<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mahiye Morgül &#8211; Azim ve Karar</title>
	<atom:link href="https://www.azimvekarar.net/category/mahiye-morgul/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.azimvekarar.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 28 Feb 2026 23:09:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>YENİ İSLAM MODELİNE GEÇTİK BİLE</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/yeni-islam-modeline-gectik-bile/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Feb 2026 23:09:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mahiye Morgül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.azimvekarar.net/?p=7894</guid>

					<description><![CDATA[Mahiye Morgül Dünyanın robotik köleci çağa nasıl hazırlandığını görüyorsunuz. Ekonomik tetikçiler akıl üstünlüğü imajıyla devrede. Devlet adamlarına robotik dans grubuyla karşılama yaptılar. Aynı günlerde Güney Kore’de Robot Ruhani Lider basına tanıtıldı. Bu tetikçiler kitleleri adım adım biat etmeye böyle hazırlar, dinde yapacakları değişimi senin kabulenmeni hazmettire hazmettire varır hedefine. Terörist Öcalan’ı da böyle hazmettire hazmettire [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Mahiye Morgül</strong></p>



<p>Dünyanın robotik köleci çağa nasıl hazırlandığını görüyorsunuz. Ekonomik tetikçiler akıl üstünlüğü imajıyla devrede. Devlet adamlarına robotik dans grubuyla karşılama yaptılar. Aynı günlerde Güney Kore’de Robot Ruhani Lider basına tanıtıldı.</p>



<p>Bu tetikçiler kitleleri adım adım biat etmeye böyle hazırlar, dinde yapacakları değişimi senin kabulenmeni hazmettire hazmettire varır hedefine. Terörist Öcalan’ı da böyle hazmettire hazmettire barış elçisi yapmadılar mı?</p>



<p>Eğitimde değişim de böyle, her beş yılda bir değiştirilen müfredat ile yenilenen ders kitaplarıyla, hedefteki büyük lokmayı yutturabilmek için ufak ufak önünüze atıldığını ne zaman fark ettiniz? Kendinize sorun bakalım, Din Bilgisi kitaplarında gördüğünüz ilk müstehcen resimler, ilk eğri hilaller, kolaj Kabe resimleri, insanı arkadan gösteren fotoğraflar, hatta Peygamberimize minik kız torunu Umame’yi omzuna alır öyle namaz kılardı iftirası, vb kötülüklere hiç tepki verdiniz mi? Tepkisizliğe alıştırıldınız mı yoksa?</p>



<p>Dikkatle bakın, afişlerde ve elle çizilen camilerde İslam Hilali yamulmaya çoktan başladı. Hilal, İngilizcesi Torc (Turk) yukarı bakar, subayımızın şapkasındadır, cenaze araçlarımızın üzerindedir, türkülerimizde “minarenin alemi”dir. Şimdilerde internette bir bombardıman başladı, diyor ki bu hilal Müslüman Hilali değildir.</p>



<p>Yeni İslam’ın hilali bu yamuk şey. 30 yıldan beri tadilattaki minarelerde yamulan hilallerin sebebi buymuş. Fetöyü yeşerten 80 Amerikancı darbe generalleri kağıt paramızdaki Atatürk resmini kuyruklu yıldızın kuyruğuna oturttu, kalıcı olarak orda şimdi. Hatta halkımız o eğri hilale Fetö sembolü der.</p>



<p>Bu sene okutulan Maarif Modeli Lise 9.Sınıf ve Ortaokul 5.Sınıf Din Kültürü kitabındaki camilerin iç mekânında imam, minber ve mihrap yok. Çocukların gözü demek şimdi buna alıştırılıyor. &nbsp;</p>



<p>Din Dersi kitaplarındaki bu değişimin sürecini araştırmaya başladım, Yapay Zeka ile yazıştım. Şunu diyor:</p>



<p>&nbsp;“Eskiden ilk üniteler doğrudan iman esaslarını (Allah, Melek, Kitap) anlatırdı. 2018 de hazırlanan Maarif Modeli Müfredata “Bilgi ve İnanç” ünitesi eklendi. Birinci ünite oldu.</p>



<p>Eski yaklaşımda, bilim ve din ilişkisine çok az değinilirdi. Yeni konulan Bilgi ve İnanç ünitesinde, vahiy, akıl ve duyuların bir bütün olduğu anlatılıyor.”</p>



<p>Böyle diyor Yapay Zeka.</p>



<p>Bir de siz bakın bakalım, ey suskun ilahiyatçılar! Ruhani Robot “Bilim ve İnanç” ünitesine girecek mi? Neyin hazırlığıdır bu yeni ünite?</p>



<p>Din Bilgisi kitabına Medya Okuryazarlığı ünitesi de koyan bakan Yusuf Tekin’e sorun bakalım, Yeni İslam Modelinde küresel şirketler robot imamlarla mı çalışmak istiyor? Yeni “Bilgi ve İnanç” ünitesinde bizi neye hazırlıyorlar?</p>



<p>Bir yandan küresel pazarda robot imamlar hazırlanırken diğer yanda yerel Roman havasıyla dilencilik yapan sokak şarkıcılarına İlahi söyletiyoruz. Ne yaman kültürel savrulmadır şu yaşadıklarımız! Okullar dilencilerin ilahisiyle çınlıyor, okul bahçesinde ilahiyle çiftetelli oynuyor çocuklar!? Ramazan şenliği adı altında sokağın dilencisini okula taşıdık, eyvah eyvah.&nbsp; Aklıma Roma döneminde Çingeneleri nasıl kötü işlere alet ettikleri geldi. Epştayn tacizcileri tarih boyunca böyle çocuk kaçırma işlerinde yoksul Çingeneleri kullanmıştır. Her zaman ipler parayı verenin elindedir.</p>



<p>Eski köye yeni adet. Okula davulcu zurnacı çağır, çocuklar ilahi söyleyerek çiftetelli oynasın, bağış versinler davulcuya… Minicik çocuklara taciz Din Kültürü dersinde öğretiliyor, kimsenin umurunda değil.&nbsp;</p>



<p>2018 yılı Maarif Modeline hazırlık yılıydı. O zaman basılan 5.sınıf Din Dersi kitabındaki porno resimleri hatırlayın. O sene Lise Din dersi kitaplarındaki müstehcen resimleri hatırlayın. O yıllarda 1.sınıfa başlayan çocukların apış aralarına 5.sınıf öğrencilerinin gelip elle taciz ediyordu. Mahkemelik olmuş veliler var. Bu sorun devam ediyor ve biz ilahi söyleterek şenlik yapıyoruz. Robotlarla zikir gösterisi görürsünüz seneye.</p>



<p>Temiz saf dindarları bile çileden çıkartacak tuzaklar bunlar. Yakında denemesini yaparlar, robot imamın arkasında namaz kıldırtırlar. Hatta robotun eline Abraham Modeli yeni Kuran bile verirler.</p>



<p>Bu satırları yazarken televizyonumda CNN kanalında hava durumu var, durdum, şok yaşadım. Spiker diyor ki “İstanbul’da hava kalitesi iyi. Trabzon’da hava kalitesi kötü.” Kalite sözcüğü bakın nasıl sinsice girdi hava raporuna. &nbsp;</p>



<p>Bütün ders kitapları böyle. Bilinen kavramların yerine hiç yerine oturmayan uyduruk kavramlar ürettiler. Hepimizi şoktan şoka sokuyor bir el. Bir çılgın çıkıp sizin sesinizi ve yüzünüzü alıp yapay zekâya yüklüyor ve sizden bir sapık yaratabiliyor.</p>



<p>İnsanoğlu tuzaklar içinde.</p>



<p>Şimdi buyurun, Maarif Modeli 9.sınıf kitabında namaz kılan adamın resmini izah edin.</p>



<p>Kamera nereden çekmiş, bakar mısınız?</p>



<p>Namaz kılan kişinin önüne geçerek fotoğraf çekilmez, çekilirse namazı bozulur. Kitap bunu öğretmiyor, tersine bu fotoğrafa bakan öğrenciye namaza duran insanın önüne geçmeyi normalleştiriyor. Böyle bir resmin ne işi var Lise Din Kültürü kitabında? &nbsp;</p>



<p>&nbsp;Alt yazısına göre, Allah’a böyle kulluk etmek insanın yaratılış amacıymış: insanın yaratılış amacı diye bir ünite konusu ortada yokken. Bir de akıl karıştırıyor.</p>



<p>&nbsp;YILLAR ÖNCE YAZMIŞTIM, TEKRAR EDİYORUM. ELİNİZDEKİ ESKİ KURAN KİTABINI İYİ MUHAFAZA EDİN. ALTIN DEĞERİNDEDİR.</p>



<p>YENİ İSLAM MODELİ KAPIDA. YENİ KURAN DA YAZAR BUNLAR.</p>



<p>Değerli okurlarım. İnternet videolarında Yusuf Tekin’le ilgili videoların altına yorum olarak Din Kültürü dersi&nbsp; kitaplarına koyduğu müstehcen resimleri ve taciz tetikçiliğini soruyorum. Israrla bu yorumlarımı bir el siliyor. Bilginize.</p>



<p><strong>Doç. Dr. Gülçin Bilge Turna’nın Hazin Ölümü</strong></p>



<p>RTE Üniversitesi öğretim üyesi Doç.Dr.Gülçin Bilge Turna’nın 14 Şubat günü 10.kattan düşerek ölümü Rize’yi yasa boğdu. Her ne kadar savcılık raporunda düşerek öldüğü yazılmışsa da, benim kanaatim hazin intiharı şeklindedir. Tarihte yenildiğimi görmektense ölürüm diyerek intihar etmiş olan çok sayıda vaka ile karşılaşmış bir araştırmacı olarak söylüyorum.</p>



<p>Onun ölümü bana istifaya zorlanmış bir öğretim üyesinin onur intiharı olabileceğini düşündürüyor. &nbsp;İstifa edip de kariyerini sıfırlamak, yani yenildiğini görmek yerine onurunu korumayı tercih etti,. İspatlayamam ama böyle düşünüyorum.&nbsp;</p>



<p>Gülçin Turna, bir ay önce Çin’de bildiri sunmuştu. İnternette yayında olan gezi sonrası video açıklamasında, Çin’de gördüğü kan tahlilini sadece parmak izi ile yapan cihazın Türkiye’ye gelmesini isterim demişti. Ülkesini böyle düşünen bilim kadınıydı. Düşünün ki, bu gerçekleşirse, kan tahlili kuyrukları biterdi, kan laboratuarlarının da sonu olurdu. &nbsp;</p>



<p>İntiharın, tez danışmanlığını yaptığı iki öğrencinin doktora sınavından üç gün sonra gerçekleştiği, bir öğrencisinin tezi sınav komisyonu tarafından red edildiği için sınav sonrası büyük moral çöküntüsü yaşadığı biliniyor. Öğrencileri buna çok üzülüyordu.</p>



<p>Bu intiharı herhangi bir kadın intiharı ile eş tutmalar maalesef Rize’de fısıltı haber olarak dolaşıyor. Tarihimizden örneklerle diyorum ki, gerçek bir bilim kadını gibi onur intiharı yapmıştır.</p>



<p>Ailesine, mesai arkadaşlarına ve öğrencilerine Allah’tan sabır diliyorum. &nbsp;</p>



<p>Sevgili Gülçin Bilge Turna’mızın mekânı cennet olsun, ışıklar içinde uyusun.</p>



<p>Ve Rize’mizin başı sağ olsun.</p>



<p>Ek: Yazımı gözden geçirmek üzere ertesi güne bekletiyordum, gündem değişti, İran’ı yutmaya göz dikmiş emperyalist batının iki canavar ülkesi, İsrail ile ABD, ateşli oklarını havadan İran üzerine göndermeye başladılar. İran cevapsız bırakmadı. Gönlüm kurucu kraliçesi Rizeli Semiramis olan, Zülkarneyn Oğuz Seddini yapan ve tarihte ilk borçsuz ülke olan İran’dan yanadır. Dualarım kahraman İran halkı içindir.</p>



