığı Resmi İnternet Sitesinde yayımlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Türk Hava Sahası’na girmeye çalışan ve giren Yunan uçak ve helikopterleri, Genelkurmay Başkanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve Eskişehir Birleştirilmiş Hava Harekât Merkezi’nde mevcut NATO ICC, Hvbs sitemleri ve radarlar üzerinden önceden tespit ediliyor. Yunanistan, Türk Hava Sahası’nda uçan uçak ve helikopterlerimize haksız ve hukuksuz olarak önleme yaparken; Türkiye, Türk Hava Sahasında uçan Yunan Savaş Uçakları ve Helikopterlerine önleme yapmıyor. Türk Hava Sahasını korumaktan sorumlu <strong>Genelkurmay Başkanı Metin Gürak</strong> ve <strong>Hava Kuvvetleri Komutanı Ziya Cemal Kadıoğlu</strong>, olana bitene seyirci kaldığı için Türk Hava Sahası kevgire döndü.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>YUNANİSTAN, 1923 LOZAN ANTLAŞMASI, 1947 PARİS ANTLAŞMASI, NATO ANTLAŞMASI VE HELSİNKİ NİHAİ SENEDİNİ İHLAL EDİYOR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yunanistan, <strong>1923 Lozan Antlaşması</strong> ile Türkiye’nin egemenliğinde kalan 20 Türk Adası ve 2 Türk Kayalığı’nı 2004’den itibaren işgal etti. Lozan Antlaşması’nın metin bölümünde ve 15. Maddesine ek olarak konulan 2 No.lu Haritada bu durum açıkça görülüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>ABD</strong> Dışişleri Eski Bakanı <strong>Antony Blinken</strong>’ın Kongreye Şubat 2024’te gönderdiği mektup ve mektuba ekli Ege Haritası’nda da Yunanistan’ın işgal ettiği adaların ve <strong>General Dimitri</strong>’nin 03-04 Nisan 2025’de geldiği adaların Yunanistan’a ait olmadığı açıkça belirtilmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yunanistan, <strong>1923 Lozan Antlaşması</strong> ve <strong>1947 Paris Antlaşması</strong>’nı ihlal ettiği gibi <strong>NATO Antlaşması</strong> ve <strong>Helsinki Nihai Senedini</strong> de ihlal ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; NATO Antlaşması’nın 5. Maddesi</strong>’ne göre taraflardan birine yapılan silahlı saldırı İttifaka yapılan saldırıdır. <strong>6. Maddesi</strong>’ne göre de <strong>Türkiye topraklarına</strong> veya <strong>Yengeç Dönencesi</strong>’nin kuzeyindeki adalara yapılan silahlı saldırı ittifaka yapılan saldırıdır. Yengeç Dönencesi, yeryüzünün kuzey yarımküresinde Ekvator’un 23° 27’ kuzeyinden geçen enlemdir. Yunanistan’ın işgal ettiği 20 Ada ve 2 Kayalık Türkiye toprağı olup <strong>Yengeç Dönencesi</strong>’nin kuzeyindeki adalardır. Yunanistan, <strong>NATO Antlaşması</strong>’nın 5. ve 6. Maddelerini açık bir şekilde ihlal ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Türkiye ile birlikte Yunanistan da <strong>Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı</strong> (AGİT) üyesi olup <strong>1975 Helsinki Nihai Senedi</strong>’ne imza atan devletler arasındadır. <strong>Helsinki Nihai Senedi</strong>’ne göre Uluslararası ilişkilerde uygulanması gereken 10 temel ilke arasında <strong>Güç kullanmaktan kaçınma, Sınırların ihlal edilmezliği, Devletlerin toprak bütünlüğünün korunması</strong> gibi ilkeler vardır. Türkiye’nin 20 Adasını ve 2 Kayalığını işgal eden ve adalara 6 bin silahlı Yunan askeri yerleştiren Yunanistan, <strong>Helsinki Nihai Senedi</strong>’ndeki temel ilkeleri açık bir şekilde ihlal ediyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>EGE DENİZİ’NDE SEVR ANTLAŞMASI UYGULANIYOR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İşgalci Yunan General Dimitri</strong> bizim adalarımızda Türkiye’ye meydan okurken, <strong>Başkomutan Erdoğan, Savunma Bakanı Güler, İçişleri Bakanı Yerlikaya, Dışişleri Bakanı Fidan, Adalet Bakanı Tunç</strong> ve anılan bakanlıkların <strong>Bakan Yardımcıları</strong> bu duruma seyirci kaldı. Yunanistan’a nota verilmedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>ABD</strong> Dışişleri Eski Bakanı <strong>Blinken</strong>, Türkiye’nin egemenlik haklarına sahip çıkarken, <strong>Erdoğan ve AKP Hükümeti</strong>’nin Türkiye’nin egemenlik haklarına sahip çıkmaması dikkat çekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kanuni Sultan Süleyman</strong> ve <strong>Sultan IV. Mehmet</strong> döneminde fethedilen, yüzlerce yıl işgal edilmeyen ve 1923 Lozan Antlaşması ile Türkiye’nin egemenliğinde kalan adalarımız, 2004’ten itibaren işgal edilmeye başlandı. Mevcut durum itibarıyla 20 Türk Adası ve 2 Türk Kayalığı Yunan işgali altındadır. Erdoğan, 03 Eylül 2022’de yaptığı konuşmada adalarımızdaki Yunan işgalini itiraf etmiştir. Konu hakkında basında çıkan haberin bağlantısı aşağıdadır.</p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www.sozcu.com.tr/iktidar-8-yil-sonra-isgali-itiraf-etti-wp7346879
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <u>Atatürk</u></strong> ve silah arkadaşları <strong>3 yıl 3 ay 21 gün</strong> sonra <strong>9 Eylül 1922</strong>’de, Anadolu’daki Yunan askerlerini İzmir’de denize döktü. <strong>Erdoğan</strong>’ın Başbakanlığı ve Başkomutanlığı döneminde, <strong>2004</strong>’den itibaren adalarımızı işgal eden <strong>6 bin Yunan askeri </strong>ise tam <strong>21 yıldır</strong> Türkiye’de elini kolunu sallayarak dolaşıyor.&nbsp; <strong><u>TÜRKİYE, 21 YILDIR YUNAN İŞGALİ ALTINDADIR</u>.</strong>&nbsp;&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk ve en büyük toprak kaybı Erdoğan ve AKP Hükümetleri döneminde yaşanmıştır. <strong>Türkiye, 2004-2020 yılları arasında, Ege Denizi’nde, Lozan Antlaşması’ndan Sevr Antlaşması’na keskin bir dönüş yapmıştır.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, </strong><strong>11 Nisan 2025</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MİT KANUNU’NU İHLAL EDEN VE GİZLİ BİLGİLERİ AÇIKLAYAN YAŞAR GÜLER, SELÇUK BAYRAKTAROĞLU VE DİĞER SORUMLULAR SİLAHLI KUVVETLERDEN NEDEN İHRAÇ EDİLMİYOR?</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/mit-kanununu-ihlal-eden-ve-gizli-bilgileri-aciklayan-yasar-guler-selcuk-bayraktaroglu-ve-diger-sorumlular-silahli-kuvvetlerden-neden-ihrac-edilmiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Jan 2025 23:52:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ümit Yalım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=6755</guid>

					<description><![CDATA[Ümit Yalım &#160;&#160;&#160;&#160; 30 Ağustos 2024’te Kara Harp Okulu mezuniyet töreni sonrasında, “Subay Yemini” eden ve ardından “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” diye haykıran Teğmenler, “Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası” verilmesi istemiyle bugün (16 Ocak 2025), Kara Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulu’nda yargılanacaklar. Kurul’un, Atatürk düşmanlarının boy hedefi yaptığı Teğmenler hakkında bugün veya önümüzdeki günlerde karar vermesi bekleniyor. TSK [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ümit Yalım</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 30 Ağustos 2024</strong>’te Kara Harp Okulu mezuniyet töreni sonrasında, <strong>“Subay Yemini”</strong> eden ve ardından <strong>“Mustafa Kemal’in Askerleriyiz”</strong> diye haykıran Teğmenler, <strong>“Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası”</strong> verilmesi istemiyle bugün (16 Ocak 2025), <strong>Kara Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulu</strong>’nda yargılanacaklar. <strong>Kurul</strong>’un, Atatürk düşmanlarının boy hedefi yaptığı Teğmenler hakkında bugün veya önümüzdeki günlerde karar vermesi bekleniyor. TSK Disiplin Kanunu’na göre hiçbir suçu olmayan Teğmenler hakkında <strong>Kurul</strong> tarafından oy çokluğu ile verilecek karar <strong>Kara Kuvvetleri Komutanı Selçuk Bayraktaroğlu</strong>’nun onayı ile kesinleşecek ve müteakiben<strong>Savunma Bakanı Yaşar Güler</strong>’in imzasıyla yerine getirilecek. <strong><u>Ancak, 2021’de MİT Kanunu’nu ihlal eden ve gizli bilgileri açıklayan Bayraktaroğlu ve Güler’in, TSK Disiplin Kanunu’na göre Silahlı Kuvvetlerden ihraç edilmesi gerekiyor. </u></strong>Konu ile ilgili hukuki mevzuat aşağıya çıkarılmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 2937 Sayılı <strong>Millî İstihbarat Teşkilatı Kanunu</strong> Madde 13’e göre, <strong><u>MİT kadrolarına yapılacak atamalar Resmi Gazete’de yayımlanmaz ve gizli tutulur</u></strong>. Aynı kanunun 27. Maddesi’ne göre, <strong><u>MİT mensuplarının kimliklerini herhangi bir yolla ifşa edenlere 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası verilir</u>.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; MİT Kanunu’ndaki açık hükümlere rağmen Resmî Gazete’nin <strong>25 Ağustos 2021</strong> tarih ve <strong>31579</strong> sayılı nüshasında, <strong>Tayyip Erdoğan</strong>’ın imzasıyla yayınlanan <strong>General Atama Listesi</strong>’nde MİT’e atanan generallerin kimlikleri ifşa edildi. MİT Kanunu’nun 13. ve 27. maddeleri ihlal edildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>General Atama Listesi</strong>’ni hazırlayanlar ile listede imzası / parafesi olanlar arasında Genelkurmay General Amiral Şube Müdürü, Genelkurmay Personel Daire Başkanı, <strong>Genelkurmay Personel Başkanı Vekili Orhan Gürdal</strong>, <strong>Genelkurmayİkinci Başkanı Vekili Selçuk Bayraktaroğlu</strong>, <strong>Kara Kuvvetleri Komutanı Musa Avsever</strong>, <strong>Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler</strong> ve <strong>Savunma Bakanı emekli general Hulusi Akar</strong> da var. Basın üzerinden uyarı yapılmasına ve aradan 3 yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen, MİT Kanunu’nu ihlal eden ve suça konu olan <strong>General Atama Listesi</strong> hâlâ yerinde duruyor.</p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www.korkusuz.com.tr/resmi-gazete-mit-kanununu-ihlal-etti-wp-284771
</div></figure>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www.korkusuz.com.tr/mit-yasasini-ihlal-edenlerin-rutbeleri-ne-olacak-wp-288774
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu</strong> Madde 20, ç fıkrasına göre, Devletin güvenliğine ilişkin gizli bilgileri yetkisiz kuruluşlara (Resmî Gazete’ye) vererek açıklayanlar TSK’dan ihraç edilir.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bugüne kadar MİT Kanunu’nu ihlal ederek gizli bilgileri açıklayanlar hakkında <strong>Yüksek Disiplin Kurulları</strong> tarafından hiçbir işlem yapılmadı. Teğmenler aleyhine karar verilmesi halinde kararı, <strong>Kara Kuvvetleri Komutanı Selçuk Bayraktaroğlu</strong> ve <strong>Savunma Bakanı Yaşar Güler</strong> onaylayacak. 2021’de, MİT Kanunu’nu ihlal ederek gizli bilgileri açıklayan ve TSK’dan ihraç edilmesi gereken <strong>Bayraktaroğlu</strong> ve <strong>Güler</strong>, Teğmenler aleyhine verilebilecek kararı hangi sıfatla onaylayacaklar?</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>CENAZE HABERİ YAPTIKLARI İÇİN MİT KANUNU’NU İHLAL GEREKÇESİYLE GAZETECİLER JET HIZIYLA TUTUKLANIP CEZA ALIRKEN, MİT KANUNU’NU İHLAL EDEN ERDOĞAN VE ASKERLERE YILLARDIR HİÇBİR İŞLEM YAPILMADI</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; MİT Kanunu’nun ihlal edilmesinden sorumlu olan ve Yüce Divan’a tabi olan Erdoğan, Akar, Güler ve Avsever hakkında bugüne kadar Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca fezleke düzenlenmedi. Başsavcılık, MİT Kanunu’nu ihlal eden diğer asker kişiler hakkında bugüne kadar soruşturma da açmadı. Anayasa’nın 10. Maddesi’ndeki Kanun Önünde Eşitlik İlkesi açık bir şekilde ihlal ediliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>ATATÜRKÇÜ TEĞMENLER HAKKINDA KARAR VERECEK OLANLARIN İCRAATLARI</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>SELÇUK BAYRAKTAROĞLU</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>*</strong>Bayraktaroğlu’nun <strong>Mühimmat Komutanlığı</strong> yaptığı dönemde, Komutanlığına bağlı Afyonkarahisar Mühimmat Deposu’nda <strong>2012</strong>’de patlama oldu. Bölgedeki cephanelikler havaya uçtu. Patlamada 25 Askerimiz şehit oldu. TSK’daki uygulamalara ve teamüllere göre emekliye sevk edilmesi gereken Bayraktaroğlu,<strong>2013</strong>’te Tümgeneral rütbesine terfi ettirilerek ödüllendirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">*Bayraktaroğlu, 2020’de, <strong>OYAK Yönetim Kurulu Üyesi</strong> sıfatıyla, <strong>Total-M Oil</strong>’in 450 milyon dolara satın alınması kararına imza attı ve AKP Yandaşı Demirören Şirketini nakit sıkıntısından kurtardı. Anılan satın alma nedeniyle OYAK Üyeleri zarara uğradı ve üyelerin emekli maaşları düştü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">*Bayraktaroğlu’nun <strong>09 Ocak 2020-Ağustos 2023</strong> arasında, Genelkurmay İkinci Başkanı olarak görev yaptığı dönemde Yunanistan, <strong>Muğla Limoniye Adası</strong> ile <strong>Muğla Plati