<p>Yıllar önce Ankara&#8217;ya DTCF de yüksek lisans için gelmiş bir Tebrizli Edebiyat öğrencisine şunu demiştim: Biz Çanakkale&#8217;de direndik kazandık ve İran&#8217;ı siz hiç savaşmadan kurtardık. Şimdi sıra sizde, siz direneceksiniz biz kurtulacağız!&nbsp;</p>



<p>Gözlerini yere eğip hazin hazin dakikalarca öyle kalmıştı.</p>



<p>Allah hepimize kuvvet versin, bu uzun bir savaşa benziyor.</p>



<p><strong>Azim ve Karar, 28.02.2026</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DERS KİTAPLARINDA TACİZ TETİKÇİLİĞİ </title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/ders-kitaplarinda-taciz-tetikciligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 22:27:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mahiye Morgül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.azimvekarar.net/?p=7877</guid>

					<description><![CDATA[Mahiye Morgül Yıllardan beri kitap inceliyorum, davalar açıyorum ve artık ders kitaplarında taciz tetikçiliği nasıl yapılıyor gayet iyi biliyorum. Gördüklerimi bu başlık altında yazmaya daha önce cesaretim yoktu. Artık yazacağım, çünkü Epstein tacizcileri her ülkeye sızdılar. Mevcut kitapların arkasında onların kolları var diye düşünüyorum. Çünkü bu kadar çocuk düşmanlığına benim Anadolu kültürüm izin vermez. Her [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Mahiye Morgül</strong></p>



<p>Yıllardan beri kitap inceliyorum, davalar açıyorum ve artık ders kitaplarında taciz tetikçiliği nasıl yapılıyor gayet iyi biliyorum. Gördüklerimi bu başlık altında yazmaya daha önce cesaretim yoktu. Artık yazacağım, çünkü Epstein tacizcileri her ülkeye sızdılar. Mevcut kitapların arkasında onların kolları var diye düşünüyorum. Çünkü bu kadar çocuk düşmanlığına benim Anadolu kültürüm izin vermez.</p>



<p>Her müfredat değişikliği ABD’de o sapık seks tacirleri eliyle üretiliyor. Onlar para kazanmayacaksa bu porno görseller dijital ortamda boşuna üretilmiyor. İngilizce, Türkçe, Din Kültürü, vb bütün kitaplara ekilmiş pornolar sayarım size. En dindar hükümetlerle oluyor bunlar hem de. Hele İmam Hatip kökenli Milli Eğitim Bakanı, bu Ramazan’da dindarlıkta yarıştı, okulları camiye çevirdi. Çatışma ekiyor. Alevi aileleri ayıklamak mı istiyor yoksa?</p>



<p>Bir masraf bir masraf, afişler, ödevler, Ramazan hatıra fotoğraf köşeleri… Afişlerde İslam hilali Hahamın fenerine bağlanmış, yamuk hilal varmış, Yahudi hahamın feneri varmış, umurlarında değil. Ya da amaç bu erozyon, ılımlı İslam.</p>



<p>Ailede Ramazan sofrasında çekilmiş fotoğraflara kadar ödev çeşitleri getirilmiş. Eyvah eyvah&#8230; Yineliyorum, aile fotoğrafınızı internete koymayın, hatta okulun resmi sitesine bile çocuğunuzun fotoğrafını koymayın, çünkü ortalık çok kötü, kız çocuğunun fotoğrafını oradan alıp montaj kolay ile kötü şeylere alet edenler çıkıyor. Uygar dünya bitti, bilin artık. Cumhuriyet o bildiğimiz halkına kol kanat geren sosyal devlet, o birilerinin kamucu komünist dediği o çoktan bitirildi.</p>



<p>Parçalanmış aile fotoğrafını arkadaşlarına göstermeyi çoğu çocuk istemez. Annesi veya babası ayrı yaşayan bir çocuk, ninesiyle yalnız yaşayan bir çocuk, aile sofrası fotoğrafı veremez.&nbsp; Sofrası yoksul olan bir çocuk, keza, öğretmenine öyle resim vermek istemez, onuru incinir.&nbsp; Bu bir mobbingdir, Türk aile kültürüne uymaz.</p>



<p>Ne yapıyor bu bakan, aile resimlerini okula taşıyor; çatışma teorilerine hizmet ettiğinin farkında değil mi? Üstelik memlekette çatışma teorileri tavan yapmışken, PKK Teali Cemiyeti şehit ailelerine savaş açmışken.</p>



<p>Bu bakanın müsteşarlığında başlayan ders kitaplarındaki porno tetikçiliğini dikkate alalım. Durum gerçekten çok ciddidir. Bunu araştırmaya özel komisyon kurulmalıdır. Özellikle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitaplarındaki pornolara İslama aykırı hususlara dosya açılmalıdır.</p>



<p>On yıl önce, 1.sınıf İlk Okuma kitabındaki porno cümleleri dava dosyasına koymuş bir eğitimci yazar olarak, utandığım için dava açamadığım Lise Din Kültürü kitapları on yıl geriye dönük lütfen araştırılsın. Gerçekten müstehcen imajlı çizimler vardı. Lise öğrencisi derste gözü bu resimlere takılırsa gündüz düşü görecek, şeytan çarpmışa dönecekti. &nbsp;</p>



<p>Bülent Arınç da soruyor, ne ettik biz bu öğrencilere, neden İslam’dan kaçıyorlar? Hadi sor bakalım SPAN Amerikan Heyeti neden ortalarda görünmüyor artık.</p>



<p>Ey veli, çocuğunuz şimdi 5. sınıftaysa, 1. sınıfa başladığı zaman 5. sınıftan gelen erkek çocuklar tarafından elle taciz edilmişti değil mi? O sene 5. sınıflara porno çocuk tacizi resimleri, 1. sınıfta senin çocuğuna ise şunlar cümle veriliyordu; &nbsp;</p>



<p>ELLE ELLE ELLE, LALE LALE ELLE ALİ YATAKTA YAT, AYTEN YATAKTA OYNAMA, METE MEME TAT, ER MEME EM, ERE NAR AT… Yeter mi?</p>



<p>O sene böyle okuma yazma öğreten kitabın kaldırılması için kılınız kıpırdamadı. Sustunuz. Milli Eğitim Bakanı kimdi, müsteşar kimdi sormadınız; dindardınız o da sen de.</p>



<p>Savcılığa giderek şikayet ettiniz mi, yoksa sadece okul müdürüne mi gittiniz? Valiliğe veya Milli Eğitim Müdürüne gidenleriniz oldu, biliyorum. Ama ben Ankara’da MEB’na, Talim Terbiye Kuruluna, Temel Eğitim Genel Müdürlüğüne ve DİB’na toplam 500 imzalı şikâyet dilekçeleri verdim. Oy verdiğiniz bütün dindar ve laik partiler sustu. Bu sakat kitapların kaldırılmaları için davalar açtım, televizyonlarda anlattım, basına verdim, kullanmayın bu kitapları red edin, diye çığlıklar attım. Duymadınız. Bir el var herkesin gözünü kapatan.</p>



<p>Ders kitaplarında kız ve erkek çocukları tehdit eden taciz tetikçiliği devam ediyor.</p>



<p>Gelişim psikolojisinde şu vardır; çocukluk çağında çocuğun beynine ekilen tohumlar ergenlik çağında yeşerir. İşte, liseye geçtiğinde oğlun saldırganlaşıyorsa, şiddete eğilim, anksiyete, panik atak, beyin sisi, hiperaktivite vb sorunlar ortaya çıkıyorsa dönüp çocuğun ilkokulda okuduğu ders kitaplarına ve tabletindeki oyunlara ve izlediği filmlere bakacaksın.</p>



<p>Milli Eğitim Akademisi kuruldu, neyi inceler bu akademi? Yoksa gelişim bozuğu çocukları eğitmek için özel terapist sertifikası mı dağıtacaklar. Yani, bebeleri oturt TV karşısına gelişim bozuğu yap, sonra onun da terapistine malzeme sat. Bakın, bu MEB, evde TRT Çocuk izlemeyen çocuğa derste Rafadan Tayfa sokak çetesi dizisi izletiyor. Hem de bununla “dini bayram eğitimi” veriyor. Dalga geçiyor kültürümüzle. İtiraz eden yok, veli de dindar bakan da dindar çünkü. Cumhuriyetçiyim diyen veli de uğramış erozyona, hep hazıra alışmış, kıpırdamıyor.</p>



<p>Sansürlemek şöyle; ülke gündemi bu konuyu gözden uzak tutmak üzere özel hazırlanıyor, 1995 yılından beri böyle.</p>



<p>Eğitimin küresel seks ticaretine hizmet eder hale getirilmesi sürecinde neredeyiz, bir durup düşünelim. Az daha var; liseler 2 yıla iner ve açık öğretime atılır, devlet okulları belediyelere devredilir, o zaman tamamdır.</p>



<p>Ders kitaplarında görüp tespit ettiğim taciz tetikçiliği için TCK’da bir hüküm yok. Bu yüzden, yaptığım suç duyurularına savcılık red kararı veriyor.</p>



<p>Ey değerli veliler, Tanrı’nın size emaneti yavrularınızı korumak için, şu mübarek Ramazan ayı hürmetine, Kuran’dan ilham alarak bir kere ayağa kalkın, bu kitapları red edin, atın lütfen. Ramazan ayını kutlayacak yüzünüz olsun.</p>



<p><strong>Azim ve Karar, &nbsp;19.2.2026</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YENİLDİĞİMİ GÖRMEKTENSE ÖLÜRÜM DİYEN</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/yenildigimi-gormektense-olurum-diyen/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Jan 2026 21:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mahiye Morgül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.azimvekarar.net/?p=7775</guid>

					<description><![CDATA[Mahiye Morgül Dünyayı kendine köle etme hayaliyle büyük savaş hazırlıkları yapan ABD haydut devleti ile karşı karşıyayız. Üçüncü dünya savaşı başka nedir? Milat denilen sıfırlama da buydu. Roma senatosunda Sezar Anadolu’yu sıfırlama (MÖ.64), yani tarihten ve hafızalardan silme kararı vermişti. Kurduğu Anadolu Birleşik Oğuz Orduları ile 22 Oğuz boyunu birleştiren Başoğuzlu (Kolk-his) imparatorumuz 48 yıl [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Mahiye Morgül</strong></p>



<p>Dünyayı kendine köle etme hayaliyle büyük savaş hazırlıkları yapan ABD haydut devleti ile karşı karşıyayız. Üçüncü dünya savaşı başka nedir?</p>



<p>Milat denilen sıfırlama da buydu. Roma senatosunda Sezar Anadolu’yu sıfırlama (MÖ.64), yani tarihten ve hafızalardan silme kararı vermişti.</p>



<p>Kurduğu Anadolu Birleşik Oğuz Orduları ile 22 Oğuz boyunu birleştiren Başoğuzlu (Kolk-his) imparatorumuz 48 yıl Roma saldırılarına direnmiş, Romalı bankerlere olan borçları kaldırmış, Efes’te bir gecede bütün Yahudi bankerleri kölelerine öldürtmüş (MÖ.88 Efes), köle isyanları İtalya’ya sıçramış, köle tacirliğini bitirmiş, köleci Roma imparatorluğunu köklerinden sarsmıştı.</p>



<p>Bu Rizeli Sinop doğumlu kralımız Mohti Oğuz (MHTI OXUS –Antep Zeugma Müzesi) ileri yaşlarında Kırım’a çekilmiş, orada ordusunu toparlarken hain oğlu düşmana teslim olmuş ve hazineleri Atina müttefiki Hazar Yahudisi (Mavi kan) bankerlere vermişti.</p>



<p>Kralımız Mohti Oğuz (Eupatore VI.Mitridate) “Yenildiğimi görmektense ölürüm” diyerek, zehir içti, ölmedi, çünkü her gün panzehir alıyordu, komutanlarına başını kesmeleri için emir verdi ve o şekilde ölebildi. &nbsp;</p>