Kayalığı</strong>’nı işgal etti. Bayraktaroğlu, işgallere seyirci kaldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">*Bayraktaroğlu, <strong>2021</strong>’de MİT Kanunu’nu ihlal etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">*Irak kuzeyinde Pençe-Kilit Harekâtı bölgesinde, <strong>22-23 Aralık 2023</strong>’de 12 askerimiz, <strong>12 Ocak 2024</strong>’de de 9 askerimiz şehit oldu. Kara Kuvvetleri envanterinde bulunan ve terörist sızmalarını tespit edip önleyen <strong>TUSAŞ SİHA</strong>’lar kullanılsaydı askerlerimiz şehit olmazdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">*Kara Kuvvetlerinin korumakla sorumlu olduğu adalarda, Yunanistan, <strong>08 Ekim 2023</strong>’de Belediye Başkanlığı seçimlerini yaptı. Bayraktaroğlu, adalarımızdaki Yunan seçimlerine seyirci kaldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">*Yunan Kara Kuvvetleri Komutanı <strong>Georgios Kostidis</strong>, elini kolunu sallayarak <strong>19 Ağustos 2024</strong>’de <strong>Muğla Kalolimnoz Adası</strong>’na, <strong>02 Eylül 2024</strong>’de<strong>Aydın Hurşit Adası</strong>’na geldi. Bayraktaroğlu, bu skandala hiçbir tepki vermedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">*Bayraktaroğlu, Güven Artırıcı Önlemler kapsamında 1. Ordu Komutanı Metin Tokel’i Yunan 1. Ordu Komutanlığının konuşlu olduğu Larissa’ya gönderdi. Anılan ziyareti haber olarak yayınlayan Yunan Kara Kuvvetleri <strong>İstanbul</strong> yerine <strong>Constantinople</strong>, Metin Tokel’in <strong>Orgeneral</strong> rütbesini de <strong>Binbaşı</strong> olarak yazdı. Bayraktaroğlu bu skandala da tepki vermeyerek seyirci kaldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">*Yunan Kara Kuvvetleri Komutanı <strong>Georgios Kostidis</strong>, elini kolunu sallayarak <strong>26 Eylül2024</strong>’de <strong>Muğla’nın Keçi, Ardıççık ve Koçbaba adalarına </strong>geldi. Bayraktaroğlu, bu skandala seyirci kaldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">*Yunanistan, <strong>Aydın Bulamaç Adası</strong>’na <strong>Rüzgâr Enerji Santralı</strong> inşa etti. <strong>20 Kasım2024</strong>’de icra edilen <strong>Santralın</strong> açılış törenine <strong>Yunan ASDEN /Adalar Komutanı Korgeneral Emmanouil Theodorou</strong>da katıldı. Bayraktaroğlu, bu skandala da seyirci kaldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>*Selçuk Bayraktaroğlu</strong> sorumluluk alanındaki adalarımıza gidemiyor ve komutanlık yetkilerini <strong>Yunan Kara Kuvvetleri Komutanı Georgios Kostidis </strong>ile paylaşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>YAŞAR GÜLER</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">*Yaşar Güler’in Genelkurmay İkinci Başkanı, Jandarma Genel Komutanı, Kara Kuvvetleri Komutanı ve Genelkurmay Başkanı olarak görev yaptığı dönemde Yunanistan elini kolunu sallayarak 4 adamızı ve 1 Kayalığımızı işgal etti. Güler işgallere seyirci kaldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">*Güler, 2021’de MİT Kanunu’nu da ihlal etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">*Irak kuzeyinde Pençe-Kilit Harekâtı bölgesinde, <strong>22-23 Aralık 2023</strong>’te 12 askerimiz, <strong>12 Ocak 2024</strong>’de de 9 askerimiz şehit oldu. Kara Kuvvetleri envanterinde bulunan ve terörist sızmalarını tespit edip önleyen <strong>TUSAŞ SİHA</strong>’lar kullanılsaydı askerlerimiz şehit olmazdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">*Yunanistan, işgal ettiği adalarımızın 5’inde, <strong>08 Ekim 2023</strong>’te Belediye Başkanlığı seçimlerini yaptı. Güler de, adalarımızdaki Yunan seçimlerine seyirci kaldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>*Yaşar Güler</strong> sorumluluk alanındaki adalarımıza gidemiyor ve Bakanlık yetkilerini <strong>Yunan Savunma Bakanı Nikos Dendias </strong>ile paylaşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>SELANİK’İN SAVUNULMADAN TESLİM EDİLMESİYLE ADALARIMIZIN SAVUNULMADAN TESLİM EDİLMESİ ARASINDA NE FARK VAR ?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Birinci Balkan Savaşı sırasında Selanik’teki birliklerin komutanlığını yapan <strong>Hasan Tahsin Paşa1912</strong>’de Selanik’i kayıtsız şartsız olarak Yunan ordusuna teslim etti. Yanya, İşkodra ve Edirne’deki komutanlar vatan topraklarını kahramanca savunurken <strong>Hasan Tahsin Paşa</strong>’nın Selanik’i teslim etmesi üzerine Balkan Cephesi ortadan çöktü ve Balkanları kaybettik.<strong>Hasan Tahsin Paşa,</strong> Divan-ı Harb tarafından vatan haini olarak gıyabında yargılandı ve idam edilmesine karar verildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yunan Kara Kuvvetleri Komutanlığı, <strong>26 Ekim 2024</strong>’te yayınladığı yazıda <strong>Hasan Tahsin Paşa</strong>’nın Selanik’i kayıtsız şartsız nasıl teslim ettiğini yazdı. Yazıda, Yunan subaylarının karşısında bayrağımızın/sancağımızın yere eğildiğini gösteren onur kırıcı yağlıboya resim de yayınlandı. Bayraktaroğlu ve Güler bu skandala da tepki vermedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Hasan Tahsin Paşa</strong>’nın Selanik’i nasıl teslim ettiğini ve Yunan subaylarının karşısında bayrağımızın/sancağımızın yere eğildiğini gösteren onur kırıcı yağlıboya resimler Yunanistan’daki müzelerde sergileniyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şimdi biz de <strong>Selçuk Bayraktaroğlu</strong> ve <strong>Yaşar Güler</strong>’e soralım; Selanik’in savunulmadan teslim edilmesiyle Ege Denizi’ndeki adalarımızın savunulmadan Yunan askerlerine teslim edilmesi arasında ne fark var?</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, 16.01.2025</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ADALARIMIZDAKİ TRİKOPİS’İN ASKERLERİNE (YUNAN ASKERLERİNE) SEYİRCİ KALAN KARA KUVVETLERİ YÜKSEK DİSİPLİN KURULU, MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİ TEĞMENLERİ HANGİ SIFATLA YARGILAYACAK?</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/adalarimizdaki-trikopisin-askerlerine-yunan-askerlerine-seyirci-kalan-kara-kuvvetleri-yuksek-disiplin-kurulu-mustafa-kemalin-askerleri-tegmenleri-hangi-sifatla-yargilayacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jan 2025 21:41:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ümit Yalım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=6752</guid>

					<description><![CDATA[Ümit Yalım 30 Ağustos 2024’te Kara Harp Okulu mezuniyet töreni sonrasında, tören alanının bir köşesinde Teğmenlerin kılıçları ile birlikte “Subay Yemini” etmesi ve ardından “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” diye haykırmaları sonrasında Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı marjinal gruplar tarafından hedef gösterilen Teğmenler, “Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası” verilmesi istemiyle Kara Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildi. Kurul’un 16 [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ümit Yalım</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>30 Ağustos 2024</strong>’te Kara Harp Okulu mezuniyet töreni sonrasında, tören alanının bir köşesinde Teğmenlerin kılıçları ile birlikte <strong>“Subay Yemini”</strong> etmesi ve ardından <strong>“Mustafa Kemal’in Askerleriyiz”</strong> diye haykırmaları sonrasında Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı marjinal gruplar tarafından hedef gösterilen Teğmenler, <strong>“Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası”</strong> verilmesi istemiyle <strong>Kara Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulu</strong>’na sevk edildi. <strong>Kurul</strong>’un <strong>16 Ocak 2025</strong>’te karar vermesi bekleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2017 Yılında yapılan Anayasa referandumu sonrasında <strong>Disiplin Mahkemeleri, Askeri Mahkemeler, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi</strong> ve <strong>Askeri Yargıtay</strong>kaldırıldı. Askeri şahısların disiplin yargılamaları artık <strong>Askeri Yüksek Disiplin Kurulları tarafından</strong> yapılıyor. Askeri Yüksek Disiplin Kurulu’nun kararları hakkındaki yargı denetimi ise Sivil <strong>İdare ve Bölge İdare Mahkemeleri</strong> tarafından yapılıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>TSK Yüksek Disiplin Kurulları Yönetmeliği</strong> Madde 6’ya göre <strong>Mustafa Kemal’in Askerleri Teğmenleri, Kara Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulu</strong> yargılayacak. Kurul, <strong>Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı</strong>’nın başkanlığında, Personel, İstihbarat, Harekât, Lojistik, Savunma Planlama ve Proje Yönetim, Atama/Tayin Dairesi, Hukuk Hizmetleri başkanları ile Kurul işlemlerinin yürütülmesinden sorumlu şube müdürlerinden oluşuyor. <strong>Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı Tevfik Algan</strong>, açık kaynak bilgilerine göre <strong>09 Ağustos 2024</strong>’de göreve başladı. <strong><u>Tevfik Algan</u></strong>’ın göreve başlamasından sonra Ege Denizi’nde işgal edilen adalarımızda meydana gelen gelişmeler aşağıya çıkarılmıştır.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Yunan Kara Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Georgios Kostidis</strong>, <strong>19 Ağustos 2024</strong>’de <strong>Muğla Kalolimnoz Adası</strong>’na gelerek <strong>TRİKOPİS’in ASKERLERİ</strong>’ni denetledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Yunan Kara Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Georgios Kostidis</strong>, <strong>02 Eylül2024</strong>’de <strong>Aydın Hurşit Adası</strong>’na gelerek <strong>TRİKOPİS’in ASKERLERİ</strong>’ni denetledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Yunan Savunma Bakanı Nikos Dendias</strong>, <strong>26 Eylül2024</strong>’de <strong>Muğla İl sınırlarımız içinde bulunan Keçi, Ardıççık </strong>ve<strong> Koçbabaadalarına</strong> gelerek <strong>TRİKOPİS’in ASKERLERİ</strong>’ni denetledi, egemenlik ve bayrak gösterisi yaptı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Yunan ASDEN /Adalar Komutanı Korgeneral Emmanouil Theodorou,20 Kasım2024</strong>’de <strong>Aydın Bulamaç Adası</strong>’na gelerek <strong>TRİKOPİS’in ASKERLERİ</strong>’ni denetledi, Ada’da inşa edilen <strong>Rüzgâr Enerji Santralı</strong> açılış törenine katıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Muğla Adalar Belediye Başkanı Ioannis Mastrokoukos </strong>ile birlikte<strong> 29 Kasım 2024’te Muğla Kalolimnoz Adası</strong>’na feribot ile gelen onlarca Yunan vatandaşı, Ada’da yapılan ayine katıldı. Ayine<strong>, </strong>Ada’da görev yapan<strong> TRİKOPİS’in ASKERLERİ </strong>de katıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<u>Türk Kara Kuvvetleri Komutanlığı </u></strong>ve 1975 Yılında kurulan <strong>Ege Ordusu Komutanlığı</strong>, 1923 Lozan Antlaşması ile <strong><u>Ege Denizi’nde, Türkiye’nin egemenliğinde kalan 200 civarında Ada, Adacık ve Kayalıkların savunulmasından ve korunmasından sorumludur</u></strong>. İç Hizmet Kanunu’nun 35. Maddesine göre, Silahlı Kuvvetlerin vazifesi, yurt dışından gelecek tehdit ve tehlikelere karşı Türk Vatanı’nı savunmaktır. <strong><u>Hükümet Direktifi verilmese dahi Kara Kuvvetleri Komutanı ve Karargâh Subayları ile Ege Ordusu ve diğer Kara Kuvvetleri Birlikleri, Ege Denizi’ndeki Ada, Adacık ve Kayalıklarımızı savunmaktan ve korumaktan BİRİNCİ DERECEDE SORUMLUDUR</u></strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yunan Savunma Bakanı, Kara Kuvvetleri Komutanı</strong> ve <strong>ASDEN / Adalar Komutanı</strong>hiçbir engelle karşılaşmadan elini kolunu sallayarak adalarımıza geliyor, adalarımızda<strong> Rüzgâr Enerji Santrali </strong>inşa ediliyor<strong>, Ayin yapılıyor</strong>,<strong> TRİKOPİS’in ASKERLERİ </strong>ile fotoğraf çekiliyorve<strong> Kara Kuvvetleri Komutanı Selçuk Bayraktaroğlu ile birlikte Kurmay BaşkanıTevfik Algan ve Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri olana bitene seyirci kalıyor. Şimdi biz de soralım; <u>İç Hizmet Kanunu ile kendilerine verilen açık görevlere rağmen, Ege Denizi’ndeki Adalarımızın işgaline ve Adalarımızdaki TRİKOPİS’in ASKERLERİ’ne seyirci kalan, Kara Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulu Başkan ve Üyeleri, </u></strong><strong><u>MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİ TEĞMENLERİ HANGİ SIFATLA YARGILAYACAKLAR</u> ?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kaynaklar:</strong> Yunan Savunma Bakanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı Resmi İnternet Siteleri ile Kalymnos news gr haber sitesi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, 15.01.2025.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ANAYASA’NIN 3. MADDESİ, TAYYİP ERDOĞAN VE AKP HÜKÜMETLERİ DÖNEMİNDE FİİLEN DEĞİŞTİRİLDİ</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/anayasanin-3-maddesi-tayyip-erdogan-ve-akp-hukumetleri-doneminde-fiilen-degistirildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Nov 2024 12:20:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ümit Yalım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=6573</guid>

					<description><![CDATA[&#160;Ümit Yalım Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaköse, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Fahri Mutlu Tosun, Aydın Cumhuriyet Başsavcısı Ali Ulvi Yılmaz, Muğla Cumhuriyet Başsavcısı Oğuzhan&#160;Dönmez’in&#160;Dikkatine&#8230; &#160;&#160;&#160;&#160; TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un, Anayasa’nın ‘değiştirilmesi teklif edilemez’ 3. Maddesini tartışmaya açmasına, İstanbul Barosu Başkanlığı’na seçilen&#160;İbrahim Kaboğlu’nun,&#160;“Anayasa’da değişmez maddelere olumlu anlamda dokunulabilir”&#160;söylemine ve&#160;MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin,&#160;“Teröristbaşı Meclis’e gelsin, terör örgütünün [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;<a href="https://kocaeliaydinlarocagi.org.tr/author/yazar/"><strong>Ümit Yalım</strong></a></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaköse, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Fahri Mutlu Tosun, Aydın Cumhuriyet Başsavcısı Ali Ulvi Yılmaz, Muğla Cumhuriyet Başsavcısı Oğuzhan&nbsp;Dönmez’in&nbsp;Dikkatine&#8230;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un</strong>, Anayasa’nın ‘değiştirilmesi teklif edilemez’ 3. Maddesini tartışmaya açmasına, İstanbul Barosu Başkanlığı’na seçilen&nbsp;<strong>İbrahim Kaboğlu</strong>’nun,&nbsp;<strong>“Anayasa’da değişmez maddelere olumlu anlamda dokunulabilir”</strong>&nbsp;söylemine ve&nbsp;<strong>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli</strong>’nin,&nbsp;<strong>“Teröristbaşı Meclis’e gelsin, terör örgütünün lağvedildiğini haykırsın”</strong>&nbsp;açıklamasına siyasiler ve vatandaşlardan büyük tepki geldi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Numan Kurtulmuş</strong>,&nbsp;<strong>24 Kasım 2015-24 Mayıs 2016&nbsp;</strong>tarihleri arasında,&nbsp;<strong>III. Davutoğlu Hükümeti</strong>’nde&nbsp;<strong>Başbakan Yardımcısı</strong>&nbsp;olarak görev yaptı. Anılan dönemde, Yunanistan&nbsp;<strong>09 Mart 2016</strong>’da, Muğla İl sınırlarımız içinde bulunan&nbsp;<strong>Ardıççık Adası</strong>’nı işgal etti.&nbsp;<strong>Numan Kurtulmuş, Başbakan Ahmet Davutoğlu</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Başkomutan Tayyip Erdoğan</strong>&nbsp;ile birlikte işgale seyirci kaldı. Yunanistan’a nota verilmedi. Konu hakkında basında çıkan haberin bağlantısı aşağıdadır:</p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www.sozcu.com.tr/ankara-yine-uyudu-egede-17nci-adamiz-da-isgal-edildi-wp1177628
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Numan Kurtulmuş</strong>,&nbsp;<strong>24 Mayıs 2016-19 Temmuz 2017&nbsp;</strong>tarihleri arasında,&nbsp;<strong>Yıldırım Hükümeti</strong>’nde&nbsp;<strong>Başbakan Yardımcısı</strong>&nbsp;olarak görev yaptı. Anılan dönemde,&nbsp;<strong>14 Kasım 2016</strong>’da, Aydın İl sınırlarımız içinde bulunan&nbsp;<strong>Marathi Adası</strong>’nın da Yunanistan tarafından işgal edildiği ortaya çıktı.&nbsp;<strong>Numan Kurtulmuş, Başbakan Binali Yıldırım</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Başkomutan Tayyip Erdoğan&nbsp;</strong>ile birlikte işgale yine seyirci kaldı. Yunanistan’a nota verilmedi. Konu hakkında basında çıkan haberin bağlantısı aşağıdadır:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong><u>Türkiye Cumhuriyeti’ne ait adaların işgal edilmesiyle Türkiye, batıdan bölündü, Anayasa’nın 3. Maddesi fiilen değiştirildi</u></strong>. Numan Kurtulmuş, yaptığı açıklama ile Erdoğan ve AKP Hükümetleri döneminde Anayasa’nın 3. Maddesinin fiilen değiştirilmesi eylemine kılıf arıyor ve değişikliği kitabına uydurmaya çalışıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>&nbsp;“Anayasa’nın ilk 4 maddesine kimse dokunamaz”</strong>,&nbsp;<strong>“Alıştıra alıştıra bölecekler”</strong>&nbsp;gibi söylemler içi boş söylemler olup Anayasa’nın 3. Maddesinin fiilen değiştirildiği ve Türkiye’nin batıdan bölündüğü gerçeğinin üzerini örtemez. Zaten,&nbsp;<strong>Tayyip Erdoğan</strong>&nbsp;da&nbsp;<strong>03 Eylül 2022</strong>’de, Samsun’da yaptığı konuşmada,&nbsp;<strong>“Yunanistan’a bizim tek cümlemiz var, İzmir’i unutma. Adaları işgal etmeniz filan bizi bağlamaz, vakti saati geldiğinde gereğini yaparız. Hani diyoruz ya, bir gece ansızın gelebiliriz”&nbsp;</strong>diyerek adalarımızın işgal edildiğini yani Anayasa’nın 3. Maddesinin fiilen değiştirildiğini ve Türkiye’nin batıdan bölündüğünü itiraf etmiştir.&nbsp;<strong><u>Atatürk</u></strong>&nbsp;ve silah arkadaşları&nbsp;<strong>3 yıl 3 ay 21 gün</strong>&nbsp;sonra&nbsp;<strong>9 Eylül 1922</strong>’de, Anadolu’daki Yunan askerlerini İzmir’de denize döktü.&nbsp;<strong>Erdoğan</strong>’ın Başbakanlığı ve Başkomutanlığı döneminde,&nbsp;<strong>2004</strong>’den itibaren adalarımızı işgal eden&nbsp;<strong>6 bin Yunan askeri&nbsp;</strong>ise tam&nbsp;<strong>20 yıldır</strong>&nbsp;Türkiye’de elini kolunu sallayarak dolaşıyor.&nbsp;&nbsp;<strong><u>TÜRKİYE, 20 YILDIR YUNAN İŞGALİ ALTINDADIR</u>.</strong>&nbsp;&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>GENELKURMAY BAŞKANLIĞI’NIN, 2009, 2010 VE 2013’DE, İŞGAL ALTINDAKİ ADALARIMIZIN BOŞALTILMASI TALEBİNİ, ERDOĞAN VE AKP HÜKÜMETLERİ KABUL ETMEDİ</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>CHP Milletvekili Onur Öymen</strong>,&nbsp;<strong>Dışişleri Bakanı Abdullah Gül</strong>’e&nbsp;<strong>26 Kasım 2004</strong>’de verdiği yazılı soru önergesinde, Türkiye’ye yakın adalara Yunan bayrağı çekildiğini belirterek,&nbsp;<strong>“Anılan adalar Dışişleri Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı’nın listesindeki adalar mı”</strong>&nbsp;sorusunu yöneltti.&nbsp;<strong>Abdullah Gül</strong>&nbsp;soru önergesine cevap vermeyerek&nbsp;<strong>Türk adalarına Yunan bayrağı dikildiğini ve adaların işgal edildiğini zımnen ve hukuken kabul etti.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Deniz Kuvvetleri Harekât Başkanı&nbsp;<strong>Tümamiral Mücahit ŞİŞLİOĞLU</strong>,&nbsp; Genelkurmay Temsilcisi&nbsp;<strong>Kurmay Albay Ümit YALIM&nbsp;</strong>ile birlikte Dışişleri Bakanlığı’nda&nbsp;<strong>2008&nbsp;</strong>yılında bir toplantıya katıldı.&nbsp;<strong>Tümamiral ŞİŞLİOĞLU</strong>, toplantıda Egemenliği Antlaşmalarla Yunanistan’a devredilmeyen yani Türkiye Cumhuriyeti’ne ait 200 civarındaki ada, adacık ve kayalıkları coğrafi koordinatları ile birlikte gösteren haritaların&nbsp;<strong>Birleşmiş Milletler</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>NATO</strong>’ya deklare edilmesini talep etti.&nbsp;<strong>Tümamiral ŞİŞLİOĞLU</strong>’nun Genelkurmay Başkanlığı ve Deniz Kuvvetleri adına yapmış olduğu talep toplantıya başkanlık eden&nbsp;<strong>Dışişleri Müsteşarı Büyükelçi Ertuğrul APAKAN’</strong>a iletildi. Ancak, bu talep&nbsp;<strong>Dışişleri Bakanı Ali Babacan</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Başbakan Tayyip Erdoğan</strong>&nbsp;tarafından kabul edilmedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yıllarca Türk kamuoyundan saklanan işgal,&nbsp;<strong>Yunan Genelkurmay Başkanı Dimitris Grapsas</strong>’ın&nbsp;<strong>31 Aralık 2008</strong>’de&nbsp;<strong>Aydın Bulamaç Adası</strong>’na gelmesi ve&nbsp;<strong>Yunan Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas</strong>’ın da &nbsp;&nbsp;<strong>06 Ocak 2009</strong>’da&nbsp;<strong>Aydın Eşek Adası</strong>’na gelmesi üzerine su yüzüne çıktı. Anılan haberlerin bağlantıları aşağıdadır:</p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www.sondakika.com/guncel/haber-yunan-genelkurmay-baskani-ndan-ege-de-30-saniyelik
</div></figure>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www.hurriyet.com.tr/dunya/yunan-cumhurbaskanidan-turkiyeye-zeytin-dali-10711424
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu gelişmeler üzerine&nbsp;<strong>2009</strong>&nbsp;yılının başında, Genelkurmay Başkanlığı Karargâhında, Genelkurmay ve Dışişleri Bakanlığı temsilcileri arasında toplantı yapıldı. Toplantıda,&nbsp;<strong>Silahlı Kuvvetler Komuta ve Harekât Merkezi Amiri Kurmay Albay Ümit YALIM</strong>, Genelkurmay Başkanlığı adına, işgal altındaki adalarımızın boşaltılmasını talep etti. Toplantıya verilen ara sırasında Dışişleri Bakanlığı Temsilcisi&nbsp;<strong>Elçi Basat Öztürk</strong>,&nbsp;<strong>“Adaların Hükümetin bilgisi dahilinde işgal edildiğini”</strong>&nbsp;itiraf etti. Genelkurmay Başkanlığı’nın adaların boşaltılması talebi&nbsp;<strong>Dışişleri Bakanı Ali Babacan</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Başbakan Tayyip Erdoğan</strong>&nbsp;tarafından kabul edilmedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Genelkurmay Başkanlığı’nın&nbsp;<strong>2010&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>2013</strong>&nbsp;yıllarında adaların boşaltılması talepleri de&nbsp;<strong>Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>Başbakan Tayyip Erdoğan</strong>&nbsp;tarafından kabul edilmedi.&nbsp;<strong>Genelkurmay Başkanı Necdet Özel</strong>,&nbsp;<strong>Mart 2015</strong>’de, Yunan işgali altındaki adalar hakkında, Sözcü Gazetesi Yazarı&nbsp;<strong>Rahmi Turan</strong>’a bir açıklama gönderdi.&nbsp;<strong>Özel</strong>,&nbsp;<strong>“Ege’de mevcut egemenlik antlaşmalarıyla Yunanistan’a devredilmemiş olan ada, adacık ve kayalıklara ilişkin ihlaller tarafımızdan titizlikle takip ediliyor. Durum, Genelkurmay Başkanlığı’nın görüşleriyle birlikte Dışişleri Bakanlığı’na bildiriliyor. Konu siyasidir. Siyasi makamların yetki ve sorumluluğundadır. Alınacak kararların siyasi sonuçlar doğuracak olması nedeniyle nihai karar siyasi iradenindir”</strong>&nbsp;dedi. &nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 06 Ekim 2016</strong>’da&nbsp;<strong>TBMM</strong>’de Ümit Özdağ ile yaptığımız ortak basın toplantısında, Dışişleri Bakanlığı Temsilcisi&nbsp;<strong>Elçi Basat Öztürk’ün</strong>,&nbsp;<strong>“Adaların Hükümetin bilgisi dahilinde işgal edildiğini”</strong>&nbsp;itiraf ettiğini belirttim. Konu hakkında&nbsp;<strong>TBMM</strong>&nbsp;sayfasında yayınlanan Basın Açıklamasının bağlantısı ve yazı aşağıdadır:</p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://meclishaber.tbmm.gov.tr/develop/owa/haber_portal.aciklama?p1=138313
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Tayyip Erdoğan,&nbsp;</strong>8 yıldır bu konuda konuşmadı, adalarımızı işgal eden&nbsp;<strong>Yunanistan’a 20 yıldır nota vermedi</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>işgalin önlenmesi için TSK’ya Hükümet Direktifi</strong>&nbsp;vermedi. Böylece,&nbsp;<strong><u>adaların Erdoğan ve AKP Hükümetleri tarafından Yunanistan’a alenen verildiği tescillenmiş oldu</u></strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>TÜRKİYE’NİN BATISINDAKİ TOPRAKLARIMIZ, ANKARA’DAN DEĞİL, ATİNA’DAN YÖNETİLİYOR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yunanistan, işgal ettiği 20 adamızın 5’inde&nbsp;<strong>08 Ekim 2023</strong>’de, hiçbir engelle karşılaşmadan Belediye Başkanlığı seçimlerini yaptı. Yunanistan’ın adalarımızda yaptığı seçimlere&nbsp;<strong>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya</strong>,&nbsp;<strong>Jandarma Genel Komutanı Arif Çetin</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Sahil Güvenlik Komutanı Ahmet Kendir</strong>&nbsp;seyirci kaldı.&nbsp;<strong>İzmir Koyun Adası</strong>,&nbsp;<strong>Aydın Hurşit Adası</strong>,&nbsp;<strong>Aydın Eşek Adası</strong>,&nbsp;<strong>Küçük Çuha</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Gavdos</strong>&nbsp;adalarında yapılan seçim sonuçları&nbsp;<strong>Yunan İçişleri Bakanlığı</strong>’nın resmi internet sitesinde yayınlandı. Sitede,&nbsp;<strong><u>seçim yapılan 5 adamızda kayıtlı seçmen sayısının</u></strong>&nbsp;<strong>7 binden fazla olduğu</strong>&nbsp;görülüyor.&nbsp;<strong><u>Diğer adalarımıza yerleştirilenler ile birlikte 10 bin civarında Yunan vatandaşı adalarımıza yerleştirilmiş durumda</u></strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong>&nbsp;2004 Yılında işgal edilen&nbsp;<strong>Aydın Eşek Adası</strong>’nda&nbsp;<strong>2007’den beri</strong>&nbsp;Belediye Başkanlığı yapan&nbsp;<strong>Evangelos Kottoros</strong>, 08 Ekim 2024’te yapılan seçimleri de kazandı.&nbsp;<strong><u>Kottoros</u></strong>, 5 dönemdir Belediye Başkanlığı yapıyor.