<p>Ölümüyle dünya tarihine bir kere daha adını yazdıran büyük kralımızdan bize kalan en büyük miras bugün İstiklal Harbimizin de şiarı olan “Ya İstiklal Ya Ölüm” veciz sözümüzdür. Büyük kralların yanlarında zehir taşımalarının nedeni odur; düşmana teslim olmaktansa kendini ölüme teslim etmek.</p>



<p>ABD haydutları Maduro’yu nasıl sokakta teşhir ediyorlar, görüyorsunuz. Tarihte Roma’nın vandalları da böyle yapardı. Yenik düşen Pers Oğuz krallarımızın ailesinden esir aldıkları kadınları demir kafesin içine koyar Roma caddelerinde teşhir ederlerdi. Bu onursuzluğu yaşamamak için Oğuz töresinde yenik düşen kralın ailesindeki kadınlar, kızları ve kızkardeşleri onur intiharı yaparlardı. Şifacı prenses Sarı Gelin onlardan biridir.</p>



<p>Dönelim bugüne. Dünya yeniden sıfırlanıyor, Roma hortladı, tefeci şirket kralları hepsi benim diyor. Sinsice Kartal yuvalarına guguk yumurtası bıraktılar, kurdular tezgâhlarını, sınırsız pervasızlaştılar.</p>



<p>Artık bağımsız devletlerin başındakiler yanlarında zehir taşısın diyorum. Eğer bu bilinçteyseler tabii.</p>



<p>27 Aralık’ta Anıtkabir’de buluşan o güzel insanlarda o ruhu gördüm. Mikrofona konuşan eski subaylardan biri şöyle diyordu:</p>



<p>“<strong>Mücadeleye devam. Kazanır mıyız bilmiyorum. Ama yenildiğimi görmeyeceğim!</strong>”</p>



<p>İşte bu.</p>



<p>Eski ders kitaplarını neden korumaya aldığımı şimdi daha iyi anladınız. Şimdi de, evdeki ata lira altınlarınıza nasıl sahip çıkacağınızı konuşun.</p>



<p>Zor günler için ya da kefen parası diyerek yastık altına koyduğunuz üç beş Cumhuriyet altınına göz dikti küresel efendiler. Yeni altın kanunu geliyor, Nisan’a ertelendi, bandrol alacaksınız, vergisini vereceksiniz. Dünya Bankası Türkiye’de yastık altı ve banka kasalarındaki altın miktarını bilecek ki ona çökebilsin.</p>



<p>Yani düşmanın ülkenize çökmesi için ille de yer altında petrolünüz olmak zorunda değil, bizde yer altında ve yastık altında çokça altın var!</p>



<p>Anadolu’da eskiler neden küplerle toprağa gömerek saklamışlar altınlarını anladınız mı? Düşman gelmeden gömdüğünüz altınlarınız sizin isminizi ve resminizi geleceğe taşıyacaktı. Cumhuriyet altınıdır gömeceğiniz, değil mi? Bakın Urfa’da antik Yeni Ulu Şehir’deki bilgeler (Peygamberler) ata izlerini taşlara kazımışlar ve üzerini toprakla örtmüşler. Bugün, kazdıkça altından müzelerimiz çıkıyor! Taş Tepeler diye uyduruk bir ad koydular, bunları daha sonra konuşacağız. Yabancı arkeolog değil, yerli tarihçiler lazım bize.</p>



<p>Amerika kıtasını tek başına kendine ayıran sömürgeci ABD yönetimiyle geldik aynı noktaya, altına hücum… Hatta döndük ortaçağ köleci Roma devrine. Haydi şimdi dağların başına kaçalım desek artık oraya da gökten geliyorlar.</p>



<p>MÖ.1.yüzyılda, Halk-ya denilen Akdeniz sahilinde, Kaş’da, Kınık tepelerinde MÖ. 1.yy ait Kayı Oğuzların Santos “canlar ateşi” kaya yazısı vardı ya, onun gibi olacağız. (Bkz.Santos Kaya Yazısı) Düşmana teslim olup da Roma’da köle satılmamak için, eşyalarını meydana yığıp ateşe verirler ve ailece el ele kendilerini ateşe atarlar. Onları köle almaya gelen Brutus’a seslenirler:</p>



<p>&nbsp;“Ey Roma’nın haydutları, Sezar’a söyleyin, Kınık’tan bir tek esir alamayacaksınız. Ya İstiklal Ya Ölüm!”</p>



<p>İşte, Mustafa Kemal’in tarihten aldığı ders bu kaya yazısındaydı.</p>



<p>“İstiklal Harbimizin Mayası Santos’un Ateşinden Gelir. Ya İstiklal Ya Ölüm!”</p>



<p>Ve düşmanı yendik. Varlığımızı tarihten sildirmedik. Ve and içtik:</p>



<p><strong>Varlığım Türk Varlığına Armağan Olsun!</strong></p>



<p><strong>Azim ve Karar 10.01.2026</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MAARİF MODELİ DİN EĞİTİMİ KİTAPLARINDA İMAM VE MİHRAP YOK!</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/maarif-modeli-din-egitimi-kitaplarinda-imam-ve-mihrap-yok/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Sep 2025 08:52:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mahiye Morgül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.azimvekarar.net/?p=7491</guid>

					<description><![CDATA[&#160;Mahiye Morgül “İnsanın ontolojik bütünlüğünü esas alan&#160;Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli,&#160;öğrencinin bireysel gelişimini ruh ve beden boyutlarını içeren bütüncül bir bakış açısına dayanır. Bu model, öğrencilerin zihin gelişimlerinin yanı sıra beden ve duygu yönünden de gelişmelerini amaçlamaktadır.”Böyle diyor MEB sitesinde. Felsefenin en çok tartışılan konusu olan “varlık” (ontoloji) konusu nedense Yeni Müfredatın yeni sözlüğünde ana kavram [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>&nbsp;Mahiye Morgül</strong></p>



<p><em><u>“İnsanın ontolojik bütünlüğünü esas alan</u>&nbsp;<strong>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli</strong>,&nbsp;öğrencinin bireysel gelişimini ruh ve beden boyutlarını içeren bütüncül bir bakış açısına dayanır. Bu model, öğrencilerin zihin gelişimlerinin yanı sıra beden ve duygu yönünden de gelişmelerini amaçlamaktadır.”</em>Böyle diyor MEB sitesinde.</p>



<p>Felsefenin en çok tartışılan konusu olan “varlık” (ontoloji) konusu nedense Yeni Müfredatın yeni sözlüğünde ana kavram edilmiştir. Çocukları henüz temel kavramlarla buluşturmadan neden böyle muğlak kavramlarla boğuyoruz? Yoksa bu bize dışarıdan dayatılmış liberalizasyon savaşı&nbsp;mıdır?&nbsp;</p>



<p>Yeni Müfredat her eğitsel kavramı tartışmaya açmakla binlerce yılın bilimsel kavramlarını çöpe atmaktadır. Küresel resetlemeye uygun bir algı bulanıklığı mı yaratılmaktadır yoksa?</p>



<p>Öğretmenlik mesleğinin varlık nedeni ortadan kalkmıştır diyen Ziya Selçuk sıradan birisi olarak değil bakan olarak bunu söyledi. Halk anlamasın diye “ontoloji sorunu var” demişti.</p>



<p>Okulların açıldığı ilk hafta 5.sınıfta okuyan bir kızımıza Matematik öğretmeni Yeni Maarif Modeli hakkında ne düşünüyorsunuz, diyerek ev ödevi verdi. Bu ne bizim soru, bunu tartışacak yaşta bile değil çocuğumuz diyerek babası durumu bana aktardı. Çocukları yaşlarının üzerinde tartışmalı konularda fikir söylemeye zorlayan bir taktik kullanıyorlar, yeni müfredatın belirgin özelliği bu, dedim. Akıl almaz bir şekilde bunaltıyorlar çocukları.</p>



<p>MEB kendi sitesinde ne diyor yeni modeli tanıtırken, baktık, biz de anlayamadık. Yeni bir dil uydurdular, akla ziyan. Ben de ansiklopediye baktım, ontolojinin varlık felsefesi için ne diyor. Tarih boyunca tartışmalı bir kavram çıktı karşıma. Şöyle bir cümle var:</p>



<p>“<em>Değişik&nbsp;<a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Filozof" target="_blank" rel="noreferrer noopener">filozoflar</a>&nbsp;temel varlık kategorileri için değişik listeler yapmışlardır. Ontolojinin temel sorunlarından biri ‘Temel varlık kategorileri nelerdir?’ sorusudur.”</em></p>



<p>Bu okuyunca, 1.sınıf okuma yazma kitabında en çok kullanılan “varlık görseli” geldi aklıma; örneğin cadı, cezve ve gazete resimlerine baktırıp çocuğa “C sesi olan varlık görsellerini işaretleyin”, diyor. Cadı resmi varlık değil, cezve ise bir nesnedir, neden böyle akıl karıştırıcı yönlendirme yaptırıyor diye merak etmiştim. Yeni Müfredatın felsefesi buydu demek ki. Muğlak kavramlarla eğitimi başlatıyor.</p>



<p>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adını koydukları yeni müfredatı sunarlarken hiç de anlaşılır olmayan “<strong>İnsanın ontolojik bütünlüğünü esas alan</strong>&nbsp;<strong>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli</strong>” cümlelerle karşılaşıyoruz. Bu müfredat, tıpkı Amerika’nın Marşal yardımıyla bize kaktırdığı bozuk süt tozları gibi, besini “hiç” olan bir şeydir. Şeytani varlıktır, bize kurulmuş tuzaktır. &nbsp;</p>



<p>5. ve 9.sınıfta başlatılan yeni müfredatın Din Kültürü ders kitaplarını merak ettim. İlk tespitim, bütün cami resimlerinde mihrap yok!</p>



<p>Ontolojik bütünlüğümüzü esas alacak, ne demekse artık, bir de bakan Yusuf Tekin’in dilinden düşürmediği “değerlerimizi” dikkate alacak yeni Din Kültürü, Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu 5. Sınıf kitabına baktım. Gerçekten bütün cami resimlerinde ne mihrap var ne de imam var! Namaz ünitesindeki sekiz adet (s.58, 59, 60, 62, 71, 78, 82, 108) cami fotoğrafının hiç birinde mihrap ve imam yok. Çok şaşırtıcı şekilde ısrarla mihrap resmin dışında tutulmuş. Lise 1.sınıf Din Kültürü kitabındaki cami resminde de mihrap ve imam yok.</p>



<p>Bu kitaptaki cami resimlerinden birinde ALLAH yazısıyla stilize&nbsp;bir&nbsp;tabela yapılmış, gözü rahatsız edecek şekilde&nbsp;mihraptan daha büyük&nbsp;ve&nbsp;camiye asılmış bir tabela görüyoruz. Sağdan sola, soldan sağa tuhaf şekilde iki yönde yazılmış ve çok büyük bir yazı.&nbsp;</p>



<p>Yukarıdaki fotoğrafın göz yanıltıcı başka özellikleri de var; gerçek mihrap kenarından azıcık görünürken, mihrapmış gibi duvara yapılmış mihraba benzer süsler var ve aralarında siyah kapı gibi çıkışlar… Geleneksel İslam sanatlarına uymamaktadır. Görünen insanlar da resmin alt yazısıyla hiç örtüşmüyor; dağınık gelişigüzel oturan birileri orda, bir cemaat değiller.</p>



<p>Bu ders kitabında 1.ünitede akla ziyan bir resim var; dede, oğul, torun birbiri üzerinde kolaj edilmiş! Yeni müfredata göre çocuğun “ontolojik bütünlüğü” görmesi için olsa gerek?! Bu bir olabilemezlik örneğidir, akla ziyandır!</p>



<p>Kitap bu tuhaf resimle başlıyor. İlk şaşırtmayı daha başında yaşayan çocuk bu ders kitabını ciddiye alarak okumaz artık.&nbsp; Resmin yanındaki saçma soruyla bu resmin bağını nasıl kuracak çocuk?</p>



<p>Böyle bir resimle sadece “Yanlışı bul” oynanır. Yazık ediyoruz çocuklarımıza. Eğitim bu değildir. Kanımca insanoğlunun zihinsel gelişimi sıfırlanıyor, neslimiz resetleniyor! İnsanı diğer canlılardan ayıran özelliği zihinsel varlığıdır, işte buna format atlıyor. İnsanın varlık nedeni yok ediliyorsa ontolojik sorun yaratılıyor demektir. Tıpkı öğretmenlik mesleğini ontolojik tartışma konusu yapmak gibi; “bilgiye her türlü erişim var artık, öğretmen şart değil” diye defalarca sözünü etti MEB yetkilileri.</p>



<p>Dönelim şu kitaba.</p>



<p>Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabının resimleri böyle de metinleri sağlam mı sanıyorsunuz. Birinden alıntı yapayım, sakatlığı görülsün.</p>



<p>Metnin adı DÜNYA’YI KİM BOYADI?</p>



<p>Yeryüzünü rengârek bitkilerle donatan Allah’ın varlığından söz edecek sanıyorsunuz, ama olmuyor, öykü sınıfça gittiği sinemada başlıyor, sonra gördüğü bir rüyaymış… Sanal, rüya, karmakarışık bir anlatı ve Allah kavramına bağlamak yerine kördüğüm oluyor her şey.&nbsp; Metnin başlığı da bir başka sorun. Bu sözcükler, Allah kavramı için özenle seçilmesi gereken sözcükler değildir. Oysa Şems suresinden bir cümle yeterdi. Orada der ki;</p>



<p>&nbsp;“Yeryüzünü nebatlarıyla donatana and olsun ki…”</p>



<p>Görüyoruz ki “değerler eğitimi” veriyoruz diye tanıtım yaptıkları Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, tam tersine büyük bir değersizleştirme fırtınası estirmektedir.</p>



<p>2004 yılından beri yaşadığımız değersizleştirme süreci 2024 de şiddetini katlayarak Maarif Modeli adı altında hızla devam ediyor. Artık manevi değerlerimizi de korumakta zorlanacağız. Nerde okuduğumu hatırlamıyorum, Peygamberimizin dediği günlere gelmiş gibiyiz;</p>



<p>“Gün gelecek camilerimizin içi kilise olacak.”</p>



<p>Ezberci eğitime karşıyız diyerek ne çarpım tablosu ezberlettiler, ne geometrik çizim yaptırdılar.. Çocuklar boşluktan birbirlerine şiddete yöneldiler. 20 yıl geçti. Artık camilerin içini boşaltmaya sıra geldi.&nbsp; Bunun adıdır Maarif Modeli.</p>



<p>Öğretmensiz okul… Varlık nedeni kalkmış diyor, ontoloji sorunu varmış</p>



<p>İmamsız cami… Nedir umulan? Onu da robotla mı yapacaklar yoksa?</p>



<p><strong>Azim ve Karar, 28.9.2025</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GENCECİK ÇOCUKLARI NASIL SALDIRGAN YETİŞTİRİYORUZ</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/gencecik-cocuklari-nasil-saldirgan-yetistiriyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Sep 2025 19:37:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mahiye Morgül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.azimvekarar.net/?p=7445</guid>

					<description><![CDATA[Mahiye Morgül &#160;İzmir Balçova Karakolunu basan genç çocuk pompalı tüfekle 2 polisimizi öldürdü. Hepimiz şok yaşadık. Yapay zekaya akıl danışıyoruz. Bir de böyle genç katil çocuklar nasıl yetiştirdik diye soralım. Değişen her eğitim programıyla biraz daha kötüleşti eğitim, gördük. Bu çocukları bizim eğitim sistemimiz yetiştiriyor. Dava açtığım kitapları biliyorsunuz. Lise çağında çete kuran ve suça [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Mahiye Morgül</strong></p>



<p>&nbsp;İzmir Balçova Karakolunu basan genç çocuk pompalı tüfekle 2 polisimizi öldürdü. Hepimiz şok yaşadık.</p>



<p>Yapay zekaya akıl danışıyoruz. Bir de böyle genç katil çocuklar nasıl yetiştirdik diye soralım. Değişen her eğitim programıyla biraz daha kötüleşti eğitim, gördük.</p>



<p>Bu çocukları bizim eğitim sistemimiz yetiştiriyor. Dava açtığım kitapları biliyorsunuz.</p>



<p>Lise çağında çete kuran ve suça bulaşan çocuk sayısı o kadar fazla ki, kendini öldürenleri de buna ekleyelim. Hani kendini balkondan aşağı atan çocuklar vardı, Mavi Balina oynuyorlardı, Matematik kitabının kapağında mavi balina vardı, kitabın içinde “mavi balinayı annem kadar seviyorum” okuma metinleri vardı.</p>



<p>2016 yılında o kitaba dava açmış, kitabı kaldırtmıştım. Bu ders kitapları çocukları canavar ruhlu yetiştiriyor diye yazılar yazdım, o yazılarımdan MEB bana dava açtı. Talim Terbiye’nin başında olan kişi o Matematik kitabının yayıncısıydı. Kendisine hakaret ettiğimi iddia etti ve ben beraat ettim. Ancak çocuklarımıza kötülük yapan ders kitapları basılmaya devam etti, ediyor.</p>



<p>Bu sene 5.sınıf Türkçe kitabına çocukları çete kurmaya özendiren metine bir bakar mısınız? İzmir’de ölüm saçan genç çocuk bir çete mensubu gibi kullanıyordu tüfeği ve sokak çetesi gibi yürüyordu. Başka benzer cinayetlerde de çocuklar cinayeti keyifle anlatıyor. Suçlu gibi davranış göstermiyorlar, algı bozuğu halleri var. Beyinlerine ne ektik?</p>



<p>Hem çocuk filmlerinde hem ders kitaplarında sokak çetesi kurmaya özendiriliyor çocuklar. TRT Çocuk programlarıyla beraber çalışılıyor. Okulda Rafadan Tayfa filmini izleyerek ders yapılıyor. Soru kitaplarında kızlı erkekli çete kuranlarla soru hazırlanıyor.</p>



<p>Böyle şey olur mu demeyin, MEB’da son 20 yıldan beri eğitimbilime aykırı konu hazırlama teknikleri uydurdular. Film izleyerek ders yapmak dahil. Hele İngilizce kitaplarına her yıl sezonun en vahşi filmini 5.sınıf Movie ünitesine soktular. (Bu sene program yenilendi&nbsp; movie ünitesi nereye kaydı tespit edemedim.) Film piyasası kimin elindeyse çocukları onlar eğitiyor, biz değil.</p>



<p>Yeni dağıtılan MEB Türkçe 5.sınıf kitabında geçen yıl çok eleştirdiğim Rafadan Tayfa sokak çetesi tekrar veriliyor. Lütfen siz de merak edin, linkini veriyorum. Geçen yıl bu kitabı ele almıştım, şimdi artan genç çocuk katiller nedeniyle yeniden incelemeye aldım ve yeni kavramsal silahlar eklendiğini gördüm. &nbsp;&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www.turkcedersi.net/dosyalar/2025/2026-5-sinif-turkce-1-kitap.pdf
</div></figure>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www.turkcedersi.net/dosyalar/2025/2026-5-sinif-turkce-2-kitap.pdf
</div></figure>



<p>Bu baskıda değiştirilen ders işleme teknikleri dikkatimi çekti.&nbsp; Paragrafın içinde renkli satırlar var ve her bir rengin anlamı varmış. Kavramlar allak bullak. Bu nasıl metin inceleme tekniğidir böyle? Buna sonra döneceğim.</p>



<p>Milli Eğitimde çocuk bireydir diye diye bireysel çetecilik eğitimi veriyoruz. Bakın, TRT Çocuk dizisi 5.sınıf Türkçe izleme parçası, yapıldı. Olamaz! Çocuk çetesi Rafadan Tayfa&#8230;</p>



<p>Ve, bu hafta reklamını ekrandan duyduğumuz “TRT dizisi “Cennetin Çocukları”nın tanıtımında diyor ki, “Çocuklar siz aslında öldünüz, cennettesiniz!” diyor. Okullar açıldıktan bir hafta sonra yayına girecek. Konu, ölüm üzerine odaklanıyor. Yaşama sarılmak hedefi yok eğitimin. Nereye gidiyoruz?</p>



<p>Böyle bir eğitimden çete de çıkar, ölümü gülerek karşılayan çocuklar da, katiller de.</p>



<p>Türk ailesine göre eğitim hiç vermiyoruz. Amerikan film piyasasına müşteri yetiştiriyoruz. Hiç geometri çizimi yok, hiç dilbilgisi yok, harita çizimi yok, Türk Bayrağı çizimi yok&#8230; Dört işlem bilmeden de sınıf geçiriyoruz ve çocuk hiç bir şeyi ciddiye almıyor, hayatı bir oyun olarak görmeye başlıyor, sinemada öğrendiğini yapıyor artık.</p>



<p>Biz bu çocukların da, iki polisimizin de katiliyiz. Çocuklarını kaybetmiş bir Türkiye kimin planladığı eğitimi uygulamaktadır, biliyoruz; ABD SPAN Eğitim şirketi. BOP eğitim ayağı devam ediyor. Unuttuk; çocuklar bize Allah’ın emanetidir. Hepimiz günahkârız.</p>



<p>5.Sınıf Türkçe-1 kitabında, ilk ünitede boyunca havanda su döverek 11 yaşındaki çocuğun beynini nasıl bulandırıyoruz, bakınız.&nbsp;Konu başlıklarından okuyalım:</p>



<p>“Oyun Durdu! (Dinleme)” (Üç boyutlu gözlükle oyun izleme!)</p>



<p>“Topsuz Basketbol Oyunu” (s.26 Hayalen basket oynama! Satürn’de hastane!)</p>



<p>“Bir İp Bul, Oyuna Başla!” (Yirmi çeşit ipli oyun tarifi!)</p>



<p>“Öğretmenin Sevinci” (Emekli öğretmen uçurtma yapmayı seviyor!)</p>



<p>“Oyuncakların Oyuncağı Olmak” (Oyuncakçıya şiir!)</p>



<p>“Üretim Zamanı” (Mangala taş oyunu!)</p>



<p>Bir sonraki ünitede Atatürk var. Hatalı resimlendirilmiş “Atatürk ve Sığırtmaç Mustafa” başlıklı öyküde onca yanlış bir arada. Görsellerle oynadıkları gibi anlam bozukluğuna sebebiyet verecek kadar metinle oynamışlar. Aşağıda, metinden alıntı yaptım ve itirazlarımı paranteze aldım:</p>



<p>“Bu arada Gazi Mustafa Kemal Yalova&#8217;daydı. Çalışmalarını bitirdikten sonra Gazi, yöreyi daha iyi tanımak için kurmaylarıyla (Hayır! M.M.) &nbsp;birlikte gezintiye çıkmıştı. Hava kararmaya başlayınca da çiftliğe dönmek üzere yola koyuldular. Fakat hiçbir yol onları çiftliğe götürmüyordu. (Hayır.M.M.) Açık söylemek gerekirse kaybolmuşlardı. (Hayır! M.M.) Gazi ve yanındakiler bir süre sesli düşündükten sonra, farklı bir yolu denemeye karar verdiler ve atlarını oraya sürdüler&#8230; (Hayır! M.M.)”</p>



<p>Metindeki resimleri merak etmenizi ve linke girip görmenizi rica ediyorum.</p>



<p>Gerçek fotoğraf kenarlarından tırtıklanmış halde, tasviri çizimde ise Atatürk arkadan ve çok uzaktan seçilemez halde, siyah suluboyayla, minicik, yani Atatürk’ü bir nokta kadar küçültrek resmetmişler. &nbsp;</p>