&nbsp;<strong>İzmir Koyun Adası</strong>&nbsp;Belediye Başkanı&nbsp;<strong>George Daniil</strong>&nbsp;de 2 dönemdir Belediye Başkanlığı yapıyor.&nbsp;&nbsp;<strong>Gavdos Adası&nbsp;</strong>Kadın Belediye Başkanı&nbsp;<strong>Madam Manolia Stefaniki</strong>&nbsp;de 2 dönemdir Belediye Başkanlığı yapıyor.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İzmir, Aydın</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Muğla</strong>&nbsp;illerinin Valileri&nbsp;<strong>Türk Vatandaşı</strong>, bu illerin Adalar Valisi&nbsp;<strong>Yunan vatandaşıdır</strong>. Devletin birliği ve tekliği ortadan kalkmış, otorite Yunanistan ile paylaşılarak Türkiye’de ikili devlet düzenine geçilmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İzmir, Aydın</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Muğla</strong>&nbsp;illerinin Belediye Başkanları&nbsp;<strong>Türk Vatandaşı</strong>, bu illerin Adalar Belediye Başkanları&nbsp;<strong>Yunan vatandaşıdır</strong>. 2972 sayılı&nbsp;<strong>Mahalli İdareler Seçim Kanunu</strong>&nbsp;Madde 9’a göre Belediye Başkanlarının Türk vatandaşı olması zorunluluğuna rağmen&nbsp;<strong><u>Yunan vatandaşları hiçbir engelle karşılaşmadan 20 yıldır Türkiye’de Belediye Başkanlığı yapıyor</u></strong>.&nbsp;<strong>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya</strong>, bugüne kadar Yunan vatandaşı vali ve Belediye Başkanlarını görevden almadı yerlerine kayyum atamadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yerlikaya</strong>, bakanlık yetkilerini&nbsp;<strong>Yunan İçişleri Bakanı Theododros Livanios</strong>&nbsp;ile paylaşıyor. İzmir Koyun Adası ve Aydın Hurşit Adası’nda kurulan Yunan Sahil Güvenlik Karakollarına ve işgal edilen adalarımızın etrafında her gün devriye dolaşarak karasularımızı ihlal eden Yunan Sahil Güvenlik botlarına hiçbir tepki verilmiyor.&nbsp;<strong>Sahil Güvenlik Komutanı Ahmet Kendir</strong>&nbsp;de komutanlık yetkilerini&nbsp;<strong>Yunan Sahil Güvenlik Komutanı Alexandrakis Georgios</strong>&nbsp;ile paylaşıyor.&nbsp;<strong><u>Türkiye’nin batısındaki topraklarımız Ankara’dan değil Atina’dan yönetiliyor</u></strong>.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>SAVUNMA BAKANLIĞI ADALARIMIZDAKİ İŞGALİ SADECE SEYREDİYOR !…</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Yunan Savunma Bakanı Nikos Dendias</strong>,&nbsp;<strong>Genelkurmay Başkanı Org. Choupis</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Kara Kuvvetleri Komutanı Korg. Kostidis</strong>&nbsp;ile birlikte hiçbir engelle karşılaşmadan işgal edilen adalarımıza askeri helikopter ile sürekli olarak gelip gidiyor. Türkiye’deki mevkidaşları&nbsp;<strong>Yaşar Güler</strong>,&nbsp;<strong>Metin Gürak</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Selçuk Bayraktaroğlu</strong>&nbsp;cesaret edip bizim adalarımıza gidemiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yaşar Güler</strong>’in Genelkurmay İkinci Başkanı, Jandarma Genel Komutanı, Kara Kuvvetleri Komutanı ve Genelkurmay Başkanı olarak görev yaptığı 2016-2020 yılları arasında Yunanistan hiçbir engelle karşılaşmadan 4 Türk Adası ve 1 Türk Kayalığını işgal etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Metin Gürak</strong>’ın Genelkurmay İkinci Başkanlığı döneminde&nbsp;<strong>Küçük Çuha Adası</strong>&nbsp;işgal edildi.&nbsp;<strong>Gürak&nbsp;</strong>işgale seyirci kaldı.&nbsp;<strong>Selçuk Bayraktaroğlu</strong>’nun Genelkurmay İkinci Başkanlığı döneminde&nbsp;<strong>Muğla Limoniye Adası&nbsp;</strong>ile&nbsp;<strong>Muğla Plati Kayalığı</strong>&nbsp;işgal edildi.&nbsp;<strong>Bayraktaroğlu&nbsp;</strong>&nbsp;işgale seyirci kaldı.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Savunma Bakanı Yaşar Güler</strong>, bakanlık yetkilerini&nbsp;<strong>Yunan Savunma Bakanı Nikos Dendias&nbsp;</strong>ile paylaşıyor.&nbsp;<strong>Genelkurmay Başkanı Metin Gürak&nbsp;</strong>komutanlık yetkilerini&nbsp;<strong>Yunan Genelkurmay Başkanı Dimitrios Choupis&nbsp;</strong>ile paylaşıyor.&nbsp;<strong>Kara Kuvvetleri Komutanı Selçuk Bayraktaroğlu</strong>&nbsp;da komutanlık yetkilerini&nbsp;<strong>Yunan Kara Kuvvetleri Komutanı Georgios Kostidis&nbsp;</strong>ile paylaşıyor. Yaşar Güler ve Savunma Bakanlığı adalarımızdaki işgali sadece seyrediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>TÜRKİYE’Yİ İKİ CUMHURBAŞKANI YÖNETİYOR !…</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Yunan Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas</strong>&nbsp;<strong>06 Ocak 2009</strong>’da&nbsp;<strong>Aydın Eşek Adası</strong>’na, sonraki&nbsp;<strong>Cumhurbaşkanı Pavlopulos</strong>&nbsp;<strong>18 Temmuz 2017</strong>’de&nbsp;<strong>İzmir Koyun Adası</strong>’na, daha sonraki&nbsp;<strong>Cumhurbaşkanı Madam Katerina</strong>&nbsp;da&nbsp;<strong>29 Haziran 2020</strong>’de&nbsp;<strong>Aydın Eşek Adası</strong>’na ve&nbsp;<strong>06 Ocak 2022</strong>’de&nbsp;<strong>Gavdos Adası</strong>’na gelerek egemenlik ve bayrak gösterisi yaptı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Yunan Cumhurbaşkanı Madam Katerina</strong>’nın&nbsp;<strong>29 Haziran 2020</strong>’de Eşek Adası’na gelerek Türkiye’ye meydan okumasına AKP İktidarına destek veren&nbsp;<strong>Sabah, Yeni Şafak, Hürriyet</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Milliyet</strong>&nbsp;gazeteleri de çok sert tepki verdiler. Anılan gazetelerin haberlerinde,&nbsp;<strong>“Yunan Cumhurbaşkanı’ndan büyük tahrik ! YUNAN İŞGALİNDEKİ EŞEK ADASI, 1923 Lozan Antlaşması taraflarından İngiltere’nin 1943’te yayınladığı ve 1947 Paris Antlaşması’na taraf olan ABD’nin 1951 yılında yayınladığı haritalarda, Eşek Adası’nın 12 Ada deniz sınırları dışında Türkiye toprağı olarak gösterilmişti.&nbsp;<u>Ada, 16 yıldır Yunanistan işgali altında ve adada konuşlu kara, deniz ve hava üslerinde yüzlerce silahlı Yunan askeri görev yapıyor</u>”</strong>&nbsp;ifadelerine yer vererek işgali eleştirdiler. Söz konusu gazete haberlerinin bağlantıları aşağıdadır:</p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www.sabah.com.tr/dunya/yunan-cumhurbaskanindan-tahrik-esek-adasinda-skandal-ifadeler-5044938?paging=2
</div></figure>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www.yenisafak.com/dunya/yunan-cumhurbaskani-esek-adasini-ziyaret-eti-tahrik-edici-ifadeler-kullandi-buraya-sahip-cikacagiz-3547239
</div></figure>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www.milliyet.com.tr/dunya/yunan-cumhurbaskani-esek-adasina-cikti-6247159
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong>Yunan Cumhurbaşkanları işgal edilen adalarımıza elini kolunu sallayarak gelip giderken&nbsp;<strong>Tayyip Erdoğan</strong>&nbsp;cesaret edip bizim adalarımıza gidemiyor.&nbsp;<strong><u>Tayyip Erdoğan</u></strong>, Cumhurbaşkanlığı yetkilerini&nbsp;<strong>Yunan Cumhurbaşkanı Madam Katerina</strong>&nbsp;ile paylaşıyor.&nbsp;<strong><u>Türkiye’yi iki Cumhurbaşkanı yönetiyor</u></strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>DÜNYA’DA, ERDOĞAN’DAN BAŞKA İŞGALE SEYİRCİ KALAN BAŞKOMUTAN VAR MI? TBMM, TAYYİP ERDOĞAN’DAN NEDEN HESAP SORMUYOR?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Tayyip Erdoğan</strong>’ın Başbakanlığı döneminde Ege Denizi’nde 16 Türk Adası ve 1 Türk Kayalığı işgal edildi. Erdoğan, 2014’de Cumhurbaşkanı seçilince Anayasa’nın 117. Maddesi gereği TBMM adına Başkomutanlık yetkilerini kullanmaya başladı.&nbsp;<strong>Erdoğan</strong>, sık sık Başkomutan olduğunu vurguluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Erdoğan’ın Başkomutanlık yetkilerini kullandığı dönemde, Yunanistan, 2016-2020 yılları arasında hiçbir engelle karşılaşmadan elini kolunu sallayarak&nbsp;<strong>Muğla Ardıççık Adası</strong>,&nbsp;<strong>Aydın Marathi Adası</strong>,&nbsp;<strong>Küçük Çuha Adası</strong>,&nbsp;<strong>Muğla Limoniye Adası&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>Muğla Plati Kayalığı</strong>&nbsp;olmak üzere toplam 4 Türk Adası ve 1 Türk Kayalığını daha işgal etti. Erdoğan, işgale seyirci kaldı. Dünyada, Erdoğan’dan başka işgale seyirci kalan Başkomutan yok. İşgal edilen vatan topraklarının sayısı toplam 20 Ada ve 2 Kayalık oldu. Yunanistan’a nota verilmedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ege Denizi’nde işgal edilen 4 Türk Adası ve 1 Türk Kayalığı hakkındaki haberler görsel ve yazılı basında yayınlandı. Ukrayna, topraklarını vermemek için Rusya’ya karşı savaşıyor, Filistin, İsrail’e karşı savaşıyor ama Başkomutanlık yetkisini kullanan Erdoğan ve AKP Hükümetleri, Yunan işgaline karşı en ufak bir tepki göstermiyor, Vatan topraklarını savunmuyor.&nbsp;<strong><u>TÜRKİYE’NİN DOĞU VE GÜNEYDOĞUSU’NDA BİR KARIŞ VATAN TOPRAĞINI DÜŞMANA VERMEMEK İÇİN NİCE MEHMETÇİKLER ŞEHİT OLURKEN, TÜRKİYE’NİN BATISINDAKİ ADALARIMIZ SAVUNULMADAN YUNAN ASKERİ’NE TESLİM EDİLİYOR</u>.</strong>&nbsp;TBMM’deki Milletvekilleri, Başkomutan Erdoğan’dan, işgal edilen 20 Türk Adası ve 2 Türk Kayalığı’nın hesabını mutlaka sormalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>EGE DENİZİ’NDE SEVR ANTLAŞMASI UYGULANIYOR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kanuni Sultan Süleyman</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Sultan IV. Mehmet</strong>&nbsp;döneminde fethedilen, yüzlerce yıl işgal edilmeyen ve 1923 Lozan Antlaşması ile Türkiye’nin egemenliğinde kalan adalarımız, 2004’ten itibaren işgal edilmeye başladı. Mevcut durum itibarıyla 20 Türk Adası ve 2 Türk Kayalığı Yunan işgali altındadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk ve en büyük toprak kaybı Erdoğan ve AKP Hükümetleri döneminde yaşanmıştır. Türkiye, 2004-2020 yılları arasında, Ege Denizi’nde, Lozan Antlaşması’ndan Sevr Antlaşması’na keskin bir dönüş yapmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>“Osmanlı, Sevr Antlaşması ile Md. 132’de ayrıca, Ege Adaları üzerindeki tüm haklarından vazgeçmesine yol açan genel bir feragat hükmünü de kabul etmiştir. Buna göre Asya sahilinden itibaren 3 mil içerisinde bulunan ve ismen sayılarak Yunanistan’a ve İtalya’ya devredilmiş olan adalardan başka bütün öteki adalar üzerindeki hukuk ve iddialarından Müttefik Devletler lehine vazgeçmiştir.” (Prof. Dr. Sertaç Hami Başeren, Ege Sorunları, Ankara, 2006 S.42)</strong>. İşgal edilen 20 Türk Adası ve 2 Türk Kayalığı 3 milin ötesinde olup&nbsp;<strong><u>mevcut durum itibarıyla</u></strong>, Gökçeada ve Bozcaada hariç&nbsp;<strong><u>Ege Denizi’nde Sevr Antlaşması uygulanmaktadır</u></strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong><u>Büyük Millet Meclisi,</u></strong>&nbsp;<strong>19 Ağustos 1920</strong>&nbsp;tarihli toplantısında,&nbsp;<strong>Sevr Antlaşmasını imzalayanların</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>bunu onaylayan Şûrayi Saltanatta bulunanların</strong>&nbsp;vatan hainliğiyle itham olunarak vatansız sayılmaları kararını aldı. Anılan kararın bağlantısı aşağıdadır (Karar No:37, Kabul Tarihi:19/08/1336, Karar&nbsp;<strong>Metni</strong>’ne bakınız):</p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www5.tbmm.gov.tr/develop/owa/kanunlar_erisim.tutanak_hazirla?v_meclis=1&#038;v_donem=1&#038;v_yasama_yili=&#038;v_cilt=&#038;v_birlesim=&#038;v_sayfa=&#038;v_anabaslik=KARARLAR&#038;v_altbaslik=&#038;v_mv=&#038;v_sb=&#038;v_ozet=&#038;v_kelime=&#038;v_bastarih=&#038;v_bittarih=
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong><u>Ankara İstiklal Mahkemesi,</u></strong>&nbsp;Sevr Antlaşmasını imzalayanları gıyaben idama mahkûm etti. Lozan Antlaşması ile Sevr Antlaşması yırtılarak çöpe atıldı. Ancak, 2004’ten itibaren 3 milin ötesindeki adalarımızın işgal edilmesiyle Ege Denizi’nde Sevr Antlaşması uygulanmaya başladı. Bu duruma sebebiyet verenlere ne denir onu da milletimizin takdirine bırakalım.&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>MİLLİ VE YABANCI HARİTALAR İLE T.C. DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI, SAVUNMA BAKANLIĞI, GENELKURMAY BAŞKANLIĞI, KARA KUVVETLERİ VE DENİZ KUVVETLERİ HARİTALARI VE BELGELERİNDE İŞGAL EDİLEN ADALARIMIZIN TÜRKİYE’YE AİT OLDUĞU AÇIKÇA GÖSTERİLMİŞTİR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>Türk Tarih Kurumu&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>Deniz Kuvvetleri Haritası</strong>&nbsp;ile&nbsp;<strong>Karayolları Haritası</strong>’nda, Yunan işgali altında olan adaların Türkiye’ye ait olduğu açıkça gösterilmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>1939 tarihli İngiliz Haritası</strong>&nbsp;ile&nbsp;<strong>1957 tarihli ABD Haritası</strong>’nda, Yunanistan’ın işgal ettiği adaların,&nbsp;&nbsp;&nbsp; 12 Ada deniz sınırlarının dışında ve Türk egemenliğinde olduğu açıkça gösterilmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken</strong>’ın&nbsp;<strong>Şubat 2024</strong>’te,&nbsp;<strong>ABD Kongresi</strong>’ne gönderdiği Mektup ve Mektuba Ekli Haritada, pembe renk ile gösterilen toplam 29 Ada ve 2 Kayalığın Yunanistan’a ait olmadığı belirtilmiştir<strong>.&nbsp;<u>Yunanistan’ın işgal ettiği 20 Türk Adası ve 2 Türk Kayalığı&nbsp; pembe renkli grup içinde olup Yunanistan’a ait değildir</u>.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>TÜRKİYE’DE, 14 YUNAN ASKERİ ÜSSÜ, 6 BİN SİLAHLI YUNAN ASKERİ VE 10 BİN SİVİL YUNAN VATANDAŞI VARDIR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Anayasa’nın 92. Maddesine göre Türkiye’de yabancı askeri üs açılmasına izin verme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nindir. İşgal edilen adalarımızda,&nbsp;<strong>8 Yunan Kara Üssü</strong>,&nbsp;<strong>4 Yunan Deniz Üssü</strong>&nbsp;ve&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;<strong>2 Yunan Helikopter Üssü</strong>&nbsp;olmak üzere toplam&nbsp;<strong>14 Yunan Askeri Üssü</strong>&nbsp;açılmış olup bu üslerin açılması için&nbsp;<strong>TBMM</strong>&nbsp;Kararı yoktur. Milli İrade yok sayılmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İşgal edilen adalarımızda 6 bin silahlı Yunan Askeri, top, havan v.b. ağır silahlar ile 10 bin Sivil Yunan vatandaşı vardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>ANAYASAMIZIN 3. MADDESİNDEKİ HÜKÜMLER NASIL DEĞİŞTİRİLDİ?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Anayasamızın 3. Maddesine göre. Türkiye Devleti , Ülkesi ve Milleti ile bölünmez bir bütündür.&nbsp;&nbsp;&nbsp;<strong>DİLİ TÜRKÇE’dir</strong>. Ancak, Türkiye’nin batısında, Yunan işgali altında olan adalarımızda&nbsp;<strong>4 Yunan İlkokulu</strong>,&nbsp;<strong>2 Yunan Lisesi</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>1 Yunan Üniversitesi</strong>&nbsp;açılmış olup&nbsp;<strong>DİL YUNANCA</strong>’dır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>BAYRAĞI BEYAZ AL YILDIZLI AL BAYRAKTIR.</strong>&nbsp;Ancak, Türkiye’nin batısındaki adalarımızda&nbsp;<strong>Yunan ve Bizans bayrakları</strong>&nbsp;<strong>dalgalanmakta</strong>&nbsp;olup&nbsp;<strong>Türk bayrağı yoktur.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>MİLLİ MARŞI “İSTİKLAL MARŞI”DIR.</strong>&nbsp;Ancak, Türkiye’nin batısındaki adalarımızda İstiklal Marşı okunmuyor,&nbsp;<strong>Yunan Milli Marşı</strong>&nbsp;okunuyor. Aşağıda bağlantısı verilen yazının sonuna konulan videoda,&nbsp;<strong>Ağustos 2017</strong>’de,&nbsp;<strong>Aydın Bulamaç Adası</strong>’nda, Yunan askerlerinin&nbsp;<strong>Yunan Milli Marşını</strong>&nbsp;okudukları açıkça görülmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ayrıca, aşağıda bağlantısı verilen yazının başına konulan videoda,&nbsp;<strong>Mart 2024</strong>’de,&nbsp;<strong>Muğla Keçi</strong>&nbsp;<strong>Adası</strong>’nda, Yunan İlkokulu öğrencilerinin&nbsp;<strong>Yunan Milli Marşını</strong>&nbsp;okudukları açıkça görülmektedir.</p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://kalymnos-news.gr/2024/03/%cf%83%cf%84%ce%b7%ce%bd-%cf%88%ce%ad%cf%81%ce%b9%ce%bc%ce%bf-
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>BAŞKENTİ ANKARA’DIR.</strong>&nbsp;Ancak, Türkiye’nin batısındaki adalarımız Ankara’dan değil&nbsp;<strong>Atina’dan</strong>&nbsp;yönetilmektedir. İşgal altındaki adalarımızda&nbsp;<strong>Yunan Vali ve Belediye Başkanları</strong>&nbsp;görev yapmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Verilen somut örnek ve belgelerden görüldüğü üzere,&nbsp;<strong><u>Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin birliği ve tekliği ortadan kalkmış, otorite Yunanistan ile paylaşılarak ikili devlet düzenine geçilmiş, Anayasamızın 3. Maddesi fiilen değiştirilmiş ve Türkiye batıdan bölünmüştür.</u></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>ADALARIMIZIN İŞGAL EDİLDİĞİNİ İTİRAF EDEN, 20 TÜRK ADASI VE 2 TÜRK KAYALIĞI’NIN YUNANİSTAN’IN EGEMENLİĞİ ALTINA KONULMASINDAN, ANAYASA’NIN 3. MADDESİNİN FİİLEN DEĞİŞTİRİLMESİNDEN, TÜRKİYE’NİN BATIDAN BÖLÜNMESİNDEN BİRİNCİ DERECEDE SORUMLU OLAN,&nbsp;<u>GERÇEK DİPLOMASI VE TRANSKRİPTİ OLMAYAN&nbsp;TAYYİP ERDOĞAN MEŞRU CUMHURBAŞKANI DEĞİLDİR</u>&nbsp;!…</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Anayasa’nın 101. Maddesine göre, Cumhurbaşkanı olabilmek için&nbsp;<strong>Yükseköğrenim yapmış olmak yani üniversite mezunu olmak gerekiyor</strong>. Ancak,&nbsp;<strong>Tayyip Erdoğan,</strong>&nbsp;bugüne kadar&nbsp;<strong>gerçek diplomasını</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>üniversitede okuduğunu belgeleyecek transkripti</strong>&nbsp;kamuoyuna sunamamıştır.&nbsp;<strong><u>Kutlu Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, 1992-1993 yılları arasında Marmara Üniversitesi’nde Rektör olarak görev yapmıştır</u>. Halaçoğlu,</strong>&nbsp;Erdoğan’ın okuduğu iddia edilen okulda ve Marmara Üniversitesi’nde kaydının olmadığını belirtmektedir. Konu hakkında&nbsp;<strong>2015</strong>’de yayınlanan yazının bağlantısı aşağıdadır.</p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www.yenicaggazetesi.com.tr/yusuf-hoca-erdogana-sahte-diplomayi-hatirlatti-385166h.htm
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Tayyip Erdoğan, meşru Cumhurbaşkanı olmadığı için Cumhurbaşkanı’na hakaretten açılan bütün davalar düşürülmeli, daha önce Cumhurbaşkanı’na hakaretten ceza alanların cezaları silinmelidir.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>BAHÇELİ’NİN TERÖRİSTBAŞINI MECLİS’E DAVET ETMESİ, ERDOĞANI YARGILANMAKTAN KURTARMA PLANIDIR !…</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli</strong>’nin,&nbsp;<strong>“Teröristbaşı Meclis’e gelsin, terör örgütünün lağvedildiğini haykırsın”</strong>&nbsp;açıklamasını ayakta hararetle alkışlayanlar arasında&nbsp;<strong>MHP Grup Başkan Vekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay</strong>&nbsp;da var.&nbsp;<strong>Erkan Akçay,</strong>&nbsp;Ege Denizi’nde işgal edilen adalar konusunda defalarca soru önergesi verdi. Ayrıca&nbsp;<strong>Akçay,</strong>&nbsp;<strong>Mart 2015</strong>’de TBMM’de yapılan görüşme sırasında dönemin Savunma Bakanı&nbsp;<strong>İsmet Yılmaz</strong>’a,&nbsp;<strong>“Sen Milli Savunma Bakanı olarak o adalara (Eşek ve Bulamaç adaları) gidebilir misin? İktidarınız dönemindeki bu oldu bittiye (işgale) niye izin verdiniz? Türk Ceza Kanunu’nun 302. Maddesine göre suç işliyorsunuz ve Dışişleri Bakanınız, Başbakanınız (Tayyip Erdoğan, Ahmet Davutoğlu), Milli Savunma Bakanınız bu suçtan mutlaka yargılanacak”&nbsp;</strong>demişti.<strong>&nbsp;Erkan Akçay</strong>&nbsp;şimdi de Cumhur İttifakı içinde,&nbsp;<strong>TCK 302</strong>’den yargılanacaksınız dediği adamların yanında saf tutuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bahçeli</strong>’nin teröristbaşını Meclis’e davet etmesi&nbsp;<strong>Erdoğan</strong>’ı yargılanmaktan kurtarma planıdır. Çünkü, teröristbaşı eski&nbsp;<strong>TCK 125</strong>, yeni&nbsp;<strong>TCK 302</strong>’den yargılanmıştır.&nbsp;<strong><u>Erkan Akçay</u></strong>’ın dediği gibi&nbsp;<strong>Erdoğan</strong>’ın da yargılanacağı madde&nbsp;<strong>TCK 302</strong>’dir. Teröristbaşının Meclis’e gelmesi için af çıkartılması halinde&nbsp;<strong>Erdoğan</strong>&nbsp;ve diğer sorumlular da bu aftan istifade edecek ve yargılanmaktan kurtulacaklardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Teröristbaşı/Bebek katiline çıkarılacak af genel affa dönüşerek, FETÖ’den hüküm giyenler ile birlikte Yenidoğan Çetesi dahil bütün tutuklu ve mahkumlar tahliye edilecek, Türkiye suçluların elini kolunu sallayarak dolaştığı, vatandaşların can güvenliğinin olmadığı bir ülkeye dönüşecektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;<strong>SAVCILARA HATIRLATALIM; ADALARIMIZIN İŞGAL EDİLDİĞİNİ İTİRAF EDEN, ANAYASA’NIN 3. MADDESİNİN FİİLEN DEĞİŞTİRİLMESİNDEN, TÜRKİYE’NİN BATIDAN BÖLÜNMESİNDEN BİRİNCİ DERECEDE SORUMLU OLAN&nbsp;<u>TAYYİP ERDOĞAN’IN HAKKINDA SORUŞTURMA AÇILMASINDA VE İLK DERECE MAHKEMESİ’NDE YARGILANMASINDA YASAL VE ANAYASAL ENGEL YOKTUR</u>&nbsp;!…</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Cumhurbaşkanının cezai sorumluluğu ve yargılama usulü&nbsp;<strong>Anayasa’nın 105.</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>148.</strong>&nbsp;Maddelerinde düzenlenmiştir. Cumhurbaşkanı&nbsp;<strong>göreviyle ilgili suç işlemesi halinde</strong>&nbsp;yargılanacağı yer Yüce Divan’dır. Ancak,&nbsp;<strong>MHP Milletvekili Erkan Akçay</strong>’ın dediği gibi&nbsp;<strong>Erdoğan</strong>’ın yargılanacağı madde&nbsp;<strong>TCK 302</strong>&nbsp;olup&nbsp;<strong>Terörle Mücadele Kanunu’nun 3. Maddesine</strong>&nbsp;göre&nbsp;<strong>TCK 302</strong>&nbsp;terör suçudur.&nbsp;<strong><u>Terör suçu görev suçu olmadığı için 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra Anayasa Mahkemesi’nin iki üyesi ile Eski Hava Kuvvetleri Komutanı İlk derece Mahkemesi’nde yargılanmıştır</u></strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu bağlamda,</strong>&nbsp;başta&nbsp;<strong>Tayyip Erdoğan</strong>&nbsp;olmak üzere, adalarımızın işgalinden birinci derecede sorumlu olan Abdullah Gül, Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu, Numan Kurtulmuş, Binali Yıldırım, İsmet Yılmaz, Fikri Işık, Nurettin Canikli, Hulusi Akar, Yaşar Güler, Mevlüt Çavuşoğlu, Hakan Fidan, Fuat Oktay, Süleyman Soylu ve Ali Yerlikaya’nın hakkında&nbsp;<strong><u>Ankara, İzmir, Aydın</u></strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Muğla Cumhuriyet Başsavcılıklarınca TCK 302 ve TCK 309’dan soruşturma açılmasında ve İlk Derece Mahkemesi’nde yargılanmalarında yasal ve anayasal engel yoktur</strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>LOZAN ANTLAŞMASI’NA, TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN VE 86 MİLYONLUK TÜRK MİLLETİNİN EGEMENLİK HAKLARINA SAHİP ÇIKANLAR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;KUTLU Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Yusuf HALAÇOĞLU, Emekli Tümamiral Mücahit ŞİŞLİOĞLU, Emekli Büyükelçi Onur ÖYMEN, Ali KURUMAHMUT, Eski Kültür Bakanı Namık Kemal ZEYBEK, Emin VAROL, Kaptan Mustafa ŞENTÜRK, Günay TIKKIN, Saygı ÖZTÜRK, Ahmet TAKAN, Arslan BULUT, Rahmi TURAN, Özlem GÜRSES, Ümit ÖZDAĞ, Yaşar ANTER, Sabahattin ÖNKİBAR, Fatih ERBOZ, Şaban SEVİNÇ, Vedat YENERER, Prof. Dr. Övgün Ahmet ERCAN, Haluk DURAL, Avukat Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU, Avukat Tacettin ÇOLAK, Halkın Kurtuluş Partisi, Zahide UÇAR, Suay KARAMAN, Gülgün FEYMAN, Levent YILDIZ, Yılmaz ÖZDİL, Soner YALÇIN, Orhan UĞUROĞLU, Eski Sağlık ve Devlet Bakanı Rifat SERDAROĞLU, Eski İçişleri Bakanı Sadettin TANTAN, Emekli Hava Pilot Korgeneral Erdoğan KARAKUŞ, Metalürji Yüksek Mühendisi Danyal HERGÜNSEL, Nazif OKUMUŞ, Salim ŞEN, Erol MÜTERCİMLER, Sevgi ERENEROL, Emekli Tuğamiral Türker ERTÜRK, Prof. Dr. Mithat BAYDUR, Hüsnü BOZKURT, Bağdat Caddesi Forumu,&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sözcü Gazetesi, Yeniçağ Gazetesi, Cumhuriyet Gazetesi, KRT, Kanal B, Halk TV, Sözcü TV, Oda TV, T24 ve Anka Haber Ajansı’na,&nbsp;<strong><u>Lozan Antlaşması’na, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve 86 milyonluk Türk Milleti’nin egemenlik haklarına sahip çıktıkları için, Yunanistan’ın işgal ettiği 20 Türk Adası ve 2 Türk Kayalığı konusunda toplumsal farkındalık yarattıkları için çok teşekkür ederim</u></strong>.&nbsp;<strong>VATAN SAHİPSİZ DEĞİLDİR !…</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, 2 Kasım 2024</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİ TEĞMENLER HAKKINDA İNCELEME BAŞLATAN SAVUNMA BAKANLIĞI, LOZAN’I İHLAL EDEN YUNANİSTAN’I SAVUNUYOR</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/mustafa-kemalin-askerleri-tegmenler-hakkinda-inceleme-baslatan-savunma-bakanligi-lozani-ihlal-eden-yunanistani-savunuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Sep 2024 21:30:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ümit Yalım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=6430</guid>