<p>&nbsp;Ders işleme teknikleri değişmiş. Metinden alıntı yapılarak 1.Kitapta s. 56 ve s.57 den iki örnek:</p>



<p>“Bağımsız Betimleme Paragrafı Örneği”: (Linke girince renkli satırlara dikkat! M.M.)</p>



<p>&#8220;Rafadan Tayfa&#8221; çizgi filminin önemli karakterlerinden biridir Basri amca. Yetmişli yaşlarda, zayıf ve orta boylu, beli de hafif büküktür. Saçlarının çoğu dökülmüştür, kafasının üst kısmında kırlaşmış az bir saçı kalmıştır. İri, kahverengi gözleri; yuvarlak bir burnu ve çenesine kadar inen kırlaşmış favorileri dikkat çeker. Kaşları genelde çatıktır. Alnında birkaç kırışıklık vardır. Çoğunlukla takım elbise giyer ve elinde hep bir baston taşısa da göründüğünden daha çeviktir. Mahalleli tarafından sevilen ve saygı duyulan Basri amca, sinirli biri gibi görünse de çocukları çok sever, onlara karşı cömert ve merhametlidir. Ayrıca ilerleyen yaşının verdiği olgunluk, sahip olduğu deneyim ve bilgi birikimi de dikkatlerden kaçmaz. Tüm bu özellikleriyle Basri amca, &#8220;Rafadan Tayfa&#8221;nın özgün karakterlerinden biridir.</p>



<p>“&nbsp;Metin İçi Betimleme Paragrafı Örneği”&nbsp;(Linke girince renkli satırlara dikkat! M.M.)</p>



<p>&#8220;Rafadan Tayfa&#8221;nın huysuz ihtiyarı olarak bilinen Basri amca; yetmişli yaşlarda, orta boylu ve zayıf bir adam&#8230; Kafasının üstündeki kırlaşmış saçları ve eski Türk filmlerindeki oyuncuları andıran uzun favorileri, bir anda yaşını ele veriyor. Alnındaki iki çizginin altında duran çatık kaşları ise onun hep sinirli biriymiş gibi algılanmasına sebep oluyor. Basri amcanın bu algının aksine komşularını, özellikle de çocukları çok sevdiği, onlara karşı cömert ve merhametli olduğu hemen anlaşılabiliyor. Üstelik mahalleli de onu seviyor; bilgili, görmüş geçirmiş biri olduğu için ona saygı duyuyor.”</p>



<p>Kitapta, renklerle ilgili sorudan renklerin mesajını öğreniyoruz:</p>



<p>“Paragraflardaki&nbsp;yeşil rengin fiziksel,&nbsp;kırmızı rengin kişilik&nbsp;özelliklerini anlattığını;&nbsp;mavi rengin ise giriş ve sonuç cümleleri&nbsp;olduğunu belirleyebildik mi?”</p>



<p>Değerli okurlarım, şimdi iki metin inceleme paragrafına dikkatle bakın, ikisi de aynı insandır, ancak iki farklı insan tasviri yapılıyor. Oysa Türkçe 2.kitaptaki ana metinde bu dede çocuklara bayramlık hediye dağıtmıştır ve o gün bir dini bayram günüdür. Anlatımda çelişki var. “Huysuz yaşlı adam…” Bu mu verdiğimiz eğitim?</p>



<p>Ayrıca, öğrenci henüz 2.kitaptan ana metni okumamıştır, çocuğa ön fikir olarak bu iki farklı tasvir okutuluyor. Bu nasıl beyin bulandırma tekniğidir böyle?</p>



<p>Ayrıca, aynı anlatım biçimi için iki ayrı tanım kullanılmış; “Bağımsız Betimleme” ve “Metin İçi Betimleme”. Böyle ikircikli kavram eğitimi olmaz. İnsanın beyni bulanır.</p>



<p>Gelelim Türkçe 2.Kitaptan alıntıladığım bölümlere…</p>



<p>TRT Çocuk televizyonu Rafadan Tayfa dizisinden “Bugün Bayram”&nbsp; bölümü Türkçe izleme dersi oluyor. Film izleme dersi olmaz. “İzlerken anlamadığın kelimeleri yazın” komutu olmaz.&nbsp; &nbsp;Sonra, s.27’deki çizgi resimlere “varlık” denilmez; çizgi filmden bir kare görseldeki varlıkları soruyor!</p>



<p>Hemen altında (s.28) Metin İşleme bölümünde “istasyon tekniği” diye uydurulmuş bir teknikle ders işlemektir? Diyor ki:</p>



<p>“Dinî bayramlarımızla ilgili aşağıdaki etkinliği yönergeler doğrultusunda istasyon tekniğini kullanarak yapınız.”</p>



<p>“Bilgi İstasyonu&#8221;nda dinî bayramlarla ilgili bildiklerinizi yazınız. • &#8220;Şiir İstasyonu&#8221;nda kâğıda bir dörtlük de siz ekleyiniz. • &#8220;Hikâye İstasyonu&#8221;nda bir önceki arkadaşınızın bıraktığı yerden hikâyeyi devam ettiriniz. • &#8220;Slogan İstasyonu&#8221;nda dinî bayramlarımızla ilgili çarpıcı, kısa sloganlar yazınız. • &#8220;Resim İstasyonu&#8221;nda yapılan resme siz de eklemeler yapınız.”</p>



<p>Türkçe dersinde “istasyon” kelimesi bu kadar yanlış kullanılmamalı.</p>



<p>Kavram karmaşası yaşatıyoruz çocuklarımızı, akıl sağlıkları bozuluyor. Sonra da &nbsp;internetten çete kurup tuzaklara çekilebiliyorlar.</p>



<p>Tam bu yazıma noktayı koymak üzereydim ki Nepal’den parlamentoyu ateşe veren bir gençlik hareketi ve ülkede hükümetin istifa haberi izledim. Dünya bilinmeze sürükleniyor. Teknoloji medeniyet değildir, teknolojiyi elinde tutan büyük çete yönlendiriyor çocuklarımızı ve bir eğlence sunar gibi düşürüyorlar tuzaklarına.</p>



<p>Okulda verdiğimiz eğitim değil; milli ve manevi değerleri yok etme, kavramları bozma, anlam karmaşası, şiddete meylettirme, vb… Bu zihin bulandırma silahlarını çocuklara MEB eliyle sıkıyoruz, sonra da o çocuklar bizden aldıklarını bize çeviriyor. İşte, bir genç çocuğun İzmir Balçova Karakoluna saldırdığı gibi, polisimize pompalı tüfekle saldırıyorlar.</p>



<p>Hepimiz bu genç çocukların eğitiminden sorumluyuz. MEB de, TRT de, Kültür Bakanlığı da, TÜBİTAK Eğitim Dairesi de, sinema piyasasını ders kitaplarına sokan yazarlar da, &nbsp;eğitimi Amerikan film piyasasına teslim eden hükümetimiz de.</p>



<p>Genç çocuklarımızı verdiğimiz kötü eğitimle biz saldırganlaştırıyoruz.</p>



<p><strong>Azim ve Karar, 10.09.2025</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SEVGİLİ VELİLER HAYDİ GÖREVE</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/sevgili-veliler-haydi-goreve/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Sep 2025 20:50:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mahiye Morgül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.azimvekarar.net/?p=7428</guid>

					<description><![CDATA[Mahiye Morgül Liseleri budamaya sıra geldi. Ön çalışma yani kitleleri buna hazırlama ekranlara düşmeye başladı. Bir de bakan kendi konuşuyor ki inanılır gibi değil, kalkmış 8 yıllık kesintisiz eğitim isteyenlere yükleniyor. O seninkilerin planladığı şeydi atma başkalarının üzerine. Amerikan heyeti SPAN ekibi işin başına bunun için getirildi. İlk sekiz yıl çocuğun çizimli geometri gibi, iş [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Mahiye Morgül</strong></p>



<p>Liseleri budamaya sıra geldi. Ön çalışma yani kitleleri buna hazırlama ekranlara düşmeye başladı. Bir de bakan kendi konuşuyor ki inanılır gibi değil, kalkmış 8 yıllık kesintisiz eğitim isteyenlere yükleniyor. O seninkilerin planladığı şeydi atma başkalarının üzerine.</p>



<p>Amerikan heyeti SPAN ekibi işin başına bunun için getirildi. İlk sekiz yıl çocuğun çizimli geometri gibi, iş bilgisi gibi, sanat ortaokulu dersleri gibi, el becerileri geliştirilmemeliydi. Niteliksiz iş gücü diyorlar, beceriksiz nesiller deyin siz.Ş anda gördüğünüz,elinde telefon bilgisayar, ama bir çekiç tutamaz, bir meyve dikemez, bir iğneye iplik geçiremez, makas tutamaz bayrak çizemez…</p>



<p>Diyor ki Yusuf Tekin, 8 yıllık eğitim 28 Şubat’ın eseridir.</p>



<p>Atma Recep din kardeşiyiz. Ha şöyle dersen bak olur; AKP iktidarı 28 Şubat mağduriyetinin üzerine topluma özgürlük diye sunuldu. AKP iktidar yapıldı ve onlar ne yaparsa İslam adına yaparlar diye halkı arkasına aldı, mahvettiler eğitimi. &nbsp;</p>



<p>Evet, halk bunu yuttu ve Amerikan heyetleri MEB içerisinde, TUBİTAK içerisinde ve YÖK içerisinde rahatlıkla kurumlaştı, şu saçma müfredatı çıkardılar. Parçaladıkça parçaladılar dersleri, kuş kadar ve karmaşık yalan yanlış anlatımlarla şişirdiler kitapları. 4+4 derken 5.sınıfı tümden kaldırdılar, hepimiz yuttuk; o yılın ders konuları orta sona alındı!</p>



<p>Liseyi de ötelemeye sıra geldi, Trigonometri olmasın demeye başladı, yetmedi, lise 2 yıl, diğer iki yıl da çocuğun seçtiği fakülteye hazırlık dersleri için en az 2 yıl, açık öğretim.</p>



<p>Ben yoruldum anlatmaktan. Ancak liseye geçiş sınavında çocuğu toslayan aileler bana sormaya başladı. Lise umutları kesilmiş olan bir arkadaşıma şöyle yazdım. Belki okurlarımdan birinin işine yarar, buraya alıyorum.</p>



<p>İlkokul 5.sınıf tümden kaldırıldığı zaman, o sınıfta okutulan Fen ve Matematik programı da dışarı atıldı ve o sınıfı öğretecek öğretmen de artık yoktu. Böylece tüm ilk-orta-lise müfredatında koskoca bir boşluk oluşturuldu.&nbsp;</p>



<p>O boşluğu doldurmak gerekiyor ki çocuğumuz gelecek yılların konularını sağlam olarak aklına oturtabilsin.&nbsp;</p>



<p>Sadece 5.sınıf Fen ve Matematik konularını tamamlamakla şimdi çocuğumuz 4 sınıf yukarıya atlar. Bu temelle alacağı Lise Fen dersleri onu şimdinin fakülte seviyesine hatta daha yukarı doktora seviyesine çıkartır.&nbsp;</p>



<p>Sınavla sınıf seviye belirleme modeli eli kulağında geliyor. Bu sabah YÖK&#8217;ten bir yetkili açıkladı ki, 11 ve 12.sınıf Üniversite hazırlık sınıf yapılmalı! Ayrıntılarını söylemiyor, ama sistem Liseyi çok az dersle 2 sınıfa indirme planı var.</p>



<p>Üniversite ön kolej 2 yıl hazırlık olunca seçtiğin fakülteye hazırlık konuları, isteyen özel kurslarla&#8230; Yani açıktan okuma.</p>



<p>O zaman ben çocuğumu&nbsp;şimdiden açıktan iyi bir mühendislik fakültesine göre hazırlarım!!!</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; BUNU ÖNERİYORUM.&nbsp;</p>



<p>Şimdi dikkat: İyi bir fakülte için bir de İngilizce hazırlık dayatacaklar, TOEFL gibi 2 yıl paralı, seviye belirleme sınavı yapar durur, çok para emerler.</p>



<p>O zaman, biz de şimdiden o seviyede İngilizceye çocuğumuzu hazırlayalım. Bunun için bende 1988 yıllarında Amerikan Derneği Kurslarında kullandığım tam set kurs kitapları var. OXFORD İngilizcesi, 18 ayda öğretiyordu. (Şu anda İngiltere&#8217;de bunu terkettiler, kendi&nbsp; çocukları bile guguk bırakıldı.)&nbsp;</p>



<p>Şimdiden kendimiz doğru İngilizce öğretirsek Üniversite İngilizce &nbsp;hazırlık kurslarını atlatır. &nbsp;</p>



<p>Çocuğumuzun şimdi en verimli öğrenme yaşını İngilizce ve Fen Bilimleri ile sağlam kurarsak fakülteler onu havada kapar, Prof.Oktay Sinanoğlu gibi tık tık sınıfları atlayarak Matematik profesörü olur. Anımsayalım, Oktay Sinaoğlu 1958 de Ankara TED Kolejinde bu iki alanda aldığı eğitimle ABD de hoop diye profesör olabildi.</p>



<p>Çocuğunuzun şimdi kaydolduğu özel liseye boşuna para vermeyin, düz bir devlet lisesine yazdır, boşta görünmesin. Ama biz ona kendi programımızın dersini öğreteceğiz. &nbsp;</p>



<p>1. İngilizce; eski Türk Amerikan Derneği kurs kitaplarıyla.</p>



<p>2- Fen ve Matematik- Geometri konuları; İlkokul 5.sınıftan itibaren, Lise1-2-3 aldığı sınıfa kadar.&nbsp;(Bu ders kitapları halen internette Mayana kitaplığımda ücretsiz erişimdedir.)</p>



<p>3-Ruhsal rahatlama; haftalık sosyal gruplarla olabildiği kadar, müzik, spor, halk oyunu, resim.&nbsp;</p>



<p>İşte böyle. Kendi çocuğunuzun eğitimini devletten bekleme vakti geride kaldı, Yeni Cumhuriyet dedikleri böyle, liberal parçalı bireysel eğitim sistemine geçtik.</p>



<p>Yusuf Tekin ne dediğini bilmiyor sanki, ama öyle değil. Apaçık söylese o koltukta bir gün bile oturamaz. Onun için kem küm ediyor, kimse de bir şey anlamıyor. Bir yandan da Alevi açılımına seçmeli ders sistemi hazırlıyorlar, onu saklıyor. Dedelik öğreticiliği kursları var sırada.</p>



<p>Liseyi üç yıldan dört yıla çıkartan da kendileriydi. O zaman demiştim, hem içini boşaltıyorsunuz, hem eğitim süresini uzatıyorsunuz, adam kandırıyorsunuz, sonra da 2 yıla indireceksiniz.</p>



<p>Bundan sonra ne var diye soracak olursanız;</p>



<p>a-Okullar yerel yönetimlere bağlanacak.</p>



<p>b-Parçalı özerk bölgelere göre ana dilde eğitimler tetiklenecek.</p>



<p>c-MEB kaldırılacak, Cumhurbaşkanlığına bağlı Eğitim Dairesi Başkanlığı kurulacak.</p>



<p>Ama Kürt ağalarının hepsi de tüm dersleri İngilizce olan kolejlerde okutacak çocuklarını. Osmanlı son elli yılda nasıl azınlık okullarıyla ve Amerikan kolejleriyle doldurulduysa, öyle. Çok severler Osmanlı’nın son elli yılını.</p>



<p>Ama Yusuf Tekin Alevi çocukları ayırmakta çok zorlanacak. Binlerce yılın Anadolu Türklüğü ordadır. Alevilerle Ermeniler, Ermenilerle Oğuz boyları ve Kürtlerle evlilikler… Oğuz töresidir. Cumhuriyet bizi bir daha kaynaştırdı. Dünyada evliklerle kaynaşmış tek ve en büyük millettir Türk milleti. Anadolu Türkleri işte bu çimentodur, asla mozaik değildir. &nbsp;</p>



<p>Ermeniler ağır bedeller ödediler ve aynı tuzağa bir daha gelmeyecek kadar ders aldılar. Artık “Ermeni soykırımı yoktu, neden böyle diyerek kin tohumu ekiyorsunuz?” diyorlar. Aynı şekilde Kürtlere de soykırım yaptığımız iftira atılıyor. Eminim biz burada millet olalı 2 bin değil 3 bin yıl olmuştur.</p>



<p>Evet. Anadolu’da antik bilimevlerimizi yerle bir edip üzerlerine haç çizdiklerini anımsatıyorum. Bilimi yeniden yok ediyorlar, liseyi buharlaştırıyorlar. Kendi çocuğunuzu kendiniz eğiteceksiniz. Benden söylemesi.</p>



<p>Sevgili veliler, haydi göreve.</p>



<p><strong>Azim ve Karar, 6.9.2025</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MİLLETİ PARÇALAMA KOMİSYONU İLE EŞGÜDÜM EĞİTİM KOMİSYONU</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/milleti-parcalama-komisyonu-ile-esgudum-egitim-komisyonu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Aug 2025 09:31:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mahiye Morgül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.azimvekarar.net/?p=7331</guid>

					<description><![CDATA[Mahiye Morgül &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; Komisyonun adı Milli Birlik ve Dayanışma Komisyonu olsun diyen bir sözde milliyetçi parti bu “milleti parçalama” masasına Öcalan’ı temsilen katılanlar arasında Pakratuni Ermenileri de görebilir. Her şey yalanlara bulandırılmış halde ve MEB ile eşgüdüm çalışılıyor. Şu komisyonda gündemin biri “barış için eğitim” olsa, orada bir başlık da Kürtlere ve Ermenilere ayrılık tohumları [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Mahiye Morgül</strong></p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Komisyonun adı Milli Birlik ve Dayanışma Komisyonu olsun diyen bir sözde milliyetçi parti bu “milleti parçalama” masasına Öcalan’ı temsilen katılanlar arasında Pakratuni Ermenileri de görebilir. Her şey yalanlara bulandırılmış halde ve MEB ile eşgüdüm çalışılıyor.</p>



<p>Şu komisyonda gündemin biri “barış için eğitim” olsa, orada bir başlık da Kürtlere ve Ermenilere ayrılık tohumları ekmek üzere yeni müfredat hazırlamak öncelikli olurdu. Buna hiç gerek kalmadı. Çünkü MEB yeni müfredatı buna göre hazırladı bile.</p>



<p>Dinlediniz mi Yusuf Tekin’in 31 Temmuz Kızılcahamam formatörlerine nutkunu? Büyük bir heyecanla anlatıyor yerel kültürlere yönelik bölümü, onu en mutlu eden konu buymuş. Bakan yapıldığında ilk açıklaması oydu, en büyük hayali ruhban okulunu açmaktı. Şimdi “farklı kültürlerin eğitimini vereceğiz” diyor. Toplumsal çatlamalar, kaynaşmak yerine parçalayıcı tohumlar ekecek. Bir yandan da lise fen derslerini yok etti, “trigonometri isteyen fakültede gitsin okusun” dedi. Peki fakülte mühendislik müfredatını ne yaptın?</p>



<p>Eğitimi bir bütün olmaktan çıkardılar, paramparça ettiler. BOP planı işliyor.</p>



<p>Türkçe cümle kurma sorunu var Yusuf Tekin’in, başladığı cümle ile bitirdiği cümle birbirinden kopuk. Dilinin altındakiler kopuk kopuk dökülüyor. Bölgesel kültürel farklılıkları öne çıkartan kitaplardan söz ediyor. Milli Birlik değil Milleti Parçalama komisyonu ile paralel eğitimde de bölgesel parçalı eğitim getirdiğini anlıyoruz. Millet birliğini sağlamak üzere verdiğimiz Milli Eğitim komisyondan önce bitti. Osmanlıdaki zümrelere döneceğiz.</p>



<p>Türkler ve Kürtler asker ve çiftçi olacak. Rumlar ticaret yapacak. Ermeniler esnaf ve zanaatkar olacak. Yahudiler parayı yönetecek, tefeci bankerler, kara ve deniz taşımacılığı, madenler ve yönetici zümre bunlar olacak. Kürt aşiret ağaları da tarikat ve cemaatleri güdecek. Hani bana diyen olursa, ona da mecliste Türkiye Milletvekilliği ile sus payı verilecek.</p>



<p>Ben size Millet kavramı tarihte nasıl doğdu onu anlatayım. Romalı kralların Asya seferlerinden bıkıp yorulan Oğuzlar birlik olmaya başlamışlar, birleşik ordular kurmaya başlamışlar. İlk birleşip onluk sistem ordu kuran Millet Kafkasların ve Karadeniz’in Oğuzlularıdır. 22 Oğuz boyunu birleştiren VI.Mitridate (Eyzi Beyi, Mete Oğuz) burada en önemli isimdir. Onun halkına batıda Milet halkı denildi. Karısı emine’ye sevdalık mektupları Rize kalesinden götürülen ganimetlerin içindeydi ve o mektuplardaki manilerle Fransa’da yapılmış operanın adı da “Miletli Emine’ye Mektuplar” şeklindedir.</p>



<p>Milet, “Birleşmiş kaynaşmış halk” demektir, bugünkü karşılığı ULUS’tur. Yerel Oğuz lehçelerinde Ulus, LES, LAS, LAZ, LAT, MELAS, MALAT, MİLET. MİLETOS gibi söylenişleri vardır. Miletoslu bilge TALES’in adı, Ata-Les, Ege bölgesinde şehir krallıklarını tek merkezden yönetecek bir komite kurmasından geliyor. Atina saldırılarına karşı birlik olma töresi onunla başlamıştır. Önemli bir “millet” olma merkezini Karyalı Karadenizli (Miletli) LAT MAUTU’nun Beş Parmak Dağlarındaki kaya yazısında görebiliyoruz. Efes’ten Milas dağlarına kaçarak burada nasıl bir kaynaşma programı ile karşılaştıklarını o kaya yazısından okuyorduk. Ancak Milas kaya yazılarına 2012’li yıllarda kezzap dökülerek tarihten silindi.</p>



<p>Hangi Kültür Bakanı zamanında ve hangi Milli Eğitim zamanında oldu bu antik yazıları kazımalar, sormalıyız. Tarihten ve Hafızalardan silme cezası 2 bin yıldan beri uygulanıyor bize. Bu cezanın adı Sezar yasasıdır bu. Suriye için telaffuz ediliyor, ama Anadolu içindedir. Milet uygarlığını ortadan kaldırma, bilim evlerini. heykellerini, saraylarını yok etme, Miletli Oğuz beylerinin adını ağzına almaya ceza verilen Roma cezası. İşbirliği yapan krallar atadı Sezar, onlarla yeniden parçaladılar Akmenid Oğuzlu Bilim devletimizi. İnsanlık altın çağını yaşadı Roma’dan borç almayarak, yüzlerce bilim adamı yetişti buradan. Tales de onlardan biriydi.Miletos adını yazdı tarihe.</p>



<p>Bir de Rizeli Mohti Oğuz, Laz Mete. Karyalı Milaslı yöneticiler Doğu Karadeniz kökenliydi. Milet kültürü, tüm Karadeniz’in etrafında egemendi, Roma’dan borç almadan kendilerini yönetiyorlardı, kendi kendisinin efendisi olanların denizi demekti Ponti denizi, Epanti/Efendi Halk.</p>



<p>Roma parçalanıp yıkılırken, bazı&nbsp; Avrupalı filozoflar “birlik” teması işlemeye başladılar. İtalyan Birliğini savunanlar birlik temasını işlemek için Etrüsk efsanelerindeki Miletli Emine efsanelerine ve onun kocası Rizeli Pontus kralı VI.Mitridate’ye sarıldılar.&nbsp; Mozart, Mitridate operasını o zaman besteledi. Daha yakınlarda, 1800’lerde İtalyan birliğini savunan bir yurtsever general Garibaldi de Osmanlı’ya sığınmış, Beyoğlu’nda bir otelde yaşamıştır. (Aynı yerde açılan bir restorana onun adı verilmiştir.)</p>