					<description><![CDATA[Ümit Yalım Kara Harp Okulu’ndaki diploma töreninden sonra “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diyerek laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğünü korumak için ant içen ve andın sonunda da “Ne Mutlu Türküm diyene” özdeyişini ifade eden Teğmenler hakkında kamuoyunda yoğun tartışmalar yaşandı. Anadolu’yu işgal eden Yunan askerlerinin 09 Eylül 1922’de İzmir’de denize dökülmesinden,Mustafa Kemal Atatürk’ten ve Türk [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ümit Yalım</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kara Harp Okulu’ndaki diploma töreninden sonra <strong>“Mustafa Kemal’in askerleriyiz”</strong> diyerek laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğünü korumak için ant içen ve andın sonunda da <strong>“Ne Mutlu Türküm diyene”</strong> özdeyişini ifade eden Teğmenler hakkında kamuoyunda yoğun tartışmalar yaşandı. Anadolu’yu işgal eden Yunan askerlerinin 09 Eylül 1922’de İzmir’de denize dökülmesinden,Mustafa Kemal Atatürk’ten ve Türk kavramından rahatsız olan çevreler Teğmenleri hedef gösterdi.&nbsp; Teğmenler içinönce <strong>“Tahkikat yok”</strong> diyen Milli Savunma Bakanlığı yeni bir açıklama yaparak, <strong>“Disiplin incelemesi sürüyor, kusur varsa gereği yapılacak”</strong> dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Mustafa Kemal’in Askerleri Teğmenler hakkında inceleme başlatanSavunma Bakanlığı, geçtiğimiz aylarda Lozan’ı ihlal eden Yunanistan’ı savunarak büyük bir skandala imza attı.Değerli Gazeteci Sn. Saygı ÖZTÜRK ile yaptığım söyleşi,<strong>“Yunanistan adalarda olduğu gibi sınırımızda da Lozan’a uymuyor”</strong> başlığı ile <strong>06 Mayıs 2024</strong>’te <strong>Sözcü Gazetesi</strong>’nde yayınlandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Söyleşide geçen bütün konular ve açıklamalar kelimesi kelimesine doğru ve belgeli olduğu için,söyleşi, <strong>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı</strong> ve <strong>Savunma Bakanlığı</strong>tarafından <strong>tekzip edilmedi/edilemedi</strong>. Söyleşi <strong>dezenformasyon bültenlerinde yayınlanmadı/yayınlanamadı</strong><strong>.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Söyleşide gündeme getirdiğim gerçeklerden rahatsız olan Bakan Yaşar Güler ve Savunma Bakanlığı, kanun çıkartmak suretiyle başta ben olmak üzere emekli askerleri susturmaya çalıştı. Ancak, kamuoyundan gelen tepkiler üzerine kanun tasarısı geri çekildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>06 Mayıs 2024</strong>’te yayınlanan söyleşi nedeniyle, <strong><u>Yaşar Güler ve Bakanlık, kamu gücünü kullanarak, tamamen mesnetsiz ve hayal mahsulü iddialarla</u></strong> hakkımda <strong>13 Mayıs 2024</strong>’te <strong>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı</strong>’na suç duyurusunda bulundu.&nbsp; Anılan söyleşinin bağlantısı aşağıya çıkarılmıştır.</p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www.sozcu.com.tr/yunanistan-adalarda-oldugu-gibi-sinirimizda-da-lozan-a-uymuyor-p44366
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Suç duyurusu ile hızını alamayan <strong>Yaşar Güler ve Bakanlık17 Mayıs 2024</strong>’te de hakkımda <strong>Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 50.000(Ellibin)TL’lik Tazminat Davası</strong> açtırdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><u>İDDİA-1: YAŞAR GÜLER VE SAVUNMA BAKANLIĞI, </u></strong>“1938 TARİHLİ SELANİK ANLAŞMASI İLE TÜRKİYE VE YUNANİSTAN SINIRINDAKİ GAYRİ ASKERİ STATÜDEKİ BÖLGENİN KALDIRILDIĞINI”<strong>İDDİA ETTİ. ANCAK, İDDİA,MESNETSİZ, HAYAL MAHSULÜ VE TAMAMEN UYDURMADIR</strong><strong>.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Dava konusu yapılan söyleşide,<strong>“1923 Lozan Antlaşması’na ekli Trakya sınırlarına ilişkin sözleşmenin 1. ve 3. Maddelerine göre Trakya sınırının her iki tarafında 30 km. genişliğinde Gayri Askeri Bölge oluşturulduğu ve bölgede hiçbir kara, deniz ve hava tesisi/birliği bulunmayacağı”</strong>,Yunanistan’ın Gayri Askeri Statüdeki Trakya sınır bölgesine 2 Tümen konuşlandırarak Lozan Antlaşması’nı ihlal ettiği belirtilmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Savunma Bakanlığı ise, hem <strong>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı</strong>’na gönderdiği suç duyurusunda hem de <strong>Asliye Hukuk Mahkemesi</strong>’ne gönderdiği dava dilekçesinde, <strong>“1938 tarihli Selanik Anlaşması ile Lozan Barış Anlaşması’na bağlı protokolde yer alan Türkiye ve Yunanistan sınırlarındaki askersiz bölgenin söz konusu niteliği (gayriaskeri statüsü) kalmamış olup, buna istinaden Silahlı Kuvvetlerimiz 20 Ağustos 1938’de Edirne’ye girmiş, Batı Trakya’da bulunan Yunan askeri birlikleri de sınırlara yakın konuşlanmıştır”</strong> iddiasında bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mesnetsiz ve hayal mahsulü iddialarını ispatlamasının mümkün olmadığının farkında olan Savunma Bakanlığı, <strong>“Sayın Mahkemece gerekli görülmesi halinde, söz konusu habere ilişkin Türk Tarih Kurumu’nun bilirkişi olarak görüşlerinin alınmasının mümkün olduğunu”</strong> belirtmiştir. Halbuki, <strong>Türk Medeni Kanunu</strong>’nun <strong>6. Maddesi</strong> ve <strong>Hukuk Muhakemeleri Kanunu</strong>’nun <strong>190. Maddesine</strong> göre,iddiaların sahibi Savunma Bakanlığı iddialarını ispatla yükümlüdür. Savunma Bakanlığı’nın iddialarını ispatlama yükümlülüğü, Türk Tarih Kurumu ve/veya Mahkemenin sorumluluğunda değildir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bakanlık, iddiasını dayandırdığı <strong>1938 Selanik Anlaşmasını</strong> dava dilekçesine ve savcılığa gönderdiği dilekçeye koymamış/koyamamıştır.<strong>Genelkurmay Başkanlığı kuruluşunda olan Askeri Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) Başkanlığı</strong>’nda binlerce belge varken, mesnetsiz ve hayal mahsulü iddialarınıispatlayacak belge bulamayanBakanlık,<strong>Türk Tarih Kurumu’nun Bilirkişilerinden medet ummuştur</strong>.Ayrıca, Türk Tarih Kurumu’nun arşivleri herkese açıktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 1934</strong>’te <strong>Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya</strong> arasında <strong>Balkan Antantı </strong>kuruldu. Bulgaristan, Balkan Antantı’na katılmadı. <strong>31 Temmuz1938</strong>’de, <strong>Balkan Antantı</strong>ve <strong>Bulgaristan</strong>&nbsp; arasında imzalanan <strong><u>1938Selanik Anlaşması</u></strong> ile <strong>1919 Neuilly (Nöyi)</strong> ve <strong>1923 Lozan</strong> antlaşmalarında<strong>Bulgaristan’a getirilen askeri kısıtlamalar kaldırıldı</strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Lozan Antlaşması ile <strong>Trakya sınır bölgesinde Gayri Askeri Bölge</strong> olarak belirlenen toprakların <strong>Bulgaristan ve Türkiye tarafındaki 30’ar km.lik alanı, Selanik Anlaşması ile yeniden askeri hale getirildi</strong>.&nbsp; Ancak, <strong><u>Yunanistan ve Türkiye tarafındaki 30’ar km.lik alanın Gayri Askeri Bölge Statüsü muhafaza edildi</u></strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi</strong>’nden temin ettiğim 1938 Selanik Anlaşması’nın orijinal Fransızca metninin bağlantısı ve belgesi aşağıdadır:</p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://archives.ungeneva.org/no-4596-bulgarie-et-entente-balkanique-accord-signe-a-thessalonique-le-31-juillet-1938-enregistre-le-14-juin-1939-a-la-demande-du-delegue-permanent-de-la-bulgarie-pres-la-societe-des-nations-recueil-des-traites-vol-196
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 1938 Selanik Anlaşması,Balkan Antantı</strong>ile <strong>Bulgaristan</strong>arasında imzalanmıştır.<strong><u>1938Selanik Anlaşması, Türkiye </u></strong>ile<strong> Yunanistan arasında imzalanan bir anlaşma değildir.</strong>Anılan anlaşma ile<strong>Bulgaristan’a getirilen askeri kısıtlamalar kaldırılmıştır.1938 Selanik Anlaşması’nınhiçbir yerinde Türkiye ile Yunanistan arasındaki 30’ar km.lik gayri askeri bölgenin kaldırıldığını ve bölgenin askeri hale getirildiğini ifade eden hüküm yoktur</strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 31 Temmuz 1938 Tarihinde Selanik’te imza edilen Anlaşmanın Tasdiki Hakkında Kanun’un&nbsp;&nbsp; bağlantısı ve belgesi aşağıdadır:</p>



<p class="wp-block-paragraph">chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/KANUNLAR_KARARLAR/kanuntbmmc019/kanuntbmmc019/kanuntbmmc01903553.pdf</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><u>1938 Selanik Anlaşması </u></strong>ve<strong>Anlaşmanın Tasdiki Hakkındaki Kanunun hiçbir yerinde Türkiye ile Yunanistan arasındaki 30’ar km.lik gayri askeri bölgenin kaldırıldığını ve bölgenin askeri hale getirildiğini ifade eden hüküm yoktur</strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ayrıca, Yunan Dışişleri Bakanlığı Resmi İnternet Sitesi’nde, Yunanistan ile ilgili uluslararası antlaşmalar arasında 1923 Lozan Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması vardır, fakat <strong>1936Montrö Sözleşmesi</strong> ve Bulgaristan ile Balkan Antantı arasında imzalanan <strong>1938 Selanik Anlaşması</strong> yoktur. Çünkü, <strong>Montrö Sözleşmesi</strong> ile Boğazlar bölgesi, Gökçeada, Bozcaada, Tavşan Adaları ve Marmara Adaları yeniden askeri hale getirilmiş, Yunanistan’a kullanma hakkı verilen Semadirek ve Limni Adalarının Gayri Askeri Bölge Statüsü muhafaza edilmiştir. <strong><u>Selanik Anlaşması ile Bulgaristan ve Türkiye tarafındaki 30’ar km.lik alan, yeniden askeri hale getirilmiş </u></strong>ancak, <strong>Yunanistan ve Türkiye tarafındaki 30’ar km.lik alanın Gayri Askeri Bölge Statüsü muhafaza edilmiştir</strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yunan Dışişleri Bakanlığı Resmi İnternet Sitesi’ndeki ilgili sayfanın bağlantısı ve belgesi aşağıdadır:</p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www.mfa.gr/en/the-ministry/international-conventions/major-international-treaties-concerning-greece.html
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><u>Sunulan somut belge ve örneklerden anlaşılacağı üzere Yaşar Güler ve Savunma Bakanlığı’nın 1938 tarihli Selanik Anlaşması ile Türkiye ve Yunanistan sınırındaki Gayri Askeri Statüdeki Bölgenin kaldırıldığı iddiası tamamen mesnetsiz ve uydurmadır</u></strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><u>İDDİA-2: YAŞAR GÜLER VE SAVUNMA BAKANLIĞI,</u></strong>“1938 TARİHLİ SELANİK ANLAŞMASININ İMZALANMASINDAN SONRA BATI TRAKYA’DA BULUNAN YUNAN ASKERİ BİRLİKLERİNİN SINIRLARA YAKIN KONUŞLANDIĞINI”<strong>İDDİA EDİYOR. ANCAK, İDDİA, MESNETSİZ, HAYAL MAHSULÜ VE TAMAMEN UYDURMADIR</strong><strong>.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Savunma Bakanlığı, <strong><u>1. Asliye Hukuk Mahkemes</u></strong>i’ne verdiği cevapta 1938’de <strong>hangi Yunan askeri birliğinin sınırların neresine konuşlandığını belgeleyememiştir</strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Halihazırda sınırın Yunanistan tarafında 30 km.lik gayri askeri statüdeki bölgede konuşlanan <strong>Yunan 12. Mekanize Piyade Tümeni</strong> ve <strong>16. Mekanize Piyade Tümeni</strong>’nin tarihçesi açık kaynak <strong>Wikipedia</strong>’da yayınlanmıştır. <strong>Wikipedia</strong>, tarihçe bilgilerini <strong>Yunan Kara Kuvvetleri Komutanlığı Bilgilendirme Rehberi</strong>’nden almıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><u>Yunan 12. Mekanize Piyade Tümeni’nin Tarihçesi</u>:</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Türk İstiklal Savaşı</strong> döneminde Türk Ordusu’na karşı savaşan <strong>Yunan 12. Piyade Tümeni</strong>, savaşı kaybettikten sonra <strong>Feres</strong>’e yerleşti. 1923 Lozan Antlaşması ile bölge gayri askeri hale getirilince <strong>Gümülcine (Komotini)</strong> ’ye çekildi. <strong><u>1964</u></strong>’te <strong>Dedeağaç</strong>’a intikal eden Tümen <strong>1996</strong>’da Mekanize Piyade Tümeni’ne dönüştürüldü. 12. Tümenin tarihçesini gösteren belgenin bağlantısı ve belge aşağıdadır:</p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://en.wikipedia.org/wiki/12th_Mechanized_Infantry_Division_(Greece)#:~:text=4%20References-,History,the%20XII%20Mountain%20Artillery%20Battalion.
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><u>Yunan 16. Mekanize Piyade Tümeni’nin Tarihçesi</u>:</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>1917</strong>’de <strong>Mora Yarımadası</strong>’na çekilen Yunan 16. Piyade Tümeni kısa bir süre sonra dağıtıldı. İkinci Dünya Savaşı sırasında <strong>1940</strong>’ta <strong>Lamia</strong>’da Tugay olarak yeniden faaliyete geçen birlik aynı yılın sonuna kadar Tümen seviyesine getirildi. Tümen, Almanya’nın Yunanistan’ı işgal etmesinden sonra <strong>1941</strong>’de ikinci kez dağıtıldı. <strong><u>1965</u></strong>’de Dimetoka’da 99. Askeri Komutanlık olarak&nbsp; kurulan birlik <strong>1975 </strong>yılında genişletildi ve yeniden 16. Tümen adını aldı. Tümen <strong>2009</strong>’da Mekanize Piyade Tümeni’ne dönüştürüldü. 16. Tümenin tarihçesini gösteren belgenin bağlantısı ve belge aşağıdadır:</p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://en.wikipedia.org/wiki/16th_Mechanized_Infantry_Division_(Greece)#:~:text=The%2016th%20Infantry%20Division%20was,of%20the%20V%20Army%20Corps.
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Sunulan somut belge ve örneklerden anlaşılacağı üzere Yunan <strong>12. Mekanize Piyade Tümeni1964</strong>’te <strong>Dedeağaç</strong>’a, Yunan <strong>16. Mekanize Piyade Tümeni</strong> de <strong>1965</strong>’de <strong>Dimetoka</strong>’ya intikal ederek sınırlara yakın bölgeye konuşlanmıştır. <strong>Yaşar Güler ve Savunma Bakanlığı’nın 1938 tarihli Selanik Anlaşması’nın imzalanmasından sonra yani 1938’te Yunan askeri birliklerinin sınırlara yakın konuşlandığı iddiası mesnetsiz, hayal mahsulü ve tamamen uydurmadır</strong><strong>.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><u>Birliklerimizin 1938’de konuşlandığı Edirne, Bulgaristan sınırındadır</u></strong>. <strong>Ancak birliklerimiz 1938’den bugüne kadar, Yunanistan sınırında Gayri Askeri Statüde bulunan Uzunköprü, Meriç ve İpsala hudut bölgesine girmemiştir</strong>. Anılan bölgelerde Lozan Antlaşması’na uygun olarak sadece hudut birlikleri bulunmaktadır.Yaşar Güler ve Savunma Bakanlığı’nın iddia ettiği gibi bölge askeri hale getirilmiş olsaydı <strong>1938’den itibaren </strong>ve<strong> halihazırda Uzunköprü, Meriç </strong>ve <strong>İpsala </strong>hudut bölgesinde, kuruluşunda tank ve zırhlı araç bulunan askeri birliklerin konuşlanmış olması gerekirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mevcut durum itibarıyla Gayri Askeri Statüdeki Yunan sınır bölgesinde 2 Yunan Tümeni ve ABD Deniz ve Hava Üssü bulunmaktadır. <strong><u>Türkiye ise Lozan’daki taahhütlerine uymaya devam ediyor. Keşan’da konuşlu 4. Mekanize Piyade Tugayı, 30 km.lik Gayri Askeri Bölge’nin dışında bulunuyor</u></strong>. Trakya’daki Gayri Askeri Statüdeki Bölgeleri ve mevcut durumu gösteren harita aşağıdadır:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>ÜMİT YALIM’IN EVİNE POLİS GÖNDEREN YAŞAR GÜLER, İŞGAL EDİLEN ADALARIMIZA BİR TEK ASKER&nbsp; GÖNDEREMİYOR !&#8230;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yaşar Güler’in Genelkurmay İkinci Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı döneminde,<strong>Ardıççık, Marathi, Küçük Çuha, Limoniye</strong> adaları ve <strong>Plati Kayalığı</strong> olmak üzere toplam 4 Türk Adası ve 1 Türk Kayalığı işgal edildi. Emrinde yüzbinlerce asker olan Güler işgallere hiçbir tepki vermedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kamu gücünü kullanıp evime polis göndererek karakola celbimi sağlayan Yaşar Güler ve Savunma Bakanlığı işgal altındaki adalarımıza bir tek asker gönderemiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI TARAFSIZLIK İLKESİNİ İHLAL EDİYOR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan KARAKÖSE</strong>, <strong>02 Nisan 2024</strong> ve <strong>06 Mayıs 2024</strong>’te basınla paylaştığımve savcılıklara gönderdiğim tamamen belgeli suç duyurularına aylardır hiçbir işlem yapmazken, <strong>Yaşar Güler</strong>’in vekili ile <strong>13 Mayıs 2024</strong>’te savcılığa gönderdiği, hiçbir belgeye dayanmayan tamamen uydurma ve hayal mahsulü suç duyurusunu jet hızıyla işleme koymuş ve <strong>Cumhuriyet Savcısı Ayla VAR</strong> tarafından, “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” iddiası ile<strong>16 Mayıs 2024</strong>’te hakkımda soruşturma açtırmıştır. <strong><u>Yapılan bu işlem hukuk devleti ilkeleri ve Anayasamızın 138. Maddesinde tanımlanan Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile bağdaşmamaktadır</u></strong>.<strong>KARAKÖSE</strong> ve <strong>VAR</strong>’a hatırlatalım; <strong><u>Ümit YALIM, MUSTAFA KEMAL’İN ASKERİDİR ve Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarını savunmaktadır</u></strong>. <strong><u>Halkı Yanıltıcı bilgiyi alenen yayan</u></strong>, Trakya sınırımızda gayri askeri statüdeki bölgede görevli Yunan generalini Edirne’de ağırlayan, Keşan’daki Türk Generalini Yunan Tugayı’na gönderen ve bu haberleri marifetmiş gibi basın toplantısı ileTürk ve dünya kamuoyuna açıklanmasını sağlayan <strong><u>Yaşar Güler ve Savunma Bakanlığı’dır</u></strong>.<strong></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, 06.09.2024.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KÜSTAH YUNAN SAVUNMA BAKANI DENDİAS, İŞGAL EDİLEN ADALARIMIZDA TÜRKİYE’YE MEYDAN OKURKEN ERDOĞAN VE HÜKÜMETİ NEREDEYDİ?</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/kustah-yunan-savunma-bakani-dendias-isgal-edilen-adalarimizda-turkiyeye-meydan-okurken-erdogan-ve-hukumeti-neredeydi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Aug 2024 22:33:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ümit Yalım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=6352</guid>

					<description><![CDATA[Ümit YALIM Küstahlıkta sınır tanımayan Yunan Savunma Bakanı Nikos Dendias, Türklerin Kıbrıs’ta işgalci olduğunu iddia ederek bir kez daha gündeme geldi. Halbuki, Yunanistan ve Türkiye arasında 11 Şubat 1959’da, Zürih’te imzalanan İttifak Antlaşması’na göre Kıbrıs’ta 650 Türk Askeri, 950 Yunan Askeri olması gerekirken, Yunanistan 1963-1974 yılları arasında ana kıtasından getirdiği 20 bin Yunan Askeri ile [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ümit YALIM</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Küstahlıkta sınır tanımayan Yunan Savunma Bakanı <strong>Nikos Dendias</strong>, Türklerin Kıbrıs’ta işgalci olduğunu iddia ederek bir kez daha gündeme geldi. Halbuki, Yunanistan ve Türkiye arasında <strong>11 Şubat 1959</strong>’da, Zürih’te imzalanan <strong>İttifak Antlaşması</strong>’na göre Kıbrıs’ta <strong>650 Türk Askeri</strong>, <strong>950 Yunan Askeri</strong> olması gerekirken, <strong><u>Yunanistan 1963-1974 yılları arasında ana kıtasından getirdiği 20 bin Yunan Askeri ile Kıbrıs’ı işgal etti</u></strong>. (The Cyprus Question, Michael Stephen, London, July 2001, Sayfa 41) <strong><u>Yani, Kıbrıs’ta işgalci olan Yunanistan’dır</u></strong>. Ayrıca, Yunanistan’ın 2004’den beri 20 Türk Adası ve 2 Türk Kayalığını da işgal ettiğini hatırlatalım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dönem içerisinde Rum tarafınca Kıbrıs Türk Halkına yönelik katliamlar yapıldıve 15 Temmuz 1974’te Yunanistan’da iktidarda bulunan cuntanın desteğiyle <strong>Nicos SAMPSON</strong>, Kıbrıs Cumhurbaşkanı <strong>Makarios</strong>’a karşı darbe yaparak Ada’yı Yunanistan’a bağlamaya çalıştı. Türkiye, <strong>1959 Garanti Antlaşması</strong>’nda öngörüldüğü şekilde, İngiltere’ye ortak müdahale teklifinde bulundu. Ancak İngiltere’nin olumsuz cevap vermesi üzerine, Türkiye, Ada’daki Türklerin güvenliğini sağlamak maksadıyla <strong>20 Temmuz 1974</strong> günü <strong>“Barış Harekâtı”</strong>nı başlattı. Böylece Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakı önlendi ve Kıbrıs’ta yaşayan Türk halkının varlığı da güvence altına alındı.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Küstah Bakan Dendias’a cevap veren Savunma Bakanlığı <strong>17 Temmuz 2024</strong>’te yaptığı basın açıklamasında, <strong>“Dendias’ın, Kıbrıs Türklerini ve Kahraman Türk Ordusunu hedef alan düzeysiz, yalan ve iftira dolu açıklamasını şiddetle kınıyoruz”</strong> ifadelerini kullandı. Erdoğan da, <strong>“Dendias’ın kalkıp da Türklerin orada (Kıbrıs’ta) işgalci olduğunu söylemesinden daha densiz, edep dışı bir ifade olamaz. Sayın Miçotakis’in bu bakanına haddini bildirmesi lazım” </strong>dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Savunma Bakanlığı ve Erdoğan’ın Dendias’a sert tepki vermesi yerindedir ancak yetersizdir. Yunanistan’ın işgal ettiği adalarımızda sürekli olarak boy gösteren Küstah <strong>Dendias</strong>’a bugüne kadar haddi bildirilmemiş ve adalarımıza gelip gitmesi engellenmemiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye ile Yunanistan arasında yapılan <strong>İstikşafi</strong> (Keşfedici) <strong>Görüşmeler</strong>’den bir netice alınamayınca her iki ülkenin Savunma Bakanlıkları arasında <strong>Güven Artırıcı Önlemler Toplantıları</strong> yapılmaya başlandı. 2004’den beri 20 Türk Adası ve 2 Türk Kayalığını işgal eden Yunanistan ile Güven Artırıcı Önlemler Toplantısı yapmak tam bir akıl tutulması olup akıntıya karşı kürek çekmektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nitekim <strong>22 Nisan 2024</strong>’te iki ülke arasında Atina’da yapılan Güven Artırıcı Önlemler Toplantısı’nda Türk Heyeti ile fotoğraf çektiren Küstah Yunan Savunma Bakanı <strong>Dendias</strong> kısa bir süre sonra işgal edilen adalarımıza gelerek egemenlik ve bayrak gösterisi yaptı ve Türkiye’ye meydan okudu. <strong>Dendias</strong>’ın adalarımızdaki faaliyetleri <strong>Yunan Savunma Bakanlığı Resmi İnternet Sitesi</strong>’nde yayınlandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yunan Savunma Bakanı<strong> Nikos Dendias</strong>, Genelkurmay Başkanı<strong> Orgeneral Dimitrios Choupis</strong> ve Kara Kuvvetleri Komutanı<strong> Korgeneral Georgios Kostidis</strong> ile birlikte <strong>Eşek</strong>, <strong>Bulamaç</strong> ve <strong>Kalolimnoz</strong> adalarına <strong>01 Mayıs 2024</strong>’te, <strong>Keçi Adası</strong>’na da <strong>02 Mayıs 2024</strong>’te gelerek işgalci Yunan askerlerini denetledi. <strong>Aydın Eşek Adası</strong>’nda konuşlu Yunan Askeri Üssü’nün duvarına çizilen dev Yunan bayrağının önünde <strong>01 Mayıs 2024</strong>’te Yunan askerleri ile birlikte poz veren <strong>İşgalci Dendias</strong> egemenlik ve bayrak gösterisi yaptı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Daha öncede Savunma Bakanlığı yapan <strong>Dendias</strong>,<strong>11 Ocak 2015</strong>’te Aydın Eşek Adası’na gelerek Yunan bayrağının önünde Türkiye’ye meydan okumuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Dendias</strong>, <strong>01 Mayıs 2024</strong>’te ikinci durağı <strong>Aydın Bulamaç Adası</strong>’na gelerek İşgalci Yunan askerlerini denetledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Dendias</strong>, <strong>01 Mayıs 2024</strong>’teki üçüncü durağı <strong>Muğla Kalolimnoz Adası</strong>’nda da İşgalci Yunan askerlerini denetledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Dendias</strong>, <strong>02 Mayıs 2024</strong>’te de dördüncü durağı <strong>MuğlaKeçi Adası</strong>’na gelerek İşgalci Yunan askerleri ile birlikte egemenlik gösterisi yaptı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>KÜSTAH VE İŞGALCİ BAKAN DENDİAS’I TAŞIYAN YUNAN ASKERİ HELİKOPTERİ TÜRK HAVA SAHASI’NI DEFALARCA İHLAL ETTİ&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yunan işgali altındaki adalarımıza, <strong>01-02 Mayıs 2024</strong>’te <strong>CH-47 Askeri Helikopteri</strong> ile gelen <strong>Dendias</strong>, Türk Hava Sahası’nı defalarca ihlal etti. Yunanistan’a nota verilmedi, Dendias’a haddi bildirilmedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>YUNAN SAVUNMA BAKANI, GENELKURMAY BAŞKANI VE KARA KUVVETLERİ KOMUTANI ADALARIMIZA ELİNİ KOLUNU SALLAYARAK GELİP GİDERKEN TÜRKİYE’DEKİ MEVKİDAŞLARI KENDİ ADALARIMIZA GİDEMİYOR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yunan Savunma Bakanı<strong>&nbsp; Nikos Dendias</strong>, Genelkurmay Başkanı<strong> Orgeneral Dimitrios Choupis</strong> ve Kara Kuvvetleri Komutanı<strong> Korgeneral Georgios Kostidis, </strong>adalarımızahiçbir engelle karşılaşmadan elini kolunu sallayarak gelip giderken Türkiye’deki Mevkidaşları Savunma Bakanı <strong>Yaşar Güler</strong>, Genelkurmay Başkanı <strong>Metin Gürak </strong>ve Kara Kuvvetleri Komutanı <strong>Selçuk Bayraktaroğlu</strong> cesaret edip bizim adalarımıza gidemiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>TÜRKİYE’NİN EGEMENLİK HAKLARINI ABD DIŞİŞLERİ BAKANI SAVUNUYOR</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>ABD Dışişleri Bakanı Blinken</strong> tarafından, Ege Adaları hakkında,ABD Kongresine&nbsp; gönderilen mektup ve mektuba ekli harita, <strong>25/02/2024</strong>’de, Yunan basınında yayınlandı. Yazının bağlantısı aşağıdadır:</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-wp-embed is-provider-newsbreak wp-block-embed-newsbreak"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="aX35xb1v9q"><a href="https://www.newsbreak.gr/politiki/566651/kerkoporta-inomenon-politeion-gia-to-aigaio/">Κερκόπορτα Ηνωμένων Πολιτειών για το Αιγαίο!</a></blockquote><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Κερκόπορτα Ηνωμένων Πολιτειών για το Αιγαίο!&#8221; &#8212; newsbreak" src="https://www.newsbreak.gr/politiki/566651/kerkoporta-inomenon-politeion-gia-to-aigaio/embed/#?secret=MFKCqaVszF#?secret=aX35xb1v9q" data-secret="aX35xb1v9q" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe>
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Blinken</strong>’ın mektubuna ekli <strong>Ege Denizi</strong> haritasında, pembe renk ile gösterilen 29 Ada üzerinde&nbsp; Yunanistan’ın egemenlik hakkının olmadığını belirtmiştir. Anılan haritada,Yunan Savunma Bakanı <strong>Dendias</strong>’ın <strong>01-02 Mayıs 2024</strong>’te gelip gittiği <strong>Eşek, Bulamaç, Kalolimnoz</strong> ve <strong>Keçi </strong>adaları<strong><u> pembe </u></strong><strong><u>renkli grup içinde olup sözkonusu adalar üzerinde Yunanistan’ın egemenlik hakkının olmadığı açıkça gösterilmiştir.</u></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’nin egemenlik haklarını Erdoğan ve Hükümetinin savunması gerekirken <strong>ABD Dışişleri Bakanı Blinken </strong>savunuyor. Bu ne iştir?</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, 02.08.2024</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SAVUNMA BAKANLIĞI’NDAN SKANDAL UYGULAMALAR</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/savunma-bakanligindan-skandal-uygulamalar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 May 2024 12:01:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ümit Yalım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=6143</guid>