<p>Tarihte halkını Roma yağmacılarından korumak için ilk MİLLET olmuş Anadolu halkını örnek alan Avrupalı generaller bize sığınırken, bugün bizi parçalamak için içimize adamlarını salıyorlar, bize “parçalayın kendinizi” diye masalar kuruyorlar. &nbsp;Öğretmen zümre masaları ile eşgüdüm.</p>



<p>Oysa antik tarihte Birliğimiz Dirliğimizdir diye bir Oğuz töremiz vardı. Kendini koruma refleksidir bu töre. Vahşi batı Akdeniz’in korsanları, Cenevizli Venedikli Romalı bankerler yani, kime saldırıyordu, bizdik saldırılan halk, yine aynı saldırı altındayız. İşbirlikçileri o zaman da vardı, bugün de. Bakın, dinini değiştirene ticaret hakkı veriyordu, Rum olmak böyleydi.</p>



<p>Parçalı Zekacılar (Maltiple Entelligence) gibi uydurma bir teoreme atıfta bulunanlara akademik unvan dağıttılar. Onlar para kazandı bu işten. Din değiştirerek para kazanmak gibi. Şimdi sahte diplomalarla kariyer dağıtılıyor, aynı mantık. 2004 dönüm noktasıdır, MEB de bu tayfa saltanat kurdu, Parçalı Zeka kuramına atıf yapmayanların önü kesildi.</p>



<p>Bu hafta karşıma Müzik müfredatını nota öğretmeyecek kadar kuşa çeviren ekip çıktı ve bu zümreleri toplayan görevlinin akademik kariyerine baktım, yanılmadım, parçalı zekacı çıktı.&nbsp; Şimdi parçalı müfredatın Lise ayağını gösterecekler bize; Yusuf Tekin’in ağzından dinleyin.</p>



<p>“Beceri derslerini okul dışına atacağız. “</p>



<p>Peki, beceri dersleri hangileridir? Hani temel dersler içinde saydığımız Resim Müzik ve Beden Eğitimi dersleri var ya, çocuğun zihinsel fiziksel ve ruhsal gelişimini destekleyen ana dersler… Bunların tanımını Ziya Selçuk 2004’de. “beceri dersleri” diye değiştirmişti. Tebliğler Dergisinde yayınlamıştı bu genelgeyi, ben de ordan aldım kendi kitaplarıma ve mahiye.com sitemdeki “MEB Belgeleri” kutusuna koydum. Böylece bu derslerin öğretmenleri devlet okuluna tayin olmayacak, ne yapacaklar?</p>



<p>Yusuf Tekin yarım ağız konuşuyor. Açık konuşamaz, gerçeği halk anlarsa kıyamet kopar.</p>



<p>Çocuklar bu dersleri okul dışından almak isterseymiş… Ne demek bu? Parası olanlara göre.</p>



<p>Devlet okulunda bu derslerin öğretmenine tayin yok demektir. Hele Liseler kısalırken sınırsız açık öğretim sınav piyasasına atılıyor. Lise öğretmenini dışarı atıyoruz diye Bakan bey bunu böyle diyebilir mi? Onun için dili takılıp duruyor, lafı toparlayamıyor.</p>



<p>Dahası var.”Beceri dersleri” tanımını bu üç dersle bırakmadılar, Din Kültürü Ahlak Bilgisi, Bilgisayar ve İngilizce derslerini de bu tanıma soktular. Temel eğitim herkese eşit ve parasız olmaktan çıkartılıp nasıl parçalayarak piyasaya atılıyor, görüyorsunuz. Kaç aile bu dersleri piyasadan parasını vererek satın alabilir? Bakan Tekin diyor ya, “Bugün bilgiye ulaşmanın çok değişik yolları var.” Ama parası olanın ve her çocuk aynı MİLLİ duruşla bilimsel eğitim almayacak, okul dışında “toplum hizmeti” adı altında vakıf cami STK vb etkinlikleriyle de not alabilecek. Bu ne uyduruk derstir, bunlar ders değil etkinliktir.</p>



<p>Türk Milletinin tanımı da Türkiye Vatandaşlığı olarak çoktandır Baykar reklamlarında halkın beynine nakşediliyor.</p>



<p>Bakana göre Milli sorun şu anda Orman yangınları, bu nedenle 2025 ders yılı başında ilk ünite “Ormanı Koruyalım” olacakmış, peki, bu bir parmak bal. Ya sonra, Türkiye haritasını bile Coğrafya’dan çıkardınız! Ülkesini bir bütün olarak görmesin çocuk!!!</p>



<p>EĞİTİMDE BİRLİK YASASI çoktan bitti. Siz sevgili CHP vekilleri, Anayasayı komisyona getirmeyiz deyin istediğiniz kadar. Anayasa çoktan delindi, Eğitimde Birlik paramparça edildi bile. &nbsp;</p>



<p>Yusuf Tekin keyiften dört köşe Türk Ulusunu zihinlerde parçalamanın eğitim görevlisi olarak işin başındadır.&nbsp;</p>



<p>Bütün komisyonlar Milli Eğitim Bakanlığı ile eşgüdüm çalışıyor, görüyorsunuz.</p>



<p>Mahiye Morgül</p>



<p><strong>Azim ve Karar, 5.8.2025</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NOTA ÖĞRETMEYİN</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/nota-ogretmeyin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Aug 2025 21:39:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mahiye Morgül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.azimvekarar.net/?p=7313</guid>

					<description><![CDATA[Mahiye Morgül&#160; Temmuz&#8217;un son haftasında Erzurum&#8217;da Ortaokul müzik öğretmenlerine bir seminer verildi. Bütün illerden 200 müzik öğretmeni çağrıldı. Hizmet içi eğitim amaçlı değil, tam tersine müfredatı kuşa çevireceklerini duyurmak için yapılmış bir toplantıydı.&#160; &#160;Maarif Yüzyılı Müzik Semineri denilen türden bir seminer. Prof.Süleyman Tarman bu seminerde görevliydi, paylaşımına internette rastladım. Seminerin özeti şu: &#8220;İlkokulda nota öğretmeyeceksiniz, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Mahiye Morgül&nbsp;</strong></p>



<p>Temmuz&#8217;un son haftasında Erzurum&#8217;da Ortaokul müzik öğretmenlerine bir seminer verildi. Bütün illerden 200 müzik öğretmeni çağrıldı. Hizmet içi eğitim amaçlı değil, tam tersine müfredatı kuşa çevireceklerini duyurmak için yapılmış bir toplantıydı.&nbsp;</p>



<p>&nbsp;Maarif Yüzyılı Müzik Semineri denilen türden bir seminer. Prof.Süleyman Tarman bu seminerde görevliydi, paylaşımına internette rastladım. Seminerin özeti şu:</p>



<p>&#8220;İlkokulda nota öğretmeyeceksiniz, yeni müfredat buna göre hazırlanıyor.&#8221;&nbsp;</p>



<p>Katılanların çıkardığı özet bu.&nbsp;</p>



<p>Ancak ben eğitimci yazar olarak eğitimde küreselci dönüşüm sürecini takip ettiğim için biliyorum, müfredat bir kere daha hafifletiliyor.&nbsp;</p>



<p>Bir yandan bakan Yusuf Tekin&#8217;in ağzından duyduğumuz süresi çok uzun dediği, Liseler 2 yıla indirilip lise mezuniyeti sınırsız uzatılacakken, yani yaşam boyu öğrenme dairesine bağlanırken, birçok dersi hiç görmeden lise okumuş gibi aileler kandırılırken, lise öğretmenleri işsiz bırakılırken, bu sırada liselerde müzik dersi hepten kalkıyor. Lise düzeyinde müzik öğretmeni yetiştiren fakülteler bu tuzakla berhava olacak. Ama Erzurum müzik seminerinde bunlar konuşulmuyor, &#8220;sakın müziğin alfabesini ilkokula indirmeyin&#8221; diye darbecilerin verdiği gibi &#8220;nota&#8221; verildi.&nbsp;</p>



<p>Hazırlık şunadır; eğitimde ilk 4 yıl sadece okur-yazarlık ile sınırlı olacak, müfredat iyice boşaltılacak. Bunu da konuşmamışlar.</p>



<p>Özel okulların ilkokul kısmında da müzik dersine müzik öğretmeni giremeyecek, bu da konuşulmadı.</p>



<p>YENİ İLKOKUL MÜFREDATI GELİYOR; AMERİKAN MODELİ 4 YILLIK ANAOKULU!</p>



<p>Sınıf öğretmenine yeni müfredat diyor ki; şarkı söylet ama milli bayramlar için şarkı yok. Hazırlanıyor beyinlerimiz. Sınıf öğretmeni değil okur-yazarlık ve oyun oynatıcı öğretmen olacaksınız, diyor.&nbsp;</p>



<p>Cılkı çıkmış bir müfredat. Cumhuriyet eğitimi yerlerde. baYalanlarla dolu, bom boş&nbsp;kitaplar, boya sandığına batırılıp çıkartılmış, renkli ve yalancı. Çocuklara layık gördüğümüz dünya bu mu olmalıydı?&nbsp;</p>



<p>İhaneti her yerde görüyoruz. Mecliste yalancı barış masası, bence ihanet masası kuruluyor. Asıl kandırılan da Kürtler, size demokratik haklar vereceğiz diye kandırılıp İsrail&#8217;e verilmiş Kürdistan hayali kurduruluyor. Bin yıl komşularıyla savaş halinde kalacak bir kapalı ülkeye nasıl barış diye hayal ediyorlar? İşte mantıklar bitti, bir üst akıla&nbsp;biat kültürü egemen oldu, çocuklar da ülkeler de perişan.</p>



<p>Okullar bir kere daha boşaltılıyor, bir kere daha laylaylom müfredatına&nbsp;iniyor eğitim.&nbsp;</p>



<p>Ey halkım, ilginize, bilginize sunarım.</p>



<p><strong>Azim ve Karar, 2.8.2025</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MEB İÇİNDEKİ GUGUK KUŞLARI GEOMETRİK ÇOĞALDILAR</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/meb-icindeki-guguk-kuslari-geometrik-cogaldilar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 17:12:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mahiye Morgül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.azimvekarar.net/?p=7266</guid>

					<description><![CDATA[Mahiye Morgül &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; Guguk kuşu, yumurtasını başka yuvalara bırakır, yavrusu kuluçka dönemini orda geçirir, orda yumurtadan çıkar. Ancak, yuvanın sahibi olan kuş bunu fark etse bile sesini çıkartamaz. Çünkü yumurtayı bırakan guguk kuşu yumurtasını gözetler, göremediği zaman o yuvayı paramparça eder. Guguk kuşunun nasıl yuva dağıttığını bilir hepsi. Kendi kurduğu yuvası dağılmasın diye göz yumarlar [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Mahiye Morgül</strong></p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Guguk kuşu, yumurtasını başka yuvalara bırakır, yavrusu kuluçka dönemini orda geçirir, orda yumurtadan çıkar. Ancak, yuvanın sahibi olan kuş bunu fark etse bile sesini çıkartamaz. Çünkü yumurtayı bırakan guguk kuşu yumurtasını gözetler, göremediği zaman o yuvayı paramparça eder.</p>



<p>Guguk kuşunun nasıl yuva dağıttığını bilir hepsi. Kendi kurduğu yuvası dağılmasın diye göz yumarlar ona. &nbsp;&nbsp;</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; FETÖ döneminde bütün devlet dairelerine guguk kuşları yumurta bıraktı.&nbsp; Hava Kuvvetleri içine bırakılan guguk yumurtaları geometrik çoğalmış, artık bomba uçaklarına pilot olmuşlardı, ki, gördük, 15 Temmuz gecesi Ankara’ya bombalar yağdırdılar. Yenildiler ama temizlenemediler. Çünkü bir tarihten öteye inilmedi. Halen daha kökü temizlenemiyor, görüyoruz.</p>



<p>Peki, MEB içine yerleştirilen guguk kuşlarına neden hiç dokunulmadı?</p>



<p>Bakın bu kaçıncıdır, sınav kitapçıkları içeride basılıp birilerine ulaştırılıyor. MEB dairelerinin birinden LGS sınav kitapçığı PDF dosyası olarak dağıtıldı. Çıt yok! Yine örtbas edilecek. Çünkü, “ellerseniz kuşumu dağıtırım yuvanızı” diyor guguk kuşlarının ilk anası.</p>



<p>Tıpkı bir önceki LGS deneme sınavında okullara gönderilen soru kitapçığı skandalı gibi. Örtbas edilmişti. Skandal soruda, Recep Tayyip Erdoğan’ı idam sehpasına götürülürken resmeden karikatür vardı ve cevap seçeneklerinden biri “Açılımın kaçınılmazlığı” idi. Açılımı yapmazsan böyle seni asarız der gibi, aleni tehdit vardı soruda.</p>



<p>Sınavdan önce bu kitapçık önüme gelmişti. Sınavdan sonra basına verdim, ancak basında da eğitim camiasında da gereken tepkiyi almadı.</p>



<p>Bakan Yusuf Tekin’in Rizeli eski bir arkadaşıyla bu karikatürü kendisine cep telefonuyla gönderdik. Cevabı “maalesef” oldu. Şunu anladım, bunları engelleyemiyoruz, MEB içinde sınav soruları hazırlayan, basan ve okullara dağıtan bir öbek var. Guguk kuşları orayı kendine merkez etmiş, devlet içinde devlet gibi çalışıyorlar. &nbsp;</p>



<p>Peki, o öbek orda duruyor. Şimdi ne olacak? Bakan Tekin bu guguk kuşlarını temizleyebilir mi? Hayır. Çünkü kendisi de başından beri bunlarla beraber büyüdü.</p>



<p>Neden 15 Temmuz soruşturmasını belli bir tarihten önceye indiremiyorlar, işte bu nedenle. Kuluçkaya oturtulan guguk kuşlarını oraya bırakan SPAN Amerikan Heyeti ve Tansu Çiller çıkacak karşılarına, her fotoğrafta beraber oldukları çıkacak ortaya.</p>



<p>MEB’e nasıl yuvalandılar artık biliyorsunuz, kitaplarını yazdım. 1995’de başladılar Amerikan heyetiyle toplantılarına. 2004’den beri MEB’de çalışan bakanlar, müsteşarlar, Talim Terbiye’nin başındakiler, Genel Müdürler, Yeğitek, Tübitak Eğitim Dairesi, Fatih Projesi, Garaj Bilişim Akademi, DİB basın dairesi, hatta eski bakan Hüseyin Çelik’in Wolksvagenleri bile guguk kuşu yuvası olabilir. &nbsp;</p>



<p>Bakan Tekin eğitimi enkaza sürükleme görevini ona verenlere karşı duramaz. Bir yıl önce deneme soru kitapçığını basan, bence Yeğitek’tedir, bu birimi hiç aramadı, konuyu kapattı, şimdi de kapatır. Ekran karşısında renkten renge giriyor, dili tutuluyor, çünkü gerçeği söyleyemiyor. Söylerse hükümet yıkılır. Öyleyse kendisi istifa edecek.</p>



<p>FETÖ bir Amerikan projesi olarak MEB içerisinde devam ediyor. Çocuklarımız sınav enkazı altında ezilirken, bakanın tek yapacağı şey istifa etmektir. Yoksa, geçen seneki o LGS karikatürüne doğru sürükleniyor ülkemiz.</p>



<p>Basın mensupları bakana bir de şunu sorsun:</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu gençler matematik kavramlarını yanlış öğrendiler, ağırlık yerine kütle diyorlar, kitaplarda daha pek çok böyle kavram yanlışı var ve geometrik çizim hiç yapmadılar. Hepsi birinci çıksa bu kavram kaosuna başarı denir mi?</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sınavda tartışmalı sorular vardı. Örneğin, kâğıt iki boyutludur, soruda kağıdın üçüncü boyutu nedir, gibi bir soru geldi. Çocukların beyni allak bullak edilerek soru sorulur mu? Eğer birinciler varsa bu soruya kafadan cevap verdiler, hatta yanlış cevap verdikleri halde doğru cevap vermiş gibi gösterildiler. Böyle sınav olmaz, sorular tuzaklı!</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çöküş devam edecek, sınav sitemi bir kere daha değişecek. Guguk kuşları kendi büyüdükleri yuvayı dağıtma göreviyle oraya bırakılmışlardı. 2006 da, volksvagenci bakan H.Çelik “MEB’i lağvediyoruz” demişti, hatırlayın. Guguk kuşlarının BOP’un eğitim ayağında kamucu sistemleri parçalama görevleri devam ediyor. Sınav yoluyla binlerce aile perişan edildi, işte gördük.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 2004 den itibaren tüm YÖK, MEB, TUBİTAK, YEĞİTEK ve DİB’in içi guguk kuşu yumurtalarıyla dolduruldu. Bu kurumları enkaza çevirene kadar guguklar orda yakıp yıkmaya devam edecekler.</p>



<p>Kamucu sistemden kopartılıyoruz. Talep varsa ders var piyasa modeline böyle tek merkezden sınav yaptığımız kurumları içerden çökerterek geçiriliyoruz. Hatırlatmak isterim, Parçalı Şeriat Hukuku (her tarikat, her aşiret ayrı hukuk isteyecek) talep etmelerine az kaldı. Cumhuriyet mahkemelerini nasıl işlevsiz hale getirdiler, görüyoruz.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sevgili veliler, bu sefer açın gözünüzü. Çocuklarınıza yanlış bilgiler boca eden mevcut kitapları fırlatın atın. İnternet sitemde Mayana Kitaplığına sizin için ücretsiz erişimde 1968 müfredatına ait bütün ders kitaplarını koydum, oradan çalıştırın çocuklarınızı. Çünkü ders başına sınavla sınıf atlama sistemi getirecekler. Çocuklarınızı sınıf atlama sistemine onlarla hazırlayın.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu arada; Parasız Proje Okulları yatılı lise olacak diye sakın umutlanmayın. Akıllı çocukları devşirip fen eğitimi mi verecekler sanıyorsunuz?</p>



<p>Eğer guguk kuşu yumurtalarını 20-30 yıl önce Dünya Bankasından getirip buralara yerleştirmişlerse, LGS Sınav Soruları pdf dosyası nasıl gönderildi diye sormayın. Guguk kuşları geometrik üremeye çoktan geçti.</p>



<p>Bu projeler Büyük Ortadoğu Projesine endekslidir, unutmayın. Savaşın ortasındaki ülke Türkiye’dir.</p>



<p><strong>Azim ve Karar, 17.7.2025</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOCA BİR YÜREKTİ NİHAT GENÇ</title>
		<link>https://www.azimvekarar.net/koca-bir-yurekti-nihat-genc/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[mustafa kemal tutgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Jul 2025 20:39:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mahiye Morgül]]></category>
		<category><![CDATA[nihat genç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.azimvekarar.net/?p=7232</guid>

					<description><![CDATA[Mahiye Morgül &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; Onunla vedalaşmaya Ankara’ya gittim, Kocatepe camii avlusunda dört bin kişiydik. Her yerden gelen gençlerle etrafını aldık. &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; Ailesi, kadro arkadaşları ve şarkıcı Kıraç tabutun başından hiç ayrılmadılar. &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; Uzaklardan koşup gelenlerden gözüme ilişen Felsefeci Şahin Filiz, Yazar Barış Doster, Yazar Suay Karaman, Yayıncı Ahmet Acar oradaydı. Eğitimde verdiğim mücadelede beni hiç yalnız [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Mahiye Morgül</strong></p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Onunla vedalaşmaya Ankara’ya gittim, Kocatepe camii avlusunda dört bin kişiydik. Her yerden gelen gençlerle etrafını aldık.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ailesi, kadro arkadaşları ve şarkıcı Kıraç tabutun başından hiç ayrılmadılar.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Uzaklardan koşup gelenlerden gözüme ilişen Felsefeci Şahin Filiz, Yazar Barış Doster, Yazar Suay Karaman, Yayıncı Ahmet Acar oradaydı. Eğitimde verdiğim mücadelede beni hiç yalnız bırakmayan avukatım Neslihan Özfidan da ailesiyle oradaydı. Prof.Dilek Gözütok hocam kabristanlığa gelenler arasındaydı. İzmir’den gelen CVP’li öğretmen arkadaşlarım pankartlarıyla gelmişlerdi.</p>



<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sevgili Nihat Genç koca bir yürek miras bıraktı bize. Vatanseverliğimizi tazeledi. Öteye giderken de vatanseverleri buluşturdu. Buna ihtiyacımız vardı.</p>



<p>Veryansın Tv internet sitesini kurdu, burada topladığı kadroyla Cumhuriyetçi Vatanseverler partisini kurdu. Veryansın tv’de canlı yayınlara katıldım, ben de sesimi daha uzaklara duyurma fırsatı buldum; Milli Eğitimin çökertilişi, Oğuzoğlu tarihi, antik şifacı analarımız gibi konularda vatanseverlere farkındalık yaratmaya çalıştım. Cenaze törenine uzaklardan gelen ve beni o yayınlardan tanıyan bir çok güzel insan benden tv programlarına devam etmemi istediler.</p>



<p>Eğitimde ve antik tarihimizde yapılan yanlışları halka anlatma fırsatını bana verdiği için Nihat Genç’e teşekkürüm vardı, onun için oradaydım. Çok yıllar öncesinde gitarla verdiğim konserlerden tanışırdık ve bir dönem Ulusal Kanal’ın koridorlarında selamlaşmışlığımız vardır. Konserlerimde çok severek söylediğim “Ay Laçin, Can Laçin” türküsünden etkilendiği için oğluna Laçin adını koyduğunu düşünmüşümdür. Oğlunu kendisi gibi vatansever yetiştirdi. O şimdi Veryansın tv’de vatan nöbetine devam ediyor. Şu anda sağ olsun, babasının eski ama hiç eskimeyen o programlarını yeniden yayınlıyor.</p>



<p>Evet, Nihat Genç yaşıyor. Kuyruğu dik tutmayı öğretti gençlere. Pes etmemeyi öğretti. Toprağı elinden alınan köylülere destek olmayı öğretti. Serkan Öz gibi, Erdem Atay gibi, Eray Çelebi gibi, Engin Balım gibi dinamik ve akıllı gençleri Veryansın Tv’de ve Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisinde bir araya getirdi. Toprak kavgası veren köylülerin hakkını mahkemelerde gönüllü savunan genç dinamik hukukçu Av.İsmail Hakkı Atal’ı Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisinin başına getirdi.</p>



<p>Biz vatan nöbeti tutuyoruz, derdi. Görevi devralacak insanlar yetiştirmekle görevliyiz. Çok uzun bir yolumuz var. Hep nöbette hep bir gözümüz açık olduğu sürece soluk almaya hakkımız var.</p>



<p>Sağ olsun Nihat Genç, bize vatan görevi devrederek hakka yürüdü. Işıklar içinde olsun.</p>



<p>Aslan yürekli Karadeniz uşağı! Bize koca bir yürek miras bıraktın. Ne büyük bir servettir böyle bir mirasa sahip olmak. Hani bizim tarihimizle baş edemeyenler var ya, işte sen de o kervana katıldın. Dirinle çok uğraştılar, susturamadılar, bakalım şimdi nasıl susturacaklar? Artık destanını yazarız Trabzon’un dağlarına!</p>



<p>Değerli okurlarım, ruhunuza ilaç gibi gelecek eski videolarını lütfen izleyin.</p>



<p>Bin yıl yaşa sevgili Nihat Genç!</p>



<p><strong>Azim ve Karar, 10.7.2025</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