					<description><![CDATA[Ümit Yalım Türkiye ile Yunanistan arasında başta işgal edilen adalarımız olmak üzere birçok sorun varken, AKP Hükümetleri Türk Kamuoyunu oyalamaya devam ediyor. Dışişleri Bakanlığı’nın Yunanistan ile yaptığı İstikşafi (Keşfedici) Görüşmelerden bir sonuç alınamayınca kamuoyunu oyalama görevi Savunma Bakanlığı’na verildi. Savunma Bakanlığı da Yunanistan ile Güven Artırıcı Önlemler toplantıları yaparak Türk Kamuoyunu oyalamaya çalışıyor. Emekli General [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ümit Yalım</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye ile Yunanistan arasında başta işgal edilen adalarımız olmak üzere birçok sorun varken, AKP Hükümetleri Türk Kamuoyunu oyalamaya devam ediyor. Dışişleri Bakanlığı’nın Yunanistan ile yaptığı <strong>İstikşafi (Keşfedici) Görüşmeler</strong><strong>den</strong> bir sonuç alınamayınca kamuoyunu oyalama görevi Savunma Bakanlığı’na verildi. Savunma Bakanlığı da Yunanistan ile <strong>Güven Artırıcı Önlemler</strong> toplantıları yaparak Türk Kamuoyunu oyalamaya çalışıyor. <strong><u>Emekli General Yaşar Güler yönetimindeki Savunma Bakanlığı’nın, 1923 Lozan Antlaşması’ndaki egemenlik haklarımızı yok sayarak skandal uygulamalara imza atmasıda dikkat çekiyor</u></strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>SKANDAL 1: </strong>Lozan’ı ihlal eden Yunan Tugayı’nın Komutanı General,Edirne’deki Tugayımızı ziyaret etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">T.C. MillîSavunma Bakanlığı Resmi İnternet Sitesinde, <strong>Güven Artırıcı Önlemler</strong> çerçevesinde Trakya’daki Türk ve Yunan sınır birlik komutanlarının karşılıklı olarak ziyaretler yaptığı açıklandı. Bu kapsamda<strong>Yunanistan 3. Mekanize Piyade Tugay Komutanı</strong>’nın, <strong>16-17 Nisan 2024</strong>’te <strong>Edirne’deki 54. Mekanize Piyade Tugayı</strong>’nı ziyaret ettiği belirtildi. <strong><u>Yunan 3. Mekanize Piyade Tugayı</u></strong>, Meriç Nehri’nin batısında <strong>Orestias</strong> bölgesinde konuşlu olup bölge <strong>1923 Lozan Antlaşması</strong>’na göre <strong>Gayri Askeri Statüdedir</strong>. Yunan Tugay Komutanı’nın ziyaret ettiği <strong>54. Mekanize Piyade Tugayı</strong>iseBulgaristan sınırının güneyindeki bölgede konuşludur. Yani Yunan sınırı bölgesinde değildir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>1923 Lozan Antlaşması</strong>’na ekli <strong>Trakya Sınırlarına İlişkin Sözleşme’nin1. Maddesi </strong>ile Ege Denizi’nden Karadeniz’e kadar Türkiye’yi Yunanistan’dan ve Bulgaristan’dan ayıran sınırların iki yanındaki topraklar üzerinde <strong>30 km. genişliğinde Gayri Askeri Bölge</strong> oluşturuldu. <strong>Sözleşme’nin 3. Maddesi</strong>’ne göre <strong><u>Gayri Askeri Bölge</u></strong>’de hiçbir <strong>kara, deniz ve hava tesisi/birliği kurulmayacak/bulunmayacak, </strong>sadece jandarma, polis, gümrük memurları ile her türlü top dışında tüfek ve makinalı tüfeklerle donatılmış <strong>Hudut Birlikleri</strong> bulundurulacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>1934</strong>’te <strong>Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya</strong> arasında <strong>Balkan Antantı </strong>kuruldu. Bulgaristan, Balkan Antantı’na katılmadı. <strong>31 Temmuz1938</strong>’de, <strong>Bulgaristan</strong> ve <strong>Balkan Antantı</strong> arasında imzalanan <strong><u>1938 Selanik Anlaşması</u></strong> ile <strong>1919 Neuilly (Nöyi)</strong> ve <strong>1923 Lozan</strong> antlaşmalarında <strong>Bulgaristan’a getirilen askeri kısıtlamalar kaldırıldı</strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Lozan Antlaşması ile <strong>Trakya sınır bölgesinde Gayri Askeri Bölge</strong> olarak belirlenen toprakların <strong>Bulgaristan ve Türkiye tarafındaki 30’ar km.lik alanı, Selanik Anlaşması ile yeniden askeri hale getirildi</strong>. Ancak, <strong><u>Yunanistan ve Türkiye tarafındaki 30’ar km.lik alanın Gayri Askeri Bölge Statüsü muhafaza edildi</u></strong>. Ayrıca, Yunan Dışişleri Bakanlığı Resmi İnternet Sitesi’nde,Yunanistan ile ilgili uluslararası antlaşmalar arasında1923 Lozan Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması vardır, fakat Bulgaristan ile Balkan Antantı arasında imzalanan 1938 Selanik Anlaşması yoktur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">1960’lı yıllardan itibaren Gayri Askeri Statüdeki adaları silahlandıran <strong>Yunanistan, Trakya sınırında Gayri Askeri Statüdeki bölgeye de iki Tümen yerleştirdi. 12. Mekanize Piyade Tümeni Dedeağaç’a,16. Mekanize Piyade Tümeni de Dimetoka’ya konuşlandırıldı. <u>Türkiye ise Lozan’daki taahhütlerine uymaya devam ediyor. Keşan’da konuşlu 4. Mekanize Piyade Tugayı, 30 km.lik Gayri Askeri Bölge’nin dışında bulunuyor</u></strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>SKANDAL 2: </strong>Türk Generali, <strong>Gayri Askeri Bölgede konuşlu Yunan Tugayı</strong>’nı ziyaret etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Savunma Bakanlığı, Keşan’da konuşlu <strong>4. Mekanize Piyade Tugayı Komutanı</strong>’nın<strong>18-19 Nisan 2024</strong>’te Yunan 31. Mekanize Piyade Tugayı’na yaptığı ziyaretin haber ve görüntülerini de yayınladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><u>Yunan 31. Mekanize Piyade Tugayı</u></strong>, Meriç Nehri’nin batısında <strong>Ferecik</strong> bölgesinde konuşlu olup bölge 1923 Lozan Antlaşması’na göre Gayri Askeri Statüdedir.<strong><u>Türkiye, Gayri Askeri Statüdeki adalara yapılan askeri ziyaretleri sert bir şekilde eleştirip Yunanistan’a nota verirken</u>, <u>T.C. Millî Savunma Bakanlığı’nın, Gayri Askeri Bölgede bulunan Yunan Tugayı’na ziyaret maksadıyla Türk Generalini göndermesi tam bir skandaldır</u></strong>. <strong><u>Bakanlık bu uygulaması ile Yunanistan’ın Lozan Antlaşması’nı ihlal etmesini kabulleniyor ve sınır güvenliğimizi tehlikeye atıyor</u></strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yunanistan’ın Gayri Askeri Statüdeki sınır bölgesine konuşlandırdığı 2 Tümen’de toplam 4 Tugay bulunuyor. Yunanistan’ın Gayri Askeri Sınır bölgesinde mevcut 4 Tugayı’na karşılık Türkiye’nin Gayri Askeri Bölgenin dışındaki sınır bölgesinde 2 Tugay bulundurması dikkat çekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><u>Türkiye</u></strong>, <strong>13 Temmuz 2021, 30 Eylül 2021 </strong>ve<strong> 17 Eylül 2022</strong> tarihlerinde Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği’ne gönderdiği mektuplarda, <strong>Yunanistan’ın, Gayri Askeri Statüdeki Adalar da ihlallere devam etmesi halinde 1923 Lozan ve 1947 Paris antlaşmalarından kaynaklanan egemenlik haklarını ve deniz yetki alanlarını Türkiye’ye karşı ileri süremeyeceğini beyan etti</strong>. Savunma Bakanlığı’nın ve Komuta Kademesinin anılan mektuplardan da haberinin olmadığı anlaşılmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>SKANDAL 3 :</strong>Savunma Bakanlığı, Gayri Askeri Bölge’de/Dedeağaç’ta konuşlu ABD Askeri Üslerine seyirci kalıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Trakya Sınırlarına İlişkin Sözleşme’nin3. Maddesi</strong> ile <strong>Gayri Askeri Bölge</strong>’de <strong>kara, deniz ve hava üsleri kurulamaz ve hava araçları uçurulamaz. </strong>ABD, 2020’de, Yunanistan’ın Gayri Askeri Statüdeki Dedeağaç bölgesinde Deniz ve Hava Üssü kurdu. Hem ABD hem de Yunanistan bu uygulama ile 1923 Lozan Antlaşması’nı ihlal ediyor. <strong><u>Gayri Askeri Bölgedeki ABD Üslerine seyirci kalan Bakanlık, ABD ve Yunanistan’ın Lozan Antlaşması’nı ihlal etmesini kabulleniyor ve sınır güvenliğimizi tehlikeye atıyor</u></strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>SKANDAL 4 :</strong>Savunma Bakanlığı, İşgalci Nikos Dendias ile Güven Artırıcı Önlemleri görüşüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Savunma Bakanlığı’nda görevli amirallerden oluşturulan Türk Heyeti <strong>22 Nisan 2024</strong>’te Atina’da İşgalci Yunan Savunma Bakanı Nikos Dendias ile görüştü.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>2015-2016</strong> yıllarında da Savunma Bakanlığı yapan Dendias <strong>11 Ocak 2015</strong>’de Aydın Eşek Adası’na gelerek bizim adamızda egemenlik ve bayrak gösterisi yapmış ve Türkiye’ye meydan okumuştu. Dendias’ın bizim adamızda bize meydan okuduğu tarihte şimdiki Savunma Bakanı Yaşar Güler de Genelkurmay İkinci Başkanı olarak görev yapıyordu. Dendias’ın Aydın Eşek Adası’ndaki fotoğrafları da Yunan Savunma Bakanlığı’nın resmi internet sitesinde yayınlanmıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>İşgalci Dendias ile Güven Artırıcı Önlemleri görüşmek havanda su dövmek ve adalarımızdaki Yunan işgaline meşruiyet kazandırmaktır.<u>Savunma Bakanlığı, Yunanistan ile yapılan Güven Artırıcı Önlemler toplantılarına ve sınır birlik komutanlarının karşılıklı ziyaretlerine derhal son vermelidir</u></strong>.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar,</strong><strong data-sider-select-id="39f92a45-cd91-43dd-a13f-14736017f22c"> 0</strong><strong>7</strong><strong data-sider-select-id="39f92a45-cd91-43dd-a13f-14736017f22c"> Mayıs 2024</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YUNANİSTAN, İŞGAL ETTİĞİ ADALARIMIZI İLHAK EDİP TOPRAKLARINA KATARKEN, ERDOĞAN, GÜLER, FİDAN VE YERLİKAYA SEÇİM MEYDANLARINDA DOLAŞIYORDU!</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/yunanistan-isgal-ettigi-adalarimizi-ilhak-edip-topraklarina-katarken-erdogan-guler-fidan-ve-yerlikaya-secim-meydanlarinda-dolasiyordu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Apr 2024 20:35:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ümit Yalım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://azimvekarar.net/?p=6085</guid>

					<description><![CDATA[Ümit Yalım 20 Türk Adası ve 2 Türk Kayalığı’nı işgal eden Yunanistan şimdi de işgal ettiği adalarımızı ilhak ederek topraklarına katıyor ve bu katılımları törenlerle kutluyor. Yunanistan’ın işgal ve ilhak ettiği Muğla Keçi Adası’nda 06 Mart 2024 ve 22 Mart 2024’de yaptığı kutlama törenleri, kalymnos news gr adlı haber sitesinde yayınlanarak bütün dünyaya duyuruldu.&#160; Kalimnos [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ümit Yalım</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>20 Türk Adası</strong> ve <strong>2 Türk Kayalığı</strong>’nı işgal eden Yunanistan şimdi de işgal ettiği adalarımızı ilhak ederek topraklarına katıyor ve bu katılımları törenlerle kutluyor. Yunanistan’ın işgal ve ilhak ettiği <strong>Muğla Keçi Adası</strong>’nda <strong>06 Mart 2024</strong> ve <strong>22 Mart 2024</strong>’de yaptığı kutlama törenleri, <strong>kalymnos news gr</strong> adlı haber sitesinde yayınlanarak bütün dünyaya duyuruldu.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kalimnos (Kelemez-Kilimli) Adası ve <strong>Keçi Adası Belediye Başkanı Ioannis Mastrokoukos</strong>, <strong>06 Mart 2024</strong>’de, Keçi Adası’nda kaçak olarak faaliyet gösteren Yunan İlkokulu’nun öğrencileri ve Ada’ya yerleştirilen Yunan vatandaşları ile birlikte Keçi Adası’nın Yunanistan’a katılmasını kutladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yunan İlkokulu’nun önünde yapılan törende sabah duası yapıldıktan sonra Yunan Milli Marşı söylenerek göndere Yunan bayrağı çekildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bayrak direğinin altına <strong>Belediye Başkanı Mastrokoukos</strong>, öğrenciler ve izciler tarafından çelenk konuldu. Belediye Başkanı’nın konuşmasından sonra tören geçişi yapıldı ve öğrenciler geleneksel dans gösterisi yaptı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Keçi Adası Belediye Heyeti</strong>, Yunan İlkokulu öğrencileri ile birlikte, <strong>22 Mart 2024</strong>’de de, Keçi Adası’nın Yunanistan’a katılmasını bir kez daha kutladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Yunan Başbakanı Miçotakis</strong> de <strong>02 Haziran 2022</strong>’de, Keçi Adası’na gelerek İşgalci Yunan askerlerini denetlemişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Başkomutan Tayyip Erdoğan</strong>, <strong>Savunma Bakanı Yaşar Güler</strong>, <strong>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan</strong> ve <strong>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya</strong>’nın seçim meydanlarında dolaşmasından ve <strong>devletin başıboş bırakılmasından</strong> istifade eden Yunanistan, adalarımızı ilhak ederek törenle topraklarına kattı. <strong>Erdoğan ve Hükümeti</strong>, Yunanistan’ın adalarımızı topraklarına katmasına seyirci kaldı ve Yunanistan’a nota vermedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>ABD DIŞİŞLERİ BAKANI BLINKEN’İN KONGREYE GÖNDERDİĞİ MEKTUP VE HARİTA, YUNANİSTAN’IN ADALARIMIZI İŞGAL ETTİĞİNİ TESCİLLEMİŞTİR.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; ABD, Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, NATO ile 1923 Lozan Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması’na taraf olan devletlerin Dışişleri Bakanlıkları ve Ankara’daki Büyükelçiliklerine gönderdiğim mektuplarda, Yunanistan’ın 20 Türk Adası ve 2 Türk Kayalığı’nı işgal ettiğini belgeleri ile izah ettim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ayrıca, Yunanistan’ın işgal ettiği ada ve kayalıkların 1939 İngiliz haritası ve 1957 ABD haritasına göre Onikiada deniz sınırlarının dışında ve Türk egemenliğinde olduğunu belirttim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Konunun muhataplarına gönderdiğim mektuplar sonuç verdi ve <strong>ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken</strong>, Kongreye konu ile ilgili mektup ve mektuba ekli harita gönderdi. Blinken’ın gönderdiğimektup ve ekli haritada, <strong><u>1923 Lozan Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması’na göre, Ege Denizi’nde pembe renk ile gösterilen toplam 29 Ada, Adacık ve Kayalıklarda Yunanistan’ın egemenlik hakkının olmadığı belirtilmiştir</u></strong>. Sözkonusu haritada, Yunanistan’ın işgal ettiği 20 Türk Adası ve 2 Türk Kayalığı da pembe renkli grup içinde olup anılan ada ve kayalıklar üzerinde Yunanistan’ın egemenlik hakkının olmadığı vurgulanmış ve adalarımız üzerindeki Yunan işgali tescillenmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Blinken</strong>’ın Kongreye gönderdiği mektup ve harita Yunan basınında yayınlanmış ve Yunanistan’da büyük bir hayal kırıklığına neden olmuştur.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>ABD ENERJİ BAKANLIĞI, EXXONMOBİL’İN GAVDOS ADASI BÖLGESİNDEKİ ARAMA VE SONDAJ FAALİYETLERİNİ DURDURMALIDIR !&#8230;</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD Kongresi’ne gönderilen mektup ve ekli harita, Girit Adası’nın güney batısında bulunan <strong>Gavdos Adası</strong> üzerinde Yunanistan’ın egemenlik hakkının olmadığı belirtilmesine rağmen <strong>Amerikan Exxon Mobil Şirketi</strong>, <strong>Yunan Helleniq Energy Şirketi</strong> ile birlikte <strong>Gavdos Adası Türk Karasuları ve Kıta Sahanlığı’nda26 Kasım 2022</strong>’den beri petrol ve doğalgaz arama çalışmalarını sürdürmektedir. <strong><u>ABD Enerji Bakanı Jennifer Granholm</u></strong>, Exxon Mobil’in Gavdos Adası bölgesindeki arama ve sondaj faaliyetlerini derhal durdurmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>YUNAN SAVUNMA BAKANI NİKOS DENDİAS, EGE DENİZİ’NDE 3 MİLİN DIŞINDAKİ ADA, ADACIK VE KAYALIKLARIN YUNANİSTAN’A AİT OLDUĞUNU İDDİA EDİYOR, MUHATAPLARI YAŞAR GÜLER VE HAKAN FİDAN SUSUYOR.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Yunan Savunma Bakanı Nikos Dendias</strong>, <strong>23 Şubat 2024</strong>’de basına yaptığı açıklamada, <strong>“Ege’de sınırlar yeniden çizilmeli. Türkiye’nin 3 mil dışındaki her şey Yunanistan’a aittir”</strong> dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dendias’ın iddiaları tarihi ve coğrafi gerçeklerle bağdaşmıyor. Çünkü, Türkiye, Lozan Antlaşması’nın 16. Maddesi ile 3 milin ötesindeki egemenlik haklarını saklı tutmuş ve 04 Ocak 1932 Türk-İtalyan Sözleşmesi ile 3 milin ötesindeki egemenlik haklarını bütün dünyaya bildirmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>1932</strong> Sözleşmesinde belirtilen ve 1933’te Milletler Cemiyeti tarafından Türkiye’ye ait olduğu tescil edilen <strong>Aydın Marathi Adası</strong>’nın sahillerimize olan mesafesi 22 deniz milidir. <strong>1996 Kardak Krizi’nde</strong> Türkiye’ye ait olduğu bildirilen <strong>Doğu Kardak Kayalığı</strong> 3,6 mil, <strong>Batı Kardak Kayalığı</strong> 3,8 mil mesafededir. <strong>1999’da</strong> Yunanistan ile krize neden olan ve Ecevit Hükümeti tarafından Türkiye’ye ait olduğu bildirilen <strong>Muğla Plati Kayalığı</strong>’nın sahillerimize olan mesafesi 8 mildir. Mevcut durum itibarıyla <strong>Marathi Adası</strong> ve <strong>Plati Kayalığı</strong> Yunan işgali altındadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Yunan Bakan Dendias</strong>’ın tarihi, coğrafi ve bilimsel dayanağı olmayan iddialarına <strong>Savunma&nbsp; Bakanı Yaşar Güler</strong> ve <strong>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan</strong> bugüne kadar cevap vermemiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Azim ve Karar, 02.04.2024</